7 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Amerika’da Az Bilinen Bir Uygarlık, Eski Mısır Kadar Piramitler İnşa Etti

Hepimiz en eski piramitlerin Mısır’da yapıldığını düşünüyoruz. Yeryüzünde Mısır ile aynı zamanda yapılmış başka piramitler de bulunuyor. Ancak, bu piramitler etkileşimden uzaktır.

Amerika’daki uygarlığın beşiği olarak kabul edilen Kutsal Caral-Supe Şehri, Peru’daki Supe Nehri’nin yeşil vadisine bakan kuru bir çöl terasında yer alan 5000 yıllık bir arkeolojik sit alanıdır.

Kutsal Caral-Supe Şehri, 1948’de keşfedilen bir piramitler kompleksidir.

Kutsal Caral-Supe Şehri, ilk Mısır piramidi ile aynı dönemde yaklaşık olarak M. Ö. 2600 civarında inşa edilmiş olağanüstü bir antik anıtsal mimari kompleksine ev sahipliği yapmaktadır. Arkeologlar, Caral’ın Batı Yarımküre’nin bilinen en eski uygarlığı tarafından kurulan en büyük ve en sofistike şehir merkezlerinden biri olduğunu düşünüyor.

Caral
Kutsal Caral-Supe Şehri

Kabaca dört futbol sahası büyüklüğünde bir temele sahip olan Pirámide Mayor olarak da bilinen en büyük piramidi, neredeyse 100 fit yüksekliğindedir. Sitenin, organik malzeme üzerinde radyokarbon tarihlemesi kullanılarak 4.000 ila 5.000 yıl arasında olduğu tahmin ediliyor ve bu da yapımını en az eski Mısır’daki bilinen en eski piramit olan Saqqara Basamak Piramidi kadar eski yapıyor.

Caral, bu şaşırtıcı bulgu sayesinde şimdi Batı Yarımküre’deki bilinen en eski şehirlerden biri. Peru kıyılarının uzun zamandır insan uygarlığının kabul edilen altı beşiğinden biri olduğu düşünülüyor ve yeni arkeolojik bulgular bölgenin “ana kültürünün” tarihlerini geriye itmeye devam ediyor.

Olayları bir bağlama oturtmak gerekirse, Caral-Supe Şehri, Mısırlılar piramitlerini inşa ederken aynı zamanda gelişti. Caral toplumunun sosyopolitik bir devlet olarak karmaşıklığı, şehrin yapısına ve mimarisine yansırken, bölgede keşfedilen quipu (İnkaların daha sonra bilgi depolamak için kullandığı aynı düğüm sistemi) gibi eserler, medeniyetin başarılı And uygarlıkları üzerindeki etkisini gösterir.

Kutsal-Caral-Supe-Şehrinde-piramitler

Kentin hem mimari hem de mekansal bileşenlerinin tasarımı ustacadır ve anıtsal platform höyükleri ve gömme dairesel avlular, konsolide bir devletin güçlü ve etkili ifadeleridir.
Caral, Peru’nun Norte Chico bölgesi olarak bilinen merkez sahili boyunca iki düzineden fazla tamamen kazılmış alanın ilkiydi . Arkeologlar, sitelerin toplu olarak Amerika’nın MÖ 3000’den 1800’e kadar var olan ve dış faktörlerden tamamen etkilenmeyen en eski uygarlık çekirdeğini yansıttığını düşünüyor. Güçlü İnka İmparatorluğu başlamadan 4.000 yıldan fazla bir süre önce gelişti.

Kent tasarımı ve piramidal yapılar ve seçkin konutlar gibi birkaç bileşeni, güçlü bir dini ideolojiyi simgeleyen törensel etkinliklerin belirtilerini açıkça sergilemektedir.

Caral’da hiçbir savaş izine rastlanmadı: siper yok, silah yok, parçalanmış ceset yok. Bulgular, onun ticaret ve zevk üzerine kurulu nazik bir toplum olduğunu gösteriyor.

2009 yılında, Caral-Supe Şehri, Geç Arkaik mimarisinin ve şehir planlamasının hala görünür temsili, bir zamanlar burada yaşayan son derece gelişmiş ve karmaşık kültür ve bunların daha sonraki And uygarlıkları üzerindeki etkileri nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Alanı ilan etti.

Kapak Fotoğrafı: Kutsal Caral-Supe Şehri (Peru). Christopher Kleihege

Banner
Benzer Yazılar

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

380 milyon yıllık bir kalbin keşfi, vücudumuzun evrimine yeni bir ışık tutuyor.

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Curtin Üniversitesi’nden araştırmacılar, dünyanın en eski kalbini, 380 milyon yıllık ‘güzel korunmuş’ eski çeneli balık fosilinde keşfettiler. Kalp, ayrı bir...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Altın sikke bilinmeyen bir İngiliz Kralını ortaya çıkardı

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

İngiltere’nin güneydoğusundaki Hampshire’da unutulmuş bir Demir Çağı hükümdarının adını taşıyan bir madeni paranın olağanüstü keşfi sayesinde İngiliz tarihinin az bilinen...

Bulgaristan’daki kazılar sırasında 2. yüzyıldan kalma yazıtlı mermer bir levha keşfedildi

23 Ekim 2023

23 Ekim 2023

Arkeologlar, Bulgaristan’ın Plovdiv eyaletinde küçük bir tatil beldesi olan Hisarya’da Roma Hamamları’nda eski bir Yunanca yazıt taşıyan 1.900 yıllık bir...

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

20 Ekim 2021

20 Ekim 2021

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir. Anadolu’da her ne kadar bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]