29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin başladığı yer olarak kabul edilir. Yapılan radyokarbon analizleri de bu bilgileri doğrulamaktadır.

Peki, Bereketli Hilal tam olarak neresidir? Güneyde Arabistan Çölü ile kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi dağlık bölgesi arasında yer alır. Eski Babil toprakları ile hemen yakınındaki Elam’dan (bugün İran’ın güneybatısı) Dicle ve Fırat ırmakları ile Asur topraklarına kadar uzanır. Zağros Dağlarından, batıda Suriye üzerinden Akdeniz’e, güney yönünde de Filistin’in güneyine kadar olan toprakları içine alır. Mısır’ın Nil Vadisini de bu bölge içine sokanlar vardır.

Bu terimi de ilk kez kullanan Amerikalı doğu bilimci ve arkeolog James Henry Breasted olmuştur.

Bereketli Hilal

İran neolitiği genel olarak bakıldığında Levant bölgesi gelişiminden farklı görülmektedir. Levant Neolitiği için belirlenen 5 aşamalı kronoloji yerine burada 2 kronoloji uygulaması önerilmiştir.

Buna göre, Holosen Çağı ile başlayan ve çömleğin keşfi ile biten ilk evrenin adı Erken Neolitiktir (MÖ.9600-7000). Bu devirde, yalnız Zağros sıradağlarının uzandığı Batı İran’da değil Yakın Doğu’nun tamamında köy tipi yerleşimler kurulmuş, tarım ve hayvancılığa dayalı yerleşik yaşam düzenine geçilmiştir. Geç Neolitikte (MÖ.7000-5500), imalatı çok zahmetli olan taş aletlerin yanına, sıvı ve kuru yiyecekleri saklamayı, taşımayı, pişirmeyi kolaylaştıran kilin fırınlanması ile üretilen çanaklar-çömlekler eklenmiş, insanların gıdalar üzerinde stok becerileri artmıştır.

Erken Neolitikten Geç Neolitiğe ya da Çanak-Çömleksiz Neolitikten Çanak-Çömlekli Neolitiğe geçiş açısından MÖ. 7000 tarihini milat sayılabilir. Coğrafi farklılıklar nedeniyle alçak yükseklikteki dağ etekleri ve ovalar ile yüksek dağ arası vadilerin arasında besin kaynaklarının dağılımı eşit değildir. Bu durum Batı İran’da Erken Neolitikte tam yerleşiklik yerine yarı-yerleşik bir geçim stratejisi uygulamayı zorunlu kılmıştır.

Anadolu göçerliğinden bildiğimiz yaylak-kışlak sistemi, mutlak bir göçebelik olmayıp yüksek-alçak bölgeler arasındaki periyodik ve dikey hareketliliği içermektedir. Bu tip göçerlik 7000’den sonra da sürmüş olmalıdır; ancak Zağros’ta 7. binyıl boyunca besin üretimine dâhil bitki, hayvan türleri çeşitlendiği ve yaban kaynaklara bağımlılık azaldığı için tam-zamanlı iskân edilen yerleşimlerin sayısı da hızla artmıştır.

Erken Neolitik ile Geç Neolitik arasındaki belki de en belirgin fark evlerin boyutu ve yerleşim nüfusundaki belirgin değişimlerdir. Çanak-Çömleksiz Neolitik devirde yerleşimlerin ortalama nüfusu 50 ila 100’ken bu sayı Çanak-Çömlekli Neolitik devirde, nüfus 400’e çıkmıştır. Daha küçük olan yaşam alanları bu dönemde pişirme, alet yapımı, yiyecek depolama vb. nedenlerle evlere yeni bölmeler eklenmesini zorunlu kılmıştır.

Bu dönemler hala zanaatta gelişmenin tam olmadığı ve henüz takas ilişkileri zayıftır. Daha çok kabile türü güçlenmeler belirginleşmeye başlamıştır.

İran’da iki önemli dağ sırası görülmektedir. bunlardan biri Zagros digeride Elbruz’dur. Bu iki dağda bulunan kireçtaşı yataklarının taş alet yapımlarına uygun olması yerleşik yaşamı destekleyecek unsulardandır. Dağ arası vadilerin Zagros’ta ekim için uygun alanlar yaratmasına rağmen Zağros ile daha doğudaki İran Yaylası, yerleşim sayısı ve yoğunluğu itibariyle Levant ve Güneydoğu Anadolu – Kuzey Suriye’nin gerisinde kalmışlardır.

İran Neolitiğinin başlangıcı olan Zagros’ların batısı ile doğusu arasında iklim ve bitki türleri açısından büyük farklılıklar vardır. İran’ın Zagros’un batısında kalan kısım erken tarım ve besiciliğin doğum yeridir. Doğu kısmı ise 3000 metreyi aşan ve yerleşimkurmayı zorlaştıran yükseklik ve ilkimin sertliği yüzünden daha tenhadır.

Zağros’u İran Yaylası’na bağlayan doğu tarafının tek avantajı, geniş çayırlardır. Bu çayırlar göçebe çobanlığa elverişli olsa da, sert iklim nedeniyle bölgede tarımyapmak güçtür. İşte bu yüzden, Doğu Zağros’ta saptanan erken yerleşimler MÖ. 6. binyıla (Batı Zağros’taki erken köylerden en az 2 binyıl sonraya) tarihlenirler.

Zagros’un doğu ve batısında ki farklı iklimin, yeryüzü şekillerinin, fauna-floranın, nüfus yoğunluğunun ve komşu toplumlarla etkileşimin neolitikleşme hızı üzerindeki etkilerinin açıkça görülebileceği ender yerlerden biridir. Neolitikleşme hızını değiştiren faktörler olarak bu etkiler açıkça izlenebilmektedir.
Zağros’ta erken yerleşimler, Deh Luran ve İslamabad ovaları ile bunlar arasında kalan Zağros vadilerinde yoğunlaşır. İran’ın ilk uygarlığı ise Susiana Ovası’nda 4. binyıl sonunda doğacaktır.

Zağros’ta erken yerleşimler

İran’da besin üretiminin başlangıcını haber veren erken yerleşimler, Zawi Çemi Şanidar, Kerim Şehir (MÖ.10500-10000), Şeyh-i Abad (MÖ.10100-7600), Çoğa Golan (MÖ.9700-7600), Tepe Asiab (MÖ.8900-8500), Doğu Chia Sabz (MÖ.8900-7500), Ganj Dareh (MÖ.8100-7500), Jani (MÖ.8100-6400), Tepe Guran (MÖ.7600- 6400), Ali Koş (MÖ.7500-6000), Abdül-Hüseyin (MÖ.7500-6200), Çoğa Bonut (MÖ.7200-6200), Çoğa Sefid (MÖ.7200-5700) ve Sarab’dır (MÖ.6200-5500). Adı geçen ilk iki yerleşim, Kuzey Zağros’ta, bugünkü Irak Cumhuriyeti içinde bulunurlar. Diğer 12 yerleşim ise, İran İslam Cumhuriyeti’nin Huzistan, Luristan, Kirmanşah ve İlam eyaletlerinde (Orta Zağros’ta) konumlanırlar.

Bu dağılım bize İran neolitiğinin Orta Zağros’taki dağ-arası vadilerde, dağ eteklerinde ve Aşağı Mezopotamya’ya komşu ovalarda geliştiğini kanıtlamaktadır.

Kaynak: ÇIVGIN, İ. “Batı İran’da Tarım ve Hayvancılığın Başlangıcı: İklim, Doğal Kaynaklar ve Kültürel Temas (MÖ. 10000-7000)”,Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(3),767-792, Aralık 2016

Banner
Related Articles

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

İranlı arkeolog Hamidreza Karami, “toprak barajlar 2500 yıllık Ahameniş tekniğine göre inşa ediliyor”

3 Mart 2022

3 Mart 2022

MÖ 550 yıllarında Büyük Kiros’un liderliğinde kurulan Ahameniş, dönemin en önemli Pers imparatorluğudur. Büyük Kiros ile başlayan askeri fetihlerle Fenike,...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Asur ordusu antik Yahudi şehri Lachish’i nasıl fethetti

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Arkeologlar, Kral Sanherib’in askerlerinin 2.700 yıl önce Yahudi Lachish şehrini yenmelerini sağlayan devasa kuşatma rampasını nasıl inşa ettiklerini keşfettiler. Antik...

Eski Asur başkenti Khorsabad’da yapılan yeni bir manyetik araştırma, ABD Beyaz Sarayı’nın iki katı büyüklüğünde 127 odalı bir villayı ortaya çıkardı

27 Aralık 2024

27 Aralık 2024

Kuzey Irak’taki arkeologlar, bir zamanlar Asur’un eski başkenti olan Khorsabad’da kapsamlı bir manyetik araştırma gerçekleştirdiler ve bu teknolojinin yardımıyla 127...

Dünyanın İlk İmparatoru Akkad’lı Sargon

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Dicle ve Fırat arasındaki verimli topraklarda ki sonraları bu topraklara Bereketli Hilal denecek olan bu yerde MÖ. 2330 civarında dünyanın...

Antik Ninova’nın Şamaş Kapısı’nda 2.700 Yıllık Asur Steli Keşfedildi

25 Haziran 2026

25 Haziran 2026

Irak’ın kuzeyinde süren kazılarda, antik Ninova’nın Şamaş Kapısı’nda 2.700 yıllık yazıtlı bir Asur steli keşfedildi. Irak Eski Eserler ve Miras...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

İran’da Sasani döneminden kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağı ortaya çıkarıldı

11 Ekim 2023

11 Ekim 2023

Kuzey İran’daki bir arkeolog ekibi, Sasani döneminden (MS 224-651) kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağının kalıntılarını ortaya çıkardı. Arkeolog...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]