9 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir.

Birçok antik dönem kent kazılarında ele geçen ampulla, Mardin’de yer alan Dara Antik Kenti’nde ilk defa bulundu.

Dara Antik Kenti’nde bulunan ampulla sadece ilk olmasından dolayı ilginç bir buluntu değil. Aynı zamanda ampullayı 1400 yıl önce yapan ustanın parmak izini taşıması ayrıca önemli kılıyor.

Birinci sınıf işçilik ustanın parmak izleri hala duruyor

Üzerinde Aziz Menas’ın figürü bulunan ampulla hakkında bilgi veren kazı başkanı Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara’dan Mısır’a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı” dedi.

Hüseyin Metin, DHA muhabirine, Hristiyan azizi Menas’ın hikayesi ve buluntu hakkında şu bilgileri verdi.

“Dara’da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var. Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.”

ampulla
Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş/DHA

Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır. Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor ve elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır.”

Anadolu’da başlayan ve İskenderiye’de biten hayat hikayesi

Buradaki azizin hikayesine gelecek olursak, azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz.

Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş

Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi. Tabi Dara’da bunun çıkmasının çok önemli bir özelliği var. Çünkü bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor.”

Banner
Benzer Yazılar

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

2000 Yıllık Bir İmza: Tacikistan’da Kadının Adı Testiye Kazınmış

4 Temmuz 2025

4 Temmuz 2025

Tacikistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2.000 yıl öncesine ait bir su testisinin üzerinde yazılı bir kadın ismi bulundu: Sagkina. Bu sıradan...

Antik Şehir Pompei’nin Laneti

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Kanadalı bir kadın, Pompeii’den çaldığı eserleri 15 yıl sonra ait oldukları yere geri gönderdi. Direktör Prof. Massimo Osanna Pompeii Arkeoloji...

Myra Antik Kenti Tanrıçası Artemis’e 2000 Yıl Sonra İlk Bakış

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

Akdeniz bölgesinin en önemli antik kentlerinden olan Myra antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında da tüm hızıyla devam etti. Kazı...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli

26 Ocak 2022

26 Ocak 2022

Bir MezoAmerikan uygarlığı olan Tarascan (Purépecha) kültürüne ait ((MS 1400-1521) Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli, Instituto Nacional de Antropología e Historia...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Çin’de 2.400 yıllık sifonlu tuvalet ortaya çıkarıldı

19 Şubat 2023

19 Şubat 2023

Çin’deki Yueyang antik kentinde 2.400 yıllık olduğu tahmin edilen sifonlu tuvaletin alt kısımları ortaya çıkarıldı. Bükülmüş bir boru da dahil...

Sibirya’nın Son Şamanı: Donmuş Topraklardan Gelen DNA, Direnişin Sessiz Hikâyesini Anlatıyor

26 Ocak 2026

26 Ocak 2026

Sibirya’nın kuzeydoğusunda, kışın –50 dereceye inen sert coğrafyada zaman farklı işler. Burada toprak, geçmişi yok etmez; saklar. Şimdi ise bilim...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]