8 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor. Güney Sibirya’da, Altay bölgesindeki Çumış (Chumysh) Nehri kıyısında ortaya çıkarılan bu nesne, üç ayının ritüel bir pozisyonda betimlendiği dikkat çekici bir tasvir taşıyor.

Erken Orta Çağ’a, 7. ya da 8. yüzyıla tarihlenen plaka, bugüne kadar daha çok kuzey tayga kuşağıyla ilişkilendirilen ayı kültünün bilinen en güney örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise, plakanın taşıdığı sembollerden çok, bulunduğu coğrafya.

Tayga ile bozkır arasında unutulmuş bir alan

Buluntunun ele geçtiği Çumış-Perekat mezarlığı, tayga ile bozkır arasında kalan orman-step kuşağında yer alıyor. Bu geçiş bölgesi, uzun yıllar boyunca arkeolojik araştırmaların odağında yer almadı; ne klasik bozkır kültürlerine ne de kuzey orman toplumlarına tam olarak uyuyordu.

Durum, nehir kıyısında yaşanan erozyon sonucu insan kemiklerinin açığa çıkmasıyla değişti. 2014–2019 yılları arasında yürütülen kazılarda, Neolitik dönemden Erken Orta Çağ’a uzanan gömülerin üst üste yer aldığı kompakt bir mezarlık ortaya çıkarıldı. Özellikle Erken Orta Çağ’a ait 17 mezarın büyük ölçüde yağmalanmamış olması, bölge açısından son derece nadir bir durum olarak öne çıkıyor.

Ayılarla gömülen kadın

Çumış-Perekat nekropolü, 30 no’lu mezar. “Kurban pozisyonunda ayılar” tasvirli bronz plaka. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bronz plaka, 35–50 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir kadına ait mezarda bulundu. Mezarın antik dönemde kısmen bozulduğu anlaşılsa da, eşyaların büyük bölümü yerli yerindeydi. Araştırmacılar, bu müdahalenin sıradan bir yağmadan ziyade ritüel bir anlam taşıdığı görüşünde.

Plaka üzerinde, ön ayakları gövde altına katlanmış üç ayı başı dikey biçimde sıralanmış durumda. Arkeologlar bu düzenlemeyi “kurban pozisyonu” olarak tanımlıyor. Benzer ayı tasvirleri, Batı Sibirya’nın tayga bölgelerinde biliniyor ve bu kültürlerde ayının kozmoloji, atalar inancı ve koruyucu ruhlarla ilişkili olduğu kabul ediliyor.

Ancak bu örnek, alışılmış alanların çok dışında.

Erken Orta Çağ Altayları’nda Çumış-Perekat nekropolünün 30 no’lu mezarı; bronz, altın, demir ve taştan yapılmış kişisel süs eşyaları, kemer parçaları, boncuklar, bir bıçak ve bir arduvaz levhayı göstermektedir. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bir eşya değil, bir kimlik göstergesi

Kadının mezarında bulunan diğer eşyalar, güney bozkır dünyasıyla güçlü bağlara işaret ediyor. Süslemeli kemer parçaları, erken Türk giyim geleneğiyle ilişkilendirilen yalancı koltlar (pseudo-kolts) ve benzeri takılar, Altay Dağları ve Tuva bölgesindeki örneklerle paralellik gösteriyor.

Bu bağlamda ayı tasvirli plaka, mezarda “yabancı” duran bir nesne gibi görünse de, konumu bunun aksini düşündürüyor. Araştırmacılara göre plaka, rastlantısal bir ticaret ürünü değil; mezara gömülen kişinin ve topluluğun benimsediği sembolik dünyanın bir parçasıydı.

Taklit değil, uyarlama

Mezarlığın diğer bölümleri de benzer bir tablo sunuyor. Bazı erkek mezarlarında, erken Türk cenaze geleneğiyle uyumlu biçimde at kalıntılarına rastlandı. Ancak bu atlar, bozkır dünyasında görülen tam gömülerden farklı olarak parçalara ayrılmış halde yerleştirilmiş.

Ayrıca normalde savaşçı erkek statüsünü simgeleyen süslü kemerlerin kadın ve çocuk mezarlarında da bulunması dikkat çekiyor. Bu durum, yerel toplulukların bozkır geleneklerini birebir kopyalamadığını; onları kendi sosyal ve inanç sistemleriyle uyumlu hâle getirdiğini gösteriyor.

İmparatorluk sınırı değil, kültürel temas hattı

Ayı figürü, Kuzey Avrasya’da uzun süredir koruyucu, atalara bağlı ve kozmik düzenle ilişkili bir anlam taşıyor. Bu sembolizm, 7. yüzyılda erken Türk siyasal etkisinin kuzeye doğru yayılmasıyla ortadan kalkmamış görünüyor.

Çumış-Perekat mezarlığı, sabit bir sınırdan ziyade, kültürlerin iç içe geçtiği bir temas hattını yansıtıyor. Burada tayga, bozkır ve yerel gelenekler yan yana var olmuş; biri diğerini tamamen silmemiş.

Mezarlardan elde edilen deri, yün ve ipek parçaları üzerinde yürütülen çalışmalar ile planlanan genetik analizler, bu topluluğun kökenleri hakkında daha net bilgiler sunabilir. Şimdilik ise, üç ayının bronz üzerine işlenmiş sessiz görüntüsü, Orta Çağ Avrasya’sında kimliklerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu hatırlatıyor.

Fribus, A. V., & Grushin, S. P. (2025). Between taiga and steppe: A new find of a plaque depicting “bears in a sacrificial pose” from the Upper Ob region. Vestnik of Archaeology, Anthropology and Ethnography, 1(68), 81–95. https://doi.org/10.20874/2071-0437-2025-68-1-6

Kapak fotoğrafı:: Grave 30 at the Chumysh-Perekat cemetery, Early Medieval Altai. Photo by Alexey Fribus.

Banner
Benzer Yazılar

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki...

Binlerce Arkeolog atama bekliyor

4 Haziran 2022

4 Haziran 2022

Türkiye genelinde eğitim veren onlarca arkeoloji ve sanat tarihi bölümleri yılda yüzlerce arkeolog ve sanat tarihi mezunu veriyor. Kültür ve...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]