24 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden Geç Antik Çağ’a kadar varlığını sürdüren kentte yürütülen kazılar, dağlık bölgelerdeki antik yerleşimlerin sanılandan çok daha örgütlü, dirençli ve uzun ömürlü olabildiğini gösteriyor.

Bugün geniş kitleler tarafından çok fazla bilinmese de Adada, Pisidia’nın stratejik kentlerinden biriydi. Ayakta kalan yapıları, bağımsız yol ağı, erken Hristiyanlık dönemine uzanan izleri ve gelişmiş yerel yönetim yapısıyla kent, yalnızca bir antik yerleşim değil; dağlık Anadolu’da kamusal hayatın nasıl kurulduğunu gösteren güçlü bir örnek.

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor
Görsel: AA

Pisidia’nın dağlarında uzun ömürlü bir kent

Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, Adada’nın tarihini daha okunabilir hale getiriyor. Kentteki arkeolojik veriler, burada yaklaşık 17 asır boyunca yaşamın kesintiye uğramadan devam ettiğini ortaya koydu.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Mörel’e göre bu süreklilik, Adada’yı bölgedeki nadir örneklerden biri haline getiriyor. Kentin tarihi, Helenistik dönemden Roma İmparatorluk Çağı’na, oradan da Geç Antik Çağ’a kadar uzanıyor. Bu uzun zaman aralığı, Adada’nın farklı siyasi ve dini değişimlere rağmen varlığını koruyabildiğini gösteriyor.

Adada’nın asıl dikkat çekici yönlerinden biri ise konumu. Kent, Roma döneminde inşa edilen ana askeri yol Via Sebaste üzerinde yer almıyor. Bu yola bağlanan bir yan hat üzerinde de değil. Buna rağmen Adada, Pisidia içinde bağımsız bir güzergâh üzerinde gelişmiş ve bölgesel hareketliliğin parçası olmuştu.

Bu ayrıntı, kentin karakterini belirleyen önemli noktalardan biri. Adada, Roma’nın ana yol sistemine doğrudan bağlı olmadan kendi çevresiyle güçlü ilişkiler kurmuş bir dağ kentiydi. Ticaret, yerel ulaşım, dini geçişler ve kültürel temaslar bu bağımsız hat üzerinden şekillenmiş olmalı.

Görsel: AA

Saint Paul Yolu ile kesişen güzergâh

Adada’nın bulunduğu rota, erken Hristiyanlık tarihi açısından da önemli. Antalya’dan başlayarak Sütçüler üzerinden Adada’ya uzanan Saint Paul Yolu, bugün hem yürüyüş rotası hem de inanç turizmi açısından bilinen bir güzergâh.

Aziz Pavlus’un seyahatleriyle ilişkilendirilen yolların Adada çevresindeki bağımsız hatlarla kesişmesi, kentin değerini artırıyor. Bu nedenle Adada, yalnızca Roma dönemine ait taş yapılarıyla değil, Geç Antik Çağ’daki dini dönüşümlerin izleriyle de öne çıkıyor.

Kazılarda, inanç sistemlerindeki değişimi yansıtan mimari kalıntıların yanı sıra katekümenlik olarak adlandırılan eğitim alanlarına ilişkin somut verilere ulaşıldı. Katekümenlik, erken Hristiyanlıkta vaftize hazırlanan kişilerin eğitim sürecini ifade ediyor. Bu bulgular, Adada’da Hristiyanlaşma sürecinin yalnızca ibadet mekânları üzerinden değil, eğitim ve toplumsal örgütlenme üzerinden de izlenebileceğini gösteriyor.

Görsel: AA

Kamusal yapılar meclis kararıyla inşa edilmiş

Adada’nın en dikkat çekici taraflarından biri, gelişmiş idari yapısı. Kazılardan elde edilen bulgular, kentteki kamusal yapıların meclis kararlarıyla inşa edildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Adada’da yerel yönetim mekanizmasının işlediğine işaret ediyor.

Antik kentlerde kamusal yapılar yalnızca mimari anıtlar değildir. Aynı zamanda karar alma süreçlerini, kaynak kullanımını ve kent kimliğini yansıtır. Adada’da yapıların meclis kararlarıyla ilişkilendirilmesi, Pisidia’daki yerel yönetim kültürünün beklenenden daha gelişmiş olabileceğini düşündürüyor.

Bu yönüyle Adada, sadece iyi korunmuş taş yapılardan oluşan bir alan değil. Kentin dokusu, yerel yönetimi, dini değişimi ve uzun süreli kentleşme deneyimini aynı yerde okumaya imkân veriyor.

Görsel: AA

Unutulmuş bir kentten güçlü bir Anadolu hikâyesi

Adada bugün, Efes ya da Sagalassos kadar tanınan bir antik kent değil. Fakat bu durum, onun arkeolojik değerini azaltmıyor. Aksine, Pisidia’nın dağlık arazisinde büyük ölçüde korunmuş yapılarıyla Adada, daha az bilinen antik kentlerin ne kadar güçlü hikâyeler taşıyabileceğini gösteriyor.

2021 yılından bu yana yoğunlaşan kazılar, 2024 itibarıyla Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındı. 2026 yılında da çalışmalar aynı çerçevede devam ediyor. Amaç yalnızca yapıları açığa çıkarmak değil; Adada’nın kent dokusunu, inanç tarihini ve yerel yönetim düzenini daha bütünlüklü biçimde anlamak.

Görsel: AA

Adada’nın hikâyesi, taş yapılarla sınırlı değil. Burada 1.700 yıl boyunca yaşayan, karar alan, yollar kuran, ibadet eden ve değişen dünyaya uyum sağlayan bir toplumun izleri korunuyor. Isparta’nın dağlarında uzun süre gölgede kalan bu Pisidya kenti, Anadolu’nun yerel şehir kültürünü anlamak için artık çok daha güçlü bir örnek.

Banner
Benzer Yazılar

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Mahkeme, Kıbrıs Vadisi için verilen statü değişikliği kararını iptal etti

24 Nisan 2022

24 Nisan 2022

Ankara’nın doğa harikası Kıbrıs Vadisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği statü değişiklik kararını mahkeme iptal etti. Mimarlar...

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

18 Eylül 2021

18 Eylül 2021

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı. Suriye’de yaşanan...

Aborjinler’in Göç Yolları Haritası Yayınlandı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Avustralya’nın kadim halkı Aborjinler’in göç yolları haritası yayınlandı. Aborjinler’in, Avustralya kıtasına nasıl geldikleri ve kıta içinde nasıl hareket ettiklerine dair...

Thames Nehri’nde 5000 yıllık insan kemiği bulundu

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Londra Thames Nehri’nde kürek sporu yapan grafik sanatçısı Simon Hunt, nehir yatağı üzerinde bir insan uyluk kemiği veya üst bacak...

İran’da Tarih Yeniden Yazılıyor: Ghamari Mağarası’nda 80.000 Yıla Uzanan Neandertal İzleri Bulundu

13 Mart 2025

13 Mart 2025

İran’ın Luristan Eyaleti’nde, Hürremabad yakınlarındaki Ghamari Mağarası’nda yapılan son arkeolojik kazılar, bölgenin tarih öncesi geçmişine ışık tutan bulgular ortaya çıkardı....

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]