8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden Geç Antik Çağ’a kadar varlığını sürdüren kentte yürütülen kazılar, dağlık bölgelerdeki antik yerleşimlerin sanılandan çok daha örgütlü, dirençli ve uzun ömürlü olabildiğini gösteriyor.

Bugün geniş kitleler tarafından çok fazla bilinmese de Adada, Pisidia’nın stratejik kentlerinden biriydi. Ayakta kalan yapıları, bağımsız yol ağı, erken Hristiyanlık dönemine uzanan izleri ve gelişmiş yerel yönetim yapısıyla kent, yalnızca bir antik yerleşim değil; dağlık Anadolu’da kamusal hayatın nasıl kurulduğunu gösteren güçlü bir örnek.

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor
Görsel: AA

Pisidia’nın dağlarında uzun ömürlü bir kent

Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, Adada’nın tarihini daha okunabilir hale getiriyor. Kentteki arkeolojik veriler, burada yaklaşık 17 asır boyunca yaşamın kesintiye uğramadan devam ettiğini ortaya koydu.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Mörel’e göre bu süreklilik, Adada’yı bölgedeki nadir örneklerden biri haline getiriyor. Kentin tarihi, Helenistik dönemden Roma İmparatorluk Çağı’na, oradan da Geç Antik Çağ’a kadar uzanıyor. Bu uzun zaman aralığı, Adada’nın farklı siyasi ve dini değişimlere rağmen varlığını koruyabildiğini gösteriyor.

Adada’nın asıl dikkat çekici yönlerinden biri ise konumu. Kent, Roma döneminde inşa edilen ana askeri yol Via Sebaste üzerinde yer almıyor. Bu yola bağlanan bir yan hat üzerinde de değil. Buna rağmen Adada, Pisidia içinde bağımsız bir güzergâh üzerinde gelişmiş ve bölgesel hareketliliğin parçası olmuştu.

Bu ayrıntı, kentin karakterini belirleyen önemli noktalardan biri. Adada, Roma’nın ana yol sistemine doğrudan bağlı olmadan kendi çevresiyle güçlü ilişkiler kurmuş bir dağ kentiydi. Ticaret, yerel ulaşım, dini geçişler ve kültürel temaslar bu bağımsız hat üzerinden şekillenmiş olmalı.

Görsel: AA

Saint Paul Yolu ile kesişen güzergâh

Adada’nın bulunduğu rota, erken Hristiyanlık tarihi açısından da önemli. Antalya’dan başlayarak Sütçüler üzerinden Adada’ya uzanan Saint Paul Yolu, bugün hem yürüyüş rotası hem de inanç turizmi açısından bilinen bir güzergâh.

Aziz Pavlus’un seyahatleriyle ilişkilendirilen yolların Adada çevresindeki bağımsız hatlarla kesişmesi, kentin değerini artırıyor. Bu nedenle Adada, yalnızca Roma dönemine ait taş yapılarıyla değil, Geç Antik Çağ’daki dini dönüşümlerin izleriyle de öne çıkıyor.

Kazılarda, inanç sistemlerindeki değişimi yansıtan mimari kalıntıların yanı sıra katekümenlik olarak adlandırılan eğitim alanlarına ilişkin somut verilere ulaşıldı. Katekümenlik, erken Hristiyanlıkta vaftize hazırlanan kişilerin eğitim sürecini ifade ediyor. Bu bulgular, Adada’da Hristiyanlaşma sürecinin yalnızca ibadet mekânları üzerinden değil, eğitim ve toplumsal örgütlenme üzerinden de izlenebileceğini gösteriyor.

Görsel: AA

Kamusal yapılar meclis kararıyla inşa edilmiş

Adada’nın en dikkat çekici taraflarından biri, gelişmiş idari yapısı. Kazılardan elde edilen bulgular, kentteki kamusal yapıların meclis kararlarıyla inşa edildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Adada’da yerel yönetim mekanizmasının işlediğine işaret ediyor.

Antik kentlerde kamusal yapılar yalnızca mimari anıtlar değildir. Aynı zamanda karar alma süreçlerini, kaynak kullanımını ve kent kimliğini yansıtır. Adada’da yapıların meclis kararlarıyla ilişkilendirilmesi, Pisidia’daki yerel yönetim kültürünün beklenenden daha gelişmiş olabileceğini düşündürüyor.

Bu yönüyle Adada, sadece iyi korunmuş taş yapılardan oluşan bir alan değil. Kentin dokusu, yerel yönetimi, dini değişimi ve uzun süreli kentleşme deneyimini aynı yerde okumaya imkân veriyor.

Görsel: AA

Unutulmuş bir kentten güçlü bir Anadolu hikâyesi

Adada bugün, Efes ya da Sagalassos kadar tanınan bir antik kent değil. Fakat bu durum, onun arkeolojik değerini azaltmıyor. Aksine, Pisidia’nın dağlık arazisinde büyük ölçüde korunmuş yapılarıyla Adada, daha az bilinen antik kentlerin ne kadar güçlü hikâyeler taşıyabileceğini gösteriyor.

2021 yılından bu yana yoğunlaşan kazılar, 2024 itibarıyla Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındı. 2026 yılında da çalışmalar aynı çerçevede devam ediyor. Amaç yalnızca yapıları açığa çıkarmak değil; Adada’nın kent dokusunu, inanç tarihini ve yerel yönetim düzenini daha bütünlüklü biçimde anlamak.

Görsel: AA

Adada’nın hikâyesi, taş yapılarla sınırlı değil. Burada 1.700 yıl boyunca yaşayan, karar alan, yollar kuran, ibadet eden ve değişen dünyaya uyum sağlayan bir toplumun izleri korunuyor. Isparta’nın dağlarında uzun süre gölgede kalan bu Pisidya kenti, Anadolu’nun yerel şehir kültürünü anlamak için artık çok daha güçlü bir örnek.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili alışılmadık derecede iyi korunmuş cinsel organlara sahip

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili bulundu. Bulunan fosilleşmiş böceğin genital organının oldukça iyi korunduğu görüldü. Günümüz Colorado’daki Green River...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Bursa’nın 2.200 Yıllık Zindanı Müze Oldu

17 Ekim 2021

17 Ekim 2021

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan M. Ö. 200 yıllarında inşa edilen zindan artık dijital müze ve sanat galerisi olarak...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Çin’de kucaklaşan aşıkların 1600 yıllık mezarı bulundu

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Jilin Üniversitesi’ne göre, arkeologlar yakın zamanda Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen kucaklaşan aşıkların mezarı hakkında bir çalışma yayınladılar. Mezar, 2020...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

İsrailli araştırmacılar 780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da balık pişirmenin kanıtlarını buldular.

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da yaşayan homininler, balıkları pişirerek yemeyi seviyorlardı. İsrailli araştırmacılar Pazartesi günü, ateşin yemek pişirmek için...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Prostat Kanseri ve Şeker Hastalığı Neandertal Atalarımızın Mirası mı?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Çağımızın iki büyük sağlık sorunu prostat kanseri ve şeker hastalığı Neandertal atalarımızdan bizlere genlerle gelen bir miras mı? Tartu Üniversitesi‘nden bir...

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]