15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hollanda’da 1.800 Yıllık Lanet Tableti Bulundu: Eski Yunanca Büyü Metni Mısır Tarzında Yazılmış

Hollanda’da bir belediye meydanının altında bulunan küçük bir kurşun levha, Roma dünyasının gizli büyü pratiklerine dair sıra dışı bir iz taşıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, Heerlen’de bulunan 1.800 yıllık lanet tableti üzerindeki Eski Yunanca metni çözdü.

MS 2. yüzyıla tarihlenen tablet, günümüz Hollanda’sındaki Heerlen kentinde, Roma döneminde Coriovallum adıyla bilinen yerleşimde ortaya çıkarıldı. O dönem bölge, Roma İmparatorluğu’nun kuzey eyaletlerinden Germania Inferior, yani Aşağı Germania sınırları içindeydi.

Buluntuyu dikkat çekici kılan ayrıntı yalnızca bir lanet metni taşıması değil. Kuzey Avrupa’da bulunan lanet tabletlerinin büyük bölümü Latince yazılmıştır. Heerlen örneğinde ise tanrılara ve demonlara, yani doğaüstü varlıklara yöneltilmiş Eski Yunanca bir çağrı yer alıyor. Üstelik metin, Mısır tarzı büyü geleneğiyle bağlantılı.

Roma Heerlen’inde saklanmış bir kurşun levha

Heerlen lanet tableti, Hollandalı arkeologlar tarafından belediye meydanının altındaki bir çukurda bulundu. Ölçüleri yalnızca 9,3 x 4,8 santimetre. Buna rağmen üzerindeki yazı, Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırında yaşayan insanların kişisel korkularına, rekabetlerine ve gizli ritüellerine dair nadir bir belge niteliğinde.

Antik dünyada bu tür lanet tabletleri Latince defixiones, Yunanca katadesmoi olarak biliniyordu. Genellikle kurşundan yapılmaları tesadüf değildi. Kurşun kolay kazınabilen, soğuk ve ağır bir malzemeydi. Antik inançta bu özellikler, onu “bağlama” fikriyle ilişkilendiriyordu.

Bu tabletler çoğu zaman yazıldıktan sonra gömülür ya da saklanırdı. Amaç, bir mahkeme rakibini, ticari hasmı, sporcuyu, sevgiliyi ya da düşmanı doğaüstü güçler aracılığıyla etkilemekti. Heerlen tableti de bu geleneğin içinde yer alıyor; ancak dili ve üslubu onu Kuzey Avrupa’daki benzer örneklerden ayırıyor.

Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca çağrı

Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü Akademik Direktörü Dr. Rodney Ast’a göre tablet, bir “bağlama büyüsü” içeriyor. Yazıtta çeşitli tanrılara ve demonlara seslenen bir çağrı bulunuyor.

Metin, Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü’nde Reflectance Transformation Imaging, kısa adıyla RTI yöntemiyle incelendi. Bu dijital görüntüleme tekniğinde eser farklı ışık açılarından fotoğraflanır. Daha sonra görüntüler bilgisayar ortamında birleştirilir ve yüzeyde çıplak gözle zor seçilen çizikler daha okunur hale gelir.

Bu inceleme, tablet üzerinde üç farklı işaret grubu olduğunu gösterdi. Bir bölümde Eski Yunanca çağrı metni yer alıyor. Bir başka bölümde ise characteres adı verilen üç büyüsel sembol bulunuyor. Dr. Ast’a göre bu semboller, mesajın tanrısal ya da demonik güçlere ulaştırılması için kullanılmış olabilir.

Metnin devamında iki erkek ve iki kadın adı geçiyor. Bu dört kişi, metinde köle statüsündeki kişiler olarak anılmış. Ast, tabletin ya bu dört kişiye karşı hazırlanmış bir lanet ya da onların adına, adı belirtilmeyen başka bir kişiye yöneltilmiş bir büyü olabileceğini belirtiyor.

Dört isim, iki dil ve Roma Mısır’ına uzanan ihtimal

Tablette adı geçen kişilerin kimliği de ayrı bir soru yaratıyor. İki erkeğin adı Latince, iki kadının adı ise Yunanca. Araştırmacılardan Dr. Julia Lougovaya, kadınlardan birinin yazıtı hazırlamış olabileceği ihtimaline dikkat çekti.

Bu kesin bir sonuç değil. Fakat Roma İmparatorluğu’nun insan hareketliliği düşünüldüğünde, ihtimal güçlü bir arka plan kazanıyor. Askerler, tüccarlar, köleleştirilmiş insanlar ve göçmenler imparatorluğun farklı eyaletleri arasında yer değiştiriyordu. Onlarla birlikte diller, dini fikirler, büyü formülleri ve gündelik inanç pratikleri de dolaşıma girdi.

Mısır’da büyü, dini hayatın tamamen dışında duran marjinal bir uygulama değildi. Heidelberg Üniversitesi Mısırbilim Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Joachim Quack’a göre koruma ve şifa amaçlı bazı ritüeller kabul gören dini pratikler arasında yer alabiliyordu. Başkasına zarar verme ya da kişisel çıkar sağlama amacı taşıyan uygulamalar ise daha gizli yürütülürdü.

Erken Roma İmparatorluğu döneminde Mısır, Yakın Doğu, Yahudi ve zaman zaman Hristiyan gelenekleri birbirine karıştı. Heerlen tableti, bu karmaşık inanç ve büyü dünyasının Roma’nın kuzey eyaletlerine kadar ulaştığını gösteren somut bir iz sunuyor.

Kurşuna kazınmış özel bir Roma hikâyesi

Roma dünyasından kalan yazıtlar çoğu zaman imparatorları, askerî başarıları, kamusal yapıları ya da resmi adakları anlatır. Lanet tabletleri ise başka bir alana aittir. Onlar, gündelik hayatın gerilimlerini ve insanların açıkça söylemek istemediği kişisel çatışmaları taşır.

Heerlen lanet tableti de böyle bir belgedir. Kim tarafından yazıldığı, kime karşı kullanıldığı ve büyünün nasıl bir sonuca bağlandığı bilinmiyor. Fakat küçük kurşun levha, Roma toplumunda kölelik, hareketlilik, dini karışım ve kişisel rekabetler hakkında araştırmacılara değerli bir veri sağlıyor.

Tabletin ilerleyen dönemde Heerlen Müzesi’nde sergilenmesi planlanıyor. Heidelberg Üniversitesi araştırmacıları, çözümlenen yazıtı bilimsel bir yayınla akademik dünyaya sunacak.

Kapak fotoğrafı: Heerlen lanet tableti, Mısır tarzında yazılmış Eski Yunanca bir tanrı ve demon çağrısı taşıyor. Fotoğraf: Elke Fuchs, Papiroloji Enstitüsü, Heidelberg Üniversitesi.

Banner
Related Articles

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeşilova ve Yassıtepe höyük temalı otobüsü sefere çıkardı

31 Mart 2022

31 Mart 2022

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerinin tanıtımı için çalışmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir...

Laodikya’da Ortaya Çıkarılan Gizli Kiliseli Ev

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Denizli sınırları içerisinde yer alan antik kent Laodikya’da kazı çalışmaları sırasında içerisinde bir kilisede  bulunan 20 odalı bir peristilyum ortaya...

Kuzey Çin’de 5500 yıllık beşgen yapı bulundu

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Arkeologlar, kuzey Çin’in Shanxi Eyaleti, Taiyuan’da 5500 yıl öncesine dayanan beşgen bir yapının kalıntılarını keşfettiler. Taiyuan Arkeoloji Enstitüsüne göre, kalıntılar,...

Asırlık çınar Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hayata veda etti

17 Kasım 2024

17 Kasım 2024

Sümer ve Asur uygarlıkları üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla dünya çapında tanınan Muazzez İlmiye Çığ bugün hayata veda etti. Mersin’in Mezitli...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

Arkeologlar, İngiltere’de bir asilzadenin mezarını ararken Neolitik henge keşfettiler

9 Nisan 2024

9 Nisan 2024

Newcastle Üniversitesi’nden arkeologlar, 714 yılında Crowland, Lincolnshire’da ölen ve bir asilzadenin oğlu olarak varlıklı bir hayattan vazgeçerek yalnızlık hayatıyla ünlenen...

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Arkeologlar Mısır’ın Luksor kentinde mücevherlerle dolu 11 mühürlü Orta Krallık mezarı buldu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı himayesinde çalışan Mısır-Amerikan misyonu olan Güney Asasif Koruma Projesi (The South Asasif Conservation Project) Mısır’ın...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]