24 September 2021 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu.

Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı göründüğü kadar kolay olmadı. Bir firavunun kızı olmaktan ziyade, Kral Tutankhamun veya Kral Tut’un hazine yüklü mezarı ile ünlendi.

Neden?

Çünkü Ankhesenamun, hem Kral Tut’un üvey kız kardeşi hem de karısıydı.

Mısır bu dönemde dinsel kargaşa yaşıyordu ve iktidarını sürdürmek isteyen bir hanedan vardı. Aslında, yönetici sınıf arasında ensest evlilikler emsalsiz değildi. Sadece bu seferki kurban Ankhesenamun’du o kadar. Onun bu evliliğe sıcak bakıp bakmadığını bilmiyoruz tabii ki..

Ancak görünüşe göre Ankhesenamun’un Tutankhamun ile evliliği onun ilk aile içi evliliği ya da sonuncusu olmayabilir.

Eski Mısır yöneticileri soylarının kutsal olduğunu ve tanrılardan geldiklerini düşünüyorlardı. En azından bunu iddaa ediyorlardı. Bu nedenle ensest onlar için mantıklı bir seçim gibi görünmüşdü. O halde aile içi evlilikler sadece kutsal bir soyu saf tutmakla ilgiliydi!

Genetiği anlamadıkları için ensestin tehlikelerini kavrayamadılar ve bunun bedelini sakatlıklarla ve dermansız hastalıklarla ödediler. Ebeveynliği belirsiz olsa da, birçok kişi Tutankhamun’u bir akraba evliliği kurbanı olduğuna işaret ediyor ve kalıntıları çarpık ayak ve diğer ciddi doğuştan gelen sağlık sorunlarına dair kanıtlar gösteriyor.

Tarihçiler, gizemli kraliyet hanımının Firavun’un üçüncü kızı olarak Nefertiti’nin ölümünden sonra – ama kardeşi Tutankhamun ile evlenmeden önce – babası Akhenaten’in gelini olarak hizmet ettiğine dair ikna edici kanıtlar ortaya çıkardılar. Bu durum sadece Ankhesenamunla da sınırlı değildi muhtemelen ablaları da aynı durumdaydılar. Mezarlarında bulunan birçok cenin bu girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını gösteriyor.

Akhenaten, asırlık Mısır dini geleneğini tektanrıcılığa doğru çarpıcı ve benzeri görülmemiş bir şekilde elden geçirme sürecindeydi. Bu dönemde hanedanını bu şekilde  güvence altına almak istemiş olabilir.

Akhenaten’in bu kararı, tüm Mısır güç yapısını zayıflatma potansiyeline sahipti. Dahası, güçlü rahiplerin otoritesinin kaldırılması, hanedanın yalnız kaldığı anlamına geliyordu.

Ankhesenamun Tut ile Evlendi

Başlangıçta kademeli olarak Amun-Ra’dan ve Mısır panteonunun geri kalanından ayrılışın Mısır devleti üzerinde dramatik bir etkisi oldu. Rahiplerin hakları ellerinden alındığında, kontrol orduya ve merkezi hükümete geçti; bürokrasi hüküm sürdü ve bu yolsuzluğu besledi.

Ankhesenamun eşi Kral Tut' a çiçek uzatırken
Ankhesenamun eşi Kral Tut’ a çiçek uzatırken resmedilmiş.Wikimedia Commons

Mısır’ın en büyük dini devrimi Akhenaten’in ölümüyle sona erdi ve Tutankhamun tahta çıktı.

Tutankhamun, genç kız kardeşi Ankhesenamun ile evlendi ve birlikte babalarının radikal dininden hızla geri çekildiler.

Önce, muhtemelen rahiplerin baskısı altında isimlerini değiştirdiler. Tutankhaten, “Aten’in yaşayan görüntüsü” anlamına gelen, babasının güneş diskini Mısır panteonunun geleneksel güneş tanrısı ile değiştirerek adındaki son eki “Amun” olarak değiştirdi.

Genç kral ve kraliçe, ülkeyi yönetmesi için danışmanlara bel bağladı. Bu durum daha fazla kafa karışıklığına yol açtı.

Kral Tut, birçok hastalıktan muzdaripti. Muhtemelen desteksiz yürümekte güçlük çekiyordu. Bu hipotez, ünlü mezarında yüzlerce süslü bastonun keşfedilmesiyle doğrulandı.

Tutankamon’un saltanatı ünlü olmasına rağmen çok kısa sürdü. Kral 19 yaşında öldü. Ölümü hakkında birçok teori öne sürüldü. Ancak araştırmalar, ölüm nedeninin kırık bir bacak olduğunu göstermiştir. Tapınak duvarlarında yapılan resimlerinde her ne kadar bir savaş arabası kullanıyor gibi görünse de genç kral bunu hiç bir zaman yapamadı.

Tutanhamon’un ölümüyle ilgili en son düşünce, sol uyluğundaki bir kırılmadan kaynaklanan bir enfeksiyonu suçluyor- bir araba kazasının sonucu değil, çünkü kral bir dizi fiziksel engelle asla yarışamazdı. Bağışıklık sistemi birkaç sıtma krizinden dolayı zayıfladı ve  enfeksiyonla savaşamadı.

Kral öldü ve Ankhesenamun kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı.

Tut Öldükten Sonra Ankhesenamun’a Ne Oldu?

Ankhesenamun bundan sonra hem kendisine hem de Tut’a yakın olan güçlü bir danışman olan Ay ile evlenmiş olabilir- belki de dedesi olduğu için buna mecbur kalmış olabilir. Ancak tarihsel kayıtlar bu konuda belirsizdir.

Kralın ölümünden sonra hayatın onun için zor olduğunu söylemek mümkün. Ne de olsa kral ve kraliçenin hiç çocuğu olmamıştı.

Hititlerin kralı I. Şuppiluliumaya yazılan tarihsiz bir mektubun yazarı olabilir. Mısırlı bir kraliçe mektubunda kocasının öldüğünü söyler ve Hitit kralından oğullarından birini eş olarak Mısır’a göndermesini ister.

Suppiluliuma oğlu Zananza’yı gönderir, ancak yolda öldürülür. Beklenen kurtuluş asla gelmez.

Ankhesenamun, MÖ 1325 ile 1321 yılları arasında tarihsel kayıtlardan kaybolur- tarihçilerin ölümüne işaret eden bir yokluk olarak düşünülebilir. Ama kimse tam olarak ne olduğunu bilmediği için, bazı tarihçiler ondan “Mısır’ın Kayıp Prensesi” olarak bahseder.

Antik Mısır’ın en çekişmeli dönemlerinden birinde Ankhesenamun’un rolü kasıtlı olarak kaybedildi, sadece on yıllar sonra iktidara gelen yeni hanedan tarafından tarih kayıtlarından çıkarıldı.

Yeni hükümdarlar Akhenaten’i kafir olarak damgaladılar, onu ve torunlarını firavunlar listesinden çıkardılar.

Banner
Benzer Yazılar

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

5 Şubat 2021

5 Şubat 2021

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Anadolu’da Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga...

Dünyanın İlk İmparatoru Akkad’lı Sargon

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Dicle ve Fırat arasındaki verimli topraklarda ki sonraları bu topraklara Bereketli Hilal denecek olan bu yerde MÖ. 2330 civarında dünyanın...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

İran’ın Batısında Asur Kralı II. Sargon’a Atfedilen Bir Yazıt Bulundu

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

İranlı arkeologlar, Batı İran’da bir Yeni Asur kralı II. Sargon‘a atfedilen bir kraliyet anıt yazıtının bir bölümünü keşfettiler. ISNA’nın aktardığına...

Tarihteki İlklerin Uygarlığı “Sümerler”

30 Eylül 2020

30 Eylül 2020

Tarihteki birçok ilkler Sümerler tarafından bulunmuştur.  Bu kadar önemli bir topluluk olan Sümerlilerin Mezopotamya’ya nereden ve nasıl geldikleri hala cevap...

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

24 Nisan 2021

24 Nisan 2021

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene...

Tanrı Marduk Babil Kralı Hammurabi’nin Egemenlik Silahı

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Mezopotamya’da güçlü Tanrı Marduk Babil Kralı Hammurabi egemenliğinin gizli silahı olarak değerlendirilir. Tanrı Marduk Kral Hammurabi tarafından nasıl egemenlik silahı...

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.