12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura’ya göre bu tip mühürler, Karum Dönemi’nin sonlarından Eski Hitit Dönemi’ne uzanan süreçte bilinen örneklerle karşılaştırılabiliyor.

Bu, buluntunun kesin olarak “Hitit mührü” olduğu anlamına gelmiyor. Mührün tarihi, kullanım amacı ve bulunduğu arkeolojik bağlam ayrıntılı incelemelerden sonra netleşecek. Ancak eser, daha önce Hititçe ve Hurrice tabletlerin bulunduğu Büklükale’de ortaya çıktığı için dikkat çekiyor.

Büklükale’deki çalışmalar, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında yürütülüyor. Kızılırmak’ın hemen yanında yer alan yerleşimde kazılar “Aşağı şehir” ve “Yukarı şehir” olarak adlandırılan iki ana alanda devam ediyor.

Yeni bulunan mühür, tutamaklı bir damga mühür formunda. Üzerinde iki hayvan figürü yer alıyor. Alt kısmında ise çok küçük deliklerden oluşan başka bir motif bulunuyor. Matsumura, bu motifin neyi temsil ettiğinin henüz bilinmediğini belirtiyor.

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir
Görsel: İHA

İki hayvan figürlü küçük bir mühür

Mühür küçük bir eser olabilir, ancak bulunduğu yer nedeniyle sıradan bir buluntu gibi okunmuyor.

Büklükale, Ankara’nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda, Kızılırmak’ın geçiş noktalarından birinin yanında bulunuyor. Bu konum, yerleşimin farklı dönemlerde kullanılmasını açıklayan unsurlardan biri.

Kazılarda en üst tabakalarda Osmanlı dönemine ait yerleşim izleri belirlendi. Bunun altında Helenistik Dönem’e, yani Büyük İskender sonrası döneme ait kalıntılar tespit edildi. Daha alt seviyelerde ise Demir Çağı’na ait bulgular yer alıyor.

Matsumura, Büklükale’de Ahameniş Persleri, Lidyalılar, Frigler ve Karadeniz’in kuzeyinden Anadolu’ya gelen Kimmerlerle ilişkilendirilen izlerin de bulunduğunu aktarıyor. Alanda görülen bazı sur kalıntılarının da bu dönemlerden biriyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Bu uzun yerleşim dizisi, yeni mühür için aceleci bir yorum yapılmasını engelliyor. Büklükale’de bir buluntunun hangi tabaka ve bağlamdan geldiği, tarihlendirme açısından belirleyici olacak. Şimdilik güvenli olan yorum, mührün biçim olarak Karum sonu ile Eski Hitit Dönemi arasında bilinen damga mühür tipleriyle karşılaştırılabilecek olması.

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir
Görsel: İHA

Büklükale’deki Hititçe ve Hurrice tabletler

Büklükale daha önce de yazılı buluntularla dikkat çekmişti. Kazılarda bugüne kadar Hititçe çivi yazılı tabletler ortaya çıkarıldı. Kazı ekibine göre bu tabletler, Anadolu’da bilinen en batıdaki Hititçe çivi yazılı tabletler arasında yer alıyor.

2019 yılından itibaren ise Büklükale’de Hurrice tabletler de bulunmaya başladı. Bu ayrıntı, yerleşimin değerlendirilmesinde ayrı bir yer tutuyor. Matsumura’nın aktardığına göre Hurrice tabletler Anadolu’da daha önce Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar gibi Hitit kraliyet çevresiyle ilişkili merkezlerde biliniyordu.

Hurri dili, Hitit dünyasında özellikle dini ve törensel metinlerde karşımıza çıkıyor. Bu nedenle Büklükale’de Hurrice metinlerin bulunması, alanın yalnızca bir geçiş noktası ya da yerel bir kale olarak açıklanıp açıklanamayacağı sorusunu ortaya çıkarıyor.

Görsel: İHA

Mühür tek başına kanıt değil

Yeni bulunan hayvan figürlü mühür, Büklükale’nin Hitit dönemindeki konumunu tek başına açıklamıyor. Tarihi, kullanım amacı ve bulunduğu arkeolojik bağlam ayrıntılı incelemelerle netleşecek.

Ancak buluntu, Hititçe ve Hurrice tabletlerin daha önce ortaya çıkarıldığı bir yerleşimde geldiği için ayrı bir dikkat gerektiriyor. Kazı ekibi ayrıca saray kompleksi girişine ait olabilecek mimari kalıntılar üzerinde de çalışıyor.

Bu nedenle mühür, kesin bir sonuçtan çok, Büklükale’nin MÖ 2. binyıldaki rolünü anlamak için izlenmesi gereken yeni bir buluntu olarak değerlendirilmeli.

Banner
Related Articles

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Murat Çavga,”Sümela’da diskovari eğlencenin kime ne faydası var”

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Türkiye’nin önemli kültür varlıklarından Trabzon’un Maçka ilçesi Karadağ eteklerinde bulunan Sümela Manastırı’na özel izin alarak giren DJ Ahmet Şenterzi, Volkan...

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Restorasyonları Biten 3 Müze Ziyaretçilerini Bekliyor

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Restorasyon çalışmaları biten Tunceli Müzesi, Konya Akşehir Taş Eserler Müzesi, Bursa Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese) ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tunceli...

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Finlandiya’da Bir Tarlada Bulunan Küçük Rozet, Orta Çağ’ın En Nadir Hacı Buluntularından Biri Çıktı

25 Haziran 2026

25 Haziran 2026

Finlandiya’nın güneybatısında bir tarlada bulunan küçük ve kırık bir metal parça, Orta Çağ Baltık dünyasının en nadir hacı rozetlerinden biri...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]