24 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu eser, yalnızca nadirliğiyle değil, üzerinde taşıdığı sembollerle de insanlığın evreni nasıl anlamlandırdığına dair çok erken bir döneme ışık tutuyor.

Sıradan bir mezardan çıkan sıra dışı eser

Gümüş kupa, 1970 yılında Judea Tepeleri’nde, ʿAin Samiya kaynağı yakınlarında bulunan seçkin bir mezarda ortaya çıkarıldı. Mezarın diğer buluntuları çoğunlukla günlük kullanım kapları ve silahlardan oluşuyordu.

Ancak yalnızca 8 santimetre yüksekliğindeki bu gümüş kupa, bulunduğu anda bile diğer nesnelerden ayrıldı. Bugün hâlâ, Güney Levant’ta bu döneme ait bilinen tek lüks gümüş kupa olma özelliğini koruyor.

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir
Ain Samiya Kupası, 8 santimetre yüksekliğindeki bu kap Orta Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 2650–1950) dönemine tarihlenmektedir.
Fotoğraf: Public Domain – Wikimedia Commons

Bilinen mitlerden daha eski bir anlatı

Yeni yayımlanan çalışmada, araştırmacılar kupanın uzun süredir düşünüldüğü gibi belirli bir mitolojik anlatıyı tasvir etmediğini savunuyor. Jeoarkeolog Eberhard Zangger ve ekibine göre, eserde anlatılan şey tek bir tanrısal savaş değil; kaostan düzene geçiş fikrinin erken bir görsel ifadesi.

Bu yorum, kupanın Mezopotamya kökenli Enuma Elish destanının yazılı hâlinden yaklaşık bin yıl daha eski olması nedeniyle özellikle dikkat çekiyor.

İki sahne, tek düşünce

Kupayı çevreleyen kabartmalarda iki sahne yan yana yer alıyor. İlk sahnede insan, hayvan ve bitkisel unsurlar iç içe geçmiş durumda. Figürler belirgin sınırlar taşımıyor; her şey kararsız ve akışkan görünüyor. Araştırmacılara göre bu, düzen öncesi bir dünyayı temsil ediyor.

Ain Samiya Kupası üzerinde betimlenen sahnelerin düzleştirilmiş çizimsel gösterimi.
Görsel: Public Domain – Wikimedia Commons

İkinci sahnede ise tablo değişiyor. İki insan figürü, içinde parlak bir güneş diski bulunan hilal biçimli bir nesneyi yukarı kaldırıyor. Alt bölümde daha önce dik ve etkin görünen yılan bu kez yatay ve bastırılmış hâlde tasvir ediliyor. Bu sahne, gök cisimlerinin belirli bir düzene kavuştuğu bir evreye işaret ediyor.

Anadolu bağlantısı dikkat çekiyor

Çalışmada, kupanın Judea Tepeleri’nde bulunmasına rağmen sembolik dünyasının çok daha geniş bir coğrafyaya uzandığı vurgulanıyor. Mezopotamya ve Mısır’la birlikte Anadolu da bu ağın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Araştırmacılar, Türkiye’deki Lidar Höyük’te bulunan ve benzer göksel motifler taşıyan bir taş prizmaya dikkat çekti. Daha kaba işçilikli olsa da bu nesne, kozmik sembollerin Anadolu’da da erken dönemlerden itibaren bilindiğini gösterdi.

Bilim dünyasında temkinli yaklaşım

Her ne kadar yorumlar ilgi çekici olsa da, bazı uzmanlar kesin yargılardan kaçınılması gerektiğini savunuyor. Kupaya dair restorasyon süreci ve eksik bölümler, anlatının tamamını net biçimde çözmeyi zorlaştırıyor. Ayrıca tek bir nesne üzerinden kapsamlı bir kozmoloji okuması yapılmasının riskli olabileceği de dile getiriliyor.

Küçük bir kap, büyük bir fikir

Tüm tartışmalara rağmen ʿAin Samiya Kupası, insanlığın evrendeki yerini anlamaya yönelik en erken görsel denemelerden biri olarak kabul ediliyor. Evrenin doğuşu, düzenin kurulması ya da ölüm sonrası yeniden doğuş fikri… Hangi yoruma daha yakın olursa olsun, bu küçük gümüş kap Tunç Çağı insanının zihinsel dünyasına açılan nadir bir pencere sunuyor.

Zangger, E., Sarlo, D., & Haas Dantes, F. (2025). The earliest cosmological depictions: Reconsidering the imagery on the ʿAin Samiya goblet. Journal of the Ancient Near Eastern Society “Ex Oriente Lux”, 49–66.

Kapak Fotoğrafı: Public Domain – Wikipedia Commons

Banner
Benzer Yazılar

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

25 Kasım 2022

25 Kasım 2022

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Romanya’da bulunan 6 bin 500 yıllık mezar içinde 169 altın yüzük çıkarıldı

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Romanya’nın Crişana eyaletinin Bihor ilçesinde bulunan Biharia Komününün yakınında ortaya çıkarılan M. Ö. 4500 yılına ait bir kadına ait mezar...

Romen Yetkililer Çalınmış “Benzersiz” Viking Kaskını Buldular

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Romen polisi, 10 yıl önce kaybolan Romanya’da benzersiz ve Avrupa’nın geri kalanında ise nadir bulunan “Viking kökenli” bir ortaçağ başlığını...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

3 Numaralı Bronz Kutsal Sanxingdui Ağacı Restore Ediliyor

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Sanxingdui Müzesi’nin duyurusuna göre arkeologlar, Güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti, Guanghan Şehrindeki Sanxingdui mevkiinde ortaya çıkarılan 3 numaralı bronz kutsal ağacı...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]