19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden gün yüzüne taşıdı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen bu metin, filozofa ait daha önce bilinmeyen 30 dizeyi içeriyor.

Buluntu, sadece yeni bir metin keşfi değil. Aynı zamanda, yüzyıllardır yalnızca dolaylı kaynaklar üzerinden tanınan bir düşünürün doğrudan kendi sözleriyle okunabilmesine imkân tanıyor.

Arşivde Unutulan Metin Yeniden Tanımlandı

Keşif, Kahire’deki French Institute of Oriental Archaeology (IFAO) arşivlerinde yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıktı. Liège Üniversitesi’nden papirüs uzmanı Nathan Carlig, P. Fouad inv. 218 numaralı belgenin, Empedokles’in Physica adlı şiirinden bir parça olduğunu tespit etti.

Bugüne kadar Empedokles’e dair bilgiler; Platon, Aristoteles ve Plutarkhos gibi sonraki yazarların aktardığı parçalı alıntılara dayanıyordu. Bu nedenle filozofun düşünceleri çoğu zaman dolaylı ve eksik biçimde biliniyordu.

Yeni bulunan papirüs ise bu tabloyu değiştiriyor. Araştırmacılar artık, Empedokles’i aracısız şekilde okuyabiliyor.

Görme ve Algı Üzerine Erken Bir Teori

Ortaya çıkarılan dizeler, özellikle algı ve görme üzerine yoğunlaşıyor. Metinde, nesnelerden yayılan parçacıkların duyular aracılığıyla algıyı oluşturduğu fikri ele alınıyor.

Bu yaklaşım, yalnızca felsefi bir düşünce değil; aynı zamanda doğayı açıklamaya yönelik erken bir “bilimsel” çaba olarak değerlendiriliyor. Metin, Empedokles’in doğa felsefesi içindeki yerinin yeniden tartışılmasına yol açabilecek nitelikte.

Antik Düşünürlerle Beklenmedik Bağlantılar

Papirüs üzerinde yapılan analizler, metnin antik dünyadaki etkisinin sanılandan daha geniş olabileceğini ortaya koydu. Metindeki bazı ifadelerin, Plutarkhos’un yazılarında doğrudan karşılık bulduğu düşünülüyor.

Ayrıca Platon’un diyalogları ve Aristoteles’in öğrencisi Theophrastos’un metinleriyle de dikkat çekici paralellikler tespit edildi. Hatta Empedokles’in izlerinin, komedi yazarı Aristophanes ile Romalı düşünür Lucretius’un eserlerinde de dolaylı biçimde yer aldığı anlaşılıyor.

Bu veriler, Empedokles’in yalnızca erken dönem bir düşünür değil, aynı zamanda sonraki felsefi akımlar için köprü kuran bir figür olduğunu düşündürüyor.

Atomcu Düşüncenin Öncesinde Bir İsim mi?

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de Empedokles’in, atomcu felsefenin öncülerinden sayılan Demokritos’a giden düşünsel hattın erken bir temsilcisi olabileceği yönündeki değerlendirme.

Metinde yer alan parçacık ve algı ilişkisi, doğanın temel yapısını açıklamaya yönelik daha sonraki teorilerle örtüşen unsurlar taşıyor.

Kayıp Bir Metnin Geri Dönüşü

Araştırmacılar, keşfin önemini anlatmak için dikkat çekici bir benzetme yapıyor: Gelecekte Victor Hugo’nun eserlerinin yalnızca ders kitaplarındaki alıntılardan ibaret kaldığını ve ardından orijinal bir metnin sayfalarının bulunduğunu düşünmek.

Empedokles için yaşanan durum da buna benziyor.

Yüzyıllardır parçalı ve dolaylı bilgilerle tanınan bir filozof, artık kendi sözleriyle yeniden okunabiliyor.

Antik Metinlerde “İkinci Rönesans”

Keşif, “L’Empédocle du Caire” adlı kitapta yayımlandı. Çalışma, Nathan Carlig’in yanı sıra Alain Martin ve Olivier Primavesi tarafından hazırlandı.

Uzmanlara göre bu tür buluntular, antik metin araştırmalarında yeni bir dönemi işaret ediyor. 19. yüzyıldan bu yana sürdürülen papirüs çalışmaları, kayıp eserlerin yeniden gün yüzüne çıkarılmasını sağlıyor.

Bu süreç, bazı araştırmacılar tarafından “antik edebiyatın ikinci rönesansı” olarak tanımlanıyor.

Empedokles’in Yeri Yeniden Değerlendiriliyor

Yeni metin, Empedokles’in düşünce dünyasındaki konumunun yeniden ele alınmasına zemin hazırlıyor. Filozofun hem kendisinden önceki gelenekle hem de sonraki düşünürlerle ilişkisi artık daha net biçimde incelenebilecek.

Yaklaşık 2 bin yıl sonra ortaya çıkan bu papirüs, yalnızca bir keşif değil. Aynı zamanda, antik dünyanın sessiz kalmış bir sesinin yeniden duyulması anlamına geliyor.

University de Liege

Kapak fotoğrafı: Fragment of “The Empedocles of Cairo” (P. Fouad inv. 218). Credit: Université de Liège / N.Carlig

Nathan Carlig et al, L’Empédocle du Caire (P.Fouad inv. 218). Introduction, texte, commentaire (2025). hdl.handle.net/2268/329390

Banner
Benzer Yazılar

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Bilim insanları 100 milyon yıl önce Şili’nin Atacama çölünde dolaşan eski bir uçan sürüngen mezarlığı keşfettiler.

7 Nisan 2022

7 Nisan 2022

Şili’de, 100 milyon yıl önce And ülkesinin Atacama çölünde tarih öncesi uçan sürüngenlerin iyi korunmuş kalıntılarını içeren alışılmadık bir mezarlık...

Girit Adası’nda nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri bulundu

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

Girit Adası’nın doğusunda yer alan Lasithi’de devam eden Sissi arkeoloji kazılarında adada nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri...

Hadrianaupolis’te Roma kalesi ortaya çıkarılıyor

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Karabük Eskipazar ilçesinde bulunan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı çalışmalarında 1700 yıllık Roma Kalesi ortaya çıkarılıyor. “Karadeniz’in Zeugması”...

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Nasıralı İsa olarak da bilinen Hristiyan toplumunun peygamberi Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldığı iddiası Reading Üniversitesi’nden Profesör Ken...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]