24 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı

Antik tıp metinlerinde sıkça geçen, ancak bugüne kadar yalnızca yazılı kaynaklarla bilinen sıra dışı bir uygulama ilk kez somut kanıtla doğrulandı. Pergamon’da yürütülen incelemelerde, Roma dönemine ait küçük bir cam kapta insan dışkısına dayalı bir tıbbi karışımın izleri tespit edildi.

Bu bulgu, Greko-Romen tıpta anlatılan bazı tedavilerin teorik olmadığını, günlük hekimlik pratiğinin bir parçası olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.


Sıradan sanılan kap, beklenmedik bir içeriğe işaret etti

İncelenen eser, Roma döneminde yaygın biçimde kullanılan bir unguentarium türü cam şişe. Bu tür kaplar, uzun yıllar boyunca parfüm, yağ veya kozmetik saklama kabı olarak yorumlandı.

Ancak Pergamon örneğinde durum farklıydı. Bergama Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda yer alan ve MS 2. yüzyıla tarihlenen şişenin iç yüzeyinde, dikkat çekici bir organik kalıntı korunduğu belirlendi. Bu kalıntı, ayrıntılı kimyasal analiz için örneklendi.


Kimyasal analiz sonucu netti

Yapılan laboratuvar çalışmaları, insan sindirim sistemiyle doğrudan ilişkili iki temel biyokimyasal bileşiğin varlığını ortaya koydu. Bu maddeler, modern bilimde insan dışkısının güvenilir göstergeleri olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar, çevresel bulaşma veya modern dönem kaynaklı kirlenme ihtimalini dışlamak için titiz kontroller uyguladı. Sonuç değişmedi: kapta bulunan madde, bilinçli biçimde hazırlanmış bir karışıma işaret ediyordu.

Bu tespit, Roma dönemine ait bir tıbbi kapta insan dışkısının ilk kez doğrudan kimyasal olarak saptanması anlamına geliyor.


Kötü kokuya karşı bitkisel çözüm

Pergamon’da bulunan cam şişe, Roma tıbbının en tartışmalı uygulamasını doğruladı
Unguentariumdan elde edilen arkeolojik örnek. Kaynak: C. Atila ve ark., 2026, Journal of Archaeological Science: Reports

Analizlerde yalnızca dışkı izleri değil, aynı zamanda Anadolu’da yaygın olan kekik türlerinden elde edilen aromatik bir bileşik de belirlendi. Bu ayrıntı, bulgunun yorumlanmasında kritik rol oynadı.

Antik tıp yazarları, kötü kokulu içeriklerin çeşitli bitkilerle bastırıldığını açıkça yazar. Galen, Dioskorides ve Plinius, dışkı temelli ilaçların aromatik maddelerle karıştırılarak hastalara verildiğini aktarır.

Pergamon’da bulunan cam şişe, bu tariflerin yalnızca metinlerde kalmadığını, pratikte uygulandığını gösteriyor.


Pergamon’un tıptaki özel yeri

Pergamon, Roma dünyasında tıbbın en önemli merkezlerinden biriydi. Kent, hem hekimlik geleneği hem de Asklepios kültüyle öne çıkıyordu.

Buna rağmen, antik metinlerde anlatılan pek çok tedavi yönteminin arkeolojik karşılığı bugüne kadar bulunamamıştı. Özellikle sosyal açıdan rahatsız edici kabul edilen maddelerle hazırlanan ilaçlar, maddi kanıt bırakmamıştı.

Bu küçük cam kap, söz konusu boşluğu dolduran nadir örneklerden biri oldu.


Roma cam kaplarına bakış değişiyor

Bulgu, Roma dönemine ait küçük cam şişelerin işlevine dair yerleşik kabulleri de sorgulatıyor. Antik dünyada kozmetik, hijyen ve tedavi arasındaki sınırlar bugünkü kadar net değildi.

Pergamon örneği, bu kapların yalnızca kozmetik değil, tıbbi amaçlarla da kullanıldığını gösteriyor. Kap, yalnızca içeriği saklayan bir nesne değil; tedavinin sosyal olarak kabul edilebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir araçtı.


Antik uygulamalar, modern tıbbı da düşündürüyor

Araştırmacılar, bu bulgunun modern tıpla doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Ancak günümüzde bazı bağırsak hastalıklarında uygulanan dışkı temelli tedaviler, antik dünyanın tamamen “akıl dışı” olmadığını da hatırlatıyor.

Roma hekimleri mikrobiyolojiyi bilmiyordu. Buna karşın gözleme dayalı tıbbi mantık, belirli maddelerin iyileştirici etkisine inanılmasını sağlamıştı.


Küçük bir buluntu, büyük bir değişim

Pergamon’dan çıkan bu mütevazı cam şişe, Roma tıbbına dair uzun süredir yalnızca metinlere dayanan bir alanı somut verilerle aydınlattı. Artık dışkı temelli tedaviler, yalnızca yazılı kaynaklarda geçen tuhaf reçetiler değil; hazırlanmış, saklanmış ve kullanılmış gerçek ilaçlar olarak karşımızda duruyor.

Bu keşif, antik tıbbın ne anlattığından çok, gerçekte ne uyguladığını anlamamız açısından önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Atila, C., Demirbolat, İ., & Babaç Çelebi, R. (2026). Feces, fragrance and medicine: Chemical evidence of ancient therapeutics in a Roman unguentarium. Journal of Archaeological Science: Reports

Volume 70, April 2026, 105589. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X26000246?via%3Dihub

Kapak Görseli:
Roma unguentariumları, genellikle kozmetik kapları olarak yorumlanan; kokulu yağlar, merhemler ve yeni bulgulara göre tıbbi amaçla hazırlanmış maddelerin saklandığı küçük cam kaplardı.
Kaynak: Antiguarian

Banner
Benzer Yazılar

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Mahkeme Assos için kararını verdi

24 Şubat 2022

24 Şubat 2022

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan MÖ 2 bin yılına tarihlendirilen Assos Antik Limanı, kaya ıslahı çalışmaları için Ayvacık Kaymakamlığı tarafından...

Amerika’nın 20 Dolarında Siyahi Tarih

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Amerika tarihi boyunca ilk defa bir banknotta siyahi bir kadına yer verilecek. Aslında planlama Biden seçimlerinden çok öncesine Obama dönemine...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği, M.Ö. 4. yüzyılda klasik dünyada efsanevi cesaretleri ve savaştaki askeri güçleri ile ünlü 150 çift...

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler....

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Norveç’te radar tarafından keşfedilen yeni büyük Viking çağı tekne mezarı

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Arkeologlar, yere nüfuz eden bir radar (GPR) araştırması sırasında Norveç’teki Øyesletta yakınlarında Viking Çağından kalma bir tekne mezarı buldular. Bu...

Shigir İdolü, Stonehenge’den Yaşlı Çıktı

24 Mart 2021

24 Mart 2021

1890’da Rusya’da bir turba bataklığında keşfedilen ahşap bir heykelin düşünülenden tam 12.100 yıllık olduğunu öner sürüyorlar. Bu tarihe göre ahşap...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]