8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik yaşamla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

Figürinler, Ceyhan’ın yaklaşık 5 kilometre kuzeyindeki Mustafabeyli Mahallesi yakınlarında yer alan Tatarlı Höyük’ün sitadel kesiminde bulundu. Ovalık Kilikya’nın doğusunda konumlanan yerleşme, Anadolu, Kuzey Suriye, Amik Ovası ve Doğu Akdeniz arasındaki geçiş güzergâhlarına yakınlığıyla bölgenin önemli arkeolojik merkezlerinden biri kabul ediliyor.

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

Tatarlı Höyük kazıları, 2007 yılından bu yana Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. K. Serdar Girginer başkanlığında yürütülüyor. Buluntular, Mehmet Cevher ve K. Serdar Girginer tarafından Höyük dergisinin Mayıs 2026 tarihli 17. sayısında yayımlanan “Tatarlı Höyük’te Ele Geçen Kourotrophos Figürinleri” başlıklı çalışmada değerlendirildi.

Sitadel kesiminde bulunan beş figürin

Tatarlı Höyük’te ele geçen figürinler, sitadel alanındaki Helenistik Dönem tabakalarından geliyor. Buluntular özellikle IIa ve IIb yapı katlarıyla ilişkili kontekstlerde tespit edildi.

Beş figürinden dördü çocuk taşıyan kadın, biri ise çocuk emziren kadın betimi olarak tanımlandı. Bu eserler, antik dünyada çocuğu besleyen, büyüten ya da koruyan kadın figürleri için kullanılan kourotrophos tipi içinde değerlendiriliyor.

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu
Tatarlı Höyük sitadel yerleşmesinden genel görünüm. Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Çocuk emziren kadın figürini özellikle dikkat çekici. Bu örnek, Tatarlı Höyük’te şimdiye kadar belirlenen kourotrophos figürinleri arasında tekil bir parça olarak öne çıkıyor. Küçük boyutuna rağmen verdiği bilgi güçlü: Helenistik Kilikya’da annelik ve çocuk bakımı yalnızca gündelik hayatın değil, koruyucu inançların da parçasıydı.

Ev yaşamına yakın bir inanç dünyası

Figürinlerin en önemli yanı, resmi bir kutsal alandan değil, konutlar ve avlularla ilişkili alanlardan gelmesi. Bu durum, doğum, çocuk sağlığı ve aile devamlılığına dair inançların yalnızca tapınaklarda değil, ev yaşamının içinde de karşılık bulduğunu düşündürüyor.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Antik dünyada gebelik, doğum ve erken çocukluk riskli dönemlerdi. Kourotrophos figürinleri, gebelik öncesinde bir dilek ya da doğum sonrasında bir şükran ifadesi olarak tanrıçalara sunulabiliyordu. Bazı örneklerde bu tür adaklar, yeni doğan çocuğun korunması ya da çocuk sahibi olmak isteyen kadınların ilahi yardım arayışıyla ilişkilendiriliyor.

Tatarlı Höyük buluntuları bu geniş inanış dünyasının Kilikya’daki yerel yansımalarından biri olarak değerlendirilebilir. Ev ve avlu alanlarıyla bağlantılı olmaları, bu küçük pişmiş toprak eserleri daha kişisel ve gündelik bir inanç pratiğine yaklaştırıyor.

Anne ve çocuk imgesinin uzun geçmişi

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Kourotrophos geleneği yalnızca Tatarlı Höyük’e özgü değil. Anne ve çocuk imgesi, Mezopotamya’dan Yunan dünyasına, Anadolu’dan Mısır’a kadar geniş bir coğrafyada farklı anlamlarla karşımıza çıkıyor.

Mezopotamya çivi yazılı metinlerinde aşk ve bereket tanrıçası İştar’ın göğsünden süt emen çocuklardan ve çocuk sahibi olmak için adak sunan insanlardan söz ediliyor. Antik Yunan dünyasında ise kourotrophos epiteti Eileithyia, Aphrodite, Persephone, Hekate ve Nympheler gibi ilahi varlıklarla birlikte kullanıldı.

Bu koruyucu rol, farklı kentlerde yerel tanrıçalarla da ilişkilendirildi. Ephesos’ta Artemis, Samos’ta Hera, Atina’da Athena ve Kaunos’ta Demeter, kourotrophos kültüyle bağlantılı tanrıçalar arasında anıldı. Demeter kültünde doğum, bereket ve çocukların korunması düşüncesi, kadınlara ve aile devamlılığına odaklanan ritüellerle birleşti.

Bu örnekler, Tatarlı Höyük figürinlerinin doğrudan aynı kült pratiğine ait olduğunu göstermez. Ancak anne ve çocuk imgesinin antik dünyada ne kadar güçlü ve yaygın bir görsel dil olduğunu ortaya koyar.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Helenistik Kilikya’da yerel bir ifade

Tatarlı Höyük figürinleri lüks saray objeleri ya da anıtsal kült heykelleri değil. Yerel ya da taşra üslubuna yakın küçük terrakotta eserler. Bu özellik, buluntuları daha doğrudan gündelik yaşamla ilişkilendirir.

Kilikya, tarih boyunca ticaret yolları, kültürel temaslar ve farklı inanç geleneklerinin kesiştiği bir bölgeydi. Tatarlı Höyük’ün konumu da bu hareketli dünyanın parçasıydı. Ancak bu figürinler, büyük siyasi olaylardan çok daha kişisel bir alana işaret ediyor: aile, doğum, çocuk bakımı ve korunma arzusu.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Anne ve çocuk teması, farklı dönemlerde bereket, toplumsal cinsiyet rolleri, ilahi koruma ve iktidarın kutsallığı gibi anlamlar taşıdı. Daha sonraki dönemlerde aynı görsel fikir, Erken Hristiyanlık sanatındaki Meryem ve çocuk İsa betimlerinde de yaşamaya devam etti.

Tatarlı Höyük’ten gelen beş kourotrophos figürini, yaklaşık 2 bin yıl önce Kilikya’da yaşayan insanların aile ve inanç dünyasına küçük ama etkili bir pencere açıyor. Bu eserlerde görülen şey yalnızca bir sanat motifi değil; çocuğu koruma, büyütme ve yaşatma arzusunun arkeolojik karşılığı.

Mehmet Cevher and K. Serdar Girginer, “Tatarlı Höyük’te Ele Geçen Kourotrophos Figürinleri,” Höyük, Issue 17, May 2026, pp. 65–88. DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.065

Banner
Related Articles

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

Dilin Yapısı 40 Milyon Öncesine Dayanıyor

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği kullandığı dildir. Dilin yapısının temellerinin ne zaman atıldığı ve nasıl günümüze kadar...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Polonya’daki Bir Kadın Mezarında Bulunan 1.800 Yıllık Roma Cam Balığı, Barbar Avrupa’nın Lüks Dünyasını Ortaya Çıkarıyor

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Polonya’nın kuzeyindeki Czarnówko nekropolünde bulunan balık biçimli Roma cam şişesi, ilk bakışta küçük ve zarif bir mezar hediyesi gibi görünebilir....

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

2.000 Yıl Önce Guatemala’da Geliştirilen Antik Maya Su Arıtma Sistemi ‘Bugün Hala Çalışacak’ Durumda!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Antik Maya, Mesoamerica halkı dünyanın en eski su arıtma sistemlerinden biri geliştirdi. Bugün bile bu çalışma kullanılabilir durumdadır. ABD’li uzmanlar,...

Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun öldüğü yer keşfedilmiş olabilir

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Arkeologlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun (936-973) öldüğü yeri bulduklarına inanıyorlar. Büyük Otto, tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru...

Yunt Dağı’nın Antik Kenti Aigai

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Aigai Antik Kenti, günümüzde Manisa ili sınırlarında yer almaktadır. Aigai Antik Kenti, antik dönemde Aspordene olarak bilinen ve günümüzde Yunt...

Amazon nehrindeki kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı

24 Ekim 2023

24 Ekim 2023

Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon nehrinde yaşanan kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı. Brezilya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]