11 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu. Çalışma, prestijli bilim dergisi Nature Human Behaviour’da yayımlandı.

Mezarda bulunan 77’den fazla bireyin neredeyse tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Araştırmacılara göre bu demografik tablo, Avrupa tarihöncesi için olağan değil ve bilinçli bir hedef seçimine işaret ediyor.

Yakın Mesafeden Uygulanan Şiddet

Osteolojik incelemeler ve BT taramaları, birçok bireyin darp ve kesici alet yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiğini gösterdi. Travmalar, doğrudan ve yakın mesafeli saldırıları düşündürüyor.

Ancak mezarın düzeni dikkat çekici.

Ölüler rastgele bırakılmamış. Kişisel süs eşyaları, seramik kaplar ve yaklaşık 100 hayvana ait kalıntılar gömüye eşlik ediyor. Çukurun en altına sağlam bir buzağı yerleştirilmiş; üzerine yanmış tahıllar ve kırık öğütme taşları bırakılmış. Bu ayrıntılar, aceleyle yapılmış bir gömüden çok, kurgulanmış ve hatırlanmak istenen bir eylemi düşündürüyor.

Disiplinlerarası Yaklaşım Ne Ortaya Koydu?

Çalışmanın baş yazarlarından Dr. Miren Iraeta Orbegozo, yöntemin kapsamına dikkat çekiyor:

“Osteoloji, BT taramaları, radyokarbon tarihleme, genetik ve izotop analizlerini bir araya getirerek yalnızca bu insanların nasıl öldüğünü değil, aynı zamanda Erken Demir Çağı’nda toplulukların nasıl yaşadığını ve nasıl dönüştüğünü de gösterebildik.”

a–c, Gomolava’da kaydedilen kafatası travmalarının dağılımı ve örnekleri (a); arka-yan görünümde Sk26 (b) ve sağ-yan görünümde Sk33 (c). Her iki birey de ölüm anına yakın dönemde meydana gelen ciddi travmalar taşımaktadır. Her iki vakada da birincil darbe noktası, kemik kaybıyla oluşmuş boşluk şeklinde açıkça seçilmekte; darbe merkezinden çevreye doğru yayılan ikincil kırık hatları gözlemlenmektedir (çizimler: S.N.).

Genetik veriler, mezardaki bireylerin çoğunun yakın akraba olmadığını ortaya koydu. İzotop analizleri ise bir kısmının farklı bölgelerde büyüdüğünü ve farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunu gösteriyor.

Leiden Üniversitesi’nden Dr. Jason Laffoon ise çalışmanın metodolojik önemini şöyle vurguladı:

“Bu araştırma, yenilikçi disiplinlerarası yöntemlerin kitlesel şiddetin karmaşık dinamiklerini anlamamıza nasıl yeni kapılar açtığını gösteriyor. Bulgular yalnızca arkeolojik kayıt için değil, yapısal şiddetin farklı biçimlerini anlamak açısından da daha geniş bir potansiyel taşıyor.”

Neden Kadınlar ve Çocuklar?

Araştırmanın kıdemli yazarlarından Hannes Schroeder, bulguların sosyal boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi.

“Kadınların ve çocukların sistematik biçimde hedef alınması, soy hatlarını kırmaya ve topluluk direncini zayıflatmaya yönelik bir strateji olabilir.”

Erken Demir Çağı toplumlarında soy bağı ve kuşaklar arası süreklilik, mülkiyet ve toplumsal düzen açısından belirleyiciydi. Bu nedenle belirli yaş ve cinsiyet gruplarının ortadan kaldırılması, yalnızca fiziksel değil, yapısal bir müdahale anlamına gelebilirdi.

Bronz Çağı Sonrası Çalkantı

Olayın, Bronz Çağı’nın ardından yaşanan çalkantılı bir dönemde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu süreçte birçok topluluk yeni yerleşimler kuruyor, tahkimli alanları yeniden kullanıyor ve arazi kontrolü için rekabete giriyordu. Gomolava’daki toplu gömü, bu daha geniş ölçekli dönüşüm ve çatışma ortamının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Dünyanın en eski darphanesi Çin’de Keşfedildi

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

Çin’de Sarı Nehir yakınında bulunan antik Guanzhuang kentinin kazılarında dünyanın en eski darphanesi keşfedildi. Darphanenin bulunduğu Guanzhuang, M. Ö. 800...

Anglosakson manastırları Viking saldırılarına karşı düşünülenden daha dirençliydi

1 Şubat 2023

1 Şubat 2023

Reading Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden araştırmacılar, Anglosakson manastır topluluklarının Viking baskınlarına karşı düşünülenden daha dirençli olduğuna dair yeni kanıtlar buldular. Kent’teki...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Bilim insanları 100 milyon yıl önce Şili’nin Atacama çölünde dolaşan eski bir uçan sürüngen mezarlığı keşfettiler.

7 Nisan 2022

7 Nisan 2022

Şili’de, 100 milyon yıl önce And ülkesinin Atacama çölünde tarih öncesi uçan sürüngenlerin iyi korunmuş kalıntılarını içeren alışılmadık bir mezarlık...

Seramik kap üretme yeteneği Avrupa’ya Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden geldi.

7 Ocak 2023

7 Ocak 2023

Yeni bir çalışma, seramik kap yapma bilgisinin Orta Doğu ve Uzak Doğu’dan değil Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden Avrupa’ya...

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]