12 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin başladığı yer olarak kabul edilir. Yapılan radyokarbon analizleri de bu bilgileri doğrulamaktadır.

Peki, Bereketli Hilal tam olarak neresidir? Güneyde Arabistan Çölü ile kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi dağlık bölgesi arasında yer alır. Eski Babil toprakları ile hemen yakınındaki Elam’dan (bugün İran’ın güneybatısı) Dicle ve Fırat ırmakları ile Asur topraklarına kadar uzanır. Zağros Dağlarından, batıda Suriye üzerinden Akdeniz’e, güney yönünde de Filistin’in güneyine kadar olan toprakları içine alır. Mısır’ın Nil Vadisini de bu bölge içine sokanlar vardır.

Bu terimi de ilk kez kullanan Amerikalı doğu bilimci ve arkeolog James Henry Breasted olmuştur.

Bereketli Hilal

İran neolitiği genel olarak bakıldığında Levant bölgesi gelişiminden farklı görülmektedir. Levant Neolitiği için belirlenen 5 aşamalı kronoloji yerine burada 2 kronoloji uygulaması önerilmiştir.

Buna göre, Holosen Çağı ile başlayan ve çömleğin keşfi ile biten ilk evrenin adı Erken Neolitiktir (MÖ.9600-7000). Bu devirde, yalnız Zağros sıradağlarının uzandığı Batı İran’da değil Yakın Doğu’nun tamamında köy tipi yerleşimler kurulmuş, tarım ve hayvancılığa dayalı yerleşik yaşam düzenine geçilmiştir. Geç Neolitikte (MÖ.7000-5500), imalatı çok zahmetli olan taş aletlerin yanına, sıvı ve kuru yiyecekleri saklamayı, taşımayı, pişirmeyi kolaylaştıran kilin fırınlanması ile üretilen çanaklar-çömlekler eklenmiş, insanların gıdalar üzerinde stok becerileri artmıştır.

Erken Neolitikten Geç Neolitiğe ya da Çanak-Çömleksiz Neolitikten Çanak-Çömlekli Neolitiğe geçiş açısından MÖ. 7000 tarihini milat sayılabilir. Coğrafi farklılıklar nedeniyle alçak yükseklikteki dağ etekleri ve ovalar ile yüksek dağ arası vadilerin arasında besin kaynaklarının dağılımı eşit değildir. Bu durum Batı İran’da Erken Neolitikte tam yerleşiklik yerine yarı-yerleşik bir geçim stratejisi uygulamayı zorunlu kılmıştır.

Anadolu göçerliğinden bildiğimiz yaylak-kışlak sistemi, mutlak bir göçebelik olmayıp yüksek-alçak bölgeler arasındaki periyodik ve dikey hareketliliği içermektedir. Bu tip göçerlik 7000’den sonra da sürmüş olmalıdır; ancak Zağros’ta 7. binyıl boyunca besin üretimine dâhil bitki, hayvan türleri çeşitlendiği ve yaban kaynaklara bağımlılık azaldığı için tam-zamanlı iskân edilen yerleşimlerin sayısı da hızla artmıştır.

Erken Neolitik ile Geç Neolitik arasındaki belki de en belirgin fark evlerin boyutu ve yerleşim nüfusundaki belirgin değişimlerdir. Çanak-Çömleksiz Neolitik devirde yerleşimlerin ortalama nüfusu 50 ila 100’ken bu sayı Çanak-Çömlekli Neolitik devirde, nüfus 400’e çıkmıştır. Daha küçük olan yaşam alanları bu dönemde pişirme, alet yapımı, yiyecek depolama vb. nedenlerle evlere yeni bölmeler eklenmesini zorunlu kılmıştır.

Bu dönemler hala zanaatta gelişmenin tam olmadığı ve henüz takas ilişkileri zayıftır. Daha çok kabile türü güçlenmeler belirginleşmeye başlamıştır.

İran’da iki önemli dağ sırası görülmektedir. bunlardan biri Zagros digeride Elbruz’dur. Bu iki dağda bulunan kireçtaşı yataklarının taş alet yapımlarına uygun olması yerleşik yaşamı destekleyecek unsulardandır. Dağ arası vadilerin Zagros’ta ekim için uygun alanlar yaratmasına rağmen Zağros ile daha doğudaki İran Yaylası, yerleşim sayısı ve yoğunluğu itibariyle Levant ve Güneydoğu Anadolu – Kuzey Suriye’nin gerisinde kalmışlardır.

İran Neolitiğinin başlangıcı olan Zagros’ların batısı ile doğusu arasında iklim ve bitki türleri açısından büyük farklılıklar vardır. İran’ın Zagros’un batısında kalan kısım erken tarım ve besiciliğin doğum yeridir. Doğu kısmı ise 3000 metreyi aşan ve yerleşimkurmayı zorlaştıran yükseklik ve ilkimin sertliği yüzünden daha tenhadır.

Zağros’u İran Yaylası’na bağlayan doğu tarafının tek avantajı, geniş çayırlardır. Bu çayırlar göçebe çobanlığa elverişli olsa da, sert iklim nedeniyle bölgede tarımyapmak güçtür. İşte bu yüzden, Doğu Zağros’ta saptanan erken yerleşimler MÖ. 6. binyıla (Batı Zağros’taki erken köylerden en az 2 binyıl sonraya) tarihlenirler.

Zagros’un doğu ve batısında ki farklı iklimin, yeryüzü şekillerinin, fauna-floranın, nüfus yoğunluğunun ve komşu toplumlarla etkileşimin neolitikleşme hızı üzerindeki etkilerinin açıkça görülebileceği ender yerlerden biridir. Neolitikleşme hızını değiştiren faktörler olarak bu etkiler açıkça izlenebilmektedir.
Zağros’ta erken yerleşimler, Deh Luran ve İslamabad ovaları ile bunlar arasında kalan Zağros vadilerinde yoğunlaşır. İran’ın ilk uygarlığı ise Susiana Ovası’nda 4. binyıl sonunda doğacaktır.

Zağros’ta erken yerleşimler

İran’da besin üretiminin başlangıcını haber veren erken yerleşimler, Zawi Çemi Şanidar, Kerim Şehir (MÖ.10500-10000), Şeyh-i Abad (MÖ.10100-7600), Çoğa Golan (MÖ.9700-7600), Tepe Asiab (MÖ.8900-8500), Doğu Chia Sabz (MÖ.8900-7500), Ganj Dareh (MÖ.8100-7500), Jani (MÖ.8100-6400), Tepe Guran (MÖ.7600- 6400), Ali Koş (MÖ.7500-6000), Abdül-Hüseyin (MÖ.7500-6200), Çoğa Bonut (MÖ.7200-6200), Çoğa Sefid (MÖ.7200-5700) ve Sarab’dır (MÖ.6200-5500). Adı geçen ilk iki yerleşim, Kuzey Zağros’ta, bugünkü Irak Cumhuriyeti içinde bulunurlar. Diğer 12 yerleşim ise, İran İslam Cumhuriyeti’nin Huzistan, Luristan, Kirmanşah ve İlam eyaletlerinde (Orta Zağros’ta) konumlanırlar.

Bu dağılım bize İran neolitiğinin Orta Zağros’taki dağ-arası vadilerde, dağ eteklerinde ve Aşağı Mezopotamya’ya komşu ovalarda geliştiğini kanıtlamaktadır.

Kaynak: ÇIVGIN, İ. “Batı İran’da Tarım ve Hayvancılığın Başlangıcı: İklim, Doğal Kaynaklar ve Kültürel Temas (MÖ. 10000-7000)”,Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(3),767-792, Aralık 2016

Banner
Benzer Yazılar

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Persepolis’te Boğa ve Ejderha Motifli Sırlı Tuğlalar Bulundu

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

İranlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan bir ekip geçtiğimiz günlerde antik Persepolis’te boğa ve ejderha motifleri taşıyan bazı sırlı tuğlaları ortaya...

Tanrı Marduk Babil Kralı Hammurabi’nin Egemenlik Silahı

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Mezopotamya’da güçlü Tanrı Marduk Babil Kralı Hammurabi egemenliğinin gizli silahı olarak değerlendirilir. Tanrı Marduk Kral Hammurabi tarafından nasıl egemenlik silahı...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Sasani Döneminde Var Olan Üçüncü En Büyük Ateş Tapınağı Ortaya Çıkarıldı

11 Temmuz 2022

11 Temmuz 2022

Arkeologlar, Sasani döneminde antik İran’daki en büyük üçüncü ateş tapınağı olduğuna inandıkları kalıntıları ortaya çıkardılar. Sasani dönemi (224-651) en uzun...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

24 Nisan 2021

24 Nisan 2021

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]