17 June 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka İmparatorluğunun ilginç gizemlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Peru’da bulunan bu görkemli İnka kalesi güzelliği ile hayranlık uyandırıyor. İnkalar’ın Cuzco’dan yaklaşık 80 mil uzaklıkta bulunan bu çarpıcı 15. yüzyıl da nasıl ve neden inşa ettiğini hala bilmiyoruz. 2430 metre yükseklikte konumlandırılmış bir antik şehir.

Eşsiz manzarası ile antik şehir 2007’de Dünya’nın 7 harikasından biri olarak seçilmiştir.

Bugün bu antik şehir ile ilgili olarak tek emin olduğumuz şey onu inşa eden kültürün oldukça bilinçli bir şekilde yerleşim alanlarını seçmiş olmalarıdır. Adını bile kendisine en yakın olan dağın zirvesinden almış çünkü henüz gerçek ismini bile bilmiyoruz. Machu Picchu “Eski zirve” anlamına gelmektedir.

İnkalar bilinçli bir şekilde tektonik fayların buluşma noktalarına şehirler inşa ettiler. Tektonik fay hattına yapılmış olan yerlerden biri de  Machu Picchu antik şehridir. Bilim insanları antik siteyi haritalandırdıklarında, kutsal alanın kentsel sektörlerinin ve çevresindeki tarım alanlarının yanı sıra tek tek binalar ve merdivenlerin de bu büyük fayların eğilimleriyle birlikte yönlendirildiğini keşfettiler.

Machu Picchu antik şehri.

Brezilya’nın Rio Grande do Sul Federal Üniversitesi’nden jeolog Rualdo Menegat, “”Düzen, sitenin altında yatan kırık matrisini açıkça yansıtıyor. Ollantaytambo, Pisac ve Cusco gibi diğer antik İnka şehirleri de fayların kesişme noktasında bulunuyor. Her biri, tam olarak sitenin jeolojik faylarının ana yönlerinin ifadesidir” dedi.

Polonyalı bir bilim insanı, Machu Picchu’nun kraliyet birim ölçümü kullanılarak İnkalar tarafından inşa edildiğini öne süren ilginç bir teori ortaya attı.

Wroclaw Teknoloji Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden araştırmacı Anna Kubicka, İnkaların Machu Picchu’daki binalarını ölçmek için iki modül (veya quanta) kullandığını belirledi. Temel olan 42 cm uzunluğundaydı ve 1.6 metre yüksekliğindeki ortalama İnka sakinlerinin önkol uzunluğuna karşılık geliyordu. Dr. Kubicka tarafından yeni keşfedilen ikincisi ise 54 cm uzunluğundadır.

Kubicka, İnka seçkinlerine ait temsilci kompleksleri ve konut binaları ile temel olan  çiftlik ve atölye binalarının kompleksleriyle ilişkilendirildiği için buna “kraliyet birimi” dedi. Kubicka, bunun Machu Picchu şehir planının ölçümünün imparatorluk mühendisleri tarafından denetlendiğinin kanıtı olduğuna inanıyor. Sistemin İnka Peru’daki diğer yerlerde de kullanılıp kullanılmadığı konusunda henüz araştırma yapılmadı.

Dr Kubicka, İnka ölçü sistemi üzerine şimdiye kadar yapılan araştırmanın esas olarak bu bölgeleri kolonileştiren İspanyollar tarafından tutulan 16. ve 17. yüzyıl tarihçelerine ve İnkalar tarafından kullanılan Quechua dilinin sözlüklerine dayandığını açıklıyor. Bu kaynaklar, örneğin ön kolun uzunluğu gibi antropometrik ölçümler hakkında bilgi içermektedir.Araştırmacı, Machu Picchu’daki saha araştırması sırasında 2010-2017 yıllarında yapılan ölçümleri kullanarak metrolojik analizler yapmıştır.

Araştırmalar ölçülendirmenin kraliyet ailesinin ön kol uzunluğuna göre yapıldığını keşfetseler de bu antik şehrin neden tektonik fayların buluşma noktasına yapıldığını açıklamıyor.

Machu Picchu birçok İnka şehri gibi gizemlerini hala koruyor.

Kaynak: https://naukawpolsce.pap.pl/

Banner
Benzer Yazılar

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir....

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya...

Beçin Antik Kentinde Bulunan Tarihi Bey Hamamı, Restorasyonun Ardından Misafir Kabulüne Başlayacak

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Beçin kalesi Türk İslam dönemi yerleşmelerinin önemli merkezlerinden biridir. Antik şehrin tarihi M.Ö 2000’lere kadar gitmesine rağmen, burayı kendilerine başkent...

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Mısır Papirüsleri Korumak İçin Yenilikçi Bir Çözüm: Wasabi

29 Şubat 2024

29 Şubat 2024

Araştırmacılar, bakteri ve mantar tehlikesi altında olan paha biçilmez eski Mısır papirüslerini temizlemek ve korumak için yeni bir doğal teknik...

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Fransa’da ölü doğmuş ve çok küçük çocuklara adanmış bir nekropol ortaya çıkarıldı

7 Haziran 2024

7 Haziran 2024

Ölüm haberi herkesi derinden üzer. Ancak ölü doğmuş veya çok küçük yaşta ölen çocukların haberi daha da üzücüdür. Bazı inanç...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]