5 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY’un üyesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde ve batıda Kazakistan, doğuda Kırgızistan ve Tacikistan ile güneyde Afganistan ve Türkmenistan’dır.

Özbek ulusu ilk olarak Cengiz Han’ın torunu Şiban’ın soyundan gelen Ebü’l-Hayr Han’ın önderliğinde Deşt-i Kıpçak’taki çeşitli Türk boyları ve kabilelerinin Özbek/Şeybani Hanlığı etrafında örgütlenmesiyle oluşmuştur. Hanlık, Ebü’l-Hayr Han’ın vefatından sonra bir süre karışıklık içinde kalmış ve Özbekler dağılmışlardır. Torunu ve Şah Budak’ın oğlu Şeybani Han, dağınık haldeki Özbekleri birleştirmiş ve seferler düzenlemiştir. Timurlu devletindeki taht kavgalarından yararlanan Şeybani Han, Maveraünnehir ile Harezm’i ele geçirip, Timurlu Devletini yıkmış ve Hanlığın başkentini Buhara’ya taşımıştır. Bundan sonra Timurlu halkıda Özbek ulusuna girmiş ve Deşt-i Kıpçak’tan gelen bu göçebe Özbekler Timurlu topraklarına yerleşmiştir, bu Türk topluluklarının kültürel etkileşimiyle günümüzdeki Özbekler olmuştur.

Orta Asya ülkeleri arasında Özbekistan en zengin tarih, medeniyet, kültür ve İslam mimarisi mirasına sahiptir. Camileri, türbeleri, eski İpek Yolu şehirlerine bağlı diğer yerleri, çarpıcı çöl manzaraları, dost canlısı insanları ve lezzetli yemekleri ile ünlüdür. Özbekistan’ın altı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine ve dört önemli UNESCO Dünya Mirası listesine ev sahipliği yapmaktadır. Özbekistan’da ziyaret edilebilecek güzel yerleri vurgulayalım.

Taşkent

Charsu Çarşısı Taşkent

Özbekistan’ın başkenti 1966’da bir depremde yıkılmıştır. Devlet Tarih Müzesi ve Taşkent Güzel Sanatlar Müzesi, ulusal tarih anlayışı verir. Taşkent Metro istasyonları dünyanın en iyileri arasındadır. Chorsu Çarşısı’nın (Charsu) mavi yapısı ve İstiklal Sarayı Harezm dönemi, diğer büyüleyici mekanlardır. Kuzu veya dana eti ile pişirilen Özbek Pulao çok popüler bir ulusal yemektir.

Barak Han Medresesi

Semerkand

 

Semerkand

Tarihi ve arkeolojiyi sevenlerin görmesi gereken en güzel şehirlerden biridir. Burada bulunan Afrasiyab kasabası Mö.7 yy tarihlenmektedir. “Kültürlerin Kavşağı” ve kültürlerin kaynaşma noktası olarak da adlandırılan Semerkand şehri, gerçek bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. İslam mimarisinin ve sanatının gelişiminin yaşandığı 14. ve 15. yüzyılda Timur İmparatorluğu’nun başkentliğini yaptı. Buraya gelen hiç kimsenin Bibi Hanım ve Gur Emir Türbeleri, Şah-i Zinde kompleksi, Afrasiyab ve Uluğ bey Rasathanesi’ne uğramadan döneceğini düşünmüyoruz.

Alp Er Tunga (Afrasiyab)

Hz. İmam Buhari

Semerkand’ın 25 km kuzeyinde bulunan mezarı ziyaret etmeden geçilmeyecek yerlerden biridir. Sahih Buhari isimli hadis kitabının yazarıdır. Sünni Müslümanların Sahih-i Müslim kitabıyla birlikte en çok güvendikleri hadis kitabıdır. Olağanüstü bir hafızaya sahip olan İmam Buhari bütün İslam dünyasını hadis toplamak için dolaştı. 810’da Buhara’da doğdu ve 870’de öldü.

İmam Buhari Külliyesi

Buhara
İpek Yolu’nun önemli bir şehri olan Buhara, uzun bir ticaret, kültür, ilim ve İslam teolojisi geçmişine sahiptir. Sovyetlerin işgalinden önce şehir, Buhara Emirliği’nin başkentiydi. Şehrin merkezi konumu, muhteşem camileri ve medreselerle çevrili Leb-i Havuz göletidir. Tanınmış bilim adamı İbn-i Sînâ, Buhara yakınlarında doğdu ve büyüdü. İsmail Somoni’nin (İsmail Bin Ahmed)  mezarı, 10. yüzyıla kadar uzanan mimari bir anıt. 16. yüzyıla kadar Buhara, Sufizm araştırmaları için en büyük İslami merkez olarak hizmet vermiştir.

Buhara Şehri

Hazreti Muhammed Bahaddin Şah Nakşibendi 14. yüzyıl (1318-1389) Nakşibendi tarikatının kurucusudur. Manevi eğitimini Hazreti Abdul Khaliq Al-Ghuidawani ve Hz. Khidre’den aldı ve 20 yaşında parlak bir âlim oldu. Nakşib adı, zikir vasıtasıyla Allah’ın ilâhi isminin kalbe sabitlenmesini ifade eder. Dünya çapında 100 milyondan fazla takipçisi vardır. Mezarı Buhara’nın yakınındadır.

Ebû Ca’fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî, (Hive)

El Harizmi Hive’de doğmuştur.

El Harizmi

Cebir’in babası olarak da bilinen Harizmi, Matematik, gökbilim, coğrafya ve algoritma alanlarında çalışmıştır. Hârizmî  780 yılında Harezm bölgesinin Hive şehrinde dünyaya gelmiştir. 850 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Cebir alanındaki çalışmaları, 16. yüzyıla kadar Avrupa üniversitelerinde temel matematik ders kitabı olarak kullanılmıştır. Hive ilk UNESCO Dünya Mirası alanıdır şehir 51 anıt içerdiği için bir açık hava müzesi durumundadır.

Fergana Vadisi

Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında ikiye ayrılan vadi, her iki tarafta da çeşitlilik gösteriyor. Hindistan’daki Babür İmparatorluğu’nun kurucusu Babür bu bölgede doğdu. Çömlekçilik ve ipek üretimi burada ünlü geleneklerdir.

Fergana Vadisi

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere beş ülkeden oluşan Orta Asya, dünyada hızla büyüyen turizm merkezidir. Benzersiz bir kültürel, tarihi, arkeolojik ve doğal güzellikler paketi, göz ziyafeti ve zihinsel doygunluk sunar. Bölge, ekonomik büyümeyi sağlamak için turizmi stratejik olarak kullanabilir.

Banner
Benzer Yazılar

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Hatsuyume Gecesi Gördüğünüz Rüyalar Tüm Yılınızı Etkiliyor “Japon Gelenekleri”

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Rüya yorumlamak ve geleceği rüyalara göre anlamaya çalışmak insanın var oluşundan beri olağan bir durumdur. Kutsal kitaplarda bile bu durum...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

Louvre Müzesinden 38 Yıl Önce Çalınmış Olan Rönesans Zırhı Bulundu

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan Rönesans zırhı ve tören kaskı nihayet bulundu. Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Berlin’de Bilim İnsanları 3D Teknolojiyle Antik Budist Dua Parşömenini Sanal Olarak Açtı

16 Ağustos 2025

16 Ağustos 2025

Almanya’nın başkenti Berlin’de araştırmacılar, neredeyse bin yıl boyunca kapalı kalmış bir Budist dua parşömenini modern teknoloji sayesinde ilk kez “sanal”...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

Tunel Wielki mağarasında 500 milyon yıllık çakmaktaşı aletler bulundu

9 Ekim 2022

9 Ekim 2022

Yaklaşık 20 yıl önce Kraków-Częstochowa Jura’daki Tunel Wielki mağarasında yapılan kazılar sırasında keşfedilen kemik ve küçük çakmaktaşı aletlerin analiz sonuçları...

Dünyanın en kuzeydeki Paleolitik yerleşimi, Kuzey Kutbu’ndaki Kotelny Adası’nda keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Paleolitik dönemde, homininler küçük gruplar halinde yaşadılar ve bitki toplayarak, balık tutarak ve vahşi hayvanları öldürerek ya da leş yiyerek...

İsveç’te keşfedilen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı denizdeki yaşam hakkında bilgiler veriyor

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

İsveç’teki Varberg arkeolojik kazı alanında çarklı olarak bilinen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı keşfedildi. Batık içinde elde edilen mürettebata...

Kaçak kazı ihbarına giden görevlilerin başlattığı kurtarma kazılarında Roma dönemi taban mozaikleri bulundu

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Mardin ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Uzunkaya Mahallesi kırsalında, halk arasında Kela Hanma (Hanım Kalesi) olarak bilinen alanda kaçak kazı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]