7 February 2023 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerde Baharın Gelişi Purilli Bayramı İle Kutlanıyordu

İnsan doğa ile  iç içe yaşayan bir varlıktır. Bahar, insan için bolluğun bereketin, yeni hayatların başladığı üzerine birçok anlam yüklediği bir mevsimdir. Dolaysıyla; baharın gelişi kutlamalarla, ziyafetlerle, kurban törenleri ile karşılanmıştır. Kutlamalar, insanların bulunduğu coğrafyaya göre farklılık göstermiştir. Her toplum kendi kültürel değerlerine göre baharın gelişini kutlamıştır. Hititlerde baharın gelişini kutlayan bir toplumdu. Hititler, Purilli adını verdikleri bayram ile baharı karşılamışlardır.  Purilli Bayramı, kralın yönettiği titizlikle davranılan ritüelleri içinde barındıran bir bayram olarak bilinir.

Tanrıları kızdırmamak Hititler için çok önemliydi

Bin tanrılı devletin sahipleri Hititler, tanrıların ve beraberinde gelen bayramlarının çokluğu ve çeşitliliği ile dikkat çekmektedir. Hitit devleti, kendi tanrılarının dışında fethettikleri devletlerin tanrılarına da (tanrıların gazabından çekindiklerinden) hürmet ve saygı gösterdikleri için Hitit panteonu bu kadar çok ve çeşitli olmuştur.

Başkent Hattuşa’da ortaya çıkarılan Büyük Tapınak’ın arşiv odasında yer alan tabletlerin büyük bir kısmı dini metinler oluşturmaktadır. Tanrılara hizmet eden başta rahip sınıfı olmak üzere diğer tapınak görevlileri, ekmekçi, sunulardan sorumlu hizmetkarlar, müzisyenler, soytarılar gibi birçok kişinin görevleri ve ritüellerde nasıl davranacağına kadar her şey noktası noktasına titizlikle bu tabletlere yazılmıştır. Çünkü, Hititler Tanrılara yapılan ibadetlerde ve dini kutlamalarda yapılacak en ufak hatanın Tanrıların gazabını çekeceğine inanmaktaydılar. Tanrıların gazabı da Hatti topraklarına salgın, kıtlık ve savaşlarda mağlubiyet getirirdi.

Hititler için bu kadar elzem olan Tanrılara ibadet ve dini bayramlar baş rahip olan kral ve kraliçenin bizzat katılımı ile gerçekleşmekteydi. Kral, dini bayramların en ufak aksaklık yaşanmadan kutlanması için yönetmelikler çıkarmakta ve takibini yapmaktaydı.

Baharın gelişinin kutlandığı Purilli Bayramı

Hititler için tüm tanrıların ve bayramların önemli olduğunu söylemiştik. Ama bir bayram var ki; bizce Hititler için daha bir ayrı önemi vardır. Bu bayramın adı Purilli Bahar Bayramı’dır.

Hitit ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Doğanın canlanması, bereketli uyanması Hititler için çok önemliydi. Başta Fırtına Tanrısı Teşup ve oğlu Kır tanrısı Telipinu, baharın geliş zamanında memnun edilmeliydi. Özellikle Telipinu kızdırılmamalıydı. Telipinu’nun kızdırılması, doğanın küsmesini, koyunların kuzulamamasını, tarla bağ bahçelerin evlerin sisler içinde kalmasına yol açabilirdi. Öyle ki yaşanan bir olayı, Kaybolan Tanrı Telipinu hikayesi ile Hititler bize aktarmışladır.

Hitit Purulli Bayramı
Hititlerde baharın gelişi Purilli Bayramı ile kutlanmaktaydı. Tanrılara ziyafetler sunulur baharın bolluk ve bereket getirmesi için Tanrılara dua edilirdi.

Bahar, her kültür için ortak bir dönem noktasıdır. Baharın gelmesi ile güneş ışığını ve sıcaklığını artırır. Doğa uyanır. Tarlalar bağlar bahçeler canlanır. Hayvanlar gebe kalır.

Baharın iyi gelmesi insan evladı için açlık korkusunun yenmesi ve o yılın korkusuzca neşe ve bolluk içinde geçmesi demektir.

Anadolu topraklarında 21 Mart tarihinde kutladığımız Nevruz Bayramı da işte bu kadim geleneklerin bir ürünüdür. Adından da belli olduğu gibi Nevruz, yeni, güzellik, olumlu enerjilerin ortaya çıktığı dönüm noktası ekinoks dur.

Hititler’de Nevruz bayramı Purilli ismi ile kutlamaktaydı. Purulli(ya) Hattice bir sözcük olan pur- sözcüğünden gelmektedir. Purilli, “yeryüzü, yer, ülke” gibi anlamları bulunmaktadır. Çivi yazılı tabletlerde bu kelime puruli-, purulli-, ṷuurulli-, puruliš-, ṷurulliya-, purulliya-, purulliyan, purulliyaš olarak yer almaktadır. Hurri dilinde de “ev, tapınak” gibi anlamları bulunmaktadır. Fakat, bu kelimenin Hurri toplumunda Hititlerdeki Purulli Bayramı ile alakası var mı bilinmemektedir

Purilli Bayramı, her bayram olduğu gibi Hitit kralının başrahipliğinde kutlanmaktaydı. Arşivlerde yer alan tabletlerde Purilli Bayramı için başkent Hattuşa’da görkemli törenler düzenlendiği bilinmektedir. V.Haas’a göre, bayram ritüellerinin en üst noktası diyebileceğimiz  kralın, tanrılar tarafından kabul edildiği bölüm Nerik kentinde gerçekleştiği için, “Nerik kentinin purulli(ya) ritüeli” olarak da bilinmektedir. Yine V. Haas’a göre; Hitit İmparatorluk döneminde bağlayıcı bir yenilik olmadığı için bayramın, çeşitli bölümleri AN.TAḪ.ŠUMSAR Bayramı’na dahil edilmişti. Bayram, 9 yıla bölünmüş durumdaydı. Nerik kentinin purulli(ya) Bayramı ile ilgili arşiv kataloğuna göre (KUB 30.42 öy. I 5-6)76, bayram, 32 tabletten oluşmaktaydı, ancak bu tabletlerin hiçbiri bugüne kadar ele geçmemiştir. Kaynaklar, zamansal olarak farklı olduğu için, bayram süresi rekonstrüksiyon yolu ile ortalama olarak hesaplanmaktadır. Buna göre, V.Haas’ın önerisi bayramın tümü yaklaşık olarak 1 ay sürmektedir. Olasılıkla mevcut metin malzemeleri göz önüne alındığında kral, bayram töreni yolculuğuna, değişmeyen ana noktası Ḫattuša’dan başlıyor, sonra Taṷiniya ve Ṷarkataṷi kentlerine uğruyor, oradan Zippalanda’ya, kesin geçiş yolu olmamakla beraber Arinna’ya, Kaštama’dan sonra Nerik kentine ulaşılabilmekteydi (Tercan 2016: 14).

Tabletlerde bayramların Hattuşa ve diğer dini kent olan Nerik’te gerçekleştirilen ritüellere yer verilmesinden dolayı akıllara şu sorular gelmektedir. Purilli Bayramı diğer Hatti ülkesi şehirlerinde kutlanıyor muydu? Kutlanıyorsa nasıl kutlanıyordu? Cevap şu an için elde edilen tabletlere göre yok.  Ancak, tahmin edebiliriz ki, baharın getirdiği sıcaklık ve sıcaklığın getirdiği neşe ve huzur diğer şehir insanları tarafından da hoş karşılanarak kutlanmalıydı.

Purilli Bayram kutlamaları dönemin kralına göre değişiklik gösterebilirdi.

II. Muvatalli döneminde, Telipinu’nun onuruna bayramın kısaltılmış şekli Utruna bölgesinde kutlanmaktadır. III. Ḫattušili dönemi kehanet metinlerinden, Nerik Kenti’nin Kaškaların egemenliği altında olduğu dönemlerde, bu kentin kült görevini Ḫakmiš(ša)/Ḫakpiš(ša) Kenti’nin üstlenmiş olduğu görülmektedir. Ancak daha sonra, III. Ḫattušili Nerik Kenti’nin tekrar ele geçirilmesi ile bu kent purulli(ya) Bayramı içerisindeki eski kült görevini yeniden üstlenmiş, yine bu dönemde kraliçe Puduḫepa’nın etkisi ile Güney Anadolu tanrıları olan Lavazantiya Šaušga’sı gibi tanrılar bayram ritüeline dahil edilmiştir.

Kral, purulli(ya) Bayram töreni yolculuğuna olasılıkla Ḫattuša’dan başlamakta, Taviniya ve Warkatawi kentlerine uğramakta, Zippalanda Kenti, Arinna Kenti, Kaštama Kenti ve son olarak Nerik Kenti’ne ulaşabilmektedir.

Bayrama, kral, kraliçe ve prens katılmakta, Kašḫa ve Ḫanḫana kentlerindeki 6 gün süren Tanrı Telipinu için gerçekleştirilen Purulli(ya) Bayram törenini prens, yönetmekte idi. İlluyanka ve Telipinu Mitosları, purulli(ya) Bayramı ile yakından ilgilidir.

Kaynak: 2016Tercan, Betül,  “HİTİTLERDE PURULLİ(YA) BAYRAMI” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara.

Banner
Benzer Yazılar

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Her Devrin Fenomeni, Paranın Enteresan Tarihi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

“Paraya dair yazmak onu elde etmekten daha kolaydır; ve onu kazananlar, para hakkında sadece yazmayı başarabilenlere büyük destek verirler. “Voltaire,...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]