28 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda isyancılarla yüzleşmek zorunda kalan ilk imparatorluklardan biriydi. Hititler, imparatorluklarının kuzeydoğusundaki Kaskalılar veya Kaska olarak bilinen etnik bir grupla birçok kez çatışmaya girdiler. Kaşkalar, Karadeniz’in güney kıyısındaki dağlık ve yoğun ormanlık vatanlarını kendi avantajlarına kullanarak dünyanın en güçlü medeniyetlerinden birini şaşırttı. Bu gerçeğe rağmen, Kaşka hakkında oldukça az şey biliniyor.

Kaska Hitit Çarpışmaları

Kaşkalar hakkında bilgi veren Hitit yazılı kaynakları onları basitçe şehir kurmayan savaşçı insanlar olarak tanımlıyor. Hatta bir nevi aşağılama olarak onların “domuz çobanı” olarak adlandırmaktalardı. Dokumacılık ve hayvan yetiştirmekte olan göçebe bir halk oldukları şüphe götürmez bir gerçek.

Hitit kaynaklarından öğrendiklerimize göre iki halkın sürekli çatışmaya girmekle birlikte onların akınlarını önlemek amacıyla Hitit devletinin sürekli önlemler aldığı da görülmektedir.

Hitit kralı Shuppiluliuma I (M.Ö.1370-1330), Hitit imparatorluğunun kuzey sınırı boyunca, muhtemelen Kaşka akınlarına tepki olarak bir dizi kale inşa etti.

Shuppiluliuma I, daha etkili Hitit hükümdarlarından biri olarak bilinir. Hükümdarlığı sırasında Kaska da dahil olmak üzere Hitit düşmanları ülkeden uzak tutuldu.  Suriye’ye kadar genişleyerek Kargamış’ı büyük bir Hitit merkezi haline getirdi.

Eski Hitit başkenti Hattuşa’nın da Kaska tarafından yağmalandığı düşünülüyor. II. Murshili’nin halefi Muwatalli (yaklaşık MÖ 1300), Hitit imparatorluğunun başkentini daha güneydeki bir şehre taşıdı. Bunun Suriye’deki askeri kampanyalarını desteklemesi muhtemel olsa da, Kaska’dan uzaklaştıkları da düşünülmelidir. Nihayetinde, Kaska’nın MÖ 1200’den sonra Hitit imparatorluğunun son çöküşünde nasıl bir rol oynadığı bilinmemekle birlikte, bu konuda etkileri oldukları düşünülmelidir.

Tunç çağında Anadolu'yu gösteren harita.
Tunç çağında Anadolu’yu gösteren harita.

Kaşka Halkı

Hitit kaynakları dışında Kaşka hakkında çok az şey bilinmektedir.  Muhtemelen Karadeniz bölgesi ormanlık alanlarında doğal malzemeler ile taş kullanmadan yapılan evlerde yaşadıkları için Hitit kayıtlarını doğrulayacak çok az arkeolojik kanıtımız var.

Karadeniz’in güney kıyılarını çevreleyen ormanlık dağlarda yaşayan yarı göçebe bir halk oldukları için bu doğal bir sonuç olarak kabul edilebilir. Muhtemelen hayatlarını idame ettirebilmek için avcılık, hayvancılık, dokumacılık gibi mesleklerde uzmanlaşmış olabilirler. Kaşkalar ayrıca yılın farklı zamanlarında yer değişikliğine giderek yayla kültürüne sahip insanlardan oluşmuş olabilirdi.

Kafkasya’da bu tür yaylacılığın oldukça yoğun görülmesiyle birlikte halen yurdumuzda bir çok yöre halkının yayla kültürüne sahip olduğunu bilmekteyiz.

Bölgedeki arkeolojik kayıtlar, Kaska’nın yaşadığı tarımsal yerleşimlerin de olduğunu gösteriyor. Bu yerleşim yerlerinin çoğu muhtemelen Hitit şehirlerinden oluşabileceği gibi hitit yazılı kaynaklarında da Kaska’nın kasabalarda yaşadığından bahsedilmektedir. Kaska’nın çoğu tam zamanlı çiftçi gibi görünmese de, bazılarının Hitit topraklarında veya Hitit imparatorluğunun dışında bu şekilde yaşama olasılığı göz ardı edilmemelidir.

Kaska muhtemelen toplumlarının hem hareketli hem de hareketsiz gruplara sahipti. Bazıları göçebe bir hayatı benimserken bazıları ise tarım yapmış ve yerleşmiş, sadece ticaret yoluyla çobanlarla etkileşime girmiş olabilir.

Hitit kayıtları, Kaska’nın çoğunun Hitit yönetimine karşıt olmasına rağmen, bazılarının Hitit işgali altındaki şehirlerde de yaşadığını ima eder. Bu, birden fazla Kaska fraksiyonu olduğunu göstermektedir. Bu, Kaska’nın başlangıçta daha fazla yerleşik olabileceği ve daha sonra Hititlerle çatışmalar nedeniyle yarı göçebe bir yaşam tarzı benimsemiş olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır.

arnuvanda dua metni
Arnuvanda ve Aşmunikal’in dua metni. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.Kral I. Arnuvanda ve Kraliçe Aşmunikal’in Anadolu’da hüküm sürdüğü yıllarda Kaşkalar, oldukça hareketli bir dönem geçirmiştir. I. Arnuvanda’nın seferlerinin odak noktası Kaşkalardır.

Kaska’nın seyrek arkeolojik kayıtları da onların nasıl yaşadıklarını yansıtıyor olabilir. Hititler nispeten yoğun kasaba ve köylerde yaşadılar. Öte yandan Kaska, dağlarda küçük, dağınık yerleşim yerlerinde ve muhtemelen tamamen kalıcı olmayan konutlarda yaşama eğilimindeydi.

Hitit kayıtları, Kaska’nın saklanma konusunda iyi olduğunu, dolayısıyla köylerinin çoğunun dağların içinde izole yerlere inşa edilmiş olabileceğini öne sürüyor. Muhtemelen yabancıların bulması için fazla bir iz bırakmayacak şekilde inşa edilmişlerdi. Bu yaşam tarzı, Hitit komşularına kıyasla arkeolojik kayıtlarda Kaska’dan çok az iz bırakacaktı.

Bronz Çağı ve Şehir Devletlerinin Gelişimi

Anadolu’daki Bronz Çağı, MÖ 4. binyıldan kalma tapınaklar ve saraylardan oluşan müstahkem şehir devletleri ağının yükselmesine yol açtı. Anadolu, bu dönemde büyük ve müreffeh kasabaların kurulmasıyla giderek kentleşmiştir. Bu zamanın tipik bir eseri, bir zamanlar Doğu Anadolu’ya yayılmış olan Trans-Kafkas Kura Arasları kültüründen kırmızı-siyah çömleklerdir.

Erken Bronz Çağı’nın sonlarına doğru, bu büyük şehirlerin çoğu bir gerileme dönemine girmiş ya da yıkılmış görünmektedir. Bunun için bir olasılık, işgalci grupların saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, kendi aralarında iktidar için yarışan şehirler arasındaki çatışmalardır. MÖ 3. binyılın ortalarından itibaren Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlardan işgalci çobanlar Anadolu’ya taşınmaya başladı. Bazıları Anadolu şehir devletleriyle çatışmalara girmiş olabilir ve bazı durumlarda işgalciler muhtemelen önceden var olan şehirleri boyunduruk altına alarak yeni bir elit grup oluşturdular.

Hattuşa- Hattuşaş (Boğazköy-Çorum)
Hattuşa- Hattuşaş (Boğazköy-Çorum)

Kaska’nın Hititlerle bir ilgisi var mıydı?

Kaska, bu dönemde Anadolu’ya giren pastoral gruplar arasında mıydı? Eğer öyleyse, bu aslında Hititlerle akraba oldukları anlamına gelebilir mi? Ne yazık ki, Kaska kültürünün günümüze kadar önemli bir kanıtının bulunmadığı göz önüne alındığında, dilleri hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

Bununla birlikte, başka ne bildiğimize bakacak olursak, Kaska büyük olasılıkla Anadolu çiftçileriyle ilişkili değildi, ancak Hititleri de içeren Karadeniz çevresindeki bozkırlarda yaşayan insanlarla daha yakından bağlantılıydı. Bu, Kaska ve Hititlerin benzer bir kökene sahip olduğu anlamına gelebilir.

Kaska ve Hititler: İki Halkın Hikayesi mi?

Kaska ve Hititlerin akraba olma ihtimali, iki grup arasındaki düşmanlık göz önüne alındığında ilginçtir.

Hititler ve Kaska, başlangıçta birbirleriyle ilişkili olsalar da, kültürel evrimleri açısından oldukça farklı yönlere gitmiş gibi görünüyorlar. Her iki halkın da Karadeniz çevresindeki yaylalardan İç Anadolu’ya göç etmiş olması muhtemeldir. Hititler ise çiftçiliği ve şehir yaşamını benimsemişlerdir. Öte yandan Kaska, dağlara ve ormanlara bağlı kalarak pastoral ve kısmen göçebe yaşam tarzlarını sürdürmüş görünüyor.

Hattuşa Rekonstrüksiyon
Hattuşa Rekonstrüksiyon

Hititler muhtemelen Kaska’ya benzer şekilde başlamış olsa da, bölgenin gelecekteki kültürel ve politik manzarasını şekillendiren büyük bir imparatorluk haline geldiklerinde maddi kültürleri çarpıcı bir şekilde değişti. Hititler kalıcı bir kültür oluşturmuş ve ardında muhteşem yapılar ve eserler bırakmıştır. Oysa Kaska, komşu Hitit imparatorluğunun tarihlerinde sadece bir dipnottur.

Bazıları sonunda Hititlerin kazandığını söyleyebilir. Kaska’nın medeniyet tarihinde bu kadar büyük veya görünür bir rol oynamaması, önemli bir rol oynamadıkları anlamına gelmez. Kaska, zamanlarının en büyük imparatorluklarından birine meydan okuyarak, Ortadoğu’nun gelecekteki siyasi ve kültürel manzarasını da şekillendirdi. Onların gerilla (vur-kaç) taktikleri Hitit askerlerine zarar verdiği ve Hititler başarıyla diğer insanların gruplarını bastırmış olsalar bile Kaşkalıları etkisiz hale getirmeyi asla başaramadı. Kaska, Hitit başkentinin yağmalanmasından bile sorumlu olabilir ve bu da onları medeniyet için korkunç bir tehdit haline getirmiş olabilir. Bir bakıma Kaska, Hitit dünyasının barbar işgalcileridir.

Kaska’ya karşı mücadeleler, Hitit imparatorluğunun çöküşüne yol açan şey olmayabilir, ancak Kaska, Hitit devleti üzerinde ciddi bir istikrarsızlaştırıcı etkiydi. Kaska’nın idaresi bu kadar ısrarlı ve zorlayıcı olmasaydı, Hitit imparatorluğu daha uzun süre ayakta kalabilirdi. Bu şekilde Kaska, medeniyet tarihinde de son derecede etkili oldu. Sadece kültürlerinin kalıcı kanıtlarını geride bırakamayacak kadar talihsizlerdi.

Kaskalıların Bize Bıraktıkları

Kaska, arkeolojik kayıtlarda kendilerinden çok az iz bıraktı, ancak dünya tarihinde, emperyal bir güce direnmek için aşırı uzunluklara giden bir halkın erken bir örneği olarak önem taşıyorlar. Görünüşe göre Kaşka halkı, gizli dağ sığınaklarında gizlenmeyi çok iyi biliyorlardı.

Kaşkalar, gerilla savaşının kaydedilen ilk ustaları olabilir. Bu şekilde, kendilerinden çok daha güçlü ve yerleşik güçlerin egemenliğine kasıtlı olarak karşı çıkan siyasi hareketlerin ilk tezahürlerini temsil ediyor olabilirler. Hitit imparatorluğu emperyalizmin erken bir örneğini temsil ediyorsa, Kaska anti-emperyalist milliyetçiliğin erken bir örneğini temsil edebilir.

Banner
Benzer Yazılar

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Ulucak Höyüğü’nde 7 bin 700 yıllık kostüm giymiş insan figürleri bulundu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, 7 bin 700 yıllık ikisi aynı kostümü giymiş üç insan figürü bulundu....

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]