27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan hoca ile başlayan yoğun mücadele meyvesini verdi.

Yarım asırdır süren mücadele sonunda ABD’ye götürülen 9 parça eserden 6’sı yeniden doğdukları topraklara iade edildi.

Manhattan Bölge Savcılığı, Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Birimi (HSI), Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Antalya ve Burdur müze müdürlükleri, New York Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ve Tanıtma Genel Müdürlüğünün ortak çalışmalarıyla, Anadolu’daki antik kentlerden yağmalanarak ABD’ye kaçırılan Lucius Verus heykeli, Attis heykelciği, Apollon heykelciği, Kusura tipi idol, düver pişmiş toprak levhası ve 4 parçalı sütunlu lahit yeniden Türkiye’ye kazandırıldı.

Jale-Inan-hocanin-baslattigi-mucadele-sonuc-verdi

Antalya Müzesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ve ABD’nin Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Albay Matthew Bogdanus’un katıldığı törenle eserlerin teslim sözleşmesi imzalandı.

“Yarım asırdır onların peşini bırakmadık”

Bakan Ersoy, yaptığı konuşmada, yıllar önce bulunduğu topraklardan ayrılan eserlerin, önemli emekler ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yeniden ait olduğu yere iade edilmesi dolayısıyla bir araya geldiklerini söyledi.

İadesi sağlanan eserlerin her birisinin seyrinin farklı olduğunu belirten Ersoy, ait oldukları topraklardan koparılan eserlerin peşini yarım asırdır bırakmadıklarını vurguladı.

Ersoy, 1967’de ABD’de açılan sergide yer alan bir grup bronz heykelin Türkiye kökenli olduğunun değerlendirildiğini ancak nereye ait olduğunun bilinmediğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bu eserlerin nereye ait olduğunu ispatlamak için büyük bir mücadeleye giren Jale İnan Hoca, 1970’li yıllarda Burdur’da yer alan başka bir bronz heykel buluntusundan haberdar oluyor. Söz konusu heykeli, ABD’de gördüğü örneklerle karşılaştırdığı zaman, kökenlerinin Burdur ilimizin sınırları içinde yer alan Bubon Antik Kenti olduğunu anlıyor. Bunun üzerine alanda kazılara başlıyor ve sergide yer alan heykeller ile alanda bulduğu heykel kaidelerinin üstündeki yazıtları eşleştiriyor. Bu çalışması dünya çapında kabul görüyor. Ama bütün bu çabalar, eserlerin ülkemize iadesi için yeterli olmuyor.”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy

Yasa dışı olarak yerlerinden edilmiş kültür varlıklarının tespiti için önemli çalışmalara imza atmış bir araştırmacı olan gazeteci yazar Özgen Acar’ın ise Jale Hoca’nın bilimsel çalışmalarına kriminolojik denebilecek delillerle katıldığını aktaran Ersoy, ancak bu net verilerin Türkiye’nin sonuç almasına yetmediğini kaydetti.

Ersoy, bu durumun o dönemde gerekli uluslararası işbirliğine ulaşamamaktan kaynaklandığına işaret etti.

“Çok tiziz bir çalışma yürüttük”

Bakan Ersoy, milattan sonra 1. ve 2. yüzyıllara ait olan ve İmparator Lucius Verus’un tasvir edildiği heykelin sanatsal özellikleri açısından son derece etkileyici bir eser olduğunu vurguladı.

Bubon dosyalarının yıllar içindeki olumsuz dönüşlere rağmen yeniden açılmasına karar verdikleri bir dönemde, Manhattan Bölge Savcılığı’nın Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Biriminin işbirliğiyle bir soruşturma yaptığını öğrendiklerini ve bir yılı aşkın süreyle tüm enerjilerini bu konuya yoğunlaştırdıklarını bildiren Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hem Jale İnan’ın hem Özgen Acar’ın yaptıkları araştırmalar sonucunda zamanında elde edilmiş verileri kullandık, köy sakinleriyle görüşmeler yaptık, eski ve orijinal fotoğraflar bulduk, kolluk arşivindeki belgeleri kullandık. Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı tarafından hazırlanan dosya ile bilimsel argümanlarımızı güçlendirdik. Çok tiziz bir çalışma yürüttük ve yüzlerce sayfalık klasör oluşturduk. Bizden heykelin kaidesi üzerinde kalan ayak izleri ile heykelin ayak uzunluğunu kıyaslamamız istendi. Kaçakçılık Dairemizle iç içe çalışan Burdur Müzesi uzmanlarımız ölçümleri yeniledi ve çalışmaları fotoğraflarla belgeledi. Heykelin ayak ölçüsüyle bizim alanda aldığımız ölçünün tuttuğunu teyit ettik. Bu haberin ardından eserin ait olduğu topraklara geri dönmesinin önünde bir engel kalmadı.”

Ersoy, Perge kökenli bir sütunlu lahdin de Almanya’daki Kassel Müzesi’nde olduğunu öğrenen Bakanlığın, 1970’li yıllarda girişimlerde bulunduğunu ancak çalışmaların sonuç vermediğini ifade etti.

Türkiye_ye-iade-edilen-eserler

Eserin bilimsel olarak Perge’ye ait olduğunu ispat etmenin yetmediğini, kaçak olarak götürüldüğünün de ispatının beklendiğini belirten Ersoy, “Biz de yeniden işe koyulduk. Lahdin iadesi konusunda, dosyamıza temel oluşturması için Kaçakçılıkla Mücadele Dairemiz ve Antalya Müzesi Müdürlüğümüz, ortak bir çalışma yürüttü. Hem yaş hem ikamet ettiği yer itibarıyla konu hakkında bilgisi olabilecek kişilere başvurduk. Bilimsel olaraksa Prof. Dr. Ramazan Özgan’dan raporlar aldık. Bu çabalar, Manhattan ekibinin bulgularıyla da örtüşünce, işbirliği sürecimizde önemli bir aşamayı geçmiş olduk. Muhtemelen daha kolay taşınabilmesi için parçalara ayrılmış bu lahit de artık ait olduğu topraklarda. Lahdin restorasyonu için gerekli çalışmalara hızla başlayacağız.” diye konuştu.

“Çok mutluyum”

Yeniden Türkiye’ye kazandırılan eserlerinin Balıkesir, Afyonkarahisar ve Burdur kökenli olduğunu kaydeden Ersoy, bilgi ve belgelerin ABD’ye iletilmesi sonrasında tamamlanan soruşturmalar kapsamında eserlerin ait olduğu topraklara iade edildiğini söyledi.

Ersoy, “Hem yarım asırlık bir sürecin en azından bir kısmının tamamlanmasına şahit ve destek olmaktan hem de bu varlıkların ülkemizin kültürel mirasına katkısını görmekten ötürü çok mutluyum. Bu süreci titizlikle koordine eden Albay Matthew Bogdanos, HSI Özel Ajanı Robert Mancene, Savcılık uzmanları Apsara Iyer ve Daniel Healey’e teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake, ülkesi ile Türkiye arasında kültür mirasını koruma anlaşmasını imzaladıklarını belirterek, “Kaçakçıların ülkeden çıkardığı eserleri geri getirmeyi bir imzayla taçlandırdık. Bu iş burada bitmeyecek.” dedi.

Büyükelçi Flake, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile, Türkiye’deki antik kentlerden yağmalanarak ABD’ye kaçırılan Lucius Verus heykeli, Attis heykelciği, Apollon heykelciği, Kusura tipi idol, düver pişmiş toprak levhası ve 4 parçalı sütunlu lahdin Antalya Müzesinde düzenlenen iade törenine katıldı.

Türkiye’nin çok etkileyici bir kültür mirasının olduğunu belirten Flake, gösterilen çabaların sonucunda eserlerin yurduna dönmesinden dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Antalya-Müzesi_ne-iade-edilen-eserler

İade edilen eserler

Antalya’daki Perge Antik Kenti kökenli Roma dönemi sütunlu lahit parçaları, milattan sonra 140-150 yıllarına tarihlendiriliyor. Lahit parçaları, üzerinde betimlenen sahnelerde Herakles, Thesus, ve Akhilleus gibi kahramanların bir arada gösterilmesi nedeniyle ünik olarak değerlendiriliyor.

Burdur’un Bubon Antik Kenti’nden ülke dışına çıkarıldığı saptanan Roma İmparatoru Lucius Verus’un insan boyutundaki bronz heykelinin, antik kentteki Sebasteion yapısında gerçekleştirilen kaçak kazılarda ele geçirildiği ve yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarıldığı biliniyor.

Erken Tunç Çağı’na tarihlendirilen mermer “kusura tipi idol”, Batı Anadolu’da milattan önce 3 binde yaygın olarak görülen şematize edilmiş kadın figürlerinden.

Milattan önce 3. yüzyıl Helenistik döneme ait, oturur şekilde tasvir edilmiş Attis heykelciğinin, Anadolu kökenli olduğu stil-kritik incelemelerle saptandı. Frig ve Yunan mitolojisine göre Attis, ana tanrıça Kybele’nin sevgilisi veya eşi ya da oğlu olarak görülüyor, bazı kaynaklarda ise rahip olarak görülüyor.

Roma dönemine ait Apollon heykelciği, milattan sonra 1-2. yüzyıla tarihlendiriliyor.

Isparta’nın Pisidia Antiokheia Antik Kenti’ne ait düver pişmiş toprak levha ise Frig dönemine ait.

Banner
Benzer Yazılar

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Güney Afrika’da 130.000 yıllık vatoz kum heykeli dünyanın en eski hayvan sanatı olabilir

4 Nisan 2024

4 Nisan 2024

Araştırmacılar, Cape Town’dan yaklaşık 205 mil (330 kilometre) uzaklıkta, Still Bay’in doğusunda ilk bakışta simetrik bir kaya gibi görünen bir...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü “Ara Güler Fotoğraflarında Arkeoloji” sergisine ev sahipliği yapıyor

17 Nisan 2022

17 Nisan 2022

Duayen fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in 21’i Türkiye’den 1’i Moğolistan’dan olmak üzere toplam 22 arkeolojik alanda çektiği 132 fotoğrafının yer aldığı...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Büklükale’de bulunan 3.300 yıllık bir tablet, Hitit İmparatorluğu’nun bir yabancı istilası ile karşı karşıya kaldığını gösteriyor

11 Mart 2024

11 Mart 2024

Anadolu’nun ilk merkezi devleti olarak kabul edilen Hitit İmparatorluğu, MÖ 1600 yıllarında yükselmeye başlamış; güçlü bir siyasi ve askeri birlik...

İran’dan Kaçırılan Antik Sırlı Tuğlaları İsviçre İade Etti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Yaklaşık 40 yıl önce İran’dan kaçırılan 49 sanat eseri İsviçreli yetkililerin yardımlarıyla evlerine iade edildi. Kültürel Miras, Turizm ve El...

Brüksel metro hattındaki çalışmalar ikinci şehir duvarının kalıntılarını ortaya çıkardı

19 Nisan 2023

19 Nisan 2023

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki yeni metro hattı-3 inşaat çalışmaları, ikinci sur duvarının bir kısmını ve yarım daire biçimli kulelerinden birini ortaya...

Arkeologlar İsveç adasında Viking tersanesi buldu

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Stockholm Üniversitesi’nden arkeologlar, Stockholm’ün batısındaki Mälaren Gölü’ndeki Björkö adasındaki Birka’da bir Viking Çağı tersanesi keşfettiler. İsveççe Vikingastaden (Viking Şehri) olarak...

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

Fatih Sultan Mehmet madalyonu yeniden İstanbul’un oluyor

25 Ocak 2023

25 Ocak 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1481 yılında Costanza de Ferrara tarafından yapılan Fatih Sultan Mehmet madalyonunu satın aldı. Sultan Mehmet yaşarken Ferrara’nın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]