26 January 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı döneminin önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösterdi.

Gothenburg Üniversitesi arkeologları tarafından gerçekleştirilen Hala Sultan Tekkesi kazılarında MÖ 1350’den kalma 150’den fazla insan iskeleti ve altın takılar, değerli taşlar ve seramikler dahil 500’e yakın nesne ortaya çıkarıldı.

2018 yılında keşfedilen yeraltı iki mezar içinde bulunan 3000 yıllık kemikler tuzlu toprak içinde kırılganlıkları arttığı için arkeologlar tarafından 4 yıl süren bir çalışma ile tamamen ortaya çıkarıldı.

155 kişiye ait kemiklerin yanı sıra 500 civarında çeşitli buluntular da gün yüzüne çıkarıldı.

Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi
Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi

Buluntular, mezarların Ada’nın zengin ailelerine ait olduğunu gösteriyor.

Mezar içlerinde görülen özellikle altın kolye, bilezik ve diğer değerli malzemeler mezar sahiplerinin bölgenin seçkin aile bireylerine ait olduğunu gösteriyor.

Kazı başkanı Profesör Peter Fischer, “altın bir kolye, altın küpeler ve altın bir taç ile beş yaşındaki bir çocuğun iskeletini bulduk. Bu muhtemelen güçlü ve varlıklı bir ailenin çocuğuydu”

Buluntular arasında altın, gümüş, bronz, fildişi ve değerli taşlardan yapılmış mücevherler ve diğer nesneler ve birçok kültüre ait zengin bir şekilde dekore edilmiş kaplar yer alıyor. Ayrıca seramik bir boğa bulduk, bu içi boş boğanın gövdesi iki açıklığa sahiptir: biri sıvı, muhtemelen şarapla doldurmak için arkada, diğeri ise burunda içmek için. Görünüşe göre odada ölülerini onurlandırmak için ziyafetler veriyorlardı” dedi.

5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Mezopotamya mührü Kıbrıs’ta görülüyor

Özellikle önemli bir buluntu, arkeologların deşifre edebildikleri Mezopotamya’dan (bugünkü Irak) çivi yazılı bir yazıt ile mineral hematitten yapılmış silindir şeklindeki bir mühürdür.

“Metin üç satırdan oluşuyor ve üç isim geçiyor. Biri Mezopotamya’da tapılan bir tanrı olan Amurru’dur. Diğer ikisi, aynı döneme, yani MÖ 18. yüzyıla ait kil tabletlerdeki diğer metinlerde yakın zamanda izini sürmeyi başardığımız tarihi krallar, baba ve oğul. Şu anda mührün neden yapıldığı yerden 1000 kilometre ötede Kıbrıs’a geldiğini belirlemeye çalışıyoruz.”

Buluntular arasında Hindistan’dan gelen kırmızı değerli akik taşı, Afganistan’dan gelen mavi değerli taş lapis lazuli ve Baltık Denizi çevresinden gelen kehribar, kentin Tunç Çağı’nda ticaret için merkezi bir role sahip olduğunu gösteriyor. Altın takılar, bok böcekleri (hiyeroglifli kın kanatlı tılsımlar) ve Nil Vadisi’nden ithal edilen balık kalıntıları ile birlikte Mısır ile yoğun ticaretin hikayesini anlatıyor.

Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Buluntular, Kıbrıs’ta geniş kapsamlı ticaret ağının kurulduğunu gösteriyor

Arkeologlar, Mısır’daki benzer buluntularla karşılaştırarak mücevherlerin tarihlendirmesini de yapabildiler.

Peter Fischer, “Karşılaştırmalar, nesnelerin çoğunun Nefertiti ve kocası Echnaton zamanından MÖ 1350 civarında olduğunu gösteriyor. Altın bir kolye gibi bulduk: işlemeli değerli taşlara sahip bir nilüfer çiçeği. Nefertiti de benzer takılar takıyordu” dedi.

Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Seramik buluntular da önemlidir diyen Fischer, “Seramiklerin zaman içinde görünüş ve malzeme olarak değişme şekli, onları tarihlendirmemize ve bu insanların çevredeki dünyayla olan bağlantılarını incelememize olanak tanıyor. Beni en çok büyüleyen 3400 yıl önce sahip oldukları geniş kapsamlı ticari bağlantı ağı”

Bir sonraki adım, iskeletlerin DNA analizi olacak.

Peter Fischer, “Bu, farklı bireylerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu ve başka kültürlerden göçmenlerin olup olmadığını ortaya çıkaracak, ki bu geniş ticaret ağları düşünüldüğünde pek olası değil”

University of Gothenburg

Banner
Benzer Yazılar

Ertuğrul Fırkateyni Kazısı Koordinatörü Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Türkiye’de su altı arkeolojisi üzerine çalışmaları ile tanınan İspanyol Arkeolog Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi. II. Abdülhamit döneminde Japonya’ya...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

Efes Antik Kentine Su Götüren Kanal Bulundu

25 Mayıs 2021

25 Mayıs 2021

Efes Antik Kentine su götüren 2000 yıllık su kanalı bulundu. Aydın Arkeoloji Müzesi ekipleri tarafından ortaya çıkarılan 50 metrelik su...

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir....

Umman’da Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

İçindekiler1 Muscat (Maksat)2 Al Alam Sarayı3 Sur Şehri4 Misfat Al Abreyeen5 Salalah6 Sumhuram Eski Şehir7 Nizwa Şehri8 Tanuf Harabeleri9 Jebel...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Side’de 1300 yıllık Sinagog ortaya çıkarıldı

27 Aralık 2021

27 Aralık 2021

Antalya’nın Manavgat ilçesinin Side bölgesinde yaşadığı bilinen ilk Yahudi topluluğa ait 1300 yıllık sinagog ortaya çıkarıldı. Bir evin altında bulunan...

Neandertallerin Ölümünden Homo Sapiensler mi Suçlu?

2 Mart 2021

2 Mart 2021

İçindekiler1 “Sonuçlar bizi şaşırttı”2 Arkeolojik farklılıklar neredeyse tamamen yok oluyor3 Nispeten az malzeme kalıntısı Neandertallerin ölümünden Homo sapiensler suçlu gösterilmemelidir....

Tozkoparan Höyük kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Tunceli Pertek ilçesi Tozkoparan köyünde yer alan Tozkoparan höyük de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı. 2019 yılında tutulan...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

İçindekiler1 Buz devri atma çubuğu2 Bronz Çağına ait bir kılıç3 İşlemeli bir kabza4 Büyük bir keşif5 Kemik silahlar6 Harika bir...

Aşk tanrısı Eros’un elinde horozlarla tasvir edildiği 2000 yıllık mozaik koruma altında

18 Aralık 2021

18 Aralık 2021

İzmir’de Kasım ayında bir evde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine düzenlenen operasyonda ele geçen içinde aşk tanrısı Eros’un elindeki horozlarla...

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların)...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.