30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni bir araştırma yayınlandı.

M. Ö. 2100 yılında Girit Adası’nda ihtişamlı sarayları, gelişkin dili, zengin ticari ilişkileri ile dikkat çeken Minos Uygarlığı çoğunluk görüşe göre Miken istilası sonucu ortadan kalktı.

Bu görüş, Girit Adası’nda Sir Arthur Evans ile birlikte başlayan arkeolojik kazılarda adadaki birçok önemli yerin tahrip edilmiş olduğunun belirlenmesi özellikle de ünlü Knossos sarayında savaşçıların mezarlarının incelenmesi ile ağırlık kazanmıştır.

PLOS One dergisinde yayınlanan bir makale de, eski taş aletlerin modern bir bilimsel analizi, ilk Avrupa devletinin, Minos’un Tunç Çağı’nda geliştiği Girit adasında radikal değişime neyin neden olduğuna dair uzun süredir devam eden bu görüşe farklı bir boyut kazandırıyor.

Minos’un sonlanmasında sadece Miken istilasını görmek eksik yargı olabilir

Çalışma için araştırmacılar, Bronz Çağı Giritlilerinin, cerrahi çelikten daha keskin olan siyah volkanik bir cam olan obsidyenden şekillendirdiği bir alet örneğini analiz ettiler. Atina’daki Demokritos ulusal araştırma merkezinin müdürü Vassilis Kilikoglou, hammaddelerin kökenini belirlemek için bir çekirdek analiz yöntemini kullandı ve bunların Kiklad adası Melos’tan geldiğini buldu.

Bu sonuçlar, obsidyen bıçakların yapılma ve mahsul hasadı gibi işler için kullanılma şekli ile birlikte düşünüldüğünde, topluluğun son bin yıldır seleflerinin yaşadığı ve Yunan anakarasındaki yaşamdan farklı olmaya devam ettiği açıktı.

McMaster Üniversitesi Antropoloji bölümünde Profesör olan Tristan Carter
McMaster Üniversitesi Antropoloji bölümünde Profesör olan Tristan Carter Fotoğraf Daniel Contreras

“Bulgularımız daha önce inanıldığından daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor” diyen çalışmanın baş yazarı ve McMaster Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde profesör olan ve yaklaşık otuz yıldır kuzey-orta Girit’te araştırma yapan Tristan Carter, şunları söyledi.

“Tam ölçekli kültürel değişimden ziyade, çalışmamız iddia edilen işgalden sonra önemli sürekliliğin kanıtlarını buldu. Yeni uygulamalar istila, göç, sömürgecilik veya kültürler arası evlilik gibi dış güçler aracılığıyla başlatılabilirken, yerel halkın kendi toplumlarında kendilerini ayırt etmek için yabancı alışkanlıklar edinmeyi seçtikleri örnekleri de biliyoruz.”

Arkeologlar, cenaze, sanat veya kıyafet gibi şeylere, moda ile değişme eğiliminde olan uygulamalara bakmak yerine, bir kültürün gerçek karakterine daha iyi bir bakış açısı olarak daha sıradan, günlük uygulamalara daha yakından bakmaya başladılar.

Analizlerin, nüfusun büyük ölçüde Minos kökenli yerel kaldığını gösterdiğine değinen Carter ve Kilikoglou, bu durumun, Girit’in işgalinin gerçekleşmediği anlamına gelmediğini, ancak şu anda adanın geri kalanındaki siyasi durumun, birçok alanda önemli demografik süreklilikle daha önce inanıldığından daha karmaşık olduğu anlamına geleceğini belirttiler.

Araştırmacılar, yerel seçkinlerin stratejik olarak Miken güçleriyle aynı hizada olmalarına rağmen, anakara giyim, içme ve gömme stillerinin göze çarpan bir şekilde benimsenmesiyle kanıtlandığı gibi, çoğu insanın hayatlarını eskisi gibi yaşamaya devam ettiğine inanıyorlar.

Kapak Fotoğrafı Deanna Aubert

Banner
Benzer Yazılar

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Mısır Papirüsleri Korumak İçin Yenilikçi Bir Çözüm: Wasabi

29 Şubat 2024

29 Şubat 2024

Araştırmacılar, bakteri ve mantar tehlikesi altında olan paha biçilmez eski Mısır papirüslerini temizlemek ve korumak için yeni bir doğal teknik...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

İskandinav Bölgesinde Bilinen En Eski Carvel Yapımı Gemi Batığı Bulundu

8 Mart 2025

8 Mart 2025

İsveç’in Stockholm kentindeki Museum of Wrecks (Vrak Batıklar Müzesi) nden deniz arkeologları, Baltık Denizi’nin derinliklerinde tarihe ışık tutan çığır açıcı...

Avrupa’da mumyalama düşünülenden daha eski olabilir

5 Mart 2022

5 Mart 2022

Portekiz’in Sado Vadisi’nde yer alan 8 bin yıl öncesine tarihlenen avcı-toplayıcı mezarlık alanları üzerine yapılan yeni araştırma, Avrupa’da mumyalama işleminin...

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

27 Mart 2021

27 Mart 2021

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Uluslararası Hititoloji Kongresi tarihinde ilk defa İstanbul’da düzenlenecek

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Anadolu, binlerce yıldan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bu medeniyetlerden en çok dikkati çeken kendilerine “Hatti...

Mısır’da, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfedildi

7 Ekim 2022

7 Ekim 2022

Mısır’daki Arap Çölü’ndeki bir Greko-Romen limanı olan Berenike sahasında kazı yapan arkeologlar, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]