16 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neolitik İnsanı 6000 Yıl Önce Tuz Üretiyordu

M. Ö. 10 bin yılından sonra insan yerleşik düzene geçmiştir. Neolitik insanı, Anadolu’da Hacılar, Boncuklu Höyük, Kuruçay, Çayönü ve Çatalhöyük’de kendisini göstermiştir. Göbeklitepe’nin yerleşik düzenin ilk örneğimi yoksa sadece tapınak alanımı o konuda tartışmalar hala devam etmektedir. Anadolu’da birçok örneği olan neolitik yerleşimleri Avrupa’da fazla görülmemektedir. Fakat son zamanlarda gerçekleştirilen kazı çalışmaları Avrupa kıtasında da belli noktalarda neolitik dönem yerleşmeleri ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmalardan birisi İngiltere’de Kuzey Yorkshire yapılan arkeolojik kazıdır.

İngiltere’nin Kuzey Yorkshire da yapılan kazılarda arkeologlar, neolitik dönemine ait Batı Avrupa’daki en eski tuz işleme sahalarını ortaya çıkardılar.

Arkeologların ilk bulgu değerlendirmelerinde “Neolitik insanların Stonehenge’in inşasından yaklaşık 6.000 yıl önce İngiltere’de tuz üretmekte oldukları” düşüncesini öne sürdüler.

Bilinen en eski tuz üretim sahası

Kuzey Yorkshire’daki Street House çiftliğindeki bir alanda yapılan kazılar, İngiltere’de şimdiye kadar bulunan en eski tuz üretim sahasının ve Batı Avrupa’da türünün ilk örneklerinden birinin M.Ö.3800 yılına kadar uzanan kanıtlarını ortaya çıkardı.

Loftus yakınlarındaki bir kıyı şeridinde bulunan bir alanda ortaya çıkarılan buluntular arasında üç ocak, kırık neolitik çanak çömlek parçaları, bazılarında hala tuz birikintileri içeren bir hendek, şekillendirilmiş taş eserler ve bir depolama çukuru yer alıyor – hepsi de tuz işlemenin önemli kanıtları.

Sherlock: “buluntular tek kelime ile muhteşem ve ulusal öneme sahip”

Kazıya öncülük eden arkeolog Steve Sherlock’a göre , buluntular tek kelime ile  “muhteşem ve ulusal öneme sahip”. Sherlock, keşifle ilgili olarak “Britanya’da çok sayıda bronz çağı tuz işleme sahası bilinmektedir ve bunların en eskisi MÖ 1400’lere kadar uzanmaktadır. Ancak kıta Avrupası’nda, özellikle Polonya ve Balkanlar’da neolitik tuzlar bulunsa da, Birleşik Krallık’ta buna benzer hiçbir yer bilinmiyordu” dedi.

Kuzey Yorkshire bölgesinde bulunan neolitik yerleşimde ele geçen tuz parçaları
Kuzey Yorkshire bölgesinde bulunan neolitik yerleşimde ele geçen tuz parçaları

Bu kadar net konuşmak için biraz beklediğini dile getiren Sherlock; “keşfin neolitik çağa bakış açımızı değiştirebilir demem için güven kazanmam biraz zaman aldı. Ancak antik tuz üretimindeki diğer akademik uzmanlardan aldığım paylaşımlar ve sonrasında hepsi bunun neolitik tuz işçiliğinin kanıtı olduğu ve son derece önemli olduğu görüşüne sahip olunca bu yargıyı ilan ettim” ifadesini kullandım

Araştırma hakemli dergi Antiquity’nin Haziran sayısında yayınlandı.

Yerleşimlerini oluşturmak için meşe ve karaağaç ormanlarını temizleyen Sherlock, o sırada Street House sitesini kullananların “öncüler” gibi olduğunu söyledi. Sherlock, bölgede bulunan çömleklerin MÖ 4.000 civarında kuzey Fransa’dan göç eden insanlar tarafından tanıtılan bir türden olduğunu ve “tuzla işleme teknolojisinin muhtemelen bu göçmen insanlarla birlikte geldiğini” söyleyerek şu bilgileri aktardı.

“Street House’da bulunan çanak çömleklerle ilgili daha önceki araştırmalar, süt ürünlerinin varlığını gösteren ve avcı toplayıcılıktan mahsul yetiştirmeye ve hayvan beslemeye dayanan daha yerleşik bir çiftçilik yaşam tarzına geçen bir toplumu öneren lipid birikintilerini göstermişti.

Kış boyunca kullanılmak üzere gıda maddelerinin korunmasına izin verdiği için tuz, o zamanlar nadir ve çok değerli bir mal oluyordu. “Tuzu kontrol edip yönetebilen ve dağıtabilen insanlar genellikle toplumun daha zengin unsurlarıdır” dedi. Sokak Evi’nde kazılan dönemden kalma diğer yapılar – bir cairn, morg yapısı ve ev de dahil olmak üzere – gelişen bir topluluğa işaret ediyor.”

Sherlock, erken neolitik insanların yakınlardaki plajlarda deniz suyu toplayacağına ve burada yoğun bir tuzlu suya buharlaşmasına izin verileceğine inanıyor. Bu daha sonra işleme alanına taşındı ve tuzlu su tencerelerde ısıtılmadan önce tuzlu su çukurunda saklandı ve daha sonra tuz topaklarını geri almak için kırıldı. Bunların daha sonra başka mallarla takas edilmesi muhtemeldir.

Sherlock, karşılaştırılabilir hiçbir erken neolitik bölgenin bulunmamış olmasının, aradan geçen altı bin yıldaki yükselen deniz seviyeleri ve kıyı erozyonundan kaynaklanıyor olabileceğini söyledi.

Bu keşif, “[erken neolitik insanların] çiftçilik yapma, yemek hazırlama ve pişirme becerisine bakışımızı değiştirdiğini belirten Sherlock, “Bu endüstriyel sürecin nasıl işlediğine ve nasıl pazarlandığına ve dağıtıldığına dair dinamikler hakkında düşünmemiz gerekiyor. Bu insanların – çiftçi olarak – belli bir düzeyde endüstriyel işleme uygulayan ve bu ürünü bir alana dağıtan insanlara bakış açısını değiştiriyor” dedi.

 

Kaynak: theguardian

Banner
Benzer Yazılar

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Anadolu’nun Karanlık Çağı

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır....

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir....

Malta konut projesi çalışmaları sırasında keşfedilen nadir Arapça yazıt

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

Malta’nın güneydoğu bölgesi’ndeki Fgura kasabasında bir sosyal konut projesinin bulunduğu yerde, muhtemelen Orta Çağa kadar uzanan nadir bir Arapça yazıt...

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili alışılmadık derecede iyi korunmuş cinsel organlara sahip

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili bulundu. Bulunan fosilleşmiş böceğin genital organının oldukça iyi korunduğu görüldü. Günümüz Colorado’daki Green River...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han döneminden kalma süslemeli oymalı tuğlalı 12 mezar ortaya çıkarıldı

22 Mayıs 2023

22 Mayıs 2023

Çin’in Shandong kentinde kazı yapan arkeologlar, yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen 12 süslemeli oymalı tuğlalı mezar ortaya çıkardılar. Mezarlar,...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

Dünyanın En Büyük İmparatorluğu Hangisiydi?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Dünya üzerinde kurulan en büyük imparatorluk hangisiydi? Sorusuna verilecek cevap aşağı yukarı bellidir. Kimisi Büyük Roma İmparatorluğu diyecek, kimi Cengiz...

Aşk tanrısı Eros’un elinde horozlarla tasvir edildiği 2000 yıllık mozaik koruma altında

18 Aralık 2021

18 Aralık 2021

İzmir’de Kasım ayında bir evde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine düzenlenen operasyonda ele geçen içinde aşk tanrısı Eros’un elindeki horozlarla...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]