11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin başladığı yer olarak kabul edilir. Yapılan radyokarbon analizleri de bu bilgileri doğrulamaktadır.

Peki, Bereketli Hilal tam olarak neresidir? Güneyde Arabistan Çölü ile kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi dağlık bölgesi arasında yer alır. Eski Babil toprakları ile hemen yakınındaki Elam’dan (bugün İran’ın güneybatısı) Dicle ve Fırat ırmakları ile Asur topraklarına kadar uzanır. Zağros Dağlarından, batıda Suriye üzerinden Akdeniz’e, güney yönünde de Filistin’in güneyine kadar olan toprakları içine alır. Mısır’ın Nil Vadisini de bu bölge içine sokanlar vardır.

Bu terimi de ilk kez kullanan Amerikalı doğu bilimci ve arkeolog James Henry Breasted olmuştur.

Bereketli Hilal

İran neolitiği genel olarak bakıldığında Levant bölgesi gelişiminden farklı görülmektedir. Levant Neolitiği için belirlenen 5 aşamalı kronoloji yerine burada 2 kronoloji uygulaması önerilmiştir.

Buna göre, Holosen Çağı ile başlayan ve çömleğin keşfi ile biten ilk evrenin adı Erken Neolitiktir (MÖ.9600-7000). Bu devirde, yalnız Zağros sıradağlarının uzandığı Batı İran’da değil Yakın Doğu’nun tamamında köy tipi yerleşimler kurulmuş, tarım ve hayvancılığa dayalı yerleşik yaşam düzenine geçilmiştir. Geç Neolitikte (MÖ.7000-5500), imalatı çok zahmetli olan taş aletlerin yanına, sıvı ve kuru yiyecekleri saklamayı, taşımayı, pişirmeyi kolaylaştıran kilin fırınlanması ile üretilen çanaklar-çömlekler eklenmiş, insanların gıdalar üzerinde stok becerileri artmıştır.

Erken Neolitikten Geç Neolitiğe ya da Çanak-Çömleksiz Neolitikten Çanak-Çömlekli Neolitiğe geçiş açısından MÖ. 7000 tarihini milat sayılabilir. Coğrafi farklılıklar nedeniyle alçak yükseklikteki dağ etekleri ve ovalar ile yüksek dağ arası vadilerin arasında besin kaynaklarının dağılımı eşit değildir. Bu durum Batı İran’da Erken Neolitikte tam yerleşiklik yerine yarı-yerleşik bir geçim stratejisi uygulamayı zorunlu kılmıştır.

Anadolu göçerliğinden bildiğimiz yaylak-kışlak sistemi, mutlak bir göçebelik olmayıp yüksek-alçak bölgeler arasındaki periyodik ve dikey hareketliliği içermektedir. Bu tip göçerlik 7000’den sonra da sürmüş olmalıdır; ancak Zağros’ta 7. binyıl boyunca besin üretimine dâhil bitki, hayvan türleri çeşitlendiği ve yaban kaynaklara bağımlılık azaldığı için tam-zamanlı iskân edilen yerleşimlerin sayısı da hızla artmıştır.

Erken Neolitik ile Geç Neolitik arasındaki belki de en belirgin fark evlerin boyutu ve yerleşim nüfusundaki belirgin değişimlerdir. Çanak-Çömleksiz Neolitik devirde yerleşimlerin ortalama nüfusu 50 ila 100’ken bu sayı Çanak-Çömlekli Neolitik devirde, nüfus 400’e çıkmıştır. Daha küçük olan yaşam alanları bu dönemde pişirme, alet yapımı, yiyecek depolama vb. nedenlerle evlere yeni bölmeler eklenmesini zorunlu kılmıştır.

Bu dönemler hala zanaatta gelişmenin tam olmadığı ve henüz takas ilişkileri zayıftır. Daha çok kabile türü güçlenmeler belirginleşmeye başlamıştır.

İran’da iki önemli dağ sırası görülmektedir. bunlardan biri Zagros digeride Elbruz’dur. Bu iki dağda bulunan kireçtaşı yataklarının taş alet yapımlarına uygun olması yerleşik yaşamı destekleyecek unsulardandır. Dağ arası vadilerin Zagros’ta ekim için uygun alanlar yaratmasına rağmen Zağros ile daha doğudaki İran Yaylası, yerleşim sayısı ve yoğunluğu itibariyle Levant ve Güneydoğu Anadolu – Kuzey Suriye’nin gerisinde kalmışlardır.

İran Neolitiğinin başlangıcı olan Zagros’ların batısı ile doğusu arasında iklim ve bitki türleri açısından büyük farklılıklar vardır. İran’ın Zagros’un batısında kalan kısım erken tarım ve besiciliğin doğum yeridir. Doğu kısmı ise 3000 metreyi aşan ve yerleşimkurmayı zorlaştıran yükseklik ve ilkimin sertliği yüzünden daha tenhadır.

Zağros’u İran Yaylası’na bağlayan doğu tarafının tek avantajı, geniş çayırlardır. Bu çayırlar göçebe çobanlığa elverişli olsa da, sert iklim nedeniyle bölgede tarımyapmak güçtür. İşte bu yüzden, Doğu Zağros’ta saptanan erken yerleşimler MÖ. 6. binyıla (Batı Zağros’taki erken köylerden en az 2 binyıl sonraya) tarihlenirler.

Zagros’un doğu ve batısında ki farklı iklimin, yeryüzü şekillerinin, fauna-floranın, nüfus yoğunluğunun ve komşu toplumlarla etkileşimin neolitikleşme hızı üzerindeki etkilerinin açıkça görülebileceği ender yerlerden biridir. Neolitikleşme hızını değiştiren faktörler olarak bu etkiler açıkça izlenebilmektedir.
Zağros’ta erken yerleşimler, Deh Luran ve İslamabad ovaları ile bunlar arasında kalan Zağros vadilerinde yoğunlaşır. İran’ın ilk uygarlığı ise Susiana Ovası’nda 4. binyıl sonunda doğacaktır.

Zağros’ta erken yerleşimler

İran’da besin üretiminin başlangıcını haber veren erken yerleşimler, Zawi Çemi Şanidar, Kerim Şehir (MÖ.10500-10000), Şeyh-i Abad (MÖ.10100-7600), Çoğa Golan (MÖ.9700-7600), Tepe Asiab (MÖ.8900-8500), Doğu Chia Sabz (MÖ.8900-7500), Ganj Dareh (MÖ.8100-7500), Jani (MÖ.8100-6400), Tepe Guran (MÖ.7600- 6400), Ali Koş (MÖ.7500-6000), Abdül-Hüseyin (MÖ.7500-6200), Çoğa Bonut (MÖ.7200-6200), Çoğa Sefid (MÖ.7200-5700) ve Sarab’dır (MÖ.6200-5500). Adı geçen ilk iki yerleşim, Kuzey Zağros’ta, bugünkü Irak Cumhuriyeti içinde bulunurlar. Diğer 12 yerleşim ise, İran İslam Cumhuriyeti’nin Huzistan, Luristan, Kirmanşah ve İlam eyaletlerinde (Orta Zağros’ta) konumlanırlar.

Bu dağılım bize İran neolitiğinin Orta Zağros’taki dağ-arası vadilerde, dağ eteklerinde ve Aşağı Mezopotamya’ya komşu ovalarda geliştiğini kanıtlamaktadır.

Kaynak: ÇIVGIN, İ. “Batı İran’da Tarım ve Hayvancılığın Başlangıcı: İklim, Doğal Kaynaklar ve Kültürel Temas (MÖ. 10000-7000)”,Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(3),767-792, Aralık 2016

Banner
Related Articles

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

İran’ın güneybatısında, 4500 yıllık Elamite kil tableti keşfedildi

4 Aralık 2021

4 Aralık 2021

Yakın zamanda güneybatı İran’da yaklaşık 4500 yıllık Elam dönemine ait olduğu tahmin edilen bir Elamite kil tableti keşfedildi. Huzistan eyaletinin...

Akhenaton Tek Tanrılı Dinin Kurucusu ya da Akıllı Bir Politikacı

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

Mısır medeniyeti, dünya tarihine her alanda etki bırakan medeniyet olmuştur. Dünyanın yedi harikalarından birisi olan Mısır Piramitleri ile görkemliliğini günümüze...

Karmaşık müzik aletlerinin doğduğu yer “İran”

9 Ocak 2022

9 Ocak 2022

Müzik, Yunanca “mousike tekhne” (Musaların Sanatı) anlamına gelen kelimeden türeyen bir sanat biçimidir. İlk müzik aletinin nasıl ve ne zaman...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

İran’ın 7500 yıllık lanetli şehri

19 Mart 2023

19 Mart 2023

İran’ın Keşan şehrinin güneybatı kesiminde yer alan Sialk Tepeleri, halk arasında insanların yaklaşmaktan korktuğu “lanetli şehir” olarak biliniyordu. Şiddetli bir...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Irak’ta arkeologlar 2700 yıllık şarap presi buldu

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Kuzey Irak’taki Faida’da, yaklaşık dokuz kilometre (5,5 mil) uzunluğunda bir sulama kanalının duvarlarına oyulmuş taş oymalar ve büyük ölçekli bir...

Dünyanın İlk Klimaları “Rüzgar Yakalayıcıları”

23 Mayıs 2021

23 Mayıs 2021

Kavurucu yaz sıcaklarında serinlememize; kışın soğuklarında ısınmamıza yardımcı olan klima ilk defa Persler tarafından bulunmuş ve kullanılmıştır diyebiliriz. Klimanın atası...

6 Bin Yıllık Bebek İskeletindeki Kırık Kaburgalar Erken Kent Yaşamının Karanlık Bir Yüzünü Ortaya Çıkardı

23 Haziran 2026

23 Haziran 2026

Tell Brak’ta bulunan 6 bin yıldan daha eski bir bebek iskeletinde tespit edilen kırık kaburgalar, tarih öncesi çocuk şiddetine dair...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu. Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]