12 April 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür. Bir çeşit güneşe karşı korunma sistemi olarak düşünülebilir.

Bit-Hilani planına bakacak olursak: yatay eksenli bir mekana yine aynı eksende revaklı yada portikolu bir girişten girilmesiyle oluşan bir yapı planına sahiptir. Tapınak olarak inşa edilen hilani yapılarda bu iki odaya planı bozmayan bir oda eklentisi yapılmaktadır. Bu eklenti olan oda genellikle depo olarak kullanılmaktadır.

Geç Hitit yerleşmelerinde oldukça sık görülen Bit-Hilani türü köken olarak hala tartışmalı bir konu olmakla beraber Tilmen Höyük’te Hilani yapıların öncüsü olan E yapısı Prof. Dr. Refik Duru tarafından yazılmıştır. Aynı şekilde Boğazköy Hattuşa sitadelinde bulunan Büyükkaledeki E yapısı önünde portikolu bir giriş olduğu ve arkasında ikiye bölünmüş bir odası olan, yanlara ve üst kata doğru genişlemesi olan bir yapı görülmektedir. Hem Tilmen höyük hemde hattuşa sarayının Hilaniler ile ilişkisi belirgin bir durumdadır. Ama bu yapıların Demir çağındaki Hilanilere dönüşmesi nasıl olmuştur?

Zincirli'de (Sam'al)bulunan sütun altlıkları
Zincirli’de (Sam’al) bulunan sütun altlıkları

Bu tür yapıların Hitit coğrafyasında sevildiği çok açıktır. Sıcak iklimlerde sundurmalı girişlere ihtiyaç olması da gayet normaldir. Aslında bu yapıların Anadolu kökenli olması hiçde şaşırtıcı bir durum olmayacaktır. Assur Kralı II. Sargon, Dur-Şarrukin’in  Kuruluş metninde şöyle bir binadan bahsetmektedir.

-“Amurru dilinde bit-hilani dedikleri Hitit sarayından esinlenen bir revak, saray kapılarının önüne inşa ettim.”

Saray terasının batı köşesindeki yapı tam olarak bilinemediği için bu sözlerle anlatılan yapı olması ihtimal dahilinde görülmektedir. II. Sargon bu yapıların Hititlere özgü olduğunu söylemektedir.

Dur-şarrukin
Dur-Şarrukin

Buraya kadar plan ve anlatılanlar dahilinde Anadolu kökenli bir yapı tekniği olarak adlandırmamız abartılı olmayan bir köken arayışıdır. Bununla birlikte Bit-Hilani yapılar sürekli gelişim göstermiş girişteki sütunlar heykellerle süslenmeye başlanmıştır. Bu sütunlar için sedir ahşap dikmeler kullanılmakta, ön cephe kabartmalarla, protom başlı aslanlarla, sfenkslerle süslenmektedir.

HALEP MÜZESİ GİRİŞİ
Tell Halaf’taki Kapara sarayının girişinin yeniden inşası olan Halep Ulusal Müzesi’nin girişi

Tell Halaf’ a gelindiğinde ise Hilani cephesi artık gösterişten öte bir etkileyiciliğe kavuşuyor. Tall Halaf’ta bulunan Kapara Sarayı erken dönem Hilani’siyle öne çıkıyor. Anıtsal Hilanilerin en erken örneğidir.

Kapara sarayının Hilani girişinde çatıyı taşıyan kutsal hayvanlar üzerinde tanrı heykelleri bulunuyordu.

-sağda Ana Tanrıça dişi aslan üzerinde

-ortada Fırtına Tanrısı Teşup boğa üzerinde

-solda Tanrı Teşup’un oğlu aslan üzerinde betimlenmiştir.

İnsan figürlerinin kullanıldığı en erken örnektir. Yunan sanatına atfedilen bir durumun MÖ. 10 yy. gibi erken bir öncülü olduğunu görmek şaşırtıcı değildir. Anadolu ve Mezopotamya’nın gelişmişliğine Avrupa’nın çok sonradan ulaşabildiği bilinmedik bir olgu değildir.

Erechtheion tapınağı
Atina Erechtheion tapınağı

Atina’da bulunan Erechtheion tapınağı (MÖ. 421-406) bu saraydan yüzyıllar sonra yapılmış ama tarz benzerliği ile karşılaştırmaya değer bir eserdir. Tanrıça Athena ile Tanrı Poseidon’a adanmış bir tapınaktı. Karyadit kızlarının oluşturduğu güney sütunları hilani kapı girişlerine benzetilebilir. Buradaki sanat anlayışı ile Kapara Sarayı’nın yapanların sanat anlayışları kuşkusuz birbirleri ile rekabet edebilecek düzeydelerdi. Kullanılan materyaller değişmiş olsa da aynı mantık ve sanat anlayışını görmek bu yapılar için hiç de zor değil. Sanatın bir esinlenme olgusuyla oluşması düşüncesinden Antik Yunanlı sanatçıların gördükleri bir mimariyi geliştirmeleri hiç de yadırganacak bir şey değildir.

Bit-Hilani genişlemeye açık bir yapıyken Antik Yunan Megoran yapılarının gelişime kapalı olmasını, doğunun gelişime dönük yüzüyle ilişkilendirebilir miyiz? Kim bilir belki de mimari yapıların canlı olduğunu düşünen Teotihucan halkı olsaydık bu çıkarımdan çok daha fazla sonuçlara ulaşabilirdik!

Banner
Benzer Yazılar

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Osmanlı Mezar Taşları Mezarlık Duvarında Kullanılmış

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Osmanlı mezar taşları mezarlık duvarı yapımında kullanılmış. İstanbul’un Şile ilçesi’nde Osmanlı dönemi 16 ve 17. yüzyıllarına ait kitabeli mezar taşları...

Göbeklitepe Bölgesinde 11 Tepe Keşfedildi

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin 100 kilometrelik bölgesi içinde 11 tepe daha keşfedildiğini açıkladı. “Mezopotamya” markasının tanıtımı...

İran’ın kuzeydoğusunda tesadüfen ortaya çıkarılan Orta Çağ yeraltı tünelleri

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

İran’ın kuzeydoğusundaki Shahr-e Belqeys (Belqeys Şehri) yakınlarındaki rutin bir yol inşaatı projesinde çalışan işçiler Orta Çağ yeraltı tünelleri keşfetti. Shahr-e...

2 Bin 700 Yıllık Dikilitaş Assur Kralı Sanherip’in Zafer Anıtı mı?

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 2 bin 700 yıllık dikilitaş hakkında belirsizlik hala sürüyor. Portakal bahçesi içerisinde kalan 9 metre yüksekliğindeki anıtın...

Mahkeme Assos için kararını verdi

24 Şubat 2022

24 Şubat 2022

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan MÖ 2 bin yılına tarihlendirilen Assos Antik Limanı, kaya ıslahı çalışmaları için Ayvacık Kaymakamlığı tarafından...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Çanakkale’de 9 Milyon Yıllık Fosil Bulundu

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Çanakkale‘de deniz kenarında 9 milyon yıllık fosil bulundu. Fosili bulan bir grup amatör balıkçı… İHA’nın haberine göre; Çanakkale’nin Yeniköy sahillerinde...

Porsuk Zeyve Höyük kazılarında Pers surlarına ulaşıldı

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Demir Çağı’nda stratejik konumu ile önemli bir yerleşim alanı olan Porsuk Zeyve Höyük’te Pers alçı surlarına ulaşıldı. Geçtiğimiz kazı sezonunda...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Katalonya’da bir mağarada 7 bin yıllık gravürler bulundu

23 Mart 2023

23 Mart 2023

MÖ 5000 yıllarında avcı toplayıcı bir grup barındıkları mağaranın duvarına parmaklarını kullanarak gravürler yaptılar. 7 bin yıllık bu gravürler bazı...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]