16 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı döneminin önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösterdi.

Gothenburg Üniversitesi arkeologları tarafından gerçekleştirilen Hala Sultan Tekkesi kazılarında MÖ 1350’den kalma 150’den fazla insan iskeleti ve altın takılar, değerli taşlar ve seramikler dahil 500’e yakın nesne ortaya çıkarıldı.

2018 yılında keşfedilen yeraltı iki mezar içinde bulunan 3000 yıllık kemikler tuzlu toprak içinde kırılganlıkları arttığı için arkeologlar tarafından 4 yıl süren bir çalışma ile tamamen ortaya çıkarıldı.

155 kişiye ait kemiklerin yanı sıra 500 civarında çeşitli buluntular da gün yüzüne çıkarıldı.

Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi
Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi

Buluntular, mezarların Ada’nın zengin ailelerine ait olduğunu gösteriyor.

Mezar içlerinde görülen özellikle altın kolye, bilezik ve diğer değerli malzemeler mezar sahiplerinin bölgenin seçkin aile bireylerine ait olduğunu gösteriyor.

Kazı başkanı Profesör Peter Fischer, “altın bir kolye, altın küpeler ve altın bir taç ile beş yaşındaki bir çocuğun iskeletini bulduk. Bu muhtemelen güçlü ve varlıklı bir ailenin çocuğuydu”

Buluntular arasında altın, gümüş, bronz, fildişi ve değerli taşlardan yapılmış mücevherler ve diğer nesneler ve birçok kültüre ait zengin bir şekilde dekore edilmiş kaplar yer alıyor. Ayrıca seramik bir boğa bulduk, bu içi boş boğanın gövdesi iki açıklığa sahiptir: biri sıvı, muhtemelen şarapla doldurmak için arkada, diğeri ise burunda içmek için. Görünüşe göre odada ölülerini onurlandırmak için ziyafetler veriyorlardı” dedi.

5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Mezopotamya mührü Kıbrıs’ta görülüyor

Özellikle önemli bir buluntu, arkeologların deşifre edebildikleri Mezopotamya’dan (bugünkü Irak) çivi yazılı bir yazıt ile mineral hematitten yapılmış silindir şeklindeki bir mühürdür.

“Metin üç satırdan oluşuyor ve üç isim geçiyor. Biri Mezopotamya’da tapılan bir tanrı olan Amurru’dur. Diğer ikisi, aynı döneme, yani MÖ 18. yüzyıla ait kil tabletlerdeki diğer metinlerde yakın zamanda izini sürmeyi başardığımız tarihi krallar, baba ve oğul. Şu anda mührün neden yapıldığı yerden 1000 kilometre ötede Kıbrıs’a geldiğini belirlemeye çalışıyoruz.”

Buluntular arasında Hindistan’dan gelen kırmızı değerli akik taşı, Afganistan’dan gelen mavi değerli taş lapis lazuli ve Baltık Denizi çevresinden gelen kehribar, kentin Tunç Çağı’nda ticaret için merkezi bir role sahip olduğunu gösteriyor. Altın takılar, bok böcekleri (hiyeroglifli kın kanatlı tılsımlar) ve Nil Vadisi’nden ithal edilen balık kalıntıları ile birlikte Mısır ile yoğun ticaretin hikayesini anlatıyor.

Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Buluntular, Kıbrıs’ta geniş kapsamlı ticaret ağının kurulduğunu gösteriyor

Arkeologlar, Mısır’daki benzer buluntularla karşılaştırarak mücevherlerin tarihlendirmesini de yapabildiler.

Peter Fischer, “Karşılaştırmalar, nesnelerin çoğunun Nefertiti ve kocası Echnaton zamanından MÖ 1350 civarında olduğunu gösteriyor. Altın bir kolye gibi bulduk: işlemeli değerli taşlara sahip bir nilüfer çiçeği. Nefertiti de benzer takılar takıyordu” dedi.

Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Seramik buluntular da önemlidir diyen Fischer, “Seramiklerin zaman içinde görünüş ve malzeme olarak değişme şekli, onları tarihlendirmemize ve bu insanların çevredeki dünyayla olan bağlantılarını incelememize olanak tanıyor. Beni en çok büyüleyen 3400 yıl önce sahip oldukları geniş kapsamlı ticari bağlantı ağı”

Bir sonraki adım, iskeletlerin DNA analizi olacak.

Peter Fischer, “Bu, farklı bireylerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu ve başka kültürlerden göçmenlerin olup olmadığını ortaya çıkaracak, ki bu geniş ticaret ağları düşünüldüğünde pek olası değil”

University of Gothenburg

Banner
Benzer Yazılar

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

23 Şubat 2021

23 Şubat 2021

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El...

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

York’ta bir İskandinav Roma gladyatörü: Araştırma Viking Çağı’ndan önce bilinmeyen göçleri ortaya çıkarıyor

7 Ocak 2025

7 Ocak 2025

İskandinav genleri, York’ta gömülü bir adamdan elde edilen kanıtlar da dahil olmak üzere, daha önce düşünülenden birkaç yüzyıl önce Britanya...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Arkeologlar Mısır’ın Luksor kentinde mücevherlerle dolu 11 mühürlü Orta Krallık mezarı buldu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı himayesinde çalışan Mısır-Amerikan misyonu olan Güney Asasif Koruma Projesi (The South Asasif Conservation Project) Mısır’ın...

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

Bugünkü İklim Değişikliğiyle Orta Çağ’daki Büyük Kuraklık Paralellik Gösteriyor

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Ocak ayını yaşadığımız bu günlerde mevsim normallerinin üzerinde olan hava sıcaklıkları ve yağış azlığı önümüzdeki yaz için kuraklık sinyallerini vermeye...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Arizona’da ABD’ye ait en eski ateşli silah bulundu: Coronado seferiyle bağlantılı 500 yıllık bronz top

28 Kasım 2024

28 Kasım 2024

Arizona’daki bağımsız araştırmacılar, Francisco Vázquez de Coronado’nun 16. yüzyıl keşif gezisine ait bronz bir top ortaya çıkardılar ve bunun kıta...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]