Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısındaki Cavtat kasabasında, kapağı hâlâ kireç harcıyla mühürlü halde duran beş tonluk bir Roma lahdi bulundu.
M.S. 4. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlenen taş lahit, antik Epidaurum’un nekropol alanında, yüzeyin yaklaşık üç metre altında ortaya çıkarıldı. Arkeologlara göre buluntu, Hırvatistan’da orijinal konumunda bozulmadan korunmuş az sayıdaki Geç Antik Çağ lahitlerinden biri.

Antik Epidaurum’un nekropolünde mühürlü bir mezar
Kazı çalışmalarında lahitten önce farklı tiplerde çok sayıda mezar açığa çıkarıldı. Taş örgülü gömüler, kiremit mezarlar, amfora mezarlar ve taş levhalarla oluşturulmuş mezar yapıları, bölgenin Geç Antik Çağ’da yoğun kullanılan bir defin alanı olduğunu gösterdi.
Ardından arkeologlar çok daha büyük ve dikkat çekici bir yapıya ulaştı. Yaklaşık beş ton ağırlığındaki taş lahit, kapağı kapalı ve mühürlü haldeydi.
Lahit, Roma Dalmaçyası’nın başkenti Salona’daki atölyelerle ilişkilendirilen Salonitan tipine ait. Bu tür lahitler, bölgede Roma döneminin cenaze gelenekleri ve sosyal statü göstergeleri açısından önemli kabul ediliyor.
Cavtat’taki buluntuyu özel kılan unsur ise yalnızca büyüklüğü değil. Lahit soyulmamış, yerinden oynatılmamış ve kapağındaki kireç harcı bozulmadan kalmıştı. Antik mezarların büyük bölümünün yüzyıllar içinde yağmalandığı ya da tahrip edildiği düşünüldüğünde, bu durum arkeologlar için son derece değerli.

Kapağı dikkatle açıldı
Lahdin tek parça halinde taşınması mümkün olmadığı için ekip, kapağı gövdeden ayırarak iki bölümü ayrı şekilde çıkarmaya karar verdi. Bu işlem hem yapının zarar görmesini önlemek hem de lahdi daha sonra kamusal alanda sergilenebilir hale getirmek için yapıldı.
Restoratör Siniša Bizjak ve heykeltıraş Tomislav Šalo, kapağı gövdeye bağlayan kireç harcını dikkatle temizledi. Lahit açıldığında içinde bir kişiye ait insan kalıntıları bulundu.
İskelet kalıntıları kötü korunmuş durumdaydı. Buna rağmen mezarın içinden organik birikintiler ve başka materyal örnekleri alındı. Bu örnekler laboratuvar analizlerine gönderilecek.
Araştırmacılar, yapılacak incelemelerle gömünün daha kesin tarihini belirlemeyi ve lahde yerleştirilen kişi hakkında yeni verilere ulaşmayı amaçlıyor.

Bozulmamış bir Roma gömüsü neden önemli?
Cavtat lahdi, zengin mezar hediyeleriyle değil, korunma biçimiyle öne çıkıyor.
Mühürlü ve yerinde kalmış bir gömü, arkeologlara lahit, insan kalıntıları, dolgu malzemesi, mühürleme harcı ve mezarın bulunduğu alan arasındaki ilişkiyi birlikte inceleme olanağı verir. Bu tür bilgiler, daha önce açılmış ya da yağmalanmış mezarlarda çoğu zaman kaybolur.
Antik Epidaurum, bugünkü Cavtat’ın bulunduğu alanda gelişen önemli bir Roma yerleşimiydi. Roma Dalmaçyası’nın Adriyatik kıyısındaki merkezlerinden biri olan kent, liman konumu sayesinde bölgesel ticaret ve ulaşım ağlarında rol oynadı.
Bugün antik kentin büyük bölümü modern Cavtat’ın altında yer alıyor. Bu nedenle bölgedeki arkeolojik buluntular çoğu zaman inşaat ve koruma kazıları sırasında ortaya çıkıyor.
Lahit artık Cavtat’ta görülebilecek
Kazı ve belgeleme çalışmalarının ardından lahit, Cavtat’ta kamusal bir alana taşındı. Anıt, Račić Aile Mozolesi, Aziz Rocco Mezarlığı ve Ključice Plajı’na inen merdivenlerin kesiştiği noktada sergileniyor.

Böylece Roma nekropolünün derinliklerinde kapalı kalan bir mezar, artık kasabanın tarihî dokusunun görünür bir parçası haline geldi.
Cavtat için bu buluntu yalnızca tekil bir arkeolojik keşif değil. Modern kıyı kasabasının altında, Geç Antik Çağ’a uzanan Epidaurum’un hâlâ güçlü izler taşıdığını gösteren somut bir kanıt.
Bilimsel analizler tamamlandığında, lahitte gömülü kişinin kimliği, gömünün kesin tarihi ve Roma Dalmaçyası’ndaki defin gelenekleri hakkında daha net bilgiler elde edilebilir.
Kapak Fotoğrafı: Museums and Galleries of Konavle
