15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”

Kazakistan’ın güneyindeki Burhansay Geçidi’nde, bin yılı aşkın süre önce kayaya kazınmış kısa bir cümle arkeologların dikkatini çekti: “Er Atım Aba.”

Jambyl Bölgesi’nin Jualı ilçesinde yürütülen araştırmalarda 1.200’den fazla petroglif ile birlikte nadir bir Eski Türkçe runik yazıt tespit edildi. Kayaya işlenen yazıt, yalnızca beş runik benzeri işaretten oluşsa da bölgenin Orta Çağ Türk dünyasıyla bağlantısını doğrudan gösteren güçlü bir iz taşıyor.

Araştırmacılara göre Burhansay Geçidi’ndeki kaya resimleri tek bir döneme ait değil. En erken örnekler MÖ 3. binyılın sonlarına kadar uzanıyor. Bu da alanın Tunç Çağı’ndan Orta Çağ’a, hatta daha geç dönemlere kadar farklı topluluklar tarafından kullanıldığını gösteriyor.

Binlerce Yıllık Kaya Belleği

Burhansay Geçidi’nde bugüne kadar beş ayrı petroglif grubu belirlendi. Bu gruplar, bölgedeki bir dere hattı boyunca uzanıyor. Kayalara işlenen figürler arasında dağ keçileri, tek hörgüçlü develer, av sahneleri ve hayvancılıkla ilişkilendirilebilecek betimlemeler yer alıyor.

Bu tür kaya resimleri, yalnızca eski insanların çevresindeki hayvanları kaydettiği basit çizimler olarak görülmemeli. Orta Asya bozkır ve dağ dünyasında petroglifler çoğu zaman geçim biçimleri, hareket güzergâhları, av pratikleri ve topluluk hafızasıyla ilişkiliydi.

Burhansay çevresinde ayrıca Burhansay 1, Burhansay 2 ve Burhansay 3 adı verilen üç mezarlık alanı da biliniyor. Bu mezarlıklar Erken Demir Çağı ve Orta Çağ ile ilişkilendiriliyor. Bu durum, geçidin yalnızca kaya resimlerinin bulunduğu bir alan değil, aynı zamanda defin, geçiş, hatırlama ve yerleşim izleriyle bağlantılı daha geniş bir kültürel alan olduğunu düşündürüyor.

Kayaya Kazınan Türkçe Bir İsim

Keşfin en dikkat çekici bölümü, Eski Türkçe runik yazıt. Araştırmacılar yazıtın “Er Atım Aba” şeklinde okunduğunu ve “Benim Adım Aba” anlamına geldiğini belirtiyor.

Kısa ama çarpıcı bir ifade. Çünkü bu yazıt bir hükümdar anıtı, uzun bir resmî metin ya da zafer kaydı değil. Doğrudan bir kişinin adını taşıyor. Aba adlı biri, bin yıldan fazla zaman önce bu kayaya kendi varlığını işaretlemiş olmalı.

A. H. Margulan Arkeoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Boris Jeleznyakov’a göre yazıt Talas yazısıyla kaydedilmiş olması nedeniyle özel önem taşıyor. Talas yazısı, Eski Türk runik yazı geleneğinin Orta Asya’daki bölgesel kollarından biri olarak kabul ediliyor.

Yazıtın yorumlanması için Eski Türk yazısı uzmanı Vladimir Tişin’e başvuruldu. Tişin’in okumasına göre metin, kişisel bir ad kaydı niteliğinde.

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”
Fotoğraf: 24 KZ

Talas Yazısı ve Eski Türk Dünyası

Eski Türk runik yazısı denince akla çoğunlukla Moğolistan’daki Orhun Yazıtları gelir. Ancak bu yazı geleneği yalnızca Orhun vadisiyle sınırlı değildi. Yenisey, Altay, Talas ve Orta Asya’nın farklı bölgelerinde de Eski Türkçe yazıt örnekleri biliniyor.

Burhansay yazıtını önemli kılan nokta, bu kısa Türkçe metnin çok daha eski bir kaya sanatı alanının içinde bulunması. Geçit, Aba’nın adından binlerce yıl önce de insanlar tarafından işaretlenmişti. Bu kez aynı taş yüzeylerde Orta Çağ Türk dünyasına ait kişisel bir iz karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle bulgu, Türk tarihi açısından yalnızca “bir yazıt daha” anlamına gelmiyor. Bir ad, bir yer ve bir hafıza noktası aynı kayada birleşiyor.

Jambyl Bölgesi’nin Tarihî Önemi

Burhansay Geçidi’nin bulunduğu Jambyl Bölgesi, Kazakistan’ın güneyinde, tarihî Talas Vadisi ve eski Taraz kentiyle bağlantılı bir coğrafyada yer alıyor. Taraz ve çevresi, yüzyıllar boyunca bozkır yolları, dağ geçitleri, Türk toplulukları ve İpek Yolu ağları arasında önemli bir temas alanıydı.

Bu coğrafya, Burhansay’daki çok katmanlı arkeolojik yapıyı daha anlaşılır hale getiriyor. Su kaynaklarına, geçitlere ve kaya yüzeylerine sahip alanlar, farklı dönemlerde tekrar tekrar kullanılmış olabilir. Bazıları hayvan figürleri kazıdı, bazıları ölülerini bu çevrede gömdü, bir kişi ise adını taşa bıraktı.

Alan İçin Koruma Önerisi Hazırlanacak

Burhansay’daki çalışmalar henüz ilk aşamada. Arkeologlar petroglifleri dönemlerine göre sınıflandırmayı, mezarlık alanlarını ayrıntılı biçimde incelemeyi ve çevrede olası yerleşim izlerini araştırmayı planlıyor.

Kapsamlı araştırmalar tamamlandıktan sonra buluntular üzerine bir monografi hazırlanacak. Bilim insanları ayrıca petrogliflerin ve Eski Türkçe yazıtın devlet koruması altına alınması için ilgili kurumlara öneri sunmayı hedefliyor.

Kaynak: 24 KZ

Banner
Related Articles

Almanya’da Osmanlı Dönemine Ait Eserlerinde Bulunduğu 1000 Yıllık Kilise Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben’de keşfedilen Helfta Kraliyet Sarayı’nın büyük kilisesinin temel duvarları arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarıldı. Kilise bu ayın...

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Göbeklitepe Bölgesinde 11 Tepe Keşfedildi

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin 100 kilometrelik bölgesi içinde 11 tepe daha keşfedildiğini açıkladı. “Mezopotamya” markasının tanıtımı...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Bilimsel Çalışma Ortaya Koydu: Hititler 3 Bin Yıl Önce Gelişmiş Bir Hijyen Kültürüne Sahipti

31 Ocak 2026

31 Ocak 2026

Hititler denildiğinde akla genellikle savaşlar, krallar, çivi yazılı tabletler ve tanrılar gelir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu güçlü Anadolu...

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

Etrüsk Resimlerinde Gizli Sahneler Bulundu

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

Yeni bir teknikle Etrüks resimlerini inceleyen bilim insanları bir zamanlar renkli olan resimlerdeki görülmeyen gizli ayrıntıları keşfettiler. Roma’nın tüm İtalya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]