21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY’un üyesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde ve batıda Kazakistan, doğuda Kırgızistan ve Tacikistan ile güneyde Afganistan ve Türkmenistan’dır.

Özbek ulusu ilk olarak Cengiz Han’ın torunu Şiban’ın soyundan gelen Ebü’l-Hayr Han’ın önderliğinde Deşt-i Kıpçak’taki çeşitli Türk boyları ve kabilelerinin Özbek/Şeybani Hanlığı etrafında örgütlenmesiyle oluşmuştur. Hanlık, Ebü’l-Hayr Han’ın vefatından sonra bir süre karışıklık içinde kalmış ve Özbekler dağılmışlardır. Torunu ve Şah Budak’ın oğlu Şeybani Han, dağınık haldeki Özbekleri birleştirmiş ve seferler düzenlemiştir. Timurlu devletindeki taht kavgalarından yararlanan Şeybani Han, Maveraünnehir ile Harezm’i ele geçirip, Timurlu Devletini yıkmış ve Hanlığın başkentini Buhara’ya taşımıştır. Bundan sonra Timurlu halkıda Özbek ulusuna girmiş ve Deşt-i Kıpçak’tan gelen bu göçebe Özbekler Timurlu topraklarına yerleşmiştir, bu Türk topluluklarının kültürel etkileşimiyle günümüzdeki Özbekler olmuştur.

Orta Asya ülkeleri arasında Özbekistan en zengin tarih, medeniyet, kültür ve İslam mimarisi mirasına sahiptir. Camileri, türbeleri, eski İpek Yolu şehirlerine bağlı diğer yerleri, çarpıcı çöl manzaraları, dost canlısı insanları ve lezzetli yemekleri ile ünlüdür. Özbekistan’ın altı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine ve dört önemli UNESCO Dünya Mirası listesine ev sahipliği yapmaktadır. Özbekistan’da ziyaret edilebilecek güzel yerleri vurgulayalım.

Taşkent

Charsu Çarşısı Taşkent

Özbekistan’ın başkenti 1966’da bir depremde yıkılmıştır. Devlet Tarih Müzesi ve Taşkent Güzel Sanatlar Müzesi, ulusal tarih anlayışı verir. Taşkent Metro istasyonları dünyanın en iyileri arasındadır. Chorsu Çarşısı’nın (Charsu) mavi yapısı ve İstiklal Sarayı Harezm dönemi, diğer büyüleyici mekanlardır. Kuzu veya dana eti ile pişirilen Özbek Pulao çok popüler bir ulusal yemektir.

Barak Han Medresesi

Semerkand

 

Semerkand

Tarihi ve arkeolojiyi sevenlerin görmesi gereken en güzel şehirlerden biridir. Burada bulunan Afrasiyab kasabası Mö.7 yy tarihlenmektedir. “Kültürlerin Kavşağı” ve kültürlerin kaynaşma noktası olarak da adlandırılan Semerkand şehri, gerçek bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. İslam mimarisinin ve sanatının gelişiminin yaşandığı 14. ve 15. yüzyılda Timur İmparatorluğu’nun başkentliğini yaptı. Buraya gelen hiç kimsenin Bibi Hanım ve Gur Emir Türbeleri, Şah-i Zinde kompleksi, Afrasiyab ve Uluğ bey Rasathanesi’ne uğramadan döneceğini düşünmüyoruz.

Alp Er Tunga (Afrasiyab)

Hz. İmam Buhari

Semerkand’ın 25 km kuzeyinde bulunan mezarı ziyaret etmeden geçilmeyecek yerlerden biridir. Sahih Buhari isimli hadis kitabının yazarıdır. Sünni Müslümanların Sahih-i Müslim kitabıyla birlikte en çok güvendikleri hadis kitabıdır. Olağanüstü bir hafızaya sahip olan İmam Buhari bütün İslam dünyasını hadis toplamak için dolaştı. 810’da Buhara’da doğdu ve 870’de öldü.

İmam Buhari Külliyesi

Buhara
İpek Yolu’nun önemli bir şehri olan Buhara, uzun bir ticaret, kültür, ilim ve İslam teolojisi geçmişine sahiptir. Sovyetlerin işgalinden önce şehir, Buhara Emirliği’nin başkentiydi. Şehrin merkezi konumu, muhteşem camileri ve medreselerle çevrili Leb-i Havuz göletidir. Tanınmış bilim adamı İbn-i Sînâ, Buhara yakınlarında doğdu ve büyüdü. İsmail Somoni’nin (İsmail Bin Ahmed)  mezarı, 10. yüzyıla kadar uzanan mimari bir anıt. 16. yüzyıla kadar Buhara, Sufizm araştırmaları için en büyük İslami merkez olarak hizmet vermiştir.

Buhara Şehri

Hazreti Muhammed Bahaddin Şah Nakşibendi 14. yüzyıl (1318-1389) Nakşibendi tarikatının kurucusudur. Manevi eğitimini Hazreti Abdul Khaliq Al-Ghuidawani ve Hz. Khidre’den aldı ve 20 yaşında parlak bir âlim oldu. Nakşib adı, zikir vasıtasıyla Allah’ın ilâhi isminin kalbe sabitlenmesini ifade eder. Dünya çapında 100 milyondan fazla takipçisi vardır. Mezarı Buhara’nın yakınındadır.

Ebû Ca’fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî, (Hive)

El Harizmi Hive’de doğmuştur.

El Harizmi

Cebir’in babası olarak da bilinen Harizmi, Matematik, gökbilim, coğrafya ve algoritma alanlarında çalışmıştır. Hârizmî  780 yılında Harezm bölgesinin Hive şehrinde dünyaya gelmiştir. 850 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Cebir alanındaki çalışmaları, 16. yüzyıla kadar Avrupa üniversitelerinde temel matematik ders kitabı olarak kullanılmıştır. Hive ilk UNESCO Dünya Mirası alanıdır şehir 51 anıt içerdiği için bir açık hava müzesi durumundadır.

Fergana Vadisi

Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında ikiye ayrılan vadi, her iki tarafta da çeşitlilik gösteriyor. Hindistan’daki Babür İmparatorluğu’nun kurucusu Babür bu bölgede doğdu. Çömlekçilik ve ipek üretimi burada ünlü geleneklerdir.

Fergana Vadisi

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere beş ülkeden oluşan Orta Asya, dünyada hızla büyüyen turizm merkezidir. Benzersiz bir kültürel, tarihi, arkeolojik ve doğal güzellikler paketi, göz ziyafeti ve zihinsel doygunluk sunar. Bölge, ekonomik büyümeyi sağlamak için turizmi stratejik olarak kullanabilir.

Banner
Related Articles

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Afrika dışında en eski ikinci insan iskeleti keşfedildi

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

İsrailli ve Amerikalı araştırmacılardan oluşan uluslararası bir grup, İsrail’in Ürdün Vadisi’nde 1,5 milyon yıl öncesine dayanan bir insan omurunu ortaya...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

İngiltere’de Latince ve İbranice yazıtlara sahip benzersiz bir altın broş tılsımı bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Birleşik Krallık’ta Wiltshire’daki Manningford semtinde üzerinde Latince bir dua ve İbranice harflerin yazılı olduğu bir Orta Çağ altın halka şeklindeki...

Mısırlı çocuk 142 köpekle birlikte gömülü bulundu

17 Ocak 2023

17 Ocak 2023

Faiyum Oasis nekropolündeki kazılarda 142 köpekle birlikte gömülmüş bir çocuk mezarı bulundu. 142 köpekle gömülü çocuk mezarının yer aldığı nekropol...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Terör ve Savaştan Büyük Zarar Gören Musul Müzesi Tekrar Kapılarını Açıyor

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

İnsanlık tarihinin en önemli eserlerine ev sahipliği yapan ancak Irak Savaşı ve sonrasında DEAŞ terör örgütünün acımasız terör saldırıları nedeniyle...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Araştırma, Orta Sahra’da 7.000 Yıl Önceye Ait Uzun Süreli İzole Edilmiş Bir Kuzey Afrika İnsan Soyunu Ortaya Çıkardı

6 Nisan 2025

6 Nisan 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden kıdemli yazar Johannes Krause ve ilk yazar Nada Salem’in de dahil olduğu bir araştırma ekibi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]