29 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir.

Birçok antik dönem kent kazılarında ele geçen ampulla, Mardin’de yer alan Dara Antik Kenti’nde ilk defa bulundu.

Dara Antik Kenti’nde bulunan ampulla sadece ilk olmasından dolayı ilginç bir buluntu değil. Aynı zamanda ampullayı 1400 yıl önce yapan ustanın parmak izini taşıması ayrıca önemli kılıyor.

Birinci sınıf işçilik ustanın parmak izleri hala duruyor

Üzerinde Aziz Menas’ın figürü bulunan ampulla hakkında bilgi veren kazı başkanı Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara’dan Mısır’a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı” dedi.

Hüseyin Metin, DHA muhabirine, Hristiyan azizi Menas’ın hikayesi ve buluntu hakkında şu bilgileri verdi.

“Dara’da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var. Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.”

ampulla
Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş/DHA

Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır. Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor ve elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır.”

Anadolu’da başlayan ve İskenderiye’de biten hayat hikayesi

Buradaki azizin hikayesine gelecek olursak, azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz.

Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş

Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi. Tabi Dara’da bunun çıkmasının çok önemli bir özelliği var. Çünkü bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor.”

Banner
Related Articles

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

İsrailli arkeologlar, Hz. İsa’nın sembolü “iyi çoban” yüzüğü buldular

24 Aralık 2021

24 Aralık 2021

İsrail Eski Eserler Kurumu (IAA) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrailli arkeologların Caesarea kıyılarında deniz tabanındaki iki geminin enkazları arasında antik...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Kanlıtaş Höyük’te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

9 Haziran 2026

9 Haziran 2026

Kanlıtaş Höyüğü’nde keşfedilen yaklaşık 8 bin yıllık dört başsız kadın figürini, İç Batı Anadolu’daki Neolitik toplulukların yapı kapatma ritüellerine dair...

Antikythera mekanizmasının bulunduğu yerde devasa mermer kafa ortaya çıktı

20 Haziran 2022

20 Haziran 2022

Yunanistan Kültür Bakanlığı, dünyanın ilk analog bilgisayarı olarak kabul edilen Antikythera mekanizmasının çıkarıldığı yerde devasa mermer kafanın bulunduğunu bildirdi. 1900’lü...

Berlin’de Bilim İnsanları 3D Teknolojiyle Antik Budist Dua Parşömenini Sanal Olarak Açtı

16 Ağustos 2025

16 Ağustos 2025

Almanya’nın başkenti Berlin’de araştırmacılar, neredeyse bin yıl boyunca kapalı kalmış bir Budist dua parşömenini modern teknoloji sayesinde ilk kez “sanal”...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]