21 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç içerdiği tespit edilen 4.500 yıl öncesine ait kaplar bulundu.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Küllüoba Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Türkteki, çift kulplu içecek kabının analizinde, çeşitli ağrı kesicilerin hazırlanmasında ve içilmesinde kullanıldığını gösteren veriler bulduklarını söyledi.

Küllüoba kazıları 1996 yılında başladı. Kazı alanında bugüne kadar Erken Tunç Çağı’nın kültürel özelliklerini ortaya koyan objelerin yanı sıra hayvan kemikleri ve yerleşimlere de rastlandı. Yapılan kazılarda M.Ö. 3 bine tarihlenen taş cist ve çanak çömleklerden oluşan mezar alanları tespit edildi. Aynı zamanda, 5.000 yıl önce Anadolu’da kentleşmenin kanıtları ortaya çıkarıldı.

Bu yıl gerçekleştirilen kazılarda, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) öncülüğünde Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü, Batman ve Konya Selçuk Üniversitesi’nden 30 öğretim üyesi ve öğrenciden oluşan bir ekip görev alıyor.

Depas formu kap parçaları
Depas formu kap parçaları

Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan kaplar detaylı olarak incelendi. Damarlardan birinde 4500 yıl önce ağrı kesici olarak kullanıldığı düşünülen ilaç kalıntılarına rastlandı.

Doç. Dr. Murat Türkteki, mezarlık çalışmalarının yanı sıra 4 bin 500 yıl önce yerleşimin uluslararası ilişkilerini ve bölgelerarası ilişkilerini anlamak amacıyla çalışmalar yapıldığını söyledi.

Bu çalışmalarda bölgelerarası ticaretle ilgili bazı buluntular bulduklarını belirten Türkteki, “Bu ticaretle birlikte yayılan bir diğer olgu da ritüel çukurlar, tören çukurları veya adak çukurları dediğimiz çukurlardı. Bu çukurlarda çeşitli eşyalar buluyoruz. Buluntular arasında, çift kulplu içecek kabı olarak adlandırabileceğimiz bir ‘depas formu’ da var. Bu form üzerinde yaptığımız analizlerden bazıları bize bu kapların çeşitli ağrı kesicileri depolamak için kullanıldığını gösteriyor” dedi.

Küllüoba Höyük

“Analizlerimizde ağrı kesici kalıntıları içerdiğini tespit ettiğimiz depas formu, M.Ö. 2.500 yılından bu yana, özellikle İç Batı Anadolu’da ve daha çok Eskişehir bölgesinde yoğun olarak görülen bir formdur. Bir yandan İç Anadolu’nun güney bağlantısı üzerinden Suriye’ye, diğer yandan Kuzeybatı Anadolu, Truva ve Ege dünyasına ulaşan bir formdur. Daha sonra Ege bölgesinde çok popüler hale gelen bir formdur. Ancak menşe bölgesinin Eskişehir veya İç Batı Anadolu olduğunu söyleyebiliriz. Şu ana kadar tespit ettiğimiz örnekler Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor” dedi.

Kazı ekibinde yer alan Konya Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tarhan, bulunan kapta ilk kez ağrı kesici kalıntılarının bulunduğunu söyledi.

Bu sonucun detaylı analizlerle ortaya çıktığını belirten Tarhan, şunları kaydetti:

4500 yıllık depas formu çanak

“Arkeolojik kazılarda en yaygın bulunan eserler seramik eserlerdir. Bu seramik eserler gözenekli bir yapıya sahip olduklarından, gözeneklerinde taşınan veya korunan ürünleri bir şekilde hapsedebilirler. Bu şekilde, bu moleküler kalıntılar binlerce yıl boyunca toprağın altında kalsalar bile bozulmadan kalabilirler.”

“Sahip olduğumuz biyokimyasal tekniklerle, bu seramik eserlerde sıkışıp kalan molekülleri analiz edebilir ve neler olduğunu yorumlayabiliriz.”

“Küllüoba’da bulunan bu 4 bin 500 yıllık depas kapları üzerinde de analizlerimizi gerçekleştirdik ve günlük kullanımdan çok tıbbi amaçlı diyebileceğimiz moleküller tespit ettiğimiz için çok ilginç sonuçlar elde ettik. Bu moleküllerde özellikle yeşil yapraklı bitkilerden gelen biyomoleküller haşhaş ve zeytinyağı baskındı. Bu kaplarda çok bilinen bir ağrı kesicinin aktif bileşeni olan salisilik asidi bile tespit ettik” dedi.

Küllüoba höyüğü Eskişehir’in 35 km güneydoğusunda, Seyitgazi’nin 15 km kuzeydoğusunda ve Yenikent köyünün 1,3 km güneyindedir.

Banner
Benzer Yazılar

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nun kulisinde latrina bulundu

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

2400 yıllık Smyrna Antik Kenti’nin kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ilginç buluntular heyecan yaratmaya devam ediyor. İzmir’in Kadifekakale semti yakınlarında yer...

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi...

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Meksika’da Esrarengiz Boyalı El İzleri Ortaya Çıkarıldı

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Maya, Aztek ve İnka gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan Meksika’da Arkeolog Sergio Grosjean, yeraltı mağarasının duvarlarında düzinelerce esrarengiz siyah...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Meksika’da Maya Uygarlığına Ait Bir İnsan Boyunda Maske Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Meksika’nın Yucatán eyaletindeki bir arkeolojik alanda, bir insan boyunda dev bir Maya maskesi ortaya çıktı. Novedades Yucatán’ın haberine göre, bilinmeyen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]