17 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken öldü.

Kahire Üniversitesi’nde Radyoloji Profesörü olan Sahar Saleem araştırmaların Firevun II. Seqenenre Taa’nın Mısır’ı kurtaramak için hayatını riske attığını gösterdiğini söyledi.

Firavunun zarar görmüş mumyası yeni bir bilgisayarlı tomografi (CT) çalışması, mumyacıların gizlemeye çalıştığı yeni yüz yaralarını ortaya çıkardı. Firavunun alnında kocaman bir yarık, gözlerinin ve yanaklarının çevresinde kesikler ve kafatasının tabanında beyin sapına ulaşmış olabilecek bir bıçak yarası vardı. Görünüşe göre saldırganlar mağlup hükümdarı her yönden kuşatmıştı.

Yüz yaraları şiddetli bir savaş savaşçısı ölümüne işaret eden Seqenenre Taa II'nin kafatasının BT taraması.
Yüz yaraları şiddetli bir savaş savaşçısı ölümüne işaret eden II.Seqenenre Taa’nın kafatasının BT taraması. (Fotograf: © Sahar Saleem)

Savaşın nedeni Suaygırları

II.Seqenenre Taa (Seqenenre Tao II olarak da yazılır), Mısır’ın muhtemelen Levant’tan gelen Hiksos tarafından işgali sırasında, MÖ 1558 ile MÖ 1553 yılları arasında güney Mısır’ın hükümdarıydı. Hiksoslar kuzey Mısır’ı kontrol ediyordu ve krallığın güney kısmından haraç talep ediyorlardı. Parçalı papirüslerde yazılanlara göre II. Seqenenre Taa, Hiksos kralından Thebes’teki kutsal bir havuzdaki su aygırlarının gürültüsünün uykusunu bozduğuna dair bir şikayet aldıktan sonra işgalcilere karşı ayaklandı. Kral, 400 mil (644 kilometre) uzaktaki başkent Avaris’te yaşıyordu. Bu uydurma suçlamada Hiksos kralı kutsal havuzun yok edilmesini talep ediyordu. Bu firavun için büyük hakaret demekti.
Muhtemelen bu hakaret savaşın başlangıcı oldu. Thebes’te bulunan oyulmuş bir kaya levhası üzerindeki metin, II.Seqenenre Taa’nin oğlu ve halefi Kamose’nin Hiksos’a karşı savaşta öldüğünü anlatıyor.

1886’da mumyası bulunan firavunun başına ne geldiğini kimse bilmiyordu. Arkeologlar başındaki yaraları farkettiler ve bun yaraların bir savaş alanında olduğunu tahmin etmekte zorlanmadılar. Mumyayı bulan arkeologların mumyayı çıkardıklarında aldıkları kötü kokuyu bildirmeleri mumyalama işleminin savaş alanında aceleyle mumyalanmış olabileceğini düşündürdü.

Yeni çalışma , firavunun mumyasının 3 boyutlu bir görüntüsünü oluşturmak için farklı açılardan X ışınları kullandı. Firavunun kalıntıları kötü durumda, kemikler parçalanmış ve kafa vücudun geri kalanından ayrılmış durumda olduğu belirlendi.

Kötü bir ölüm

Kafatasındaki yaralar acımasız bir ölümün hikayesini anlatıyor. Firavun, alnına yukarıdan bir balta veya kılıç darbesiyle 2,75 inç uzunluğunda (7 santimetre) bir kesiğe sahipti. Bu yara tek başına ölümcül olabilirdi. Firavunun sağ gözünün üstündeki potansiyel olarak ölümcül bir başka dilim 3,2 cm (1,25 inç) uzunluğundaydı ve muhtemelen bir balta ile yapılmıştı. Araştırmacılar, burun, sağ göz ve sağ yanakta daha fazla kesinin sağdan ve yukarıdan geldiğini ve balta sapı veya kör bir cisim ile olabileceğini söylediler.

II.Seqenenre Taa'nın mumyası ilk olarak 1880'lerde keşfedildi. O zaman bile, arkeologlar firavunun yüzünde birkaç belirgin yara fark ettiler. (Fotografi: Sahar Saleem)
II.Seqenenre Taa’nın mumyası ilk olarak 1880’lerde keşfedildi. O zaman bile, arkeologlar firavunun yüzünde birkaç belirgin yara fark ettiler. (Fotografi: Sahar Saleem)

Bu sırada kralın önünde ki biri firavunun sol yanağına kılıç ya da bir balta savurarak derin bir yarık daha bıraktı. Soldan, bir silah – muhtemelen bir mızrak – kafatasının tabanına girdi ve 3,5 cm uzunluğunda bir yaraya sebep oldu.

İlk arkeologlar daha önce bu yaraların çoğunu zaten rapor etmişlerdi, ancak Saleem ve meslektaşı Mısırbilimci Zahi Hawass, mumyalama materyaliyle kaplı yeni bir dizi kafatası kırığı keşfetti. Kafatasının sağ tarafında yoğunlaşan hasara bir hançer ve ağır, keskin olmayan bir cisim, belki de bir balta sapı neden olmuş gibi görünüyor.

Mumyanın elleri bükülmüş ve sıkılmıştı, ancak ön kollarında herhangi bir savunma yaralanması yoktu, bu da araştırmacıların, Seqenenre Taa II’nin öldüğünde ellerinin bağlı olduğunu öne sürmelerine neden oldu. Saleem yaptığı açıklamada, savaş alanında yakalanıp birden fazla saldırgan tarafından idam edilmiş olabileceğini söyledi.

Saleem, WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, araştırmacıların daha önce şiddetli yaraları olan firavun mumyalarını keşfetmelerine rağmen, şimdiye kadar savaş alanında firavun ölümlere dair hiçbir kanıt bulunmadığını söyledi. Örneğin, Ramesses III’ün boğazını bir saray darbesinde kesildiğini söyledi. Tarihsel kayıtlar, Ramesses II ve Thutmose III’ün savaşa katıldığını anlatıyor, ancak mumyalarında yaralanma olduğuna dair bir kanıt yok. Saleem, kimliği belirsiz bir asilzadenin mumyasının göğsüne gömülü bir ok olduğunu söyledi, bu savaşta meydana gelmiş olabilir.

Araştırmacılar, bugün (17 Şubat) Frontiers in Medicine dergisinde yayınlanan yeni çalışmalarında, mumyacıların Seqenenre Taa II’nin kafatası yaralarını düzeltmeye çalışması, onun aceleyle mumyalanmadığını gösteriyor. Firavunun kurumuş beyni de kafatasının sol tarafına yapışmıştı, bu da birinin ölümünden sonra ya düştüğü yere ya da bedeni mumyalama için nakledilirken başını yana yatırdığını gösteriyor.

II.Seqenenre Taa savaşta hayatını kaybetmiş olabilir, ancak halefleri sonunda savaşı kazandı. Kamose öldükten sonra, II. Seqenenre Taa’nin eşi I.Ahhotep, muhtemelen naip olarak hareket ederek Hiksos’a karşı isyanı sürdürdü.II. Seqenenre Taa ve I. Ahhotep’in oğlu I. Ahmose reşit olduklarında tahtı miras aldı ve sonunda yabancı işgalcileri kovdu. Ahmose, Mısır’ı birleştirip, eski Mısır’ın MÖ 16. ve 11. yüzyıllar arasındaki en yüksek güç dönemi olan Yeni Krallığı kuracaktır.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

İlk Kadın Paleontolog Mary Anning’in Keşifleri ve Hayatı

5 Mart 2021

5 Mart 2021

İlk kadın Paleontolog Mary Anning, keşifleriyle yaşadığı dönemin tüm bilim insanlarını şaşkına çevirdi ama hiç birinden takdir yada övgü duymadı....

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Antik Roma’nın Kutsal Bakireleri

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Roma kadınlar için çok şey vaad eden bir yer değildi. Ailenizin statüsü yani soylu yada halktan biri olmanız yaşamınızı esas...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nden çıkartılan eserler şekerle korunacak

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

II. Abdülhamid, Japon Prens Komatsu Akihito’nun İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından iade-i ziyaret için 1887 yılında Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya gönderme kararı...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Antik Roma Kolonisi Liternum’da Önemli Arkeolojik Keşifler: Gladyatör Mezarı ve İmparatorluk Dönemi Yapıları Gün Yüzüne Çıktı

22 Mart 2025

22 Mart 2025

İtalya’nın Campania bölgesindeki Giugliano’da bulunan antik Roma kolonisi Liternum’da yapılan son arkeolojik kazılar, koloninin zengin tarihine ışık tutan İmparatorluk dönemine...

Tayvanlı arkeologlar Pasifik Bölgesi’nin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine ulaştılar

28 Temmuz 2022

28 Temmuz 2022

Ulusal Tsing Hua Üniversitesi (NTHU) Antropoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Pasifik bölgesinin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine...

İtalya’da 16 Milyon Yıllık Yarasa Bulundu

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

Araştırmacılar, elde ettikleri şaşırtıcı buluntular ile bizleri heyecanlandırmaya devam ediyorlar. Bu heyecanlandırıcı buluntuların birisi de  16 Milyon yıllık yarasa oldu....

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

Pompeii’de şimdiye kadar görülmemiş köle odası keşfedildi

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Vezüv Yanardağı’nın yerle bir ettiği, gösterişli, zengin Roma kenti Pompeii Antik Kenti kazılarında heyecan yaratacak yeni bulgular ortaya çıkarılmaya devam...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]