9 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin başladığı yer olarak kabul edilir. Yapılan radyokarbon analizleri de bu bilgileri doğrulamaktadır.

Peki, Bereketli Hilal tam olarak neresidir? Güneyde Arabistan Çölü ile kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi dağlık bölgesi arasında yer alır. Eski Babil toprakları ile hemen yakınındaki Elam’dan (bugün İran’ın güneybatısı) Dicle ve Fırat ırmakları ile Asur topraklarına kadar uzanır. Zağros Dağlarından, batıda Suriye üzerinden Akdeniz’e, güney yönünde de Filistin’in güneyine kadar olan toprakları içine alır. Mısır’ın Nil Vadisini de bu bölge içine sokanlar vardır.

Bu terimi de ilk kez kullanan Amerikalı doğu bilimci ve arkeolog James Henry Breasted olmuştur.

Bereketli Hilal

İran neolitiği genel olarak bakıldığında Levant bölgesi gelişiminden farklı görülmektedir. Levant Neolitiği için belirlenen 5 aşamalı kronoloji yerine burada 2 kronoloji uygulaması önerilmiştir.

Buna göre, Holosen Çağı ile başlayan ve çömleğin keşfi ile biten ilk evrenin adı Erken Neolitiktir (MÖ.9600-7000). Bu devirde, yalnız Zağros sıradağlarının uzandığı Batı İran’da değil Yakın Doğu’nun tamamında köy tipi yerleşimler kurulmuş, tarım ve hayvancılığa dayalı yerleşik yaşam düzenine geçilmiştir. Geç Neolitikte (MÖ.7000-5500), imalatı çok zahmetli olan taş aletlerin yanına, sıvı ve kuru yiyecekleri saklamayı, taşımayı, pişirmeyi kolaylaştıran kilin fırınlanması ile üretilen çanaklar-çömlekler eklenmiş, insanların gıdalar üzerinde stok becerileri artmıştır.

Erken Neolitikten Geç Neolitiğe ya da Çanak-Çömleksiz Neolitikten Çanak-Çömlekli Neolitiğe geçiş açısından MÖ. 7000 tarihini milat sayılabilir. Coğrafi farklılıklar nedeniyle alçak yükseklikteki dağ etekleri ve ovalar ile yüksek dağ arası vadilerin arasında besin kaynaklarının dağılımı eşit değildir. Bu durum Batı İran’da Erken Neolitikte tam yerleşiklik yerine yarı-yerleşik bir geçim stratejisi uygulamayı zorunlu kılmıştır.

Anadolu göçerliğinden bildiğimiz yaylak-kışlak sistemi, mutlak bir göçebelik olmayıp yüksek-alçak bölgeler arasındaki periyodik ve dikey hareketliliği içermektedir. Bu tip göçerlik 7000’den sonra da sürmüş olmalıdır; ancak Zağros’ta 7. binyıl boyunca besin üretimine dâhil bitki, hayvan türleri çeşitlendiği ve yaban kaynaklara bağımlılık azaldığı için tam-zamanlı iskân edilen yerleşimlerin sayısı da hızla artmıştır.

Erken Neolitik ile Geç Neolitik arasındaki belki de en belirgin fark evlerin boyutu ve yerleşim nüfusundaki belirgin değişimlerdir. Çanak-Çömleksiz Neolitik devirde yerleşimlerin ortalama nüfusu 50 ila 100’ken bu sayı Çanak-Çömlekli Neolitik devirde, nüfus 400’e çıkmıştır. Daha küçük olan yaşam alanları bu dönemde pişirme, alet yapımı, yiyecek depolama vb. nedenlerle evlere yeni bölmeler eklenmesini zorunlu kılmıştır.

Bu dönemler hala zanaatta gelişmenin tam olmadığı ve henüz takas ilişkileri zayıftır. Daha çok kabile türü güçlenmeler belirginleşmeye başlamıştır.

İran’da iki önemli dağ sırası görülmektedir. bunlardan biri Zagros digeride Elbruz’dur. Bu iki dağda bulunan kireçtaşı yataklarının taş alet yapımlarına uygun olması yerleşik yaşamı destekleyecek unsulardandır. Dağ arası vadilerin Zagros’ta ekim için uygun alanlar yaratmasına rağmen Zağros ile daha doğudaki İran Yaylası, yerleşim sayısı ve yoğunluğu itibariyle Levant ve Güneydoğu Anadolu – Kuzey Suriye’nin gerisinde kalmışlardır.

İran Neolitiğinin başlangıcı olan Zagros’ların batısı ile doğusu arasında iklim ve bitki türleri açısından büyük farklılıklar vardır. İran’ın Zagros’un batısında kalan kısım erken tarım ve besiciliğin doğum yeridir. Doğu kısmı ise 3000 metreyi aşan ve yerleşimkurmayı zorlaştıran yükseklik ve ilkimin sertliği yüzünden daha tenhadır.

Zağros’u İran Yaylası’na bağlayan doğu tarafının tek avantajı, geniş çayırlardır. Bu çayırlar göçebe çobanlığa elverişli olsa da, sert iklim nedeniyle bölgede tarımyapmak güçtür. İşte bu yüzden, Doğu Zağros’ta saptanan erken yerleşimler MÖ. 6. binyıla (Batı Zağros’taki erken köylerden en az 2 binyıl sonraya) tarihlenirler.

Zagros’un doğu ve batısında ki farklı iklimin, yeryüzü şekillerinin, fauna-floranın, nüfus yoğunluğunun ve komşu toplumlarla etkileşimin neolitikleşme hızı üzerindeki etkilerinin açıkça görülebileceği ender yerlerden biridir. Neolitikleşme hızını değiştiren faktörler olarak bu etkiler açıkça izlenebilmektedir.
Zağros’ta erken yerleşimler, Deh Luran ve İslamabad ovaları ile bunlar arasında kalan Zağros vadilerinde yoğunlaşır. İran’ın ilk uygarlığı ise Susiana Ovası’nda 4. binyıl sonunda doğacaktır.

Zağros’ta erken yerleşimler

İran’da besin üretiminin başlangıcını haber veren erken yerleşimler, Zawi Çemi Şanidar, Kerim Şehir (MÖ.10500-10000), Şeyh-i Abad (MÖ.10100-7600), Çoğa Golan (MÖ.9700-7600), Tepe Asiab (MÖ.8900-8500), Doğu Chia Sabz (MÖ.8900-7500), Ganj Dareh (MÖ.8100-7500), Jani (MÖ.8100-6400), Tepe Guran (MÖ.7600- 6400), Ali Koş (MÖ.7500-6000), Abdül-Hüseyin (MÖ.7500-6200), Çoğa Bonut (MÖ.7200-6200), Çoğa Sefid (MÖ.7200-5700) ve Sarab’dır (MÖ.6200-5500). Adı geçen ilk iki yerleşim, Kuzey Zağros’ta, bugünkü Irak Cumhuriyeti içinde bulunurlar. Diğer 12 yerleşim ise, İran İslam Cumhuriyeti’nin Huzistan, Luristan, Kirmanşah ve İlam eyaletlerinde (Orta Zağros’ta) konumlanırlar.

Bu dağılım bize İran neolitiğinin Orta Zağros’taki dağ-arası vadilerde, dağ eteklerinde ve Aşağı Mezopotamya’ya komşu ovalarda geliştiğini kanıtlamaktadır.

Kaynak: ÇIVGIN, İ. “Batı İran’da Tarım ve Hayvancılığın Başlangıcı: İklim, Doğal Kaynaklar ve Kültürel Temas (MÖ. 10000-7000)”,Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(3),767-792, Aralık 2016

Banner
Benzer Yazılar

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu. Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

5 Şubat 2021

5 Şubat 2021

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga vurmuştur....

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Galloway Viking Hazinesinin Orta Asya İşçiliği Herkesi Şaşırttı

27 Mayıs 2021

27 Mayıs 2021

Uzmanlar bir metal detektörü tarafından keşfedilen Viking Çağı hazinesinin büyüleyici sırlarını ortaya çıkardı. Altın, gümüş, mücevher, nadir bir Anglo-Sakson haçı...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Irak’ın Batı Çölü’nde 1,5 Milyon Yıllık El Baltaları ve Yedi Paleolitik Alan Keşfedildi

30 Ocak 2025

30 Ocak 2025

Free University of Brussels (Brüksel Özgür Üniversitesi) arkeologları, Irak’ın Batı Çölü’nde 10×20 kilometrelik bir alanda 1,5 milyon yıl öncesine tarihlenen...

Tarihin Az Bilinen Güçlü Krallığı “Mitanni Devleti”

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Hurriler; MÖ 16. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey-Batı Mezopotamya bugünkü Mardin civarına gelen Indo-Ari kökenli (Indo-Ari terimi Hint-Avrupa dil ailesi içinde...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Abydos’da M.Ö 3000’lere Tarihlenen Bira Üretim Tesisi Bulundu

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Bira, eski çağlardan bu yana tarihin en çok sevilen ve tüketilen içkisi olmuştur. Bira, eski çağlarda sadece insanların tükettiği  bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]