6 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif, Demir Çağı’na ait kozmetik uygulamalar hakkında çığır açan bilgiler sunuyor.

Tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan bir güzellik sırrı, İran’ın Zagros Dağları’ndaki Kani Koter mezarlığında gün yüzüne çıktı. 7. ile 9. yüzyıllar arasına tarihlenen bu keşif, bilinen en eski göz kalemi formüllerinden biri olma özelliğini taşıyor. Arkeologlar, o dönemde yaygın olan kurşun bazlı göz boyalarının aksine, bu kozmetik ürünün grafit ve mangan oksit kullanılarak üretildiğini ortaya koydu.

Kurşunsuz ve Organik İçeriksiz: Antik Dönemin Yenilikçi Güzellik Ürünü

Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Silvia Amicone liderliğinde yürütülen uluslararası ekip, bu eşsiz formülün daha önce hiçbir antik uygarlıkta görülmediğini vurguluyor. Yapılan detaylı analizler, kozmetik tozun içerisinde ne kurşun ne de organik bileşen bulunduğunu ortaya çıkardı.

Heidelberg Üniversitesi’nden Dr. Shelir Amelirad, “Grafit ve mangan oksitin birlikte kullanılması, oldukça yenilikçi bir yaklaşım. Bu, yerel halkın kaynaklarını ne kadar yaratıcı biçimde kullandığını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Asur’un Eteklerinde Kozmetik İnovasyon

Kani Koter nekropolü, Asur İmparatorluğu’nun doğu sınırında, İran’ın iç bölgelerine yakın bir konumda yer alıyor. Burada bulunan mezarlarda genellikle elit sınıfa ait bireylerin gömüldüğü düşünülüyor. Aynalardan kişisel bakım araçlarına kadar birçok obje ile birlikte keşfedilen bu eyeliner, sadece makyaj değil, aynı zamanda statü ve kimlik göstergesi olarak da kullanılmış olabilir.

Kani Koter yerleşmesinden bir kozmetik şişe. Görsel: Tübingen Üniversitesi

Antik İran’da Güzelliğin ve Kimliğin Simgesi

Grafitin parlak yapısı ile mangan oksitin yoğun siyahlığı, bu karışımın hem estetik hem de işlevsel bir makyaj ürünü olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bu formülasyon, o dönemdeki toplulukların yalnızca büyük imparatorluklardan etkilenmediğini, kendi kozmetik kimyasını da geliştirdiğini kanıtlıyor.

Dr. Amicone, bu bulguların sadece güzellik algısını değil, Demir Çağı insanlarının yaşam tarzlarını da yansıttığını belirtiyor:
“Bu tür keşifler, antik insanların yalnızca nasıl göründüğünü değil, aynı zamanda kendilerini nasıl ifade ettiklerini de anlamamıza yardımcı oluyor.”

Kani Koter örneğinin FEG-SEM-SE mikrografları: (a) Mükemmel bölünmüş pirolusit kristali; (b) yüzey mineral fazlarını gösteren detay; (c) K-feldispat; (d) plajiyoklaz; (e) fillosilikat; (f) pirolusitli kil; (g) kuvars; (h) kalsit. Kredi: Amicone ve diğerleri, Archaeometry (2025)

Tarihin Derinliklerinden Modern Kozmetiğe İlham

Tübingen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Karla Pollmann ise bu keşfin, bilimsel araştırmalarla geçmişin nasıl aydınlatıldığını gözler önüne serdiğini belirtti:
“Modern teknoloji sayesinde, kaybolmuş dünyalara yeniden erişim sağlıyor; insanların nasıl yaşadığını, düşündüğünü ve kendini ifade ettiğini anlamaya yaklaşıyoruz.”


Sonuç: 3.000 Yıllık Göz Makyajı, Günümüz Güzellik Anlayışına Işık Tutuyor

İran’da ortaya çıkarılan bu antik göz kalemi, sadece tarihsel bir kalıntı değil, aynı zamanda antik kimya bilgisi ve güzellik anlayışının bir sembolü. Doğal minerallerle elde edilen bu yenilikçi formül, çağının çok ötesinde bir estetik anlayışı yansıtıyor.

University of Tübingen

Silvia Amicone, Baptiste Solard, Shelir Amelirad, Eghbal Azizi, Lara Maritan, Maxime Rageot, Christoph Berthold, Karen Radner: Eye makeup in Northwestern Iran at the time of the Assyrian Empire: a new kohl recipe based on manganese and graphite from Kani Koter (Iron Age III). Archaeometry.
DOI: https://doi.org/10.1111/arcm.13097

Banner
Benzer Yazılar

Brüksel metro hattındaki çalışmalar ikinci şehir duvarının kalıntılarını ortaya çıkardı

19 Nisan 2023

19 Nisan 2023

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki yeni metro hattı-3 inşaat çalışmaları, ikinci sur duvarının bir kısmını ve yarım daire biçimli kulelerinden birini ortaya...

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

İtalya’da 7000 yıllık nadir kil heykelcik bulundu

28 Temmuz 2023

28 Temmuz 2023

Roma Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, Lazio’nun Sabina bölgesindeki Poggio Nativo yakınlarındaki Battifratta mağarasında kadın özelliklerine sahip bir heykelcik keşfettiler. Bu, yaklaşık...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve...

İsrail’in Rahat kenti yakınlarında 1200 yıllık cami bulundu

23 Haziran 2022

23 Haziran 2022

Arkeologlar, İsrail’in Rahat kenti yakınlarındaki Negev çölünde 1200 yıllık bir cami keşfettiler. Israel Antiques Authority (IAA) arkeologları tarafından yapılan kazılarda...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

4.400 Yıllık Şaman Yılan Asası Bulundu

29 Haziran 2021

29 Haziran 2021

Finlandiya’da ahşaptan yapılmış çok iyi korunmuş 4.400 yıllık Şaman Yılan Asası bulundu. Bulunan “Yılan Asası”nın şamanik ritüellerde kullanılmış olduğu düşünülüyor....

Arkeologlar, Rusya’daki antik Phanagoria’da altıncı yüzyıl bakır stater oluşan bir hazine keşfettiler.

2 Ağustos 2021

2 Ağustos 2021

Arkeologlar, Karadeniz kıyısındaki Phanagoria’da Bakır stater olarak bilinen altıncı yüzyıla ait 80 madeni para keşfettiler. Keşif, Rus arkeologların yangının neden...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]