15 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı projesiyle yeniden keşfediliyor. Türk devletlerinin izlerini taşıyan bu kadim şehir, bilimsel iş birliğinin güçlü bir örneği olarak dikkat çekiyor.

Taşkent’in kuzeydoğusunda, tarihi İpek Yolu’nun kavşak noktalarından birinde yer alan Şahruhiye, Türk Tarih Kurumu, TİKA ve Özbekistan Bilimler Akademisi iş birliğiyle gerçekleştirilen kazı projesiyle gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı çalışmaları, Türkiye’den 14 kişilik uzman ekip ile Özbek arkeologların ilk kez ortaklaşa yürüttüğü arkeolojik kazı olma özelliği taşıyor. Projeye Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu başkanlık ediyor.

2 Bin Yıllık Bir Türk Yerleşimi

Şahruhiye, 1. yüzyılda Benaket adıyla anılıyor ve doğal savunma avantajlarıyla öne çıkan bir kale olarak kuruluyor. Zaman içinde gelişerek, 9.-12. yüzyıllarda demircilik, cam işçiliği ve çömlek üretimi gibi sanayi alanlarında büyük ilerleme kaydediyor. Özellikle Karahanlılar ve Timurlular döneminde bir ticaret ve üretim merkezi hâline geliyor.

TRT Haber’de yer alan bilgilere göre şehir, 1220 yılında Cengiz Han’ın orduları tarafından yıkıma uğradıktan sonra, 1392’de Emir Timur’un hâkimiyetiyle yeniden ayağa kaldırılıyor. Timur, bu önemli şehri oğlu Şahruh’un onuruna “Şahruhiye” olarak yeniden adlandırıyor. Şehir, bir dönem Timurlu ordusunun sağ kanadının konuşlandığı bir garnizon olarak da kullanılıyor.

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Kazılarda Saray ve Cephanelik İzleri

Kazı çalışmaları sırasında Emir Timur dönemine ait tahkimat duvarlarının altında büyük yapılar tespit edildi. Bunlar arasında olası saray kalıntıları, cephanelikler ve zanaat atölyeleri yer alıyor. Ayrıca bulunan zırhlar, kasklar, bıçaklar, ok uçları, cam ve seramik parçalar; Şahruhiye’nin, Orta Asya’nın en büyük metalürji ve cam üretim merkezlerinden biri olduğunu gözler önüne seriyor.

Kazı ekibi ayrıca 1560 yılına tarihlenen bir insan iskeleti de buldu. Bu bulgu, dönemin sağlık durumu, hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları hakkında detaylı analizler yapılmasına imkân tanıyor.

Tehlike Altındaki Miras: UNESCO Hedefi

Seyhun Nehri kıyısında yer alan Şahruhiye’nin kalıntılarının önemli bir bölümü zamanla nehir sularıyla tahrip olmuş durumda. Kazı ekibi, bugüne kadar korunamayan bölgeleri belgelemenin yanı sıra, alanın kalan kısmını da koruma altına almak için çalışmalar yürütüyor. Projenin en önemli hedeflerinden biri de Şahruhiye’yi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil etmek.

Kazı başkanı Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu şu değerlendirmede bulunuyor:
“Şahruhiye yalnızca tarihî bir kent değil, aynı zamanda 300 milyonluk Türk dünyasının ortak geçmişini temsil eden bir semboldür. Bu projeyle sadece arkeolojik kalıntıları değil, büyük bir medeniyetin izlerini ortaya çıkarıyoruz.”

Kapak fotoğrafı: AA

Banner
Benzer Yazılar

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Hristiyanlık Öncesi İskandinav Dinine Yeni Yorum

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Hristiyanlıktan önceki İskandinav dini hakkında yapılan araştırmalar İskandinav dininde düşünülenden çok fazla çeşitlilik olduğunu gösterdi. Stockholm Üniversitesinin yaptığı 10 yıllık...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

1900 yıl öncesine ait av aletleri Meksika, Querétaro’da bir mağarada bulundu

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Querétaro eyaletindeki bir mağarada yaklaşık 1.900 yıl öncesine ait av aletleri buldular. Federal...

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

Mahkeme, Kıbrıs Vadisi için verilen statü değişikliği kararını iptal etti

24 Nisan 2022

24 Nisan 2022

Ankara’nın doğa harikası Kıbrıs Vadisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği statü değişiklik kararını mahkeme iptal etti. Mimarlar...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

Akadca yazılı tuğla, batı İran’daki Elam su temini sistemini ortaya çıkarabilir

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

İranlı arkeologlar, Dehloran Vadisi’nde Akadca yazılı bir tuğla ortaya çıkardılar. Akadca yazılı tuğla, Elamlıların su tedarik sistemini ortaya çıkarabilir. Keşfi...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Zeugma Antik Kenti Metaverse de gezilebilecek

6 Mart 2022

6 Mart 2022

Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator’un MÖ 300 yıllarında kurduğu ve muhteşem mozaikleri ile dikkatleri çeken Zeugma Antik Kenti metaverse...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Taş Devrinin Bilinmeyen Müzik Aletleri

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Müzik dünyanın evrensel dilidir. Atalarımızın bizden binlerce yıl önce güzel seslerin cazibesine kapılıp kapılmadığını bilmemiz mümkün değil. Ama bildiğimiz ve...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]