8 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla doğrulandı. Pergamon’da yürütülen incelemelerde, Roma dönemine ait küçük bir cam kapta insan dışkısına dayalı bir tıbbi karışımın izleri tespit edildi.

Bu bulgu, Greko-Romen tıpta anlatılan bazı tedavilerin teorik olmadığını, günlük hekimlik pratiğinin bir parçası olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.


Sıradan sanılan kap, beklenmedik bir içeriğe işaret etti

İncelenen eser, Roma döneminde yaygın biçimde kullanılan bir unguentarium türü cam şişe. Bu tür kaplar, uzun yıllar boyunca parfüm, yağ veya kozmetik saklama kabı olarak yorumlandı.

Ancak Pergamon örneğinde durum farklıydı. Bergama Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda yer alan ve MS 2. yüzyıla tarihlenen şişenin iç yüzeyinde, dikkat çekici bir organik kalıntı korunduğu belirlendi. Bu kalıntı, ayrıntılı kimyasal analiz için örneklendi.


Kimyasal analiz sonucu netti

Yapılan laboratuvar çalışmaları, insan sindirim sistemiyle doğrudan ilişkili iki temel biyokimyasal bileşiğin varlığını ortaya koydu. Bu maddeler, modern bilimde insan dışkısının güvenilir göstergeleri olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar, çevresel bulaşma veya modern dönem kaynaklı kirlenme ihtimalini dışlamak için titiz kontroller uyguladı. Sonuç değişmedi: kapta bulunan madde, bilinçli biçimde hazırlanmış bir karışıma işaret ediyordu.

Bu tespit, Roma dönemine ait bir tıbbi kapta insan dışkısının ilk kez doğrudan kimyasal olarak saptanması anlamına geliyor.


Kötü kokuya karşı bitkisel çözüm

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı
Unguentariumdan elde edilen arkeolojik örnek. Kaynak: C. Atila ve ark., 2026, Journal of Archaeological Science: Reports

Analizlerde yalnızca dışkı izleri değil, aynı zamanda Anadolu’da yaygın olan kekik türlerinden elde edilen aromatik bir bileşik de belirlendi. Bu ayrıntı, bulgunun yorumlanmasında kritik rol oynadı.

Antik tıp yazarları, kötü kokulu içeriklerin çeşitli bitkilerle bastırıldığını açıkça yazar. Galen, Dioskorides ve Plinius, dışkı temelli ilaçların aromatik maddelerle karıştırılarak hastalara verildiğini aktarır.

Pergamon’da bulunan cam şişe, bu tariflerin yalnızca metinlerde kalmadığını, pratikte uygulandığını gösteriyor.


Pergamon’un tıptaki özel yeri

Pergamon, Roma dünyasında tıbbın en önemli merkezlerinden biriydi. Kent, hem hekimlik geleneği hem de Asklepios kültüyle öne çıkıyordu.

Buna rağmen, antik metinlerde anlatılan pek çok tedavi yönteminin arkeolojik karşılığı bugüne kadar bulunamamıştı. Özellikle sosyal açıdan rahatsız edici kabul edilen maddelerle hazırlanan ilaçlar, maddi kanıt bırakmamıştı.

Bu küçük cam kap, söz konusu boşluğu dolduran nadir örneklerden biri oldu.


Roma cam kaplarına bakış değişiyor

Bulgu, Roma dönemine ait küçük cam şişelerin işlevine dair yerleşik kabulleri de sorgulatıyor. Antik dünyada kozmetik, hijyen ve tedavi arasındaki sınırlar bugünkü kadar net değildi.

Pergamon örneği, bu kapların yalnızca kozmetik değil, tıbbi amaçlarla da kullanıldığını gösteriyor. Kap, yalnızca içeriği saklayan bir nesne değil; tedavinin sosyal olarak kabul edilebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir araçtı.


Antik uygulamalar, modern tıbbı da düşündürüyor

Araştırmacılar, bu bulgunun modern tıpla doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Ancak günümüzde bazı bağırsak hastalıklarında uygulanan dışkı temelli tedaviler, antik dünyanın tamamen “akıl dışı” olmadığını da hatırlatıyor.

Roma hekimleri mikrobiyolojiyi bilmiyordu. Buna karşın gözleme dayalı tıbbi mantık, belirli maddelerin iyileştirici etkisine inanılmasını sağlamıştı.


Küçük bir buluntu, büyük bir değişim

Pergamon’dan çıkan bu mütevazı cam şişe, Roma tıbbına dair uzun süredir yalnızca metinlere dayanan bir alanı somut verilerle aydınlattı. Artık dışkı temelli tedaviler, yalnızca yazılı kaynaklarda geçen tuhaf reçetiler değil; hazırlanmış, saklanmış ve kullanılmış gerçek ilaçlar olarak karşımızda duruyor.

Bu keşif, antik tıbbın ne anlattığından çok, gerçekte ne uyguladığını anlamamız açısından önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Atila, C., Demirbolat, İ., & Babaç Çelebi, R. (2026). Feces, fragrance and medicine: Chemical evidence of ancient therapeutics in a Roman unguentarium. Journal of Archaeological Science: Reports

Volume 70, April 2026, 105589. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X26000246?via%3Dihub

Kapak Görseli:
Roma unguentariumları, genellikle kozmetik kapları olarak yorumlanan; kokulu yağlar, merhemler ve yeni bulgulara göre tıbbi amaçla hazırlanmış maddelerin saklandığı küçük cam kaplardı.
Kaynak: Antiguarian

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Kazakistan’da Altın Orda dönemine tarihlenen bir türbe keşfettiler

9 Temmuz 2023

9 Temmuz 2023

Khabar 15 haber ajansının bildirdiğine göre, 15. yüzyılda Altın Orda’ya kadar uzanan bir türbenin kalıntıları, Kazakistan’ın merkezi bir bölgesi olan Akmola Bölgesi’ndeki...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

3000 yıllık çömlek üzerinde nadir Kenan yazıt bulundu

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Geçtiğimiz yıllarda İsrail’de ortaya çıkarılan birçok parçaya ayrılmış çömlek uzmanlar tarafından birleştirildi. 3000 yıl sonra tekrar tümlenen çömlek üzerinde şimdiye...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Uzmanlar daha önce bilinmeyen Vincent van Gogh otoportresini ortaya çıkardılar

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Edinburgh sanat tarihçisi tarafından yapılan araştırma sonucunda Hollandalı Post-Empresyonist ressam Vincent Willem van Gogh’a (Mart 1853 – 29 Temmuz 1890)...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

İstinat Duvarı Çalışmasına Bakarken Roma Döneminden Kalma Stel Keşfetti

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Erdoğan Tunaboylu, Bursa iline bağlı Nilüfer ilçesinde ki Evinin karşısında yapılan istinat duvarının yapımını izlerken Roma döneminden kalma steli keşfetti....

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]