2 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden gün yüzüne taşıdı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen bu metin, filozofa ait daha önce bilinmeyen 30 dizeyi içeriyor.

Buluntu, sadece yeni bir metin keşfi değil. Aynı zamanda, yüzyıllardır yalnızca dolaylı kaynaklar üzerinden tanınan bir düşünürün doğrudan kendi sözleriyle okunabilmesine imkân tanıyor.

Arşivde Unutulan Metin Yeniden Tanımlandı

Keşif, Kahire’deki French Institute of Oriental Archaeology (IFAO) arşivlerinde yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıktı. Liège Üniversitesi’nden papirüs uzmanı Nathan Carlig, P. Fouad inv. 218 numaralı belgenin, Empedokles’in Physica adlı şiirinden bir parça olduğunu tespit etti.

Bugüne kadar Empedokles’e dair bilgiler; Platon, Aristoteles ve Plutarkhos gibi sonraki yazarların aktardığı parçalı alıntılara dayanıyordu. Bu nedenle filozofun düşünceleri çoğu zaman dolaylı ve eksik biçimde biliniyordu.

Yeni bulunan papirüs ise bu tabloyu değiştiriyor. Araştırmacılar artık, Empedokles’i aracısız şekilde okuyabiliyor.

Görme ve Algı Üzerine Erken Bir Teori

Ortaya çıkarılan dizeler, özellikle algı ve görme üzerine yoğunlaşıyor. Metinde, nesnelerden yayılan parçacıkların duyular aracılığıyla algıyı oluşturduğu fikri ele alınıyor.

Bu yaklaşım, yalnızca felsefi bir düşünce değil; aynı zamanda doğayı açıklamaya yönelik erken bir “bilimsel” çaba olarak değerlendiriliyor. Metin, Empedokles’in doğa felsefesi içindeki yerinin yeniden tartışılmasına yol açabilecek nitelikte.

Antik Düşünürlerle Beklenmedik Bağlantılar

Papirüs üzerinde yapılan analizler, metnin antik dünyadaki etkisinin sanılandan daha geniş olabileceğini ortaya koydu. Metindeki bazı ifadelerin, Plutarkhos’un yazılarında doğrudan karşılık bulduğu düşünülüyor.

Ayrıca Platon’un diyalogları ve Aristoteles’in öğrencisi Theophrastos’un metinleriyle de dikkat çekici paralellikler tespit edildi. Hatta Empedokles’in izlerinin, komedi yazarı Aristophanes ile Romalı düşünür Lucretius’un eserlerinde de dolaylı biçimde yer aldığı anlaşılıyor.

Bu veriler, Empedokles’in yalnızca erken dönem bir düşünür değil, aynı zamanda sonraki felsefi akımlar için köprü kuran bir figür olduğunu düşündürüyor.

Atomcu Düşüncenin Öncesinde Bir İsim mi?

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de Empedokles’in, atomcu felsefenin öncülerinden sayılan Demokritos’a giden düşünsel hattın erken bir temsilcisi olabileceği yönündeki değerlendirme.

Metinde yer alan parçacık ve algı ilişkisi, doğanın temel yapısını açıklamaya yönelik daha sonraki teorilerle örtüşen unsurlar taşıyor.

Kayıp Bir Metnin Geri Dönüşü

Araştırmacılar, keşfin önemini anlatmak için dikkat çekici bir benzetme yapıyor: Gelecekte Victor Hugo’nun eserlerinin yalnızca ders kitaplarındaki alıntılardan ibaret kaldığını ve ardından orijinal bir metnin sayfalarının bulunduğunu düşünmek.

Empedokles için yaşanan durum da buna benziyor.

Yüzyıllardır parçalı ve dolaylı bilgilerle tanınan bir filozof, artık kendi sözleriyle yeniden okunabiliyor.

Antik Metinlerde “İkinci Rönesans”

Keşif, “L’Empédocle du Caire” adlı kitapta yayımlandı. Çalışma, Nathan Carlig’in yanı sıra Alain Martin ve Olivier Primavesi tarafından hazırlandı.

Uzmanlara göre bu tür buluntular, antik metin araştırmalarında yeni bir dönemi işaret ediyor. 19. yüzyıldan bu yana sürdürülen papirüs çalışmaları, kayıp eserlerin yeniden gün yüzüne çıkarılmasını sağlıyor.

Bu süreç, bazı araştırmacılar tarafından “antik edebiyatın ikinci rönesansı” olarak tanımlanıyor.

Empedokles’in Yeri Yeniden Değerlendiriliyor

Yeni metin, Empedokles’in düşünce dünyasındaki konumunun yeniden ele alınmasına zemin hazırlıyor. Filozofun hem kendisinden önceki gelenekle hem de sonraki düşünürlerle ilişkisi artık daha net biçimde incelenebilecek.

Yaklaşık 2 bin yıl sonra ortaya çıkan bu papirüs, yalnızca bir keşif değil. Aynı zamanda, antik dünyanın sessiz kalmış bir sesinin yeniden duyulması anlamına geliyor.

University de Liege

Kapak fotoğrafı: Fragment of “The Empedocles of Cairo” (P. Fouad inv. 218). Credit: Université de Liège / N.Carlig

Nathan Carlig et al, L’Empédocle du Caire (P.Fouad inv. 218). Introduction, texte, commentaire (2025). hdl.handle.net/2268/329390

Banner
Related Articles

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Meksika’da nadir Maya Işık Tanrısı K’awiil heykeli bulundu

1 Mayıs 2023

1 Mayıs 2023

INAH arkeologları, çalışmaları devam eden Maya tren projesinin 7. Arkeolojik kurtarma kazılarında nadir bulunan Maya Işık Tanrısı K’awiil heykelini çıkardılar....

Hollanda’da 1.800 Yıllık Lanet Tableti Bulundu: Eski Yunanca Büyü Metni Mısır Tarzında Yazılmış

22 Haziran 2026

22 Haziran 2026

Hollanda’da bir belediye meydanının altında bulunan küçük bir kurşun levha, Roma dünyasının gizli büyü pratiklerine dair sıra dışı bir iz...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]