3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.
Yeni bilimsel veriler, bu hikâyenin burada bitmediğini gösteriyor.

Polonyalı araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, İnka döneminde capacocha ritüeli kapsamında kurban edilen bazı çocukların ölümden sonra yeniden ele alındığını, bedenlerinin bilinçli biçimde değiştirildiğini ve hatta ikinci kez gömülmüş olabileceğini ortaya koydu.

Bu bulgular, İnka dini uygulamalarına dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor.

Yazılı kaynaklar vardı, bedenler suskundu

Capacocha, İnka İmparatorluğu’nun en kutsal ritüellerinden biriydi. İspanyol kronikleri, fetih sonrası dönemde bu törenleri ayrıntılı biçimde aktarmıştı. Ancak arkeolojik kanıtlar sınırlıydı.

1990’lı yıllarda And Dağları’ndaki volkan zirvelerinde bulunan donmuş çocuk mumyaları, bu sessizliği ilk kez bozdu. Aşırı soğuk, kuru iklim ve mikroorganizma eksikliği, yumuşak dokuların yüzyıllar boyunca korunmasını sağlamıştı.

Ancak bu bedenlerin iç yapısı bugüne kadar ayrıntılı biçimde incelenmemişti.

Tomografi taramaları beklenmeyeni gösterdi

Güney Peru’daki yüksek rakımlı bir And Dağları yanardağı. Aşırı soğuk ve kurak koşullar, capacocha ritüeli kapsamında kurban edilen çocukların kalıntılarının yüzyıllar boyunca korunmasını sağladı. Bu zirveler, İnka İmparatorluğu’nun en kutsal törenlerine dair doğal birer arşiv niteliği taşıyor.
Fotoğraf: Dagmara Socha

Dagmara Socha liderliğindeki ve Varşova Üniversitesi’nden araştırmacıların yer aldığı ekip, Peru’daki Ampato Yanardağı ve Sara Sara Yanardağı çevresinde bulunan dört çocuk mumyayı bilgisayarlı tomografi yöntemiyle inceledi.

Sonuçlar çarpıcıydı.

Tüm çocukların kafa bölgesine alınan darbeler sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Sekiz yaşındaki bir kız çocuğunda beyin içi kanama tespit edildi. Bu bulgu, ölüm nedenine dair daha önce öne sürülen “soğuğa maruz kalma” ya da “zehirlenme” ihtimallerini dışlıyor.

Bu, açık bir şiddetti.

Hastalık izleri ezberi bozdu

Tomografi taramaları yalnızca travmayı değil, çocukların ölüm öncesi sağlık durumlarını da ortaya koydu. Aynı kız çocuğunda, Chagas hastalığıyla uyumlu iç organ değişimleri saptandı. Yemek borusunda genişleme ve akciğerlerde kireçlenmeler dikkat çekti.

Bu bulgular, capacocha için yalnızca “kusursuz ve sağlıklı” çocukların seçildiği yönündeki yaygın görüşle örtüşmüyor. Seçim kriterlerinin biyolojik sağlık kadar sembolik, toplumsal ya da politik olabileceği ihtimali güçleniyor.

En şaşırtıcı vaka: Ampato 4

Araştırmanın en dikkat çekici bölümü ise “Ampato 4” olarak tanımlanan mumyada ortaya çıktı.

Tomografi görüntüleri, bedenin iç anatomisinin doğal süreçlerle açıklanamayacak şekilde bozulduğunu gösterdi. Bazı kemiklerin eksik olduğu, karın boşluğunda taşlar ve muhtemelen tekstil parçalarının bulunduğu tespit edildi.

Bu durum, araştırmacılara göre bilinçli bir müdahaleye işaret ediyor. Literatürde ilk kez, capacocha kurbanına ait bir bedende kasıtlı mumyalama ve ölüm sonrası düzenleme saptanmış oldu.

Ölümden sonra da süren bir ritüel

Araştırma ekibi, söz konusu çocuğun başka bir yerde kurban edildikten sonra taşınmış olabileceğini değerlendiriyor. Bedenin sembolik olarak “onarıldığı” bu sürecin, İnka İmparatorluğu’nda bilinen bir uygulamayla örtüştüğü belirtiliyor.

İnka yönetimi tarafından yerinden edilen topluluklar—mitimaes—yeni bölgelere taşınırken kutsal nesneleri ve atalara ait mumyaları da beraberinde götürüyordu. Bu sayede yeni coğrafyayla ruhani bağ kuruluyordu.

Araştırmacılara göre capacocha kurbanları da benzer bir işleve sahip olmuş olabilir.

Dağlarda kalan ama kaybolmayan çocuklar

Elde edilen veriler, İnka dünyasında ölümün ritüel bir son değil, uzun bir sürecin parçası olduğunu gösteriyor. Çocuklar, kurban edildikten sonra da dini manzaranın içinde varlığını sürdürmüş olabilir.

İkincil gömü ve beden üzerinde yapılan müdahaleler, bu çocukların toplum belleğinde ve kutsal coğrafyada kalıcı bir rol üstlendiğine işaret ediyor.

Araştırmanın ayrıntılı bulguları, uluslararası hakemli bilimsel dergi Journal of Archaeological Science: Reports’ta yayımlandı. Çalışma, Polonya Ulusal Bilim Merkezi tarafından desteklenen OPUS projesi kapsamında yürütülürken, araştırma ekibi 2024 yılından bu yana And Dağları’nın yüksek kesimlerinde yeni saha çalışmaları ve incelemelere de devam ediyor.

PAP

Banner
Benzer Yazılar

İngiltere’de Orta Çağ dönemi bir tabula oyun parçası keşfedildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

İngiltere’nin Bedfordshire, Bidwell West’teki arkeolojik kazılarda bir Orta Çağ dönemi savunma hendekli ahşap bina ortaya çıkarıldı. Saha ekibi hendek içinde...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Abhazya’da bulunan Kolhis kültürü kutsal alanında Mısır Yunan tanrı figürinleri keşfedildi

25 Eylül 2022

25 Eylül 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Oçamçira (Abhazya Cumhuriyeti) kenti yakınlarındaki kazılar sırasında Kolhis kültürü M. Ö. 6-4. yüzyıllarına ait...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

2 Haziran 2023

2 Haziran 2023

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar...

Arkeologlar İsveç adasında Viking tersanesi buldu

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Stockholm Üniversitesi’nden arkeologlar, Stockholm’ün batısındaki Mälaren Gölü’ndeki Björkö adasındaki Birka’da bir Viking Çağı tersanesi keşfettiler. İsveççe Vikingastaden (Viking Şehri) olarak...

Batı Baltık Denizi bölgesi için olağanüstü keşif: Alman Nehri’nin dibinde 400 yıllık bir batık bulundu

3 Ağustos 2022

3 Ağustos 2022

Almanya’nın kuzey kesiminde, Lübeck yakınlarındaki Trave’de rutin bir ölçüm sırasında, Kiel-Holtenau Su Yolları ve Denizcilik Kurumu (Wasserstraßen- und Schifffahrtsamt/WSA), on...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Eski Mısır Bes kültü takipçileri uyuşturucu, insan kanı ve vücut sıvılarının üçlü bir karışımı içti

8 Haziran 2023

8 Haziran 2023

Araştırmacılar, Ptolemaik dönem Mısır’ına kadar uzanan eski bir Bes vazosunda bulunan bazı bileşenleri tanımladılar. Araştırmacılar, MÖ ikinci yüzyıl vazosu üzerinde...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]