17 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden gün yüzüne taşıdı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen bu metin, filozofa ait daha önce bilinmeyen 30 dizeyi içeriyor.

Buluntu, sadece yeni bir metin keşfi değil. Aynı zamanda, yüzyıllardır yalnızca dolaylı kaynaklar üzerinden tanınan bir düşünürün doğrudan kendi sözleriyle okunabilmesine imkân tanıyor.

Arşivde Unutulan Metin Yeniden Tanımlandı

Keşif, Kahire’deki French Institute of Oriental Archaeology (IFAO) arşivlerinde yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıktı. Liège Üniversitesi’nden papirüs uzmanı Nathan Carlig, P. Fouad inv. 218 numaralı belgenin, Empedokles’in Physica adlı şiirinden bir parça olduğunu tespit etti.

Bugüne kadar Empedokles’e dair bilgiler; Platon, Aristoteles ve Plutarkhos gibi sonraki yazarların aktardığı parçalı alıntılara dayanıyordu. Bu nedenle filozofun düşünceleri çoğu zaman dolaylı ve eksik biçimde biliniyordu.

Yeni bulunan papirüs ise bu tabloyu değiştiriyor. Araştırmacılar artık, Empedokles’i aracısız şekilde okuyabiliyor.

Görme ve Algı Üzerine Erken Bir Teori

Ortaya çıkarılan dizeler, özellikle algı ve görme üzerine yoğunlaşıyor. Metinde, nesnelerden yayılan parçacıkların duyular aracılığıyla algıyı oluşturduğu fikri ele alınıyor.

Bu yaklaşım, yalnızca felsefi bir düşünce değil; aynı zamanda doğayı açıklamaya yönelik erken bir “bilimsel” çaba olarak değerlendiriliyor. Metin, Empedokles’in doğa felsefesi içindeki yerinin yeniden tartışılmasına yol açabilecek nitelikte.

Antik Düşünürlerle Beklenmedik Bağlantılar

Papirüs üzerinde yapılan analizler, metnin antik dünyadaki etkisinin sanılandan daha geniş olabileceğini ortaya koydu. Metindeki bazı ifadelerin, Plutarkhos’un yazılarında doğrudan karşılık bulduğu düşünülüyor.

Ayrıca Platon’un diyalogları ve Aristoteles’in öğrencisi Theophrastos’un metinleriyle de dikkat çekici paralellikler tespit edildi. Hatta Empedokles’in izlerinin, komedi yazarı Aristophanes ile Romalı düşünür Lucretius’un eserlerinde de dolaylı biçimde yer aldığı anlaşılıyor.

Bu veriler, Empedokles’in yalnızca erken dönem bir düşünür değil, aynı zamanda sonraki felsefi akımlar için köprü kuran bir figür olduğunu düşündürüyor.

Atomcu Düşüncenin Öncesinde Bir İsim mi?

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de Empedokles’in, atomcu felsefenin öncülerinden sayılan Demokritos’a giden düşünsel hattın erken bir temsilcisi olabileceği yönündeki değerlendirme.

Metinde yer alan parçacık ve algı ilişkisi, doğanın temel yapısını açıklamaya yönelik daha sonraki teorilerle örtüşen unsurlar taşıyor.

Kayıp Bir Metnin Geri Dönüşü

Araştırmacılar, keşfin önemini anlatmak için dikkat çekici bir benzetme yapıyor: Gelecekte Victor Hugo’nun eserlerinin yalnızca ders kitaplarındaki alıntılardan ibaret kaldığını ve ardından orijinal bir metnin sayfalarının bulunduğunu düşünmek.

Empedokles için yaşanan durum da buna benziyor.

Yüzyıllardır parçalı ve dolaylı bilgilerle tanınan bir filozof, artık kendi sözleriyle yeniden okunabiliyor.

Antik Metinlerde “İkinci Rönesans”

Keşif, “L’Empédocle du Caire” adlı kitapta yayımlandı. Çalışma, Nathan Carlig’in yanı sıra Alain Martin ve Olivier Primavesi tarafından hazırlandı.

Uzmanlara göre bu tür buluntular, antik metin araştırmalarında yeni bir dönemi işaret ediyor. 19. yüzyıldan bu yana sürdürülen papirüs çalışmaları, kayıp eserlerin yeniden gün yüzüne çıkarılmasını sağlıyor.

Bu süreç, bazı araştırmacılar tarafından “antik edebiyatın ikinci rönesansı” olarak tanımlanıyor.

Empedokles’in Yeri Yeniden Değerlendiriliyor

Yeni metin, Empedokles’in düşünce dünyasındaki konumunun yeniden ele alınmasına zemin hazırlıyor. Filozofun hem kendisinden önceki gelenekle hem de sonraki düşünürlerle ilişkisi artık daha net biçimde incelenebilecek.

Yaklaşık 2 bin yıl sonra ortaya çıkan bu papirüs, yalnızca bir keşif değil. Aynı zamanda, antik dünyanın sessiz kalmış bir sesinin yeniden duyulması anlamına geliyor.

University de Liege

Kapak fotoğrafı: Fragment of “The Empedocles of Cairo” (P. Fouad inv. 218). Credit: Université de Liège / N.Carlig

Nathan Carlig et al, L’Empédocle du Caire (P.Fouad inv. 218). Introduction, texte, commentaire (2025). hdl.handle.net/2268/329390

Banner
Benzer Yazılar

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Enigma Bulundu

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Alman WWF dalgıçlar, Baltık Denizi‘nin derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Enigma Şifreleme Makinesi buldular. Baltık’ta balık ağlarını toplamak için dalan...

“Türk-Kağan” Yazılı Antik Para, Türk Adının Bilinen En Eski Belgesi Olabilir

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Özbekistan’da arkeologlar, Türk tarihine ışık tutacak olağanüstü bir bulguya ulaştı. Üzerinde “Türk-Kağan” ifadesi yer alan, 6. yüzyıla ait bronz bir...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]