2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın hemen altına yerleştirilmiş, pişmiş kilden yapılmış bu yapı, yaklaşık 2 bin 600 yıl önce, Pers egemenliği döneminde kullanılıyordu. Dikkat çekici olan ise tandırın formunun, bugün Anadolu’nun birçok yerinde hâlâ kullanılan örneklerle neredeyse birebir aynı olması.

Keşif, Oluz Höyük kazılarının son sezonunda gerçekleştirildi. Yerleşmenin Pers dönemine tarihlenen tabakalarında ortaya çıkarılan tandır, gündelik yaşamın en temel unsurlarından biri olan yemek pişirme pratiğinin ne kadar köklü olduğunu gözler önüne seriyor.

Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, tandırın teknik özelliklerine dikkat çekerek, “Bu yapı, gövdesi toprağa gömülü şekilde inşa edilmiş. Kullanım biçimi ve formu, günümüzde Anadolu’da gördüğümüz tandırlarla neredeyse aynı. Aradaki tek fark, 2 bin 600 yıllık olması” değerlendirmesinde bulundu.

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı
Görsel: Murat Çelik/İHA

Pers Döneminde Oluz Höyük’te Gündelik Yaşam

Oluz Höyük, Orta Karadeniz hinterlandında, uzun süreli yerleşim izleri taşıyan önemli bir arkeolojik merkez olarak biliniyor. Geç Tunç Çağı’ndan Pers ve Hellenistik dönemlere kadar uzanan tabakalarıyla höyük, farklı siyasi dönemlerde yaşamın nasıl sürdüğüne dair güçlü veriler sunuyor.

MÖ 6. yüzyılda bölgenin Ahameniş Pers İmparatorluğu egemenliği altına girmesiyle birlikte Oluz Höyük, imparatorluk düzeni içinde varlığını sürdüren yerleşimlerden biri hâline geldi. Kazılarda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, buranın yalnızca küçük bir kırsal yerleşme değil; konut alanları, depolama mekânları ve idari yapılarıyla planlı bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

Yeni bulunan tandır da bu yerleşimin ev içi yaşamına dair somut bir kanıt sunuyor.

Binlerce Yıllık Bir Mutfak Düzeni

Tandır, tek başına bir buluntu değil. Arkeologlar, tandırın tam karşısında, hamur açma ya da tahıl işleme amacıyla kullanıldığı değerlendirilen taş bir tezgâh da tespit etti. Bu düzenleme, alanın açık biçimde bir mutfak ya da yiyecek hazırlama mekânı olarak kullanıldığını gösteriyor.

Görsel: Murat Çelik/İHA

Bu durum, Anadolu’daki pişirme geleneklerinin sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. Neolitik dönemden itibaren ekmek ve tahıl temelli beslenmenin merkezinde yer alan tandır benzeri yapılar, Oluz Höyük örneğinde olduğu gibi, Pers döneminde de kullanımını sürdürüyor. Siyasi iktidarlar değişse de mutfak alışkanlıklarının büyük ölçüde korunduğu anlaşılıyor.

Önceki kazı sezonlarında da bu tabloyu destekleyen bulgular elde edilmişti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında bulunan toprak kap içerisinde kemik parçaları ve tahıl tanelerine rastlanmış, yapılan analizler bu kapta keşkek benzeri bir yemeğin pişirildiğini ortaya koymuştu. Araştırmacılar, bu tür yemeklerin söz konusu tandırlarda hazırlanmış olabileceğini değerlendiriyor.

Anıtsal yapılar ve yazılı belgeler çoğu zaman antik imparatorlukları anlamanın temel araçları olarak görülse de, Oluz Höyük’teki bu tandır farklı bir hikâye anlatıyor. Gündelik hayatın sürekliliğini, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve alışkanlıkları yansıtıyor.

Bu açıdan bakıldığında tandır, yalnızca bir pişirme ünitesi değil; Anadolu’nun mutfak kültürünün ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlayan güçlü bir tanık niteliği taşıyor.

Kazılar ilerledikçe Oluz Höyük, Pers dönemi Anadolu’sunda yaşamın nasıl sürdüğünü, sıradan insanların gündelik pratikleri üzerinden anlamamıza katkı sunmaya devam edecek.

Banner
Related Articles

İngiliz Hükümeti Stonehenge’in Altına Tünel Açacak!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

İngiliz Hükümeti A303 karayolunun trafiğini rahatlatmak amacıyla yapılması düşünülen tünelin tarihi öneme sahip Stonehenge altından geçmesi için çalışılmasına sıcak bakıyor....

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Mezolitik Dönemde Kullanılan Dikenli Uçların Malzeme Seçimi Şaşırttı

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Bir zamanlar İngiltere Avrupa kıtasına bağlıydı. Zaman içinde bu bağlantı koptu ve aradaki bölge sular altında kaldı. Modern insanlar şimdi...

İsviçre’de Keşfedilen Olağan Üstü Büyük Roma Binası

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Arkeologlar, güneybatı İsviçre’de boyutları ve yapım yöntemi bölgede hiç görülmeyen bir Roma binası ortaya çıkardılar. İsviçre’nin Brig kasabası yakınlarındaki Valais...

Copán’da Bulunan Antik İskeletler, Maya Uygarlığının Çöküşüne Işık Tutuyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Honduras’taki Copán antik kentinde yapılan yeni arkeogenetik araştırmalar, Maya uygarlığının nasıl çöktüğüne dair önemli...

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Perre Antik Kenti’ndeki 1500 Yıllık Dev Mozaikte Koruma Çalışmaları Sürüyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde, 1500 yıl öncesine tarihlenen 125 metrekarelik dev mozaikte temizlik ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Adıyaman’ın tarihi...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]