1 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap boyalı tabut gün yüzüne çıkarıldı. Aynı alanda, mühürleri hâlâ bozulmamış sekiz nadir kap da bulundu.

Keşif, Luksor’un Batı Yaka’sında, Asasif Nekropolü’nün güneybatı kesiminde gerçekleştirildi. Burası, antik Thebai döneminde üst düzey yöneticiler ve tapınak görevlileri için önemli bir gömü alanıydı. Kazı çalışmaları, Yüksek Eski Eserler Konseyi ile Zahi Hawass Arkeoloji ve Miras Vakfı’na bağlı ortak bir ekip tarafından yürütülüyor.

Kaya Odasında Düzenli İstif

Arkeologlar, dikdörtgen planlı kaya oyma bir odanın içinde üst üste yerleştirilmiş tabutlarla karşılaştı. Odanın birincil mezar değil, bir tür “toplu defin deposu” olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.

Amun’un Şarkıcıları
Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Toplam 22 ahşap tabut, 10 yatay sıra hâlinde istiflenmiş durumda. Dikkat çeken ayrıntı ise kapakların gövdelerden ayrılarak yerleştirilmiş olması. Bu yöntemle dar mekânda daha fazla gömüye yer açıldığı anlaşılıyor. Uzmanlara göre bu düzenleme, rastgele değil; bilinçli ve planlı bir yerleştirme.

Ön değerlendirmeler, tabutların MÖ yaklaşık 1070–664 yıllarına, yani 21. ile 25. Hanedanlar arasındaki Üçüncü Ara Dönem’e ait olduğunu gösteriyor. Bu dönem, Yeni Krallık’ın ardından merkezi otoritenin zayıfladığı; ancak Teb’deki tapınak kurumlarının büyük güç kazandığı bir süreç olarak biliniyor.

“Amun’un Şarkıcısı” Unvanı Öne Çıkıyor

Tabutların büyük bölümünde kişisel isimler yerine bir unvanın tekrarlandığı görülüyor: “Amun’un Şarkıcısı.”

Bu ifade, özellikle Karnak Temple merkezli Amun kültünde görev yapan kadınları tanımlıyor. Söz konusu kadınlar, tapınak ayinlerinde ilahi söyleyen, müzik icra eden ve kutsal törenlere katılan din görevlileriydi.

Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Aynı unvanın bu denli yoğun biçimde bir arada bulunması, tapınak müzisyenlerinin toplu defin uygulamalarına dair yeni sorular gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu bulgunun Üçüncü Ara Dönem’de kadınların dini hiyerarşideki konumuna ışık tutabileceğini belirtiyor. Teb, o dönemde Amun rahipliği sayesinde yalnızca dini değil, ekonomik ve siyasi açıdan da güçlü bir merkezdi.

Mühürlü Kaplar: Olası Bir Bilgi Hazinesi

Kazılarda tabutların yanı sıra mumyalama sürecinde kullanıldığı düşünülen çömlek kaplar da ele geçirildi. En dikkat çekici bulgu ise daha büyük bir seramik kap içine yerleştirilmiş sekiz mühürlü kap oldu.

Bazılarının kil mühürleri hâlâ sağlam. Bu durum, içlerinde organik kalıntılar ya da ritüel amaçlı maddelerin korunmuş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Uzmanlar, söz konusu kapları “potansiyel bir bilgi hazinesi” olarak tanımlıyor. Koruma ve laboratuvar analizlerinin ardından, dönemin mumyalama tekniklerine dair yeni veriler elde edilmesi bekleniyor.

Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Restorasyon Çalışmaları Başlatıldı

Turizm ve Eski Eserler Bakanı Şerif Fethi, tabutların ahşap ve boyalı yüzeylerinin oldukça hassas durumda olduğunu açıkladı. Bu nedenle acil koruma süreci başlatıldı.

Zayıflamış ahşap lifler güçlendirildi, dökülmeye yüz tutmuş pigment tabakaları sabitlendi ve yüzeyler kontrollü biçimde temizlendi. Amaç, canlı renklerin korunarak eserlerin güvenli depolama alanlarına taşınması.

Kazı heyetinin başkanı Zahi Hawass, bulguyu Üçüncü Ara Dönem arkeolojisi açısından “olağanüstü” olarak nitelendirdi.

Asıl Mezarlar Nerede?

Araştırmalar sürüyor. Bilim insanları şimdi tabutların ilk gömüldüğü orijinal mezarları tespit etmeye çalışıyor. Bu defin deposunun, yağmalama tehlikesi ya da mezarlık düzenlemeleri nedeniyle gerçekleştirilen bir yeniden yerleştirme operasyonunun sonucu olabileceği düşünülüyor.

Luksor, antik Thebai’nin kalbinde yer alan ve sıklıkla “dünyanın en büyük açık hava müzesi” olarak tanımlanan bir bölge. Asasif Nekropolü’nden gelen bu son keşif, Amun kültüne hizmet eden kadınların dini ve toplumsal rolünü yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

Ministry of Tourism and Antiquities

Ancientist

Banner
Benzer Yazılar

Bilim insanları 45.000 yıl önce gelişmiş bir maddi kültürün kanıtlarını buldular

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Çok uluslu bir araştırma ekibi, Nature Ecology & Evolution dergisinde, yaklaşık 45.000 yıl önce Çin’de gelişmiş bir maddi kültürün varlığına...

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Jiroft Uygarlığı: Mezopotamya’nın Gizemli Rakibi

26 Mart 2025

26 Mart 2025

Güneydoğu İran’daki son arkeolojik keşifler, özellikle yaklaşık 5.000 yıl önce gelişen Jiroft Uygarlığı olmak üzere, erken uygarlıklara dair anlayışımızı yeniden...

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Çatalhöyük’ten 84 yıl önce çalınan ana tanrıça heykelciği Konya’da sergileniyor

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Anadolu’nun önemli Neolitik yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te 1960 yılında yapılan kazılarda bulunan ve yasadışı yollarla kaçırılan ana tanrıça heykelciği Türkiye’ye getirildi. Kültür...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

2 Nisan 2026

2 Nisan 2026

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Avrupa’da mumyalama düşünülenden daha eski olabilir

5 Mart 2022

5 Mart 2022

Portekiz’in Sado Vadisi’nde yer alan 8 bin yıl öncesine tarihlenen avcı-toplayıcı mezarlık alanları üzerine yapılan yeni araştırma, Avrupa’da mumyalama işleminin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]