29 July 2021 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür. Bir çeşit güneşe karşı korunma sistemi olarak düşünülebilir.

Bit-Hilani planına bakacak olursak: yatay eksenli bir mekana yine aynı eksende revaklı yada portikolu bir girişten girilmesiyle oluşan bir yapı planına sahiptir. Tapınak olarak inşa edilen hilani yapılarda bu iki odaya planı bozmayan bir oda eklentisi yapılmaktadır. Bu eklenti olan oda genellikle depo olarak kullanılmaktadır.

Geç Hitit yerleşmelerinde oldukça sık görülen Bit-Hilani türü köken olarak hala tartışmalı bir konu olmakla beraber Tilmen Höyük’te Hilani yapıların öncüsü olan E yapısı Prof. Dr. Refik Duru tarafından yazılmıştır. Aynı şekilde Boğazköy Hattuşa sitadelinde bulunan Büyükkaledeki E yapısı önünde portikolu bir giriş olduğu ve arkasında ikiye bölünmüş bir odası olan, yanlara ve üst kata doğru genişlemesi olan bir yapı görülmektedir. Hem Tilmen höyük hemde hattuşa sarayının Hilaniler ile ilişkisi belirgin bir durumdadır. Ama bu yapıların Demir çağındaki Hilanilere dönüşmesi nasıl olmuştur?

Zincirli'de (Sam'al)bulunan sütun altlıkları
Zincirli’de (Sam’al) bulunan sütun altlıkları

Bu tür yapıların Hitit coğrafyasında sevildiği çok açıktır. Sıcak iklimlerde sundurmalı girişlere ihtiyaç olması da gayet normaldir. Aslında bu yapıların Anadolu kökenli olması hiçde şaşırtıcı bir durum olmayacaktır. Assur Kralı II. Sargon, Dur-Şarrukin’in  Kuruluş metninde şöyle bir binadan bahsetmektedir.

-“Amurru dilinde bit-hilani dedikleri Hitit sarayından esinlenen bir revak, saray kapılarının önüne inşa ettim.”

Saray terasının batı köşesindeki yapı tam olarak bilinemediği için bu sözlerle anlatılan yapı olması ihtimal dahilinde görülmektedir. II. Sargon bu yapıların Hititlere özgü olduğunu söylemektedir.

Dur-şarrukin
Dur-Şarrukin

Buraya kadar plan ve anlatılanlar dahilinde Anadolu kökenli bir yapı tekniği olarak adlandırmamız abartılı olmayan bir köken arayışıdır. Bununla birlikte Bit-Hilani yapılar sürekli gelişim göstermiş girişteki sütunlar heykellerle süslenmeye başlanmıştır. Bu sütunlar için sedir ahşap dikmeler kullanılmakta, ön cephe kabartmalarla, protom başlı aslanlarla, sfenkslerle süslenmektedir.

HALEP MÜZESİ GİRİŞİ
Tell Halaf’taki Kapara sarayının girişinin yeniden inşası olan Halep Ulusal Müzesi’nin girişi

Tell Halaf’ a gelindiğinde ise Hilani cephesi artık gösterişten öte bir etkileyiciliğe kavuşuyor. Tall Halaf’ta bulunan Kapara Sarayı erken dönem Hilani’siyle öne çıkıyor. Anıtsal Hilanilerin en erken örneğidir.

Kapara sarayının Hilani girişinde çatıyı taşıyan kutsal hayvanlar üzerinde tanrı heykelleri bulunuyordu.

-sağda Ana Tanrıça dişi aslan üzerinde

-ortada Fırtına Tanrısı Teşup boğa üzerinde

-solda Tanrı Teşup’un oğlu aslan üzerinde betimlenmiştir.

İnsan figürlerinin kullanıldığı en erken örnektir. Yunan sanatına atfedilen bir durumun MÖ. 10 yy. gibi erken bir öncülü olduğunu görmek şaşırtıcı değildir. Anadolu ve Mezopotamya’nın gelişmişliğine Avrupa’nın çok sonradan ulaşabildiği bilinmedik bir olgu değildir.

Erechtheion tapınağı
Atina Erechtheion tapınağı

Atina’da bulunan Erechtheion tapınağı (MÖ. 421-406) bu saraydan yüzyıllar sonra yapılmış ama tarz benzerliği ile karşılaştırmaya değer bir eserdir. Tanrıça Athena ile Tanrı Poseidon’a adanmış bir tapınaktı. Karyadit kızlarının oluşturduğu güney sütunları hilani kapı girişlerine benzetilebilir. Buradaki sanat anlayışı ile Kapara Sarayı’nın yapanların sanat anlayışları kuşkusuz birbirleri ile rekabet edebilecek düzeydelerdi. Kullanılan materyaller değişmiş olsa da aynı mantık ve sanat anlayışını görmek bu yapılar için hiç de zor değil. Sanatın bir esinlenme olgusuyla oluşması düşüncesinden Antik Yunanlı sanatçıların gördükleri bir mimariyi geliştirmeleri hiç de yadırganacak bir şey değildir.

Bit-Hilani genişlemeye açık bir yapıyken Antik Yunan Megoran yapılarının gelişime kapalı olmasını, doğunun gelişime dönük yüzüyle ilişkilendirebilir miyiz? Kim bilir belki de mimari yapıların canlı olduğunu düşünen Teotihucan halkı olsaydık bu çıkarımdan çok daha fazla sonuçlara ulaşabilirdik!

Banner
Benzer Yazılar

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

İçindekiler1 Serjilla2 Qalb Loze3 Aziz Simeon Stylites Kilisesi4 Bara “Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de...

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde “İnanç ve Sanat” Sergisi Ziyaretçileri Bekliyor

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Türk ve İslam Eserleri Müzesi 16 Nisan 2021 tarihinde başlayıp Temmuz ayına kadar sürecek “İnanç ve Sanat” sergisine ev sahipliği...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Çin’de Erkekler İçin “Ay Sütünden” Yapılmış 2700 Yıllık Yüz Kremi Bulundu

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Çin ve Alman araştırmacıların görev aldığı Çin’deki bir kazı alanında, erkekler için yapılmış 2.700 yıllık bir yüz kremine dair kanıt...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.