16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Erciyes’in Gölgesinde 2.500 Metrede Olası Bir “Tapınak Şehri”nin Kalıntıları Ortaya Çıktı

Kayseri’de Erciyes Dağı’nın kuzeyinde yükselen Lifos Dağı’nda karların erimesi olası bir “Tapınak Şehri”ni yeniden görünür kıldı. Hacılar ilçesi sınırlarındaki 2 bin 509 metre yüksekliğindeki zirvede, sur kalıntıları, sarnıçlar ve yapı temelleri dronla görüntülendi.

Kalıntılar, bölgede yalnızca tekil bir kutsal yapı değil, surlarla çevrili daha geniş ölçekli bir kutsal merkez bulunmuş olabileceğini düşündürüyor. Tarihçi-yazar Halit Erkiletlioğlu’na göre Lifos Dağı, Kayseri’nin en az araştırılmış ve en gizemli antik alanlarından biri.

Zirvede surlarla çevrili geniş bir alan

Lifos Dağı’nın zirvesindeki kalıntılar yaklaşık 74 bin 300 metrekarelik bir alanı kapsıyor. Erkiletlioğlu, alanı çevreleyen surların yaklaşık 1 kilometre uzunluğa ulaşmış olabileceğini, bazı bölümlerde ise 3-4 metre yüksekliğinde izler verdiğini söyledi.

Erciyes’in Gölgesinde 2.500 Metrede Olası Bir “Tapınak Şehri” Gün Yüzüne Çıktı
Görsel: DHA

Harçsız taş işçiliğiyle inşa edildiği değerlendirilen sur hattı, zirvenin yalnızca savunma amaçlı değil, aynı zamanda özel bir kutsal alan olarak düzenlenmiş olabileceğini akla getiriyor. İç kısımdaki yapı temelleri ve duvar izleri, burada farklı işlevlere sahip yapıların yer aldığını gösteren önemli işaretler arasında.

Pagan inançlarıyla bağlantılı olabilir

Erkiletlioğlu, Lifos Dağı’ndaki alanın Pagan inançlarıyla ilişkili bir “tapınak şehri” olarak değerlendirilme ihtimali taşıdığına işaret etti. Ona göre yapı, Zeus adına düzenlenmiş bir kutsal merkez olabilir. Ancak bu yorumun kesinlik kazanması için bilimsel kazı ve ayrıntılı arkeolojik araştırma gerekiyor.

Bu ihtimali güçlendiren unsurlardan biri de Erciyes’in antik dönemdeki konumu. Antik çağda Argaeus adıyla bilinen Erciyes Dağı, bölgenin en güçlü doğal sembollerinden biriydi. Dağın antik sikkeler üzerinde yer alması, onun yalnızca coğrafi bir işaret değil, aynı zamanda kutsal anlamlar taşıyan bir figür olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Bu nedenle Lifos Dağı’ndaki zirve yerleşimi, Erciyes’e yakınlığı nedeniyle dini törenler, adaklar ya da kutsal ziyaretlerle bağlantılı bir merkez olarak düşünülmüş olabilir.

Görsel: DHA

Sarnıçlar uzun süreli kullanıma işaret ediyor

Alanda tespit edilen dört sarnıç, Lifos Dağı’nın yalnızca kısa süreli ziyaretler için kullanılmadığını düşündürmekte. Bu kadar yüksek bir noktada su depolama yapılarının bulunması, zirvede belirli dönemlerde görevli bir topluluk, dini görevliler ya da koruma amaçlı bir yerleşim düzeni olabileceğini akla getiriyor.

İç kısımdaki büyük temel izleri de bu yorumu destekliyor. Erkiletlioğlu, zirvede çok sayıda yapı kalıntısı bulunduğunu ve alanın basit bir gözetleme noktası gibi değerlendirilemeyeceğini ifade ediyor.

Görsel: DHA

Kayseri’nin Tunç Çağı mirası

Lifos Dağı’ndaki olası kutsal merkez, Kayseri’nin çok daha eski tarihsel katmanlarıyla birlikte düşünülmeli. Bölge, Tunç Çağı’nda Anadolu’nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Kültepe-Kaniş’e ev sahipliği yaptı.

6 Bin Yıllık Tarihin İzinde: Kültepe Kaniş-Karum'da 77. Yıl Kazıları Başlıyor

Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Asurlu tüccarların kurduğu ticaret ağı, Kaniş’i Anadolu ile Mezopotamya arasındaki en önemli merkezlerden biri haline getirdi. Burada bulunan çivi yazılı tabletler, yazının Anadolu’ya girişini belgeleyen en erken ve en önemli kanıtlar arasında kabul ediliyor.

Bu nedenle Lifos Dağı’ndaki kalıntılar, yalnızca tek başına bir dağ zirvesi yerleşimi olarak değil, Kayseri’nin binlerce yıllık ticaret, inanç ve güç coğrafyasının bir parçası olarak da önem taşıyor.

Önce koruma, sonra bilimsel araştırma

Karların erimesiyle surlar, sarnıçlar ve yapı temelleri daha belirgin hale gelirken, alanın defineciler tarafından tahrip edilmesi endişe yaratıyor. Erkiletlioğlu, Lifos Dağı’nın öncelikle koruma altına alınması, ardından uzman arkeologlar tarafından kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguluyor.

Lifos Dağı’nda yapılacak bilimsel bir araştırma, Kayseri’nin antik dönem inanç coğrafyasına dair önemli bilgiler sunabilir. Kalıntıların tapınak şehri mi, surlarla çevrili kutsal bir merkez mi, yoksa farklı işlevlere sahip yüksek rakımlı bir yerleşim mi olduğu ancak arkeolojik çalışmalarla netlik kazanacak.

Banner
Related Articles

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

2700 yıllık geçmişe sahip Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu. Kastabala Antik kenti, Osmaniye ilinin 12 kilometre...

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka...

Dünyanın En Küçük Stegosaurus İzi Bulundu

14 Mart 2021

14 Mart 2021

155 Milyon önce yaşamış dünyanın en küçük stegosaurus izi bulundu. Otçul bir dinozor olan stegosaurus, büyük ve yavaş olması ile...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Munigua’da Bulunan 2 Bin Yıllık Roma Makyaj Kutusu, Güzellik ve Ölüm Sonrası Hafızayı Birleştiriyor

11 Haziran 2026

11 Haziran 2026

Sevilla yakınlarındaki antik Munigua kentinde ortaya çıkarılan küçük bir bronz makyaj kutusu, Roma döneminde kişisel bakımın mezar gelenekleriyle nasıl iç...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]