12 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor.

Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın sessiz yamaçları, 2024 yılında gerçekleşen ayrıntılı bir yüzey araştırmasıyla beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Bakaiyr köyünün yakınındaki yüksek bir vadide bulunan Durdana adlı yeni kaya resimleri alanı, neredeyse 600 petroglif, on adet tamga ve iki özgün Soğdca yazıt ile Orta Asya tarihine dair önemli bir eksik parçayı tamamlıyor.

Eco-AYAN çevre vakfı ve Manas Ordo anıt kompleksi araştırmacılarının işbirliğiyle başlayan incelemeler, Temmuz 2024’te Belçikalı araştırmacı Luc Hermann tarafından sistematik biçimde yürütüldü. İlk bakışta küçük görünen alan, kısa sürede bölgenin Orta Çağ güç dengelerini anlamaya yardımcı olacak çarpıcı bir veri havuzuna dönüştü.

Talas
Durdana bölgesinde bulunan Soğdca dilinde yazılmış yazıtlardan birinin detayı. Kaynak: Luc Hermann.

Dağ vadisinde binlerce yılın izleri

Durdana, Talas kentinin yaklaşık 66 kilometre güneybatısında, 1.760–1.970 metre arasında değişen bir irtifada yer alıyor. Kaynak suları ve geniş otlakları sayesinde tarih boyunca hayvancılık ve kısa süreli yerleşim için kullanıldığı düşünülüyor. Araştırmalar sırasında 77 kaya yüzeyinde toplam 593 petroglif kaydedildi. Yaban keçisi figürleri 369 örnekle açık ara en yaygın olan motif. At, deve, köpek veya kurt ve geyik tasvirleri de farklı dönemlere ait izler bırakmış durumda.

Alan, Bronz Çağı’ndan 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir kronolojiyi kapsıyor. Bronz Çağı’na tarihlenen 91 gravür, ardından Demir Çağı’na ait 56 örnek bulunuyor. Ancak en yoğun üretim, 9.–11. yüzyıllar arasında bölgeyi şekillendiren Orta Çağ topluluklarına ait. Yaklaşık 283 petroglif bu dönemde işlenmiş ve büyük bölümü yalnızca birkaç santimetrelik ince çizgilerden oluşan grafiti tarzında.

Durdana bölgesinde belgelenen Soğdca yazıtlarından biri. Kaynak: Luc Hermann.

17.–19. yüzyıllara tarihlenen Kırgız dönemi de 35 gravürle temsil ediliyor. 20. yüzyılda ise bölgeye gelen çobanların bıraktığı isimler, araç çizimleri, çiçekler, yurtlar ve bir Sovyet yıldızı dahi kayalara işlenmiş durumda.

Orta Asya tarihinde ilk kez: sivil bağlamda bir “sarθang” unvanı

Durdana’nın en dikkat çekici buluntuları, iki farklı kaya yüzeyine kazınmış Soğdca dikey yazıtlar. İpek Yolu üzerinde etkili olan Soğd kültürünün dili, genellikle dini veya ticari metinlerde karşımıza çıkarken, burada askeri bir unvanla birlikte sivil bir bağlamda görülmesi büyük önem taşıyor.

Epigrafist Pavel Lurje tarafından çözümlenen üç satırlık ilk yazıt şu ifadeyi içeriyor:

“Mrty ‘yl yk-‘n srð’nk” — “Er El Yegän, komutan.”

Yazıtta geçen ve Eski Uygur alfabesinde bilinen bir harf biçimi, metnin 9. yüzyıl ile 11. yüzyıl başları arasına tarihlenmesini sağlıyor. Yaklaşık 60 metre ötede bulunan ikinci yazıtta ise yalnızca ad yer alıyor: El Yegän.

Buradaki en kritik unsur “sarθang” unvanı. Manici, Budist ve Hristiyan metinlerinden bilinen bu unvan, “komutan / general” anlamına geliyor ancak daha önce hiçbir zaman seküler bir epigrafik bağlamda tespit edilmemişti. Bu durum, El Yegän’in askeri hiyerarşide oldukça üst bir konumda olduğunu ve bölgedeki Türk–Soğd topluluklarının karmaşık sosyal düzenine ışık tuttuğunu gösteriyor.

Belgelenen Soğdca yazıtlarından bir diğeri Kaynak: Luc Hermann.

Tamgalar aracılığıyla klan kimliği ve yerleşim izleri

Durdana alanında belgelenen on tamga, sekiz farklı tipolojiye karşılık geliyor. Bu tiplerin üçü Talas bölgesinde ilk kez kayda geçti. Altı tamganın eski yerleşim kalıntılarıyla doğrudan ilişkili olması, bu sembollerin klan kimliğiyle birlikte mülkiyet veya mekan işareti olarak kullanıldığını düşündürüyor.

Petroglif sayısı bakımından mütevazı olsa da, tamgaların yoğunluğu ile Soğdca yazıtların bir arada bulunması Durdana’yı Talas’ın en kritik nokta verilerinden biri haline getiriyor.

Yeni keşifler için kapı aralayan bir saha

Durdana’dan önce Bakaiyr civarında yalnızca bir Soğdca yazıt biliniyordu; kuzeydeki üç başka örnekle birlikte bölgedeki epigrafik veri son derece sınırlıydı. Yeni keşif, bilinen tüm veri setini genişletirken Talas vadisinin kültürel çeşitliliğini yeniden tanımlıyor. Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 programı tarafından desteklenen çalışma, bölgede daha fazla kaya resmi grubu bulunabileceğine işaret ediyor.

Kapak fotoğrafı: Durdana bölgesinin ana sırtı, Soğdca Yazıtları I ve II’nin yerlerini göstermektedir. Kaynak: Luc Hermann.

Luc Hermann, Pavel Lurje, Gamal Soronkulov, Laurence Delwiche, Azamat Asein Uulu, The new rock art site of Durdana (Talas region) in Kyrgyzstan with tamgas and two new sogdian inscriptions. Maiask, 20 (2025), doi.org/10.53737/2713-2021.2025.87.92.003

Banner
Benzer Yazılar

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

“Trumpington Haçı” ile gömülmüş 7. yüzyıl Anglo-Sakson genç bir kızın yüzü yeniden canlandırdı

21 Haziran 2023

21 Haziran 2023

İngiltere yakınlarındaki dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, “Trumpington Haçı” olarak bilinen nadir bir altın garnet haçı ile gömülmüş 7. yüzyıldan...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Doğu Çin’de 8 bin 200 yıllık lake eşya bulundu

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Doğu Çin’in Zhejiang Eyaletindeki arkeologlar, Çin’de şimdiye kadar bulunan en eski olan, 8.200 yaşında olan iki cilalı eşya tespit ettiler....

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Noceto Vasca Votiva’nın gizemi su ritüeli miydi?

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Noceto Vasca Votiva, 2005 yılında kuzey İtalya’daki küçük bir tepede keşfedilen türünün tek örneği bir ahşap yapıdır. Bir müstakil ev...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Orta Don’da benzersiz bir keşif: Gümüş bir plakada İskit tanrıları

20 Kasım 2021

20 Kasım 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Voronej bölgesinin Ostrogozhsky Bölgesi’ndeki Devitsa V mezarlığındaki kazıları sırasında, griffinlerle çevrili kanatlı İskit tanrıları...

Girsu’daki son kazılarda Sümerlerin uygarlığı kurtaran yenilikçi teknolojisi ortaya çıkarıldı

24 Kasım 2023

24 Kasım 2023

Irak’ın güneyindeki modern Nasıriye kentinin yakınında yer alan antik Girsu kentinde, British Museum’un yakın zamanda yaptığı kazılarda, Sümerlerin 4000 yıl...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]