9 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir.

Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en ünlü tiranıdır. Ordusunu paralı askerlerle güçlendirerek sınırlarını Himera kentini de içine alacak şekilde genişletmiştir.

Kentin inşa planlarını onun yaptırdığı ve zamanının en gösterişli şehrini imar ettiği düşünülmektedir. Kendisinden sonra gelen bütün tiranların onun yolundan gittiği söylenir.

Atinalı pirinç dökümcüsü ve saray heykeltraşı olan Perilaus (Perillos), yeni eserini göstermek için Tiran Phalaris’e getirir.

Bu bir boğanın parlak pirinçten kopyası, ama sıradan bir heykelden çok daha fazlasıdır..! Yüzsüz yapılmış içi boş bu boğanın yan tarafında bir kapağı bulunmaktaydı. Kurban bu boğanın içine konuluyor ve boğa altta yanan ateşten kırmızıya dönene kadar metalin sıcaklığı ile kavruluyordu. Boğanın baş kısmında Perilaus’un (Perillos) tasarladığı çeşitli borular ve düdük benzeri bazı karmaşık aletler yerleştirilmişti. Bu aletler sayesinde kurbanın sesi kızmış bir boğa böğürmesini andıran bir sese dönüşüyordu.

Belçika’nın Bruges kentindeki İşkence Müzesi’ndeki yüzsüz boğanın tasviri.

Tarihçi Diodorus Siculus, Perilaus’un şunları söylediğini yazdı:

“Ey Phalaris, bir adamı cezalandırmak istersen, onu boğanın arasına kapat ve altına ateş yak, iniltileriyle boğanın böğürdüğü sanılacak ve acı çığlıkları burun deliklerindeki borulardan geçerken size zevk verecek. ”

Phalaris, heykeltraşın bu anlatımından çok etkilenmiş olsa gerek, ondan bu ses düzenini göstermesini ister. Perilaus boğanın içine girince de kapağı kapatır ve ateşi yakar. İcadın ses sistemini de böylece gerçek ustasından öğrenmiş olur.

Neyse ki yüce tiran ölmeden Perilaus’u boğadan çıkartır. Muhtemelen bir ödül alacağını düşünen heykeltraşı ise bir uçurumdan aşağı attırır.

Tiran Phalaris’in, bu boğa ile kaç kişiyi öldürdüğü tarihi kayıtlara geçmese de aynı icadın Roma döneminde oldukça rağbet gördüğü bellidir.

Söylentilere göre Telemachus tarafından tacı elinden alınan Phalaris kendi sipariş ettirdiği bu boğa içerisinde yanarak can verir.

Herodot, antik Yunan’da pirinç boğa içinde kızartılmanın iyi bilinen bir işkence yöntemi olduğundan bahseder. Boğa içinde işkencenin sorgulamadan ziyade bir idam şekli olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Hristiyan efsanelerinde de bu şekilde öldürülmüş insanlardan bahsedilmektedir.

Banner
Benzer Yazılar

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

İznik Gölü sahilinde dolaşan bir aile 2 bin yıllık sikke buldu

2 Mayıs 2023

2 Mayıs 2023

İznik Gölü tarihin en büyük su çekilmesini yaşıyor. Göl sularının çekilmesi sonucu gölün dibinde yer alan tarihi bazilikanın kalıntıları ortaya...

Mısır Firavunu I. Amenhotep’in mumyası digital olarak açıldı

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Mısır’da araştırmacılar, Firavun I.Amenhotep’in mumyalanmış vücudunu ilk kez kullandıkları digital teknoloji sayesinde daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkardı. Bilgisayarlı tomografi...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]