25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”

Kazakistan’ın güneyindeki Burhansay Geçidi’nde, bin yılı aşkın süre önce kayaya kazınmış kısa bir cümle arkeologların dikkatini çekti: “Er Atım Aba.”

Jambyl Bölgesi’nin Jualı ilçesinde yürütülen araştırmalarda 1.200’den fazla petroglif ile birlikte nadir bir Eski Türkçe runik yazıt tespit edildi. Kayaya işlenen yazıt, yalnızca beş runik benzeri işaretten oluşsa da bölgenin Orta Çağ Türk dünyasıyla bağlantısını doğrudan gösteren güçlü bir iz taşıyor.

Araştırmacılara göre Burhansay Geçidi’ndeki kaya resimleri tek bir döneme ait değil. En erken örnekler MÖ 3. binyılın sonlarına kadar uzanıyor. Bu da alanın Tunç Çağı’ndan Orta Çağ’a, hatta daha geç dönemlere kadar farklı topluluklar tarafından kullanıldığını gösteriyor.

Binlerce Yıllık Kaya Belleği

Burhansay Geçidi’nde bugüne kadar beş ayrı petroglif grubu belirlendi. Bu gruplar, bölgedeki bir dere hattı boyunca uzanıyor. Kayalara işlenen figürler arasında dağ keçileri, tek hörgüçlü develer, av sahneleri ve hayvancılıkla ilişkilendirilebilecek betimlemeler yer alıyor.

Bu tür kaya resimleri, yalnızca eski insanların çevresindeki hayvanları kaydettiği basit çizimler olarak görülmemeli. Orta Asya bozkır ve dağ dünyasında petroglifler çoğu zaman geçim biçimleri, hareket güzergâhları, av pratikleri ve topluluk hafızasıyla ilişkiliydi.

Burhansay çevresinde ayrıca Burhansay 1, Burhansay 2 ve Burhansay 3 adı verilen üç mezarlık alanı da biliniyor. Bu mezarlıklar Erken Demir Çağı ve Orta Çağ ile ilişkilendiriliyor. Bu durum, geçidin yalnızca kaya resimlerinin bulunduğu bir alan değil, aynı zamanda defin, geçiş, hatırlama ve yerleşim izleriyle bağlantılı daha geniş bir kültürel alan olduğunu düşündürüyor.

Kayaya Kazınan Türkçe Bir İsim

Keşfin en dikkat çekici bölümü, Eski Türkçe runik yazıt. Araştırmacılar yazıtın “Er Atım Aba” şeklinde okunduğunu ve “Benim Adım Aba” anlamına geldiğini belirtiyor.

Kısa ama çarpıcı bir ifade. Çünkü bu yazıt bir hükümdar anıtı, uzun bir resmî metin ya da zafer kaydı değil. Doğrudan bir kişinin adını taşıyor. Aba adlı biri, bin yıldan fazla zaman önce bu kayaya kendi varlığını işaretlemiş olmalı.

A. H. Margulan Arkeoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Boris Jeleznyakov’a göre yazıt Talas yazısıyla kaydedilmiş olması nedeniyle özel önem taşıyor. Talas yazısı, Eski Türk runik yazı geleneğinin Orta Asya’daki bölgesel kollarından biri olarak kabul ediliyor.

Yazıtın yorumlanması için Eski Türk yazısı uzmanı Vladimir Tişin’e başvuruldu. Tişin’in okumasına göre metin, kişisel bir ad kaydı niteliğinde.

Kazakistan’da 1.200 Petroglifin Arasında Eski Türkçe Yazıt Bulundu: “Er Atım Aba”
Fotoğraf: 24 KZ

Talas Yazısı ve Eski Türk Dünyası

Eski Türk runik yazısı denince akla çoğunlukla Moğolistan’daki Orhun Yazıtları gelir. Ancak bu yazı geleneği yalnızca Orhun vadisiyle sınırlı değildi. Yenisey, Altay, Talas ve Orta Asya’nın farklı bölgelerinde de Eski Türkçe yazıt örnekleri biliniyor.

Burhansay yazıtını önemli kılan nokta, bu kısa Türkçe metnin çok daha eski bir kaya sanatı alanının içinde bulunması. Geçit, Aba’nın adından binlerce yıl önce de insanlar tarafından işaretlenmişti. Bu kez aynı taş yüzeylerde Orta Çağ Türk dünyasına ait kişisel bir iz karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle bulgu, Türk tarihi açısından yalnızca “bir yazıt daha” anlamına gelmiyor. Bir ad, bir yer ve bir hafıza noktası aynı kayada birleşiyor.

Jambyl Bölgesi’nin Tarihî Önemi

Burhansay Geçidi’nin bulunduğu Jambyl Bölgesi, Kazakistan’ın güneyinde, tarihî Talas Vadisi ve eski Taraz kentiyle bağlantılı bir coğrafyada yer alıyor. Taraz ve çevresi, yüzyıllar boyunca bozkır yolları, dağ geçitleri, Türk toplulukları ve İpek Yolu ağları arasında önemli bir temas alanıydı.

Bu coğrafya, Burhansay’daki çok katmanlı arkeolojik yapıyı daha anlaşılır hale getiriyor. Su kaynaklarına, geçitlere ve kaya yüzeylerine sahip alanlar, farklı dönemlerde tekrar tekrar kullanılmış olabilir. Bazıları hayvan figürleri kazıdı, bazıları ölülerini bu çevrede gömdü, bir kişi ise adını taşa bıraktı.

Alan İçin Koruma Önerisi Hazırlanacak

Burhansay’daki çalışmalar henüz ilk aşamada. Arkeologlar petroglifleri dönemlerine göre sınıflandırmayı, mezarlık alanlarını ayrıntılı biçimde incelemeyi ve çevrede olası yerleşim izlerini araştırmayı planlıyor.

Kapsamlı araştırmalar tamamlandıktan sonra buluntular üzerine bir monografi hazırlanacak. Bilim insanları ayrıca petrogliflerin ve Eski Türkçe yazıtın devlet koruması altına alınması için ilgili kurumlara öneri sunmayı hedefliyor.

Kaynak: 24 KZ

Banner
Related Articles

Avusturya’daki Erken Orta Çağ Mezar Alanlarından Şaşırtıcı Genetik Bulgular

23 Ocak 2025

23 Ocak 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, uluslararası bir ekiple iş birliği yaparak Erken Orta Çağ’a ait 700’den fazla bireyin kalıntılarını...

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı. Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Katalonya’da bir mağarada 7 bin yıllık gravürler bulundu

23 Mart 2023

23 Mart 2023

MÖ 5000 yıllarında avcı toplayıcı bir grup barındıkları mağaranın duvarına parmaklarını kullanarak gravürler yaptılar. 7 bin yıllık bu gravürler bazı...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Güney Amerikalı Jivaro kabilesine ait 4 kafatası İzmir’de ele geçirildi

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri gelen bir ihbar üzerine düzenledikleri operasyonda Güney Amerikalı Jivaro kabilesine...

İran’da Tarih Yeniden Yazılıyor: Ghamari Mağarası’nda 80.000 Yıla Uzanan Neandertal İzleri Bulundu

13 Mart 2025

13 Mart 2025

İran’ın Luristan Eyaleti’nde, Hürremabad yakınlarındaki Ghamari Mağarası’nda yapılan son arkeolojik kazılar, bölgenin tarih öncesi geçmişine ışık tutan bulgular ortaya çıkardı....

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]