25 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla doğrulandı. Pergamon’da yürütülen incelemelerde, Roma dönemine ait küçük bir cam kapta insan dışkısına dayalı bir tıbbi karışımın izleri tespit edildi.

Bu bulgu, Greko-Romen tıpta anlatılan bazı tedavilerin teorik olmadığını, günlük hekimlik pratiğinin bir parçası olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.


Sıradan sanılan kap, beklenmedik bir içeriğe işaret etti

İncelenen eser, Roma döneminde yaygın biçimde kullanılan bir unguentarium türü cam şişe. Bu tür kaplar, uzun yıllar boyunca parfüm, yağ veya kozmetik saklama kabı olarak yorumlandı.

Ancak Pergamon örneğinde durum farklıydı. Bergama Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda yer alan ve MS 2. yüzyıla tarihlenen şişenin iç yüzeyinde, dikkat çekici bir organik kalıntı korunduğu belirlendi. Bu kalıntı, ayrıntılı kimyasal analiz için örneklendi.


Kimyasal analiz sonucu netti

Yapılan laboratuvar çalışmaları, insan sindirim sistemiyle doğrudan ilişkili iki temel biyokimyasal bileşiğin varlığını ortaya koydu. Bu maddeler, modern bilimde insan dışkısının güvenilir göstergeleri olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar, çevresel bulaşma veya modern dönem kaynaklı kirlenme ihtimalini dışlamak için titiz kontroller uyguladı. Sonuç değişmedi: kapta bulunan madde, bilinçli biçimde hazırlanmış bir karışıma işaret ediyordu.

Bu tespit, Roma dönemine ait bir tıbbi kapta insan dışkısının ilk kez doğrudan kimyasal olarak saptanması anlamına geliyor.


Kötü kokuya karşı bitkisel çözüm

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı
Unguentariumdan elde edilen arkeolojik örnek. Kaynak: C. Atila ve ark., 2026, Journal of Archaeological Science: Reports

Analizlerde yalnızca dışkı izleri değil, aynı zamanda Anadolu’da yaygın olan kekik türlerinden elde edilen aromatik bir bileşik de belirlendi. Bu ayrıntı, bulgunun yorumlanmasında kritik rol oynadı.

Antik tıp yazarları, kötü kokulu içeriklerin çeşitli bitkilerle bastırıldığını açıkça yazar. Galen, Dioskorides ve Plinius, dışkı temelli ilaçların aromatik maddelerle karıştırılarak hastalara verildiğini aktarır.

Pergamon’da bulunan cam şişe, bu tariflerin yalnızca metinlerde kalmadığını, pratikte uygulandığını gösteriyor.


Pergamon’un tıptaki özel yeri

Pergamon, Roma dünyasında tıbbın en önemli merkezlerinden biriydi. Kent, hem hekimlik geleneği hem de Asklepios kültüyle öne çıkıyordu.

Buna rağmen, antik metinlerde anlatılan pek çok tedavi yönteminin arkeolojik karşılığı bugüne kadar bulunamamıştı. Özellikle sosyal açıdan rahatsız edici kabul edilen maddelerle hazırlanan ilaçlar, maddi kanıt bırakmamıştı.

Bu küçük cam kap, söz konusu boşluğu dolduran nadir örneklerden biri oldu.


Roma cam kaplarına bakış değişiyor

Bulgu, Roma dönemine ait küçük cam şişelerin işlevine dair yerleşik kabulleri de sorgulatıyor. Antik dünyada kozmetik, hijyen ve tedavi arasındaki sınırlar bugünkü kadar net değildi.

Pergamon örneği, bu kapların yalnızca kozmetik değil, tıbbi amaçlarla da kullanıldığını gösteriyor. Kap, yalnızca içeriği saklayan bir nesne değil; tedavinin sosyal olarak kabul edilebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir araçtı.


Antik uygulamalar, modern tıbbı da düşündürüyor

Araştırmacılar, bu bulgunun modern tıpla doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Ancak günümüzde bazı bağırsak hastalıklarında uygulanan dışkı temelli tedaviler, antik dünyanın tamamen “akıl dışı” olmadığını da hatırlatıyor.

Roma hekimleri mikrobiyolojiyi bilmiyordu. Buna karşın gözleme dayalı tıbbi mantık, belirli maddelerin iyileştirici etkisine inanılmasını sağlamıştı.


Küçük bir buluntu, büyük bir değişim

Pergamon’dan çıkan bu mütevazı cam şişe, Roma tıbbına dair uzun süredir yalnızca metinlere dayanan bir alanı somut verilerle aydınlattı. Artık dışkı temelli tedaviler, yalnızca yazılı kaynaklarda geçen tuhaf reçetiler değil; hazırlanmış, saklanmış ve kullanılmış gerçek ilaçlar olarak karşımızda duruyor.

Bu keşif, antik tıbbın ne anlattığından çok, gerçekte ne uyguladığını anlamamız açısından önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Atila, C., Demirbolat, İ., & Babaç Çelebi, R. (2026). Feces, fragrance and medicine: Chemical evidence of ancient therapeutics in a Roman unguentarium. Journal of Archaeological Science: Reports

Volume 70, April 2026, 105589. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X26000246?via%3Dihub

Kapak Görseli:
Roma unguentariumları, genellikle kozmetik kapları olarak yorumlanan; kokulu yağlar, merhemler ve yeni bulgulara göre tıbbi amaçla hazırlanmış maddelerin saklandığı küçük cam kaplardı.
Kaynak: Antiguarian

Banner
Benzer Yazılar

Paleonursery, 518 milyon yıl önceki hayata ayrıntılı bir bakış sunuyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

518 milyon yıl önce tortul çığ altında gömülü binlerce denizaltı hayvanının fosilleşmiş örnekleri Çin’in Kunming yakınlarında bulundu ve bunların çoğu...

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han döneminden kalma süslemeli oymalı tuğlalı 12 mezar ortaya çıkarıldı

22 Mayıs 2023

22 Mayıs 2023

Çin’in Shandong kentinde kazı yapan arkeologlar, yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen 12 süslemeli oymalı tuğlalı mezar ortaya çıkardılar. Mezarlar,...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Yeni kanıtlar, Vikinglerin Kolomb’dan önce Kuzey Amerika’ya geldiğini gösteriyor

23 Mayıs 2023

23 Mayıs 2023

Kuzey Amerika’nın keşfi Kristof Kolomb ile eş anlamlı olsa da, yeni kanıtlar Viking denizcilerinin Kolomb’dan yaklaşık 700 yıl önce Kuzey...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]