24 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik yaşamla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

Figürinler, Ceyhan’ın yaklaşık 5 kilometre kuzeyindeki Mustafabeyli Mahallesi yakınlarında yer alan Tatarlı Höyük’ün sitadel kesiminde bulundu. Ovalık Kilikya’nın doğusunda konumlanan yerleşme, Anadolu, Kuzey Suriye, Amik Ovası ve Doğu Akdeniz arasındaki geçiş güzergâhlarına yakınlığıyla bölgenin önemli arkeolojik merkezlerinden biri kabul ediliyor.

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

Tatarlı Höyük kazıları, 2007 yılından bu yana Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. K. Serdar Girginer başkanlığında yürütülüyor. Buluntular, Mehmet Cevher ve K. Serdar Girginer tarafından Höyük dergisinin Mayıs 2026 tarihli 17. sayısında yayımlanan “Tatarlı Höyük’te Ele Geçen Kourotrophos Figürinleri” başlıklı çalışmada değerlendirildi.

Sitadel kesiminde bulunan beş figürin

Tatarlı Höyük’te ele geçen figürinler, sitadel alanındaki Helenistik Dönem tabakalarından geliyor. Buluntular özellikle IIa ve IIb yapı katlarıyla ilişkili kontekstlerde tespit edildi.

Beş figürinden dördü çocuk taşıyan kadın, biri ise çocuk emziren kadın betimi olarak tanımlandı. Bu eserler, antik dünyada çocuğu besleyen, büyüten ya da koruyan kadın figürleri için kullanılan kourotrophos tipi içinde değerlendiriliyor.

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu
Tatarlı Höyük sitadel yerleşmesinden genel görünüm. Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Çocuk emziren kadın figürini özellikle dikkat çekici. Bu örnek, Tatarlı Höyük’te şimdiye kadar belirlenen kourotrophos figürinleri arasında tekil bir parça olarak öne çıkıyor. Küçük boyutuna rağmen verdiği bilgi güçlü: Helenistik Kilikya’da annelik ve çocuk bakımı yalnızca gündelik hayatın değil, koruyucu inançların da parçasıydı.

Ev yaşamına yakın bir inanç dünyası

Figürinlerin en önemli yanı, resmi bir kutsal alandan değil, konutlar ve avlularla ilişkili alanlardan gelmesi. Bu durum, doğum, çocuk sağlığı ve aile devamlılığına dair inançların yalnızca tapınaklarda değil, ev yaşamının içinde de karşılık bulduğunu düşündürüyor.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Antik dünyada gebelik, doğum ve erken çocukluk riskli dönemlerdi. Kourotrophos figürinleri, gebelik öncesinde bir dilek ya da doğum sonrasında bir şükran ifadesi olarak tanrıçalara sunulabiliyordu. Bazı örneklerde bu tür adaklar, yeni doğan çocuğun korunması ya da çocuk sahibi olmak isteyen kadınların ilahi yardım arayışıyla ilişkilendiriliyor.

Tatarlı Höyük buluntuları bu geniş inanış dünyasının Kilikya’daki yerel yansımalarından biri olarak değerlendirilebilir. Ev ve avlu alanlarıyla bağlantılı olmaları, bu küçük pişmiş toprak eserleri daha kişisel ve gündelik bir inanç pratiğine yaklaştırıyor.

Anne ve çocuk imgesinin uzun geçmişi

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Kourotrophos geleneği yalnızca Tatarlı Höyük’e özgü değil. Anne ve çocuk imgesi, Mezopotamya’dan Yunan dünyasına, Anadolu’dan Mısır’a kadar geniş bir coğrafyada farklı anlamlarla karşımıza çıkıyor.

Mezopotamya çivi yazılı metinlerinde aşk ve bereket tanrıçası İştar’ın göğsünden süt emen çocuklardan ve çocuk sahibi olmak için adak sunan insanlardan söz ediliyor. Antik Yunan dünyasında ise kourotrophos epiteti Eileithyia, Aphrodite, Persephone, Hekate ve Nympheler gibi ilahi varlıklarla birlikte kullanıldı.

Bu koruyucu rol, farklı kentlerde yerel tanrıçalarla da ilişkilendirildi. Ephesos’ta Artemis, Samos’ta Hera, Atina’da Athena ve Kaunos’ta Demeter, kourotrophos kültüyle bağlantılı tanrıçalar arasında anıldı. Demeter kültünde doğum, bereket ve çocukların korunması düşüncesi, kadınlara ve aile devamlılığına odaklanan ritüellerle birleşti.

Bu örnekler, Tatarlı Höyük figürinlerinin doğrudan aynı kült pratiğine ait olduğunu göstermez. Ancak anne ve çocuk imgesinin antik dünyada ne kadar güçlü ve yaygın bir görsel dil olduğunu ortaya koyar.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Helenistik Kilikya’da yerel bir ifade

Tatarlı Höyük figürinleri lüks saray objeleri ya da anıtsal kült heykelleri değil. Yerel ya da taşra üslubuna yakın küçük terrakotta eserler. Bu özellik, buluntuları daha doğrudan gündelik yaşamla ilişkilendirir.

Kilikya, tarih boyunca ticaret yolları, kültürel temaslar ve farklı inanç geleneklerinin kesiştiği bir bölgeydi. Tatarlı Höyük’ün konumu da bu hareketli dünyanın parçasıydı. Ancak bu figürinler, büyük siyasi olaylardan çok daha kişisel bir alana işaret ediyor: aile, doğum, çocuk bakımı ve korunma arzusu.

Fotoğraf: Tatarlı Höyük Kazı Arşivi

Anne ve çocuk teması, farklı dönemlerde bereket, toplumsal cinsiyet rolleri, ilahi koruma ve iktidarın kutsallığı gibi anlamlar taşıdı. Daha sonraki dönemlerde aynı görsel fikir, Erken Hristiyanlık sanatındaki Meryem ve çocuk İsa betimlerinde de yaşamaya devam etti.

Tatarlı Höyük’ten gelen beş kourotrophos figürini, yaklaşık 2 bin yıl önce Kilikya’da yaşayan insanların aile ve inanç dünyasına küçük ama etkili bir pencere açıyor. Bu eserlerde görülen şey yalnızca bir sanat motifi değil; çocuğu koruma, büyütme ve yaşatma arzusunun arkeolojik karşılığı.

Mehmet Cevher and K. Serdar Girginer, “Tatarlı Höyük’te Ele Geçen Kourotrophos Figürinleri,” Höyük, Issue 17, May 2026, pp. 65–88. DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.065

Banner
Benzer Yazılar

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

12 Haziran 2025

12 Haziran 2025

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı...

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bakımevini ortaya çıkarıyor

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Londra Arkeoloji Müzesi’nden (MOLA) arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bir Londra bakımevini ortaya çıkarıyorlar. Charles Dickens, Viktorya...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]