12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir.

Birçok antik dönem kent kazılarında ele geçen ampulla, Mardin’de yer alan Dara Antik Kenti’nde ilk defa bulundu.

Dara Antik Kenti’nde bulunan ampulla sadece ilk olmasından dolayı ilginç bir buluntu değil. Aynı zamanda ampullayı 1400 yıl önce yapan ustanın parmak izini taşıması ayrıca önemli kılıyor.

Birinci sınıf işçilik ustanın parmak izleri hala duruyor

Üzerinde Aziz Menas’ın figürü bulunan ampulla hakkında bilgi veren kazı başkanı Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara’dan Mısır’a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı” dedi.

Hüseyin Metin, DHA muhabirine, Hristiyan azizi Menas’ın hikayesi ve buluntu hakkında şu bilgileri verdi.

“Dara’da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var. Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.”

ampulla
Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş/DHA

Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır. Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor ve elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır.”

Anadolu’da başlayan ve İskenderiye’de biten hayat hikayesi

Buradaki azizin hikayesine gelecek olursak, azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz.

Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin Fotoğraf Selim Kaya- Nezir Güneş

Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi. Tabi Dara’da bunun çıkmasının çok önemli bir özelliği var. Çünkü bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor.”

Banner
Related Articles

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

2 Nisan 2026

2 Nisan 2026

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Umman’da 4 Bin Yıllık Taş Oyun Tahtası Bulundu

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Arkeologlar, Umman’daki Ayn Bani Saidah köyü yakınlarında yer alan Tunç Çağı ve Demir Çağı yerleşim kazılarında 4 bin yıllık taş...

Yunan Tanrısı Apollon’u Tasvir Eden 2000 Yıllık Mühür Kudüs’te Bulundu

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Yunan tanrı panteonunda müziğin, sanatların, Güneş’in, ateşin ve şiirin tanrısı, Apollon‘un tasvir edildiği 2000 yıllık mühür Kudüs’te bulundu. Olympos Dağı’nın...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]