27 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura’ya göre bu tip mühürler, Karum Dönemi’nin sonlarından Eski Hitit Dönemi’ne uzanan süreçte bilinen örneklerle karşılaştırılabiliyor.

Bu, buluntunun kesin olarak “Hitit mührü” olduğu anlamına gelmiyor. Mührün tarihi, kullanım amacı ve bulunduğu arkeolojik bağlam ayrıntılı incelemelerden sonra netleşecek. Ancak eser, daha önce Hititçe ve Hurrice tabletlerin bulunduğu Büklükale’de ortaya çıktığı için dikkat çekiyor.

Büklükale’deki çalışmalar, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında yürütülüyor. Kızılırmak’ın hemen yanında yer alan yerleşimde kazılar “Aşağı şehir” ve “Yukarı şehir” olarak adlandırılan iki ana alanda devam ediyor.

Yeni bulunan mühür, tutamaklı bir damga mühür formunda. Üzerinde iki hayvan figürü yer alıyor. Alt kısmında ise çok küçük deliklerden oluşan başka bir motif bulunuyor. Matsumura, bu motifin neyi temsil ettiğinin henüz bilinmediğini belirtiyor.

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir
Görsel: İHA

İki hayvan figürlü küçük bir mühür

Mühür küçük bir eser olabilir, ancak bulunduğu yer nedeniyle sıradan bir buluntu gibi okunmuyor.

Büklükale, Ankara’nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda, Kızılırmak’ın geçiş noktalarından birinin yanında bulunuyor. Bu konum, yerleşimin farklı dönemlerde kullanılmasını açıklayan unsurlardan biri.

Kazılarda en üst tabakalarda Osmanlı dönemine ait yerleşim izleri belirlendi. Bunun altında Helenistik Dönem’e, yani Büyük İskender sonrası döneme ait kalıntılar tespit edildi. Daha alt seviyelerde ise Demir Çağı’na ait bulgular yer alıyor.

Matsumura, Büklükale’de Ahameniş Persleri, Lidyalılar, Frigler ve Karadeniz’in kuzeyinden Anadolu’ya gelen Kimmerlerle ilişkilendirilen izlerin de bulunduğunu aktarıyor. Alanda görülen bazı sur kalıntılarının da bu dönemlerden biriyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Bu uzun yerleşim dizisi, yeni mühür için aceleci bir yorum yapılmasını engelliyor. Büklükale’de bir buluntunun hangi tabaka ve bağlamdan geldiği, tarihlendirme açısından belirleyici olacak. Şimdilik güvenli olan yorum, mührün biçim olarak Karum sonu ile Eski Hitit Dönemi arasında bilinen damga mühür tipleriyle karşılaştırılabilecek olması.

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir
Görsel: İHA

Büklükale’deki Hititçe ve Hurrice tabletler

Büklükale daha önce de yazılı buluntularla dikkat çekmişti. Kazılarda bugüne kadar Hititçe çivi yazılı tabletler ortaya çıkarıldı. Kazı ekibine göre bu tabletler, Anadolu’da bilinen en batıdaki Hititçe çivi yazılı tabletler arasında yer alıyor.

2019 yılından itibaren ise Büklükale’de Hurrice tabletler de bulunmaya başladı. Bu ayrıntı, yerleşimin değerlendirilmesinde ayrı bir yer tutuyor. Matsumura’nın aktardığına göre Hurrice tabletler Anadolu’da daha önce Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar gibi Hitit kraliyet çevresiyle ilişkili merkezlerde biliniyordu.

Hurri dili, Hitit dünyasında özellikle dini ve törensel metinlerde karşımıza çıkıyor. Bu nedenle Büklükale’de Hurrice metinlerin bulunması, alanın yalnızca bir geçiş noktası ya da yerel bir kale olarak açıklanıp açıklanamayacağı sorusunu ortaya çıkarıyor.

Görsel: İHA

Mühür tek başına kanıt değil

Yeni bulunan hayvan figürlü mühür, Büklükale’nin Hitit dönemindeki konumunu tek başına açıklamıyor. Tarihi, kullanım amacı ve bulunduğu arkeolojik bağlam ayrıntılı incelemelerle netleşecek.

Ancak buluntu, Hititçe ve Hurrice tabletlerin daha önce ortaya çıkarıldığı bir yerleşimde geldiği için ayrı bir dikkat gerektiriyor. Kazı ekibi ayrıca saray kompleksi girişine ait olabilecek mimari kalıntılar üzerinde de çalışıyor.

Bu nedenle mühür, kesin bir sonuçtan çok, Büklükale’nin MÖ 2. binyıldaki rolünü anlamak için izlenmesi gereken yeni bir buluntu olarak değerlendirilmeli.

Banner
Related Articles

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Taşa oyulmuş 2000 yıllık Antik Yunan ‘okul yıllığı’ bulundu

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Tarihçiler , İskoçya Ulusal Müzeleri koleksiyonundaki bir mermer levha üzerindeki eski bir Yunanca yazıtın nadir bulunan bir “Antik Yunan okul yıllığı”...

Amazon nehrindeki kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı

24 Ekim 2023

24 Ekim 2023

Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon nehrinde yaşanan kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı. Brezilya...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Hansel ve Gretel Masalının Ardındaki Acımasız Tarihi Gerçekler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

1314 ve 1317 yılları arasında Avrupa’nın büyük bir kısmını etkileyen bir kıtlık süreci başladı. 1322 yılına kadar devam eden kıtlık...

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Augsburg’da nadir Roma gümüş hazinesi bulundu

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

Almanya’nın Augsburg kentindeki arkeologlar, Roma İmparatorluğu döneminden kalma 15 kg gümüş sikke içeren tarihi bir hazineyi ortaya çıkardılar. Augsburg’daki tarihi...

6.500 yıllık İnönü Mağarası Anadolu Tarihine Işık Tutuyor

21 Ağustos 2021

21 Ağustos 2021

Kuzey Anadolu’da bilinen en eski Protohistorik insan yerleşim izleri görülen 6.500 yıllık İnönü Mağarası, Erken Tunç Çağı dönemi kültürü hakkında...

Hatay’daki Aççana Höyük’te Akadça Yazılmış Mitanni Arşivi ve Bilinmeyen Bir Hitit Prensine Ait Mühürler Ortaya Çıkarıldı

19 Ekim 2025

19 Ekim 2025

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Aççana Höyük’te (antik Alalah) yürütülen kazılarda, Mitanni İmparatorluğu’na ait kayıp bir devlet arşivi ve Akadça yazılmış çivi...

Sahra Çölü’nün Kaybolan Cenneti

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Bugünkü Sahra Çölü’nün büyük kısımları binlerce yıl önce yeşildi. Zürafaların ve timsahların tarih öncesi gravürleri, çölde yüzen insanları bile gösteren bir...

Genetik Analiz, Bir Kadını Bakır Çağı İspanya’sında En Yüksek Rütbeli Birey Olarak Ortaya Koyuyor: “Fildişi Hanımefendi”

7 Temmuz 2023

7 Temmuz 2023

Scientific Reports dergisinde 6 Temmuz Perşembe günü yayınlanan bir araştırmaya göre, İberya’daki antik Bakır Çağı toplumundaki en yüksek statülü birey,...

Azerbaycan’da Nadir Mızrakla Gömülmüş Tunç Çağı Savaşçısına Ait Kurgan Ortaya Çıkarıldı

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Azerbaycan’ın batısındaki rüzgârlı Ceyrançöl bozkırlarında arkeolojik açıdan büyük bir keşif yapıldı: Yaklaşık 3.800 yıl öncesine tarihlenen bir Tunç Çağı savaşçısına...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]