20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı.

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin’in bilimsel danışmanlığında devam eden kazılarda İki sur duvarı arasındaki alanın Bizans ve Osmanlı dönemi mezarlık olarak kullanıldığı belirlendi. Yine sur duvarının altında Roma dönemine ait bir villa ile sur kapısını kontrol etmek üzere yapılmış olduğu sanılan bir bina kalıntısına ulaşıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre; Makedonya Kralı Büyük İskender’in kumandanlarından Antigonius Monophthalmos tarafından MÖ 316’da kurulan, Bitinya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin izlerini halen taşıması nedeniyle dünyada eşine az rastlanan ve bütünüyle açık hava müzesi olan Bursa’nın İznik ilçesinde tarih ayağa kaldırılıyor.

İznik’te yapımına Bitinya döneminde MÖ 4’üncü yüzyılda başlanan ve antik yazarlardan Strabon’un verdiği bilgiye göre 2,5 kilometre uzunluğunda olan İznik Surları, Kuzey Avrupa’da yaşayan barbar kavimlerden Gotların 258 yılındaki saldırıları sonrasında güçlendirilip, uzatılarak bugünkü hali olan 4 ana ve 12 tali kapı ile 4970 metre uzunluğa ulaşmış.

Tarih boyunca yaşanan kuşatmalar ve büyük depremlere rağmen günümüze kadar ulaşmayı başaran tarihi surlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile İznik Müzesi Başkanlığında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor.

Roma dönemine ait villa

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin’in bilimsel danışmanlığında tarihi surların Yenişehir Kapı bölümünde sürdürülen arkeolojik kazılar, kenti savunma amaçlı yapılan surların farklı amaçlar için de kullanıldığını gözler önüne serdi. İç ve dış surlar arasındaki alanın Bizans ve Osmanlı dönemlerinde mezarlık olarak kullanıldığını gösteren çok sayıda iskelet ortaya çıktı. Kazıya bilimsel danışmanlık yapan Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Biz burada anlama ve kurtarma amaçlı sondaj kazıları şeklinde kazılar yürütüyoruz. Mesela bir Roma villası olabilecek bir yapı kalıntısı bulduk. Bunu bulduğumuz, milattan sonra 2 yüzyıla ait kandiller ve benzeri buluntular anlıyoruz. Sur duvarı tam villanın üzerinden geçiyor. Bu da bize şunu gösteriyor. Demek ki bu sur duvarları yapılırken bazı yapılardan fedakarlıkta bulunulmuş. Sonrasında da 5 veya 6 yüzyıllarda Yenikapı’nın giriş çıkışını kontrol altına alan bir binanın bu villanın üzerine inşa edildiğini görüyoruz” dedi.

Mezarlık olarak kullanılmış

Bunun yanında sur duvarları arasında çok sayıda defin ile karşılaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Şahin, “Özellikle kademeli olarak yapılan definlerin, bu alanda çok uzun yıllar süren bir defin geleneği olduğunu gösteriyor. Elde ettiğimiz bulgulara göre bunlar saldırılar esnasında ölen Bizanslı ya da şehit düşen İslam askerlerine ait değil. Düzenli bir defin olduğunu bize gösteriyor. Çünkü düzenli bir şekilde yapılan mezarlar ve bu mezarların içerisinde yapılan definleri görüyoruz. Buluntular arasında çok ilginç bir grup var. O da şu bir alanda biraz daha alt kotta Hıristiyan kökenli insanlar, bunun hemen bir üst kotunda da defin geleneğinden anlaşıldığı kadarıyla bir Müslüman’a ait mezar yer alıyor. Demek ki hem Bizans döneminde hem de sonrasında Türklerin gelmiş olduğu dönemde bu alanın yine mezar alanı olarak kullanıldığını görüyoruz” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Hitit İmparatorluğu’nun Çivi Yazılı Tabletleri Dijital Dünyada Yeniden Doğuyor: TLHdig 0.2 Yayınlandı

26 Mart 2025

26 Mart 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Boğazköy-Hattuşa’da keşfedilen ve MÖ 1650-1200 yılları arasında hüküm süren Hitit İmparatorluğu’na ait binlerce çivi...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Dünyanın En Eski Gülücük Emojili Su Matarası Sergilenecek

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Hitit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Anadolu ve Suriye topraklarında Geç Hitit Devletleri kurulmuştu. Bu devletlerden birisi de günümüz Gaziantep ilinin Karkamış...

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Moldova’da 2,300 Yıllık İskit Mezarı Açıldı: İçinden Nadir Bir Tütsülük ve Gizemli Bir Ritüel Taşı Çıktı

17 Mayıs 2026

17 Mayıs 2026

Moldova’nın doğusunda, Gura Bîcului yakınlarındaki bir tümülüsün altında 2,300 yıllık bir İskit mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar odasında seramik kaplar, ok...

Neandertaller’in Ölülerini Gömdüğüne Yönelik Kanıtlar Bulundu

13 Aralık 2020

13 Aralık 2020

Ölülerin gömülmesi Neandertaller tarafından mı uygulandı yoksa türümüze özgü bir yenilik mi? İlk hipotez lehine göstergeler var ancak bazı bilim...

İngiltere’de 6.000 Yıllık Ahşap Yol Keşfedildi: Neolitik İnsanlar Bataklıkları Böyle Aşıyordu

19 Mart 2026

19 Mart 2026

İngiltere’nin Somerset bölgesinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 6.000 yıllık ahşap bir yol, erken Neolitik toplulukların zorlu bataklık arazilerde nasıl...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Almanya’da Demir Çağı dönemi 2800 yıllık iki kılıç bulundu

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Almanya’nın güneyindeki Andechs’in Frieding bölgesindeki itfaiye istasyonunun inşasına yönelik arkeolojik kazılar sırasında, arkeologlar son derece nadir ve kısmen iyi korunmuş...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]