27 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY’un üyesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde ve batıda Kazakistan, doğuda Kırgızistan ve Tacikistan ile güneyde Afganistan ve Türkmenistan’dır.

Özbek ulusu ilk olarak Cengiz Han’ın torunu Şiban’ın soyundan gelen Ebü’l-Hayr Han’ın önderliğinde Deşt-i Kıpçak’taki çeşitli Türk boyları ve kabilelerinin Özbek/Şeybani Hanlığı etrafında örgütlenmesiyle oluşmuştur. Hanlık, Ebü’l-Hayr Han’ın vefatından sonra bir süre karışıklık içinde kalmış ve Özbekler dağılmışlardır. Torunu ve Şah Budak’ın oğlu Şeybani Han, dağınık haldeki Özbekleri birleştirmiş ve seferler düzenlemiştir. Timurlu devletindeki taht kavgalarından yararlanan Şeybani Han, Maveraünnehir ile Harezm’i ele geçirip, Timurlu Devletini yıkmış ve Hanlığın başkentini Buhara’ya taşımıştır. Bundan sonra Timurlu halkıda Özbek ulusuna girmiş ve Deşt-i Kıpçak’tan gelen bu göçebe Özbekler Timurlu topraklarına yerleşmiştir, bu Türk topluluklarının kültürel etkileşimiyle günümüzdeki Özbekler olmuştur.

Orta Asya ülkeleri arasında Özbekistan en zengin tarih, medeniyet, kültür ve İslam mimarisi mirasına sahiptir. Camileri, türbeleri, eski İpek Yolu şehirlerine bağlı diğer yerleri, çarpıcı çöl manzaraları, dost canlısı insanları ve lezzetli yemekleri ile ünlüdür. Özbekistan’ın altı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine ve dört önemli UNESCO Dünya Mirası listesine ev sahipliği yapmaktadır. Özbekistan’da ziyaret edilebilecek güzel yerleri vurgulayalım.

Taşkent

Charsu Çarşısı Taşkent

Özbekistan’ın başkenti 1966’da bir depremde yıkılmıştır. Devlet Tarih Müzesi ve Taşkent Güzel Sanatlar Müzesi, ulusal tarih anlayışı verir. Taşkent Metro istasyonları dünyanın en iyileri arasındadır. Chorsu Çarşısı’nın (Charsu) mavi yapısı ve İstiklal Sarayı Harezm dönemi, diğer büyüleyici mekanlardır. Kuzu veya dana eti ile pişirilen Özbek Pulao çok popüler bir ulusal yemektir.

Barak Han Medresesi

Semerkand

 

Semerkand

Tarihi ve arkeolojiyi sevenlerin görmesi gereken en güzel şehirlerden biridir. Burada bulunan Afrasiyab kasabası Mö.7 yy tarihlenmektedir. “Kültürlerin Kavşağı” ve kültürlerin kaynaşma noktası olarak da adlandırılan Semerkand şehri, gerçek bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. İslam mimarisinin ve sanatının gelişiminin yaşandığı 14. ve 15. yüzyılda Timur İmparatorluğu’nun başkentliğini yaptı. Buraya gelen hiç kimsenin Bibi Hanım ve Gur Emir Türbeleri, Şah-i Zinde kompleksi, Afrasiyab ve Uluğ bey Rasathanesi’ne uğramadan döneceğini düşünmüyoruz.

Alp Er Tunga (Afrasiyab)

Hz. İmam Buhari

Semerkand’ın 25 km kuzeyinde bulunan mezarı ziyaret etmeden geçilmeyecek yerlerden biridir. Sahih Buhari isimli hadis kitabının yazarıdır. Sünni Müslümanların Sahih-i Müslim kitabıyla birlikte en çok güvendikleri hadis kitabıdır. Olağanüstü bir hafızaya sahip olan İmam Buhari bütün İslam dünyasını hadis toplamak için dolaştı. 810’da Buhara’da doğdu ve 870’de öldü.

İmam Buhari Külliyesi

Buhara
İpek Yolu’nun önemli bir şehri olan Buhara, uzun bir ticaret, kültür, ilim ve İslam teolojisi geçmişine sahiptir. Sovyetlerin işgalinden önce şehir, Buhara Emirliği’nin başkentiydi. Şehrin merkezi konumu, muhteşem camileri ve medreselerle çevrili Leb-i Havuz göletidir. Tanınmış bilim adamı İbn-i Sînâ, Buhara yakınlarında doğdu ve büyüdü. İsmail Somoni’nin (İsmail Bin Ahmed)  mezarı, 10. yüzyıla kadar uzanan mimari bir anıt. 16. yüzyıla kadar Buhara, Sufizm araştırmaları için en büyük İslami merkez olarak hizmet vermiştir.

Buhara Şehri

Hazreti Muhammed Bahaddin Şah Nakşibendi 14. yüzyıl (1318-1389) Nakşibendi tarikatının kurucusudur. Manevi eğitimini Hazreti Abdul Khaliq Al-Ghuidawani ve Hz. Khidre’den aldı ve 20 yaşında parlak bir âlim oldu. Nakşib adı, zikir vasıtasıyla Allah’ın ilâhi isminin kalbe sabitlenmesini ifade eder. Dünya çapında 100 milyondan fazla takipçisi vardır. Mezarı Buhara’nın yakınındadır.

Ebû Ca’fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî, (Hive)

El Harizmi Hive’de doğmuştur.

El Harizmi

Cebir’in babası olarak da bilinen Harizmi, Matematik, gökbilim, coğrafya ve algoritma alanlarında çalışmıştır. Hârizmî  780 yılında Harezm bölgesinin Hive şehrinde dünyaya gelmiştir. 850 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Cebir alanındaki çalışmaları, 16. yüzyıla kadar Avrupa üniversitelerinde temel matematik ders kitabı olarak kullanılmıştır. Hive ilk UNESCO Dünya Mirası alanıdır şehir 51 anıt içerdiği için bir açık hava müzesi durumundadır.

Fergana Vadisi

Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında ikiye ayrılan vadi, her iki tarafta da çeşitlilik gösteriyor. Hindistan’daki Babür İmparatorluğu’nun kurucusu Babür bu bölgede doğdu. Çömlekçilik ve ipek üretimi burada ünlü geleneklerdir.

Fergana Vadisi

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere beş ülkeden oluşan Orta Asya, dünyada hızla büyüyen turizm merkezidir. Benzersiz bir kültürel, tarihi, arkeolojik ve doğal güzellikler paketi, göz ziyafeti ve zihinsel doygunluk sunar. Bölge, ekonomik büyümeyi sağlamak için turizmi stratejik olarak kullanabilir.

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’nde

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

7 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapmış Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunan...

Tozkoparan Höyük kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Tunceli Pertek ilçesi Tozkoparan köyünde yer alan Tozkoparan höyük de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı. 2019 yılında tutulan...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Rusya’da 2.100 yıllık Afrodit madalyonu ortaya çıkarıldı

29 Ekim 2022

29 Ekim 2022

Karadeniz ile Azak Denizi arasında kalan Taman yarımadasında devam eden kazılarda Tanrıça Afrodit rahibesi olduğu düşünülen bir genç kıza ait...

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]