11 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY’un üyesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde ve batıda Kazakistan, doğuda Kırgızistan ve Tacikistan ile güneyde Afganistan ve Türkmenistan’dır.

Özbek ulusu ilk olarak Cengiz Han’ın torunu Şiban’ın soyundan gelen Ebü’l-Hayr Han’ın önderliğinde Deşt-i Kıpçak’taki çeşitli Türk boyları ve kabilelerinin Özbek/Şeybani Hanlığı etrafında örgütlenmesiyle oluşmuştur. Hanlık, Ebü’l-Hayr Han’ın vefatından sonra bir süre karışıklık içinde kalmış ve Özbekler dağılmışlardır. Torunu ve Şah Budak’ın oğlu Şeybani Han, dağınık haldeki Özbekleri birleştirmiş ve seferler düzenlemiştir. Timurlu devletindeki taht kavgalarından yararlanan Şeybani Han, Maveraünnehir ile Harezm’i ele geçirip, Timurlu Devletini yıkmış ve Hanlığın başkentini Buhara’ya taşımıştır. Bundan sonra Timurlu halkıda Özbek ulusuna girmiş ve Deşt-i Kıpçak’tan gelen bu göçebe Özbekler Timurlu topraklarına yerleşmiştir, bu Türk topluluklarının kültürel etkileşimiyle günümüzdeki Özbekler olmuştur.

Orta Asya ülkeleri arasında Özbekistan en zengin tarih, medeniyet, kültür ve İslam mimarisi mirasına sahiptir. Camileri, türbeleri, eski İpek Yolu şehirlerine bağlı diğer yerleri, çarpıcı çöl manzaraları, dost canlısı insanları ve lezzetli yemekleri ile ünlüdür. Özbekistan’ın altı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine ve dört önemli UNESCO Dünya Mirası listesine ev sahipliği yapmaktadır. Özbekistan’da ziyaret edilebilecek güzel yerleri vurgulayalım.

Taşkent

Charsu Çarşısı Taşkent

Özbekistan’ın başkenti 1966’da bir depremde yıkılmıştır. Devlet Tarih Müzesi ve Taşkent Güzel Sanatlar Müzesi, ulusal tarih anlayışı verir. Taşkent Metro istasyonları dünyanın en iyileri arasındadır. Chorsu Çarşısı’nın (Charsu) mavi yapısı ve İstiklal Sarayı Harezm dönemi, diğer büyüleyici mekanlardır. Kuzu veya dana eti ile pişirilen Özbek Pulao çok popüler bir ulusal yemektir.

Barak Han Medresesi

Semerkand

 

Semerkand

Tarihi ve arkeolojiyi sevenlerin görmesi gereken en güzel şehirlerden biridir. Burada bulunan Afrasiyab kasabası Mö.7 yy tarihlenmektedir. “Kültürlerin Kavşağı” ve kültürlerin kaynaşma noktası olarak da adlandırılan Semerkand şehri, gerçek bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. İslam mimarisinin ve sanatının gelişiminin yaşandığı 14. ve 15. yüzyılda Timur İmparatorluğu’nun başkentliğini yaptı. Buraya gelen hiç kimsenin Bibi Hanım ve Gur Emir Türbeleri, Şah-i Zinde kompleksi, Afrasiyab ve Uluğ bey Rasathanesi’ne uğramadan döneceğini düşünmüyoruz.

Alp Er Tunga (Afrasiyab)

Hz. İmam Buhari

Semerkand’ın 25 km kuzeyinde bulunan mezarı ziyaret etmeden geçilmeyecek yerlerden biridir. Sahih Buhari isimli hadis kitabının yazarıdır. Sünni Müslümanların Sahih-i Müslim kitabıyla birlikte en çok güvendikleri hadis kitabıdır. Olağanüstü bir hafızaya sahip olan İmam Buhari bütün İslam dünyasını hadis toplamak için dolaştı. 810’da Buhara’da doğdu ve 870’de öldü.

İmam Buhari Külliyesi

Buhara
İpek Yolu’nun önemli bir şehri olan Buhara, uzun bir ticaret, kültür, ilim ve İslam teolojisi geçmişine sahiptir. Sovyetlerin işgalinden önce şehir, Buhara Emirliği’nin başkentiydi. Şehrin merkezi konumu, muhteşem camileri ve medreselerle çevrili Leb-i Havuz göletidir. Tanınmış bilim adamı İbn-i Sînâ, Buhara yakınlarında doğdu ve büyüdü. İsmail Somoni’nin (İsmail Bin Ahmed)  mezarı, 10. yüzyıla kadar uzanan mimari bir anıt. 16. yüzyıla kadar Buhara, Sufizm araştırmaları için en büyük İslami merkez olarak hizmet vermiştir.

Buhara Şehri

Hazreti Muhammed Bahaddin Şah Nakşibendi 14. yüzyıl (1318-1389) Nakşibendi tarikatının kurucusudur. Manevi eğitimini Hazreti Abdul Khaliq Al-Ghuidawani ve Hz. Khidre’den aldı ve 20 yaşında parlak bir âlim oldu. Nakşib adı, zikir vasıtasıyla Allah’ın ilâhi isminin kalbe sabitlenmesini ifade eder. Dünya çapında 100 milyondan fazla takipçisi vardır. Mezarı Buhara’nın yakınındadır.

Ebû Ca’fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî, (Hive)

El Harizmi Hive’de doğmuştur.

El Harizmi

Cebir’in babası olarak da bilinen Harizmi, Matematik, gökbilim, coğrafya ve algoritma alanlarında çalışmıştır. Hârizmî  780 yılında Harezm bölgesinin Hive şehrinde dünyaya gelmiştir. 850 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Cebir alanındaki çalışmaları, 16. yüzyıla kadar Avrupa üniversitelerinde temel matematik ders kitabı olarak kullanılmıştır. Hive ilk UNESCO Dünya Mirası alanıdır şehir 51 anıt içerdiği için bir açık hava müzesi durumundadır.

Fergana Vadisi

Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında ikiye ayrılan vadi, her iki tarafta da çeşitlilik gösteriyor. Hindistan’daki Babür İmparatorluğu’nun kurucusu Babür bu bölgede doğdu. Çömlekçilik ve ipek üretimi burada ünlü geleneklerdir.

Fergana Vadisi

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere beş ülkeden oluşan Orta Asya, dünyada hızla büyüyen turizm merkezidir. Benzersiz bir kültürel, tarihi, arkeolojik ve doğal güzellikler paketi, göz ziyafeti ve zihinsel doygunluk sunar. Bölge, ekonomik büyümeyi sağlamak için turizmi stratejik olarak kullanabilir.

Banner
Benzer Yazılar

Rusya’da Antik Dönem Tanrıçaları Demeter ve Persephone Heykelcikleri Bulundu

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Rusya‘nın Karadeniz kıyısında bulunan tatil beldesi Anapa’da bir inşaat çalışması sırasında Tanrıça Demeter ve kızı Persephone heykelcikleri bulundu. Antik çağda...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

Noceto Vasca Votiva’nın gizemi su ritüeli miydi?

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Noceto Vasca Votiva, 2005 yılında kuzey İtalya’daki küçük bir tepede keşfedilen türünün tek örneği bir ahşap yapıdır. Bir müstakil ev...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor. Kudüs...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Tuzu Para Olarak Sadece Romalılar Kullanmıyordu

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Tuz, her dönem değerli bir madendi. Gıdaların korunmasında, yemeklerin lezzetli olmasında, hayvanların beslenmesinde, sağlık alanında kullanılmasına kadar birçok alanda tuza...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]