15 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden Geç Antik Çağ’a kadar varlığını sürdüren kentte yürütülen kazılar, dağlık bölgelerdeki antik yerleşimlerin sanılandan çok daha örgütlü, dirençli ve uzun ömürlü olabildiğini gösteriyor.

Bugün geniş kitleler tarafından çok fazla bilinmese de Adada, Pisidia’nın stratejik kentlerinden biriydi. Ayakta kalan yapıları, bağımsız yol ağı, erken Hristiyanlık dönemine uzanan izleri ve gelişmiş yerel yönetim yapısıyla kent, yalnızca bir antik yerleşim değil; dağlık Anadolu’da kamusal hayatın nasıl kurulduğunu gösteren güçlü bir örnek.

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor
Görsel: AA

Pisidia’nın dağlarında uzun ömürlü bir kent

Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, Adada’nın tarihini daha okunabilir hale getiriyor. Kentteki arkeolojik veriler, burada yaklaşık 17 asır boyunca yaşamın kesintiye uğramadan devam ettiğini ortaya koydu.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Mörel’e göre bu süreklilik, Adada’yı bölgedeki nadir örneklerden biri haline getiriyor. Kentin tarihi, Helenistik dönemden Roma İmparatorluk Çağı’na, oradan da Geç Antik Çağ’a kadar uzanıyor. Bu uzun zaman aralığı, Adada’nın farklı siyasi ve dini değişimlere rağmen varlığını koruyabildiğini gösteriyor.

Adada’nın asıl dikkat çekici yönlerinden biri ise konumu. Kent, Roma döneminde inşa edilen ana askeri yol Via Sebaste üzerinde yer almıyor. Bu yola bağlanan bir yan hat üzerinde de değil. Buna rağmen Adada, Pisidia içinde bağımsız bir güzergâh üzerinde gelişmiş ve bölgesel hareketliliğin parçası olmuştu.

Bu ayrıntı, kentin karakterini belirleyen önemli noktalardan biri. Adada, Roma’nın ana yol sistemine doğrudan bağlı olmadan kendi çevresiyle güçlü ilişkiler kurmuş bir dağ kentiydi. Ticaret, yerel ulaşım, dini geçişler ve kültürel temaslar bu bağımsız hat üzerinden şekillenmiş olmalı.

Görsel: AA

Saint Paul Yolu ile kesişen güzergâh

Adada’nın bulunduğu rota, erken Hristiyanlık tarihi açısından da önemli. Antalya’dan başlayarak Sütçüler üzerinden Adada’ya uzanan Saint Paul Yolu, bugün hem yürüyüş rotası hem de inanç turizmi açısından bilinen bir güzergâh.

Aziz Pavlus’un seyahatleriyle ilişkilendirilen yolların Adada çevresindeki bağımsız hatlarla kesişmesi, kentin değerini artırıyor. Bu nedenle Adada, yalnızca Roma dönemine ait taş yapılarıyla değil, Geç Antik Çağ’daki dini dönüşümlerin izleriyle de öne çıkıyor.

Kazılarda, inanç sistemlerindeki değişimi yansıtan mimari kalıntıların yanı sıra katekümenlik olarak adlandırılan eğitim alanlarına ilişkin somut verilere ulaşıldı. Katekümenlik, erken Hristiyanlıkta vaftize hazırlanan kişilerin eğitim sürecini ifade ediyor. Bu bulgular, Adada’da Hristiyanlaşma sürecinin yalnızca ibadet mekânları üzerinden değil, eğitim ve toplumsal örgütlenme üzerinden de izlenebileceğini gösteriyor.

Görsel: AA

Kamusal yapılar meclis kararıyla inşa edilmiş

Adada’nın en dikkat çekici taraflarından biri, gelişmiş idari yapısı. Kazılardan elde edilen bulgular, kentteki kamusal yapıların meclis kararlarıyla inşa edildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Adada’da yerel yönetim mekanizmasının işlediğine işaret ediyor.

Antik kentlerde kamusal yapılar yalnızca mimari anıtlar değildir. Aynı zamanda karar alma süreçlerini, kaynak kullanımını ve kent kimliğini yansıtır. Adada’da yapıların meclis kararlarıyla ilişkilendirilmesi, Pisidia’daki yerel yönetim kültürünün beklenenden daha gelişmiş olabileceğini düşündürüyor.

Bu yönüyle Adada, sadece iyi korunmuş taş yapılardan oluşan bir alan değil. Kentin dokusu, yerel yönetimi, dini değişimi ve uzun süreli kentleşme deneyimini aynı yerde okumaya imkân veriyor.

Görsel: AA

Unutulmuş bir kentten güçlü bir Anadolu hikâyesi

Adada bugün, Efes ya da Sagalassos kadar tanınan bir antik kent değil. Fakat bu durum, onun arkeolojik değerini azaltmıyor. Aksine, Pisidia’nın dağlık arazisinde büyük ölçüde korunmuş yapılarıyla Adada, daha az bilinen antik kentlerin ne kadar güçlü hikâyeler taşıyabileceğini gösteriyor.

2021 yılından bu yana yoğunlaşan kazılar, 2024 itibarıyla Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındı. 2026 yılında da çalışmalar aynı çerçevede devam ediyor. Amaç yalnızca yapıları açığa çıkarmak değil; Adada’nın kent dokusunu, inanç tarihini ve yerel yönetim düzenini daha bütünlüklü biçimde anlamak.

Görsel: AA

Adada’nın hikâyesi, taş yapılarla sınırlı değil. Burada 1.700 yıl boyunca yaşayan, karar alan, yollar kuran, ibadet eden ve değişen dünyaya uyum sağlayan bir toplumun izleri korunuyor. Isparta’nın dağlarında uzun süre gölgede kalan bu Pisidya kenti, Anadolu’nun yerel şehir kültürünü anlamak için artık çok daha güçlü bir örnek.

Banner
Benzer Yazılar

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Suudi Arabistan’da Hz. Ömer’in Adının Geçtiği Kaya Yazıtları Bulundu

10 Haziran 2026

10 Haziran 2026

Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında, Hz. Ömer ibn el-Hattab’ın adını taşıyan kaya yazıtları belgelendi. Keşif, erken İslam...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

İsrail’de 6000 yıllık Kalkolitik fildişi çömlek keşfedildi

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

İsrail’in güneyindeki Beersheba yakınlarındaki bir kazıda, Kalkolitik döneme (MÖ 4.000 civarında) tarihlenen fildişi dişlerinden yapılmış bir çömlek ortaya çıkarıldı. Buluntu,...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Çatalhöyük’ten 84 yıl önce çalınan ana tanrıça heykelciği Konya’da sergileniyor

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Anadolu’nun önemli Neolitik yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te 1960 yılında yapılan kazılarda bulunan ve yasadışı yollarla kaçırılan ana tanrıça heykelciği Türkiye’ye getirildi. Kültür...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Nadir Bronz Kılıç, Sardinya’nın 3.200 Yıllık Kulelerinin Nasıl Kutsal Alanlara Dönüştüğünü Ortaya Koydu

12 Mayıs 2026

12 Mayıs 2026

Sardinya’da 3.200 yıllık taş bir kulenin içinde arkeologlar mühürlenmiş bir kuyu, parçalanmış törensel kaplar ve savaş için üretilmemiş bir bronz...

Çatalhöyük’te bulunan iskeletler üzerinde yapılan yeni bir çalışma ilginç bulgular ortaya çıkardı

18 Mart 2022

18 Mart 2022

Anadolu’da Erken Neolitik Çağ’ın ilk yerleşik düzen kültürüne ev sahipliği yapan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda ele geçen iskeletler üzerinde gerçekleştirilen yeni...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]