25 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni bir araştırma yayınlandı.

M. Ö. 2100 yılında Girit Adası’nda ihtişamlı sarayları, gelişkin dili, zengin ticari ilişkileri ile dikkat çeken Minos Uygarlığı çoğunluk görüşe göre Miken istilası sonucu ortadan kalktı.

Bu görüş, Girit Adası’nda Sir Arthur Evans ile birlikte başlayan arkeolojik kazılarda adadaki birçok önemli yerin tahrip edilmiş olduğunun belirlenmesi özellikle de ünlü Knossos sarayında savaşçıların mezarlarının incelenmesi ile ağırlık kazanmıştır.

PLOS One dergisinde yayınlanan bir makale de, eski taş aletlerin modern bir bilimsel analizi, ilk Avrupa devletinin, Minos’un Tunç Çağı’nda geliştiği Girit adasında radikal değişime neyin neden olduğuna dair uzun süredir devam eden bu görüşe farklı bir boyut kazandırıyor.

Minos’un sonlanmasında sadece Miken istilasını görmek eksik yargı olabilir

Çalışma için araştırmacılar, Bronz Çağı Giritlilerinin, cerrahi çelikten daha keskin olan siyah volkanik bir cam olan obsidyenden şekillendirdiği bir alet örneğini analiz ettiler. Atina’daki Demokritos ulusal araştırma merkezinin müdürü Vassilis Kilikoglou, hammaddelerin kökenini belirlemek için bir çekirdek analiz yöntemini kullandı ve bunların Kiklad adası Melos’tan geldiğini buldu.

Bu sonuçlar, obsidyen bıçakların yapılma ve mahsul hasadı gibi işler için kullanılma şekli ile birlikte düşünüldüğünde, topluluğun son bin yıldır seleflerinin yaşadığı ve Yunan anakarasındaki yaşamdan farklı olmaya devam ettiği açıktı.

McMaster Üniversitesi Antropoloji bölümünde Profesör olan Tristan Carter
McMaster Üniversitesi Antropoloji bölümünde Profesör olan Tristan Carter Fotoğraf Daniel Contreras

“Bulgularımız daha önce inanıldığından daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor” diyen çalışmanın baş yazarı ve McMaster Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde profesör olan ve yaklaşık otuz yıldır kuzey-orta Girit’te araştırma yapan Tristan Carter, şunları söyledi.

“Tam ölçekli kültürel değişimden ziyade, çalışmamız iddia edilen işgalden sonra önemli sürekliliğin kanıtlarını buldu. Yeni uygulamalar istila, göç, sömürgecilik veya kültürler arası evlilik gibi dış güçler aracılığıyla başlatılabilirken, yerel halkın kendi toplumlarında kendilerini ayırt etmek için yabancı alışkanlıklar edinmeyi seçtikleri örnekleri de biliyoruz.”

Arkeologlar, cenaze, sanat veya kıyafet gibi şeylere, moda ile değişme eğiliminde olan uygulamalara bakmak yerine, bir kültürün gerçek karakterine daha iyi bir bakış açısı olarak daha sıradan, günlük uygulamalara daha yakından bakmaya başladılar.

Analizlerin, nüfusun büyük ölçüde Minos kökenli yerel kaldığını gösterdiğine değinen Carter ve Kilikoglou, bu durumun, Girit’in işgalinin gerçekleşmediği anlamına gelmediğini, ancak şu anda adanın geri kalanındaki siyasi durumun, birçok alanda önemli demografik süreklilikle daha önce inanıldığından daha karmaşık olduğu anlamına geleceğini belirttiler.

Araştırmacılar, yerel seçkinlerin stratejik olarak Miken güçleriyle aynı hizada olmalarına rağmen, anakara giyim, içme ve gömme stillerinin göze çarpan bir şekilde benimsenmesiyle kanıtlandığı gibi, çoğu insanın hayatlarını eskisi gibi yaşamaya devam ettiğine inanıyorlar.

Kapak Fotoğrafı Deanna Aubert

Banner
Benzer Yazılar

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün Hazırlıkları Tamamlandı

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Birliği desteği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği çerçevesinde “Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras...

2. Dünya Savaşı kalıntılarını arayan amatörler 2.000 yıllık Roma kılıcı keşfetti

17 Şubat 2025

17 Şubat 2025

Polonyalı metal dedektörü meraklılarından oluşan INVENTUM Derneği üyeleri, Polonya’nın Kraków-Częstochowa Yaylası’nda 2. Dünya Savaşı kalıntıları ararken 2.000 yıllık bir Roma...

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir. Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]