15 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak izlerine rastlandı.

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ait kültürel tabakasına ait buluntuların ortaya çıkarıldığı Ulucak Höyük kazılarında, 7,5 metrelik kültür tabakası boyunca evlerin birbiri üzerine inşa edip kesintisiz 1150 yıl boyunca aynı yerde iskan ettikleri de gözlemlendi.

Tarihteki en eski seramik atölyesi Ulucak Höyük’te bulundu

Dünya arkeolojisi için çok önemli bir yere sahip İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyük, tarihteki en eski seramik atölyesine sahiptir. Atölye, 100 metrekarelik yapıda, seramik kapların pişirildiği fırınlar ve seramik kapların boyanmasında hematit boyayı öğütmek için kullanılan çok sayıda öğütme taşları ile ortaya çıkarılmıştı.

Ulucak Höyük kazı başkanı Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Çevik, tarihsel olarak Mezopotamya’dan Ege Bölgesi’ne kadar geniş bir coğrafyada ilk seramiklerin günümüzden 9 bin yıl önce yapıldığını bilindiğini belirterek şunları söyledi.

 Prof. Dr. Özlem Çevik, Ulucak Höyük'te ele geçen seramik buluntularında seramik alanında uzmanlaşmanın başlandığına dair bilgilere ulaşıldığını söyledi.
Prof. Dr. Özlem Çevik, Ulucak Höyük’te ele geçen seramik buluntularında seramik alanında uzmanlaşmanın başlandığına dair bilgilere ulaşıldığını söyledi.

“Bu ilk seramikler yapıldığı zaman olasılıkla kadınlar tarafından hane içi üretiliyordu. İlk seramiklerin ortaya çıkışından bin yıl sonra milattan önce 6 binlerde ise belirttiğim bu geniş coğrafyada bulunan seramikler üzerine yapılan incelemelerden yola çıkarak, bunların uzman seramik ustaları tarafından yapıldığı varsayılmaktaydı. Ulucak’ta bulduğumuz bu atölye, Yakın Doğu veya dünya arkeolojisi için önemli. Çünkü ilk kez seramiğin uzmanlar tarafından yapıldığını fiziksel olarak gösteren bir kanıt”

Seramikte uzmanlaşma bu atölyede görülüyor

Atölye hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çevik, “Bu yapı evlerden çok farklı. 6-7 odalı bir mekan. Bu alanlarda seramik üretimin tüm aşamaları uygulanıyor. Yani hamurun hazırlanmasından şekillendirilmesine, astar boyanın kullanımından perdahlanmasına kadar seramik üretiminin tüm zinciri yer alıyor. Buranın seramik üretim atölyesi olduğunu, rahatlıkla söyleyebiliriz. Tohum örneklerinin analizine göre ise aldığımız radyokarbon tarihlemelerden yapının, milattan önce 6 bine tarihlendiğini biliyoruz yani burası, 8 bin yıllık bir atölye. İnsanlık tarihinde seramik üretimindeki ilk uzmanlaşmayı, fiziksel olarak göstermesi açısından çok önemli. Bu atölye, seramik üretimindeki uzmanlaşmada en eski kanıt” diye konuştu.

Seramik üzerinde bulunan parmak izleri uzmanlaşmada cinsiyet ayrımının olmadığını gösteriyor

Atölyedeki buluntularda parmak izlerine rastlanıldığını da kaydeden Prof. Dr. Çevik, “Seramik yapılmadan önce kil hamurun hazırlanması lazım. Atölye yanmış. Bulduğumuz hamurlarda, üzerindeki parmak izlerinin katılaşmış olduğunu gördük. 8 bin yıl önce ona dokunan insanların parmak izleri ve elleri böylelikle korunmuş” dedi.

Ulucak Höyük seramik atölyesinde cinsiyetçilik görülmüyor. Yapımda erkek kadın birlikte çalışıyor.
Ulucak Höyük seramik atölyesinde cinsiyetçilik görülmüyor. Yapımda erkek kadın birlikte çalışıyor. Fotoğraf DHA

Parmak izlerinin incelendiğini belirten Prof. Dr. Çevik, “Gelişen teknolojilerle birlikte parmak izlerinin yaş ve cinsiyetini de tayin ettik. Yapılan ön inceleme, 11 yaşından daha küçük çocukların bu atölyede çalışmadıklarını ortaya koydu. Geçmiş köy toplumlarında seramiklerin, günümüzdeki gibi hane içinde kadınlar tarafından üretildiği varsayılır. Seramik yapımının elden çark teknolojisine dönüştüğü gelişkin topluluklarda ise seramik kapların erkekler tarafından uzmanlaşmış bir üretim faaliyeti olarak gerçekleştirildiği düşünülür. Erken seramik uzmanlaşmasına dair somut kanıtlar içeren Ulucak Höyük’teki parmak izlerine baktığımızda hem kadın hem de erkek olabilecek parmak izlerinin hamur üzerinde yer aldığını görüyoruz. Demek ki erken uzmanlaşmaya geçişte kadın veya erkek gibi keskin bir cinsiyet ayrımının olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Türkiye’nin en derin 3’ncü mağarası Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi. Mersin’in Anamur ilçesinden geçen Orta Toroslar’ın zirvesinde bulunan...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

II. Murşili’nin Veba Duası “Konuşan Tabletler Sergisinde” Sergilenecek

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Milyonlarca insanın etkilendiği ve binlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, dünya tarihinde bilinen etkili salgınlar içinde yer aldı. Hala...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Enigma Bulundu

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Alman WWF dalgıçlar, Baltık Denizi‘nin derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Enigma Şifreleme Makinesi buldular. Baltık’ta balık ağlarını toplamak için dalan...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Yeni kanıtlar, Vikinglerin Kolomb’dan önce Kuzey Amerika’ya geldiğini gösteriyor

23 Mayıs 2023

23 Mayıs 2023

Kuzey Amerika’nın keşfi Kristof Kolomb ile eş anlamlı olsa da, yeni kanıtlar Viking denizcilerinin Kolomb’dan yaklaşık 700 yıl önce Kuzey...

Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum’un haritası yeniden çizildi

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Cengiz Han’ın, Orta Asya’da göçebe bozkır kabilelerini Moğol çatısı altında birleştirerek kurduğu, Pasifik Okyanusu’ndan Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyine kadar...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

İranlı arkeologlar, Doğu İran’da erken idari yönetimin ilk kanıtını keşfettiler.

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

İranlı arkeologlar, İran’ın doğusundaki Horasan eyaletinde 6.000 yıl önce yaşayan insanlar hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşündükleri erken idari yönetimin ilk...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]