15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten bu köyden ödünç almıştır.

Höyüğün çapı 70-80 m. civarında olup düzensiz yuvarlak bir forma sahip olan höyüğün Kazı başkanlığını Prof. Dr. Refik Duru yapmıştır. 1978-1988 tarihleri arasında tam 11 yıl büyük bir özveri ile burada çalışmalar yapılmış ve bütün evreler tek tek incelenmiştir. Kuruçay Höyüğün benzersiz savunma sistemini de onun bu özverili çalışmalarına borçluyuz.

Batılı Bilim İnsanlarının Anadolu’da Neolitik dönem yoktur söylemlerini yalancı çıkarırcasına uzun bir geçmişe sahiptir. M.Ö. 7000 yılın başlarına kadar uzanan oldukça eski bir geçmişi vardır.

Kuruçay höyüğün Erken Neolitikle başlayan tarih yolculuğu İlk Tunç Çağı’na kadar devam eder.

11 yapı katında Geç Neolitik çağ-Kalkolitik çağın başlangıcı olarak belirtilen bu dönemde bir sur yapısı oldukça dikkat çekicidir. Kendi dönemine göre emsalsiz bir örnek olduğu kuşku götürmez. Zaten bir benzeri de bulunamamıştır. Bir benzeri bulunana kadar da eşsiz bir örnek olarak kalacaktır.

Kuruçay Höyüğün Rölovesi

Peki nedir onu bu kadar eşsiz yapan?

1984 yılında 11. yapı katında varlığı saptanan yarım yuvarlak planlı kuleleri olan kalın temelli bir sur duvarı açığa çıkartılmıştır. Bu sur duvarının 1,10 m. ile 1,20 m. kalınlığındaki uzun duvarı genellikle orta boy toplama taşlar ile örülmüştür. Duvarın iki yüzü göreceli olarak daha kalın taşlar ile orta kısım ise küçük taş ve kırıklar ile yapılmıştır. Tek kat halindeki bu taş temelin batı ucu yamaçtan aşağıya uçmuş doğu uç ise düzenli şekilde kesilmiştir.

Duvarın güneye bakan dış yüzünde yarım yuvarlak planlı iki kule yer almıştır. Biri sağlam diğeri yıkık olan kuleler 3,50 m. ileri çıkmaktadır. Kulelerin uç kısmında 1 m. genişlikte aralıklar vardır. Aynı eksen üzerinde ana duvarda da aralıklar bırakılmış ve bu aralıklar tek taş dizisiyle kapatılmıştır. Geçitlerdeki bu taş dizisi büyük olasılıkla eşik yerlerini göstermektedir. Kulelerin içinde oturulmuş olduğuna ilişkin seramik dahil hiç bir kalıntıya rastlanmamıştır.

Doğu kesiminde sürdürülen araştırmalar sırasında esas sura paralel olmak üzere 4 m. aralıkla ikinci bir duvarın varlığı tespit edilmiştir. 5 m. devam eden bu duvar daha incedir ve temelleri ana duvardan farklı olarak üst üste iki taş dizisi ile örülmüştür. Bu duvara kuzeyden gelen bir duvar dik açı yaparak birleşmektedir. Bu duvar üzerinde de yarım yuvarlak planlı kulelerin varlığı tespit edilmiştir.

Hem çift sur hem de yuvarlak planlı kuleleri ile zamanında düşmanlarını şaşırttığı kadar bugün bizleri de şaşırtmaktadır. 1 m. bulan ev duvarları ile de o dönemde kuşkusuz oldukça güvenli bir yerleşmeydi.

Kaynak : Duru, R. 1994 “Kuruçay Höyük 1” ,Türk tarih Kurumu Yayınevi, Ankara

Banner
Related Articles

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Stonehenge Tüneli Alanında Bronz Çağı Mezarlar ve İşlikler Ortaya Çıkarıldı

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

İngiltere’de yaklaşık 5 bin yıllık olduğu tahmin edilen Stonehenge Anıtı geçtiğimiz günlerde altından geçmesi planlanan tünel ile gündeme gelmişti. Tünelin...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

17.500 Yıl Önce Çizilmiş Gerçek Boyutlu Kanguru Resmi

22 Şubat 2021

22 Şubat 2021

Avustralya Melbourne Üniversitesi’nden uzmanlar, Batı Avustralya’nın Kimberly Bölgesi’ndeki bir mağarada 17.000 yıldan daha eski bir kangurunun gerçek boyutlu çizimini buldular....

Galaktik Arkeoloji: Gökbilimciler Yıldızları Fosil Olarak Kullanarak Samanyolunu İnceliyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Galaksimizin yıldız popülasyonunu anlamak, sadece kendi dünyamız hakkında değil, aynı zamanda bir bütün olarak evren hakkında da çok şey ortaya...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]