27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir.

Birçok antik dönem kent kazılarında ele geçen ampulla, Mardin’de yer alan Dara Antik Kenti’nde ilk defa bulundu.

Dara Antik Kenti’nde bulunan ampulla sadece ilk olmasından dolayı ilginç bir buluntu değil. Aynı zamanda ampullayı 1400 yıl önce yapan ustanın parmak izini taşıması ayrıca önemli kılıyor.

Birinci sınıf işçilik ustanın parmak izleri hala duruyor

Üzerinde Aziz Menas’ın figürü bulunan ampulla hakkında bilgi veren kazı başkanı Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara’dan Mısır’a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı” dedi.

Hüseyin Metin, DHA muhabirine, Hristiyan azizi Menas’ın hikayesi ve buluntu hakkında şu bilgileri verdi.

“Dara’da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var. Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.”

ampulla
Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş/DHA

Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır. Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor ve elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır.”

Anadolu’da başlayan ve İskenderiye’de biten hayat hikayesi

Buradaki azizin hikayesine gelecek olursak, azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz.

Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş

Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi. Tabi Dara’da bunun çıkmasının çok önemli bir özelliği var. Çünkü bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor.”

Banner
Related Articles

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Mavi Kuran’ın bir sayfasındaki karmaşık altın yaprak süslemelerinin altında gizli metin ortaya çıktı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Zayed Ulusal Müzesi’nden araştırmacılar, dünyanın en ünlü Kur’an yazmalarından biri olan Mavi Kur’an’ın bir sayfasındaki karmaşık bir altın yaprak tabakasının...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Prof. Dr. Gül Işın ‘Höyük Kazıp Otopark Yapan Tek Millet Biziz’

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Türkiye’nin zengin tarihi mirası, definecilerin yağmasıyla sınırlı kalmıyor. İmar faaliyetleri, yol projeleri, maden ocakları ve “restorasyon” kisvesi altında yapılan yanlış...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

22 Mayıs 2022

22 Mayıs 2022

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir. Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

Batı Kazakistan’da Erken Demir Çağı’na Ait 150 Gizemli Kurgan Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Kazakistan’ın Batı Kazakistan Bölgesi’nde (WKO) çalışan arkeologlar, alışılmadık biçimlere sahip yaklaşık yüz elli kurgan keşfetti. Bu keşif, erken bozkır medeniyetlerine...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]