4 July 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü portrelerinin sahipleriyle benzer olup olmadığını bulan bilim insanları 3D yüz rekonstrüksiyonundan ölen kişinin yüz hatlarını yeniden belirlediler.

Bu “mumya portresi” MS 1. yüzyıldan üçüncü yüzyıla kadar Greko-Romen döneminde bazı Mısırlılar arasında popüler bir geleneğin parçasıydı. Peki bu portreler gerçekten ölen kişiye benziyor muydu? Yoksa sadece geleneğe uymak için mi yapılıyordu?

Ms. 1000 yıl milenyumundan hemen sonra ölmüş olan bir çocuk mumyasını “mumya portresi” ile karşılaştırmaya karar verdiler.

Avusturya ve Almanya CT’deki bir grup bilim insanı bu küçük çocuğun vücudunu taradı ve yüzünün 3 boyutlu dijital olarak yeniden yapılandırmasını sağladılar.
Sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı. Çocuğun 3-4 yaş daha yaşlı olması dışında bir hata görünmüyordu. Resmin bilerek mi büyük çizildiği konusu ise gizemini koruyor.
“Mumya portresi” bugüne kadar 1000 kadar ele geçmiş olsa da bunlardan sadece 100 tanesi mumyaya tutturulmuştu.

Araştırmacılar , eski Mısır’dan küçük bir çocuğun mumya portresini yüz rekonstrüksiyonuyla karşılaştıran türünün ilk örneği olan proje için, Kahire’nin güneybatısındaki Hawara piramidine yakın bir mezarlıkta 1880’lerde bulunan bu çocuğun mumyasını seçti. . MÖ 50 ila MS 100 arasında bir tarihe dayanan 78 cm. uzunluğundaki mumya, şimdi Münih Mısır Müzesi’nde bulunuyor.

CT ekibi mumyayı taradı – ve mumyanın 1984 yılında çekilmiş X-ışınlarını inceledi – böylece çocuğun vücudunun 3 boyutlu dijital bir görüntüsünü oluşturabildi. Almanya’daki Münih-Bogenhausen Akademik Kliniği Patoloji Enstitüsü müdürü araştırma baş araştırmacısı Andreas Nerlich BT taramasında “yoğunlaşmış akciğer dokusu kalıntılarını” fark eden araştırmacılara göre, kemik ve diş gelişiminin, çocuğun ölümündeki yaşını muhtemelen zatürreeden ortaya çıkardığını söyledi.

Cildin uygun kalınlığını yeniden oluşturmak için araştırmacılar, 3 ila 8 yaş arasındaki modern çocuklardan alınan standartlara güvendiler. Araştırmacılar, yeniden yaratılan yüzün çoğunun kafatasının ve dişlerinin şekline dayandığını, oğlanın teninin, saç renginin ve saç stilinin resme dayandığını söyledi.

Araştırmacılar, yüz rekonstrüksiyonunun portreye “çok benzediğini”, çünkü alnın göz çizgisine kadar olan boyutları ve burundan ağza olan mesafenin “portre ile rekonstrüksiyon arasında tamamen aynı olduğunu” yazdı. “Bununla birlikte, portrede sanal rekonstrüksiyondan daha ince ve ‘dar’ olmakla birlikte, burun köprüsünün genişliği ile ağız açıklığının boyutu arasında farklılıklar vardı.”

İkisi o kadar benzer ki, portre “ölümünden kısa bir süre önce veya sonra hazırlanmış olmalı,” dedi Nerlich.

Mumya portlerinin incelenmesi sonucu bazı portrelerin çok benzemesi yanında hiç benzemeyen, yaşlı olmasına rağmen genç resmedilen yada tamamen başkalarına ait portlerinde olduğu belirlendi.

Çalışma PLOS One dergisinde 16 Eylül’de çevrimiçi olarak yayınlandı.

https://www.livescience.com/mummy-portraits-egypt-accuracy.html sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

“Posta pullarının Mona Lisa’sı” 15 Milyon Dolara Satışa Çıkıyor

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

İçindekiler1 “Posta pullarının Mona Lisa’sı”2 1980 yılında 935 bin dolara satılmıştı3 Filateli Ne Demektir?4 Pul Çeşitleri Dünyanın en eski pulu...

Monolitler: Gizemli Heykeller mi? Yoksa Bir Kurgu mu?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde gizemli monolit bulundu haberleri dolaştı. Gizemli heykeller monolitler, son birkaç hafta içinde en son Wight Adası’nda...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

6 Ekim 2021

6 Ekim 2021

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.