29 May 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak izlerine rastlandı.

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ait kültürel tabakasına ait buluntuların ortaya çıkarıldığı Ulucak Höyük kazılarında, 7,5 metrelik kültür tabakası boyunca evlerin birbiri üzerine inşa edip kesintisiz 1150 yıl boyunca aynı yerde iskan ettikleri de gözlemlendi.

Tarihteki en eski seramik atölyesi Ulucak Höyük’te bulundu

Dünya arkeolojisi için çok önemli bir yere sahip İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyük, tarihteki en eski seramik atölyesine sahiptir. Atölye, 100 metrekarelik yapıda, seramik kapların pişirildiği fırınlar ve seramik kapların boyanmasında hematit boyayı öğütmek için kullanılan çok sayıda öğütme taşları ile ortaya çıkarılmıştı.

Ulucak Höyük kazı başkanı Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Çevik, tarihsel olarak Mezopotamya’dan Ege Bölgesi’ne kadar geniş bir coğrafyada ilk seramiklerin günümüzden 9 bin yıl önce yapıldığını bilindiğini belirterek şunları söyledi.

 Prof. Dr. Özlem Çevik, Ulucak Höyük'te ele geçen seramik buluntularında seramik alanında uzmanlaşmanın başlandığına dair bilgilere ulaşıldığını söyledi.
Prof. Dr. Özlem Çevik, Ulucak Höyük’te ele geçen seramik buluntularında seramik alanında uzmanlaşmanın başlandığına dair bilgilere ulaşıldığını söyledi.

“Bu ilk seramikler yapıldığı zaman olasılıkla kadınlar tarafından hane içi üretiliyordu. İlk seramiklerin ortaya çıkışından bin yıl sonra milattan önce 6 binlerde ise belirttiğim bu geniş coğrafyada bulunan seramikler üzerine yapılan incelemelerden yola çıkarak, bunların uzman seramik ustaları tarafından yapıldığı varsayılmaktaydı. Ulucak’ta bulduğumuz bu atölye, Yakın Doğu veya dünya arkeolojisi için önemli. Çünkü ilk kez seramiğin uzmanlar tarafından yapıldığını fiziksel olarak gösteren bir kanıt”

Seramikte uzmanlaşma bu atölyede görülüyor

Atölye hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çevik, “Bu yapı evlerden çok farklı. 6-7 odalı bir mekan. Bu alanlarda seramik üretimin tüm aşamaları uygulanıyor. Yani hamurun hazırlanmasından şekillendirilmesine, astar boyanın kullanımından perdahlanmasına kadar seramik üretiminin tüm zinciri yer alıyor. Buranın seramik üretim atölyesi olduğunu, rahatlıkla söyleyebiliriz. Tohum örneklerinin analizine göre ise aldığımız radyokarbon tarihlemelerden yapının, milattan önce 6 bine tarihlendiğini biliyoruz yani burası, 8 bin yıllık bir atölye. İnsanlık tarihinde seramik üretimindeki ilk uzmanlaşmayı, fiziksel olarak göstermesi açısından çok önemli. Bu atölye, seramik üretimindeki uzmanlaşmada en eski kanıt” diye konuştu.

Seramik üzerinde bulunan parmak izleri uzmanlaşmada cinsiyet ayrımının olmadığını gösteriyor

Atölyedeki buluntularda parmak izlerine rastlanıldığını da kaydeden Prof. Dr. Çevik, “Seramik yapılmadan önce kil hamurun hazırlanması lazım. Atölye yanmış. Bulduğumuz hamurlarda, üzerindeki parmak izlerinin katılaşmış olduğunu gördük. 8 bin yıl önce ona dokunan insanların parmak izleri ve elleri böylelikle korunmuş” dedi.

Ulucak Höyük seramik atölyesinde cinsiyetçilik görülmüyor. Yapımda erkek kadın birlikte çalışıyor.
Ulucak Höyük seramik atölyesinde cinsiyetçilik görülmüyor. Yapımda erkek kadın birlikte çalışıyor. Fotoğraf DHA

Parmak izlerinin incelendiğini belirten Prof. Dr. Çevik, “Gelişen teknolojilerle birlikte parmak izlerinin yaş ve cinsiyetini de tayin ettik. Yapılan ön inceleme, 11 yaşından daha küçük çocukların bu atölyede çalışmadıklarını ortaya koydu. Geçmiş köy toplumlarında seramiklerin, günümüzdeki gibi hane içinde kadınlar tarafından üretildiği varsayılır. Seramik yapımının elden çark teknolojisine dönüştüğü gelişkin topluluklarda ise seramik kapların erkekler tarafından uzmanlaşmış bir üretim faaliyeti olarak gerçekleştirildiği düşünülür. Erken seramik uzmanlaşmasına dair somut kanıtlar içeren Ulucak Höyük’teki parmak izlerine baktığımızda hem kadın hem de erkek olabilecek parmak izlerinin hamur üzerinde yer aldığını görüyoruz. Demek ki erken uzmanlaşmaya geçişte kadın veya erkek gibi keskin bir cinsiyet ayrımının olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Peru’nun And Dağları’nda 4750 Yıllık Megalitik Taş Alan Keşfedildi

16 Şubat 2024

16 Şubat 2024

Wyoming Üniversitesi’nden iki antropoloji profesörü, And Dağları’nda, yaklaşık 5.000 yıl önce eski göçebe gruplar tarafından inşa edilen Callacpuma taş alan...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

Stratonikeia Antik Kentinin Mitolojik Maskeleri

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

3.000 yıllık Stratonikeia antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, 2.200 yıl öncesine tarihlendirilen taş blokları süsleyen 10 maske daha ortaya çıktı....

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]