3 December 2021 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu çocuklar ailelerinin kirli gen havuzunu da evliliklerine taşımaktaydılar.  Aileler her daim yönetimde söz sahibi olmak isterken hastalıklı genler zaman ilerledikçe sorun olmaya başladı.

Aslında bu liste detaylı bir inceleme ile fazlasıyla uzayabilirdi. Ancak biz sadece en çok bilinenler üzerinden konuyu anlatmak istedik.

Özellikle hemofili hastası olan Kraliçe Victoria’nın çocukları neredeyse bütün Avrupa’ya dağılmışlardı. Kraliçenin 9 çocuğu vardı ve bunlardan 8’i diğer Avrupa hanedanlarıyla evlenmişlerdi. Şu an bile bir çok Avrupa monarşisi onun soyundan gelen kişiler tarafından yönetilmektedir.

İspanya Kralı II. Charles

İspanya Kralı II. Charles

Habsburglar tüm Avrupa’daki en güçlü ailelerden biriydi. Üstelik 13. Yy’dan başlayarak 19 yy. başlarına kadar devam eden bir güç.

Avusturya, İspanya ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Fransa’nın son kraliçesi Marie Antoinette dahil olmak üzere yöneten hanedanlardan her biri bir Habsburg soyundan geliyordu.

Aile içi evlilikler o kadar fazlaydı ki ailenin soy ağacında Kastilyalı Joanna, 14 kez görünmekteydi.

Aile özellikle Habsburg çenesi ile ünlenmişti: aşırı büyük bir çene hattı, yemek yeme ve konuşma gibi faaliyetleri zorlaştıran büyük bir dile sahip olma gibi hastalıktan muzdariptiler. ( Habsburg çenesi: Prognathism )

İspanya’nın son Habsburg kralı II. Charles’dı.

I.Charles’ın aşırı derecede büyük bir çenesi vardı. Ne yazık ki ağzını tam olarak kapatamıyordu. Yemek yemeyi zor beceriyor ve zorlukla konuşabiliyordu. Ayrıca sürekli salya akıttığıda biliniyordu. Ek olarak, sekiz yaşına kadar yürüyemedi. Sonrasında ise destek alarak yürümeye başlamıştı.

İki kez evlenmesine rağmen 1700 yılında öldüğünde 39 yaşındaydı ve bir varis bırakmamıştı. Böylece İspanya’daki Habsburg yönetimini etkili bir şekilde sona erdirdi.

Kastilya Kraliçesi, Kastilyalı Joanna (1479-1555)

Kastilyalı Joanna

Trastamara hanedanlığından gelen Katilyalı Joanna aynı zamanda Aragonlu Catherine’in ablasıydı. (Aragonlu Catherine İngiltere Kraliçesi) Hanedanlığın neredeyse hepsi yakın akraba evliliği yapmıştı. Muhtemelen Catherine’in hiç çocuk yapamamasının nedeni de bu evliliklerdi.

Joanna, Habsburg ailesine mensup Philip ile evlendi. Yakışıklı Philip çapkınlığı ile ünlü biriydi. Sürekli aldatılması onun çocukluğundan beri süregelen depresyonunun artmasına sebep oldu. Hatta kocasının metreslerinden birini yüzünden bıçakladı. Ama kocasına aşkı hiç bitmedi. Eşi beklenmedik bir şekilde ölünce uzun zaman gömülmesine izin vermedi. Geceler boyunca onunla uyumaya devam etti.

Tarih onu Juana la Loca, yani Deli Joanna olarak hatırlar.

Avusturyalı I. Ferdinand (1793-1875)

Avusturyalı I. Ferdinand

Yaşamı boyunca Macaristan, Avusturya, Bohemya, Lombardiya ve Venedik kralı olarak görev yaptı.

Ferdinand, Habsburg’larda ortak bir hastalık olan hidrosefali ile doğdu. Hidrosefali veya beyindeki su, hassas doku üzerinde baskıya neden olur ve beyin hasarına yol açmaktadır. Ne yazık ki hastalıkları sadece bu da değildi aynı zamanda kötü şöhretli Habsburg çenesine ve epilepsisine de sahipti.

Hastalıkları nedeniyle genellikle naipleri saltanatını yürüttü. Hükümdarlığı sırasında, en sevdiği aktivitelerden biri, atık kağıt sepetinin açık ucuna oturmak ve yerde yuvarlanmaktı. 18 yıl boyunca tahtını elinde tutmayı başarması da gerçekten inanılmaz.

İngiltere Kralı III. George

İngiltere Kralı III. George

Kraliçe Victoria, akraba evliliği ve sonraki genetik anormallikleriyle ünlü bir aile olan Hannover Hanedanı’nın son hükümdarıydı. Tarihte Amerikan Devrimi’ni kaybedeni olarak bilinen İngiltere Kralı III. George da bu eve aitti ve porfiri olarak bilinen bir durumdan muzdarip olabilirdi. Porfiri, delilik nöbetlerine neden olan ve aynı zamanda acı çeken kişinin morumsu-mavimsi idrara sahip olmasına neden olan genetik bir durumdu.

Bununla birlikte, son bilimsel analizler porfiri hipotezi konusunda şüphe uyandırdı ve yalnızca kralın, Hanover Evi’ndeki akraba evliliğinden kaynaklanabilecek bir akıl hastalığına sahip olduğu muhtemelen bipolar bozukluk yaşadığı iddia edildi. Manik halleri sırasında yazıları belirgin şekilde farklıydı; cümleler 400 kelimeden uzun olabilirdi.Hatta ağzından köpük gelene kadar durmadan konuştuğu da biliniyordu. Aslında, tarihte deli kral olarak bilinir.

Bavyera Kralı II. Ludwig (1845-1886)

Bavyera Kralı II. Ludwig

Wittelsbach Hanesi’nden Kral II. Ludwig İmparatoriçe Elisabeth’in kuzeniydi. Zihinsel olarak dengesizdi ve çevresindeki fiziksel dünyayla neredeyse hiçbir ilişkisi yoktu.

Kendini yarattığı hayal dünyasında kalabilmek için besteci Richard Wagner’in kişisel hamisi oldu. Büyük saraylar ve sanatsal ifadelerle dolu dünyasında, bir kralın tüm konforuna sahipti ama sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmedi.

1886’da tahttan indirilip öldürüldüğünde, kardeşi Otto tahta çıktı. Bununla birlikte, Otto’nun Ludwig’den çokta farklı olmadığı anlaşıldığı için ülkeyi onun yerine bir naip yönetti.

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth (1837-1898)

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth

Avusturya’nın İmparatoriçesi Elisabeth’in ebeveynleri birinci dereceden kuzenlerdi. Kendiside tıpkı anne babası gibi kuzeni Franz Josef ile evlendi.

Elisabeth güzelliğiyle tanınıyordu ve bugün genellikle Prenses Diana ile karşılaştırılıyor. Bununla birlikte, akraba evliliğin ürünü olan çocuklar arasında yaygın olduğu gibi, depresyon ve anoreksiye yol açan bir akıl hastalığı vardı. 23 yaşındaki imparatorla evliliğinden başlayarak hükümdarlığı boyunca çekingen, utangaç ve melankolik mizacıyla tanınırdı.

Nadiren yemek yiyen imparatoriçe muhtemelen anoreksikti. Üstelik günde en az üç saatini egzersiz yapacak kadar takıntılıydı.

Kayınvalidesi Arşidüşes Sophie, bu özelliklerin büyüleyici olduğunu ve kraliyet ailesine yakıştığını düşünüyordu.

Elisabeth’in oğlu da intihar etti. Tıpkı annesi gibi şiddetli depresyondan muzdarip bir çocuktu. Oğlunun ölümünün ardından İmparatoriçe, teselli arayarak tüm dünyayı dolaştı. 1898 yılında bir İtalyan anarşist tarafından öldürüldü.

Banner
Benzer Yazılar

İstanbul Modern’den “Sizin Perşembeniz” Günleri

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

İstanbul Modern her Perşembe günü, ücretsiz olarak* kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.(*”Sizin Perşembeniz” uygulaması Türkiye’de ikamet eden ziyaretçiler için geçerlidir.) Yetişkinler...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

İçindekiler1 Höflmayer, “Bu parça, İsrail’de bulunan erken alfabetik yazının en eski örneklerinden biridir”2 Alfabe örneğini gösteren parça 2018 yılında bulunmuştu.3...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

9.000 Yıllık Kadın Avcı Cenazesi Tarih Öncesi Kadın Erkek Rollerini Yeniden Sorgulatıyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Antropolojideki geleneksel düşünce, tarih öncesi avcılığın erkeklerin yiyecek toplama işinin de kadınların görevi olduğunu söyler. Yeni yapılan bir araştırma bunun...

Başkentler Şehri İznik’ten Şaşırtan Lahit Manzarası

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Bugün Bursa ya bağlı olan İznik ilçesi kelimenin tam anlamıyla “bir açıkhava müzesi” durumundadır. Tarih boyunca bir çok medeniyete başkentlik...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Sayı Saymayı Ne Zaman Öğrendik!

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Neandertal insanı sayı saymayı ne zaman öğrendi. Yazının bulunuşundan binlerce yıl önce Neandertal insanının sayı saymayı öğrendiği ve sayıları kullandığına...

Bursa’nın 2.200 Yıllık Zindanı Müze Oldu

17 Ekim 2021

17 Ekim 2021

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan M. Ö. 200 yıllarında inşa edilen zindan artık dijital müze ve sanat galerisi olarak...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.