24 June 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu çocuklar ailelerinin kirli gen havuzunu da evliliklerine taşımaktaydılar.  Aileler her daim yönetimde söz sahibi olmak isterken hastalıklı genler zaman ilerledikçe sorun olmaya başladı.

Aslında bu liste detaylı bir inceleme ile fazlasıyla uzayabilirdi. Ancak biz sadece en çok bilinenler üzerinden konuyu anlatmak istedik.

Özellikle hemofili hastası olan Kraliçe Victoria’nın çocukları neredeyse bütün Avrupa’ya dağılmışlardı. Kraliçenin 9 çocuğu vardı ve bunlardan 8’i diğer Avrupa hanedanlarıyla evlenmişlerdi. Şu an bile bir çok Avrupa monarşisi onun soyundan gelen kişiler tarafından yönetilmektedir.

İspanya Kralı II. Charles

İspanya Kralı II. Charles

Habsburglar tüm Avrupa’daki en güçlü ailelerden biriydi. Üstelik 13. Yy’dan başlayarak 19 yy. başlarına kadar devam eden bir güç.

Avusturya, İspanya ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Fransa’nın son kraliçesi Marie Antoinette dahil olmak üzere yöneten hanedanlardan her biri bir Habsburg soyundan geliyordu.

Aile içi evlilikler o kadar fazlaydı ki ailenin soy ağacında Kastilyalı Joanna, 14 kez görünmekteydi.

Aile özellikle Habsburg çenesi ile ünlenmişti: aşırı büyük bir çene hattı, yemek yeme ve konuşma gibi faaliyetleri zorlaştıran büyük bir dile sahip olma gibi hastalıktan muzdariptiler. ( Habsburg çenesi: Prognathism )

İspanya’nın son Habsburg kralı II. Charles’dı.

I.Charles’ın aşırı derecede büyük bir çenesi vardı. Ne yazık ki ağzını tam olarak kapatamıyordu. Yemek yemeyi zor beceriyor ve zorlukla konuşabiliyordu. Ayrıca sürekli salya akıttığıda biliniyordu. Ek olarak, sekiz yaşına kadar yürüyemedi. Sonrasında ise destek alarak yürümeye başlamıştı.

İki kez evlenmesine rağmen 1700 yılında öldüğünde 39 yaşındaydı ve bir varis bırakmamıştı. Böylece İspanya’daki Habsburg yönetimini etkili bir şekilde sona erdirdi.

Kastilya Kraliçesi, Kastilyalı Joanna (1479-1555)

Kastilyalı Joanna

Trastamara hanedanlığından gelen Katilyalı Joanna aynı zamanda Aragonlu Catherine’in ablasıydı. (Aragonlu Catherine İngiltere Kraliçesi) Hanedanlığın neredeyse hepsi yakın akraba evliliği yapmıştı. Muhtemelen Catherine’in hiç çocuk yapamamasının nedeni de bu evliliklerdi.

Joanna, Habsburg ailesine mensup Philip ile evlendi. Yakışıklı Philip çapkınlığı ile ünlü biriydi. Sürekli aldatılması onun çocukluğundan beri süregelen depresyonunun artmasına sebep oldu. Hatta kocasının metreslerinden birini yüzünden bıçakladı. Ama kocasına aşkı hiç bitmedi. Eşi beklenmedik bir şekilde ölünce uzun zaman gömülmesine izin vermedi. Geceler boyunca onunla uyumaya devam etti.

Tarih onu Juana la Loca, yani Deli Joanna olarak hatırlar.

Avusturyalı I. Ferdinand (1793-1875)

Avusturyalı I. Ferdinand

Yaşamı boyunca Macaristan, Avusturya, Bohemya, Lombardiya ve Venedik kralı olarak görev yaptı.

Ferdinand, Habsburg’larda ortak bir hastalık olan hidrosefali ile doğdu. Hidrosefali veya beyindeki su, hassas doku üzerinde baskıya neden olur ve beyin hasarına yol açmaktadır. Ne yazık ki hastalıkları sadece bu da değildi aynı zamanda kötü şöhretli Habsburg çenesine ve epilepsisine de sahipti.

Hastalıkları nedeniyle genellikle naipleri saltanatını yürüttü. Hükümdarlığı sırasında, en sevdiği aktivitelerden biri, atık kağıt sepetinin açık ucuna oturmak ve yerde yuvarlanmaktı. 18 yıl boyunca tahtını elinde tutmayı başarması da gerçekten inanılmaz.

İngiltere Kralı III. George

İngiltere Kralı III. George

Kraliçe Victoria, akraba evliliği ve sonraki genetik anormallikleriyle ünlü bir aile olan Hannover Hanedanı’nın son hükümdarıydı. Tarihte Amerikan Devrimi’ni kaybedeni olarak bilinen İngiltere Kralı III. George da bu eve aitti ve porfiri olarak bilinen bir durumdan muzdarip olabilirdi. Porfiri, delilik nöbetlerine neden olan ve aynı zamanda acı çeken kişinin morumsu-mavimsi idrara sahip olmasına neden olan genetik bir durumdu.

Bununla birlikte, son bilimsel analizler porfiri hipotezi konusunda şüphe uyandırdı ve yalnızca kralın, Hanover Evi’ndeki akraba evliliğinden kaynaklanabilecek bir akıl hastalığına sahip olduğu muhtemelen bipolar bozukluk yaşadığı iddia edildi. Manik halleri sırasında yazıları belirgin şekilde farklıydı; cümleler 400 kelimeden uzun olabilirdi.Hatta ağzından köpük gelene kadar durmadan konuştuğu da biliniyordu. Aslında, tarihte deli kral olarak bilinir.

Bavyera Kralı II. Ludwig (1845-1886)

Bavyera Kralı II. Ludwig

Wittelsbach Hanesi’nden Kral II. Ludwig İmparatoriçe Elisabeth’in kuzeniydi. Zihinsel olarak dengesizdi ve çevresindeki fiziksel dünyayla neredeyse hiçbir ilişkisi yoktu.

Kendini yarattığı hayal dünyasında kalabilmek için besteci Richard Wagner’in kişisel hamisi oldu. Büyük saraylar ve sanatsal ifadelerle dolu dünyasında, bir kralın tüm konforuna sahipti ama sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmedi.

1886’da tahttan indirilip öldürüldüğünde, kardeşi Otto tahta çıktı. Bununla birlikte, Otto’nun Ludwig’den çokta farklı olmadığı anlaşıldığı için ülkeyi onun yerine bir naip yönetti.

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth (1837-1898)

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth

Avusturya’nın İmparatoriçesi Elisabeth’in ebeveynleri birinci dereceden kuzenlerdi. Kendiside tıpkı anne babası gibi kuzeni Franz Josef ile evlendi.

Elisabeth güzelliğiyle tanınıyordu ve bugün genellikle Prenses Diana ile karşılaştırılıyor. Bununla birlikte, akraba evliliğin ürünü olan çocuklar arasında yaygın olduğu gibi, depresyon ve anoreksiye yol açan bir akıl hastalığı vardı. 23 yaşındaki imparatorla evliliğinden başlayarak hükümdarlığı boyunca çekingen, utangaç ve melankolik mizacıyla tanınırdı.

Nadiren yemek yiyen imparatoriçe muhtemelen anoreksikti. Üstelik günde en az üç saatini egzersiz yapacak kadar takıntılıydı.

Kayınvalidesi Arşidüşes Sophie, bu özelliklerin büyüleyici olduğunu ve kraliyet ailesine yakıştığını düşünüyordu.

Elisabeth’in oğlu da intihar etti. Tıpkı annesi gibi şiddetli depresyondan muzdarip bir çocuktu. Oğlunun ölümünün ardından İmparatoriçe, teselli arayarak tüm dünyayı dolaştı. 1898 yılında bir İtalyan anarşist tarafından öldürüldü.

Banner
Benzer Yazılar

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Eski Ayak İzleri, İnsanların 148.000 Yıl Önce Ayakkabı Giydiklerine Dair Kanıtlar Sunuyor

13 Eylül 2023

13 Eylül 2023

Güney Afrika’daki eski ayak izlerinin yeni bir analizi, bu izleri yapan insanların sert tabanlı sandalet giymiş olabileceğini gösteriyor. Cape Coast’taki...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Meksika’da Maya Uygarlığına Ait Bir İnsan Boyunda Maske Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Meksika’nın Yucatán eyaletindeki bir arkeolojik alanda, bir insan boyunda dev bir Maya maskesi ortaya çıktı. Novedades Yucatán’ın haberine göre, bilinmeyen...

Suudi Arabistan dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze”sini açıyor

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Suudi Hava Yolları tarafından gerçekleştirilen dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze” (Museum in the Sky) uçuşu bugün Riyad’dan AlUla’ya hareket edecek. AlUla...

İtalya’da 16 Milyon Yıllık Yarasa Bulundu

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

Araştırmacılar, elde ettikleri şaşırtıcı buluntular ile bizleri heyecanlandırmaya devam ediyorlar. Bu heyecanlandırıcı buluntuların birisi de  16 Milyon yıllık yarasa oldu....

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

ABD, kaçırılan 12 eseri Türkiye’ye iade ediyor

21 Mart 2023

21 Mart 2023

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldığı bir televizyon programında Anadolu kökenli 12 eserin yarın Türkiye’ye gönderilmek üzere New...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Fas’ta 1 milyon 300 bin yıllık balta üretim tesisi bulundu

30 Temmuz 2021

30 Temmuz 2021

Çok uluslu bir arkeolog ekibi, Fas’ta 1.3 milyon yıl öncesine dayanan en eski Taş Devri el baltası üretim tesisinin keşfini...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]