13 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler.

Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup, Funen, Danimarka’da, diğeri ise Oxford, İngiltere’de bir toplu mezarda bulunan iki cesedin birbiriyle ilişkili olduğundan şüpheleniyorlardı.

DNA teknolojisinin bir kombinasyonu ve çok sayıda kaynağa erişim sayesinde araştırmacılar 1000’lerde yaşayan iki Danimarkalı Viking arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarabildiler. İki Viking üvey kardeş veya amca, yeğen olabilir.

Viking-familiy-new-tech
Yeni DNA teknolojisi ile iki Viking arasında ki bağ çözümlenebildi.

Yeni yöntem

“DNA hakkında o kadar çok şey biliyoruz ki, araştırmak için çok fazla materyalimiz olduğu için aile ilişkilerini bulmaya başlayabiliriz” diyen Danimarka Ulusal Müzesi’ndeki araştırma direktörü Lasse Sørensen; DNA analizi olmadan geleneksel arkeolojik yöntemlerle, iki Viking’in akraba olup olmadığını öğrenmenin imkansız olacağını söyledi.


Cesetlerden biri 2005 yılında Otterup’ta Odense Şehir Müzeleri’nden arkeologlar tarafından kazılırken, diğeri Oxford’da bir toplu mezarda bulundu. 1000’li yılların başında İngiltere’ye yerleşen ve daha sonra İngiliz kralı Æthelred 2’nin emrettiği bir katliamda hayatını kaybeden Danimarkalı Vikinglerden biriydi.

Lasse Sørensen, iki Viking arasındaki bağın çok özel olduğunu belirtti.

Bu nedenle, bu bulgu çok özel ve araştırmacılar, Viking’in dönem boyunca yaşam koşullarını anlamamıza yardımcı olacağını umuyorlar.

İskeletler, 26 Haziran’da Kopenhag’daki Ulusal Müze’de açılan serginin bir parçası olarak ziyarete açılacak.

Source: Norway Today

Photo: Peder Gjersøe / SCANPIX

Banner
Benzer Yazılar

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor.

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Çin’in dağlık Yunnan eyaletindeki...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Novgorod’da huş ağacı kabuğu mektubu bulundu

27 Aralık 2021

27 Aralık 2021

Günümüzde kullandığımız kağıttan önce yazı yazmak için huş ağacının kabuğunun iç tabakası kullanılıyordu. Araştırmacılara, huş ağacı kabuğu mektupları o devirler...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]