23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu eser, yalnızca nadirliğiyle değil, üzerinde taşıdığı sembollerle de insanlığın evreni nasıl anlamlandırdığına dair çok erken bir döneme ışık tutuyor.

Sıradan bir mezardan çıkan sıra dışı eser

Gümüş kupa, 1970 yılında Judea Tepeleri’nde, ʿAin Samiya kaynağı yakınlarında bulunan seçkin bir mezarda ortaya çıkarıldı. Mezarın diğer buluntuları çoğunlukla günlük kullanım kapları ve silahlardan oluşuyordu.

Ancak yalnızca 8 santimetre yüksekliğindeki bu gümüş kupa, bulunduğu anda bile diğer nesnelerden ayrıldı. Bugün hâlâ, Güney Levant’ta bu döneme ait bilinen tek lüks gümüş kupa olma özelliğini koruyor.

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir
Ain Samiya Kupası, 8 santimetre yüksekliğindeki bu kap Orta Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 2650–1950) dönemine tarihlenmektedir.
Fotoğraf: Public Domain – Wikimedia Commons

Bilinen mitlerden daha eski bir anlatı

Yeni yayımlanan çalışmada, araştırmacılar kupanın uzun süredir düşünüldüğü gibi belirli bir mitolojik anlatıyı tasvir etmediğini savunuyor. Jeoarkeolog Eberhard Zangger ve ekibine göre, eserde anlatılan şey tek bir tanrısal savaş değil; kaostan düzene geçiş fikrinin erken bir görsel ifadesi.

Bu yorum, kupanın Mezopotamya kökenli Enuma Elish destanının yazılı hâlinden yaklaşık bin yıl daha eski olması nedeniyle özellikle dikkat çekiyor.

İki sahne, tek düşünce

Kupayı çevreleyen kabartmalarda iki sahne yan yana yer alıyor. İlk sahnede insan, hayvan ve bitkisel unsurlar iç içe geçmiş durumda. Figürler belirgin sınırlar taşımıyor; her şey kararsız ve akışkan görünüyor. Araştırmacılara göre bu, düzen öncesi bir dünyayı temsil ediyor.

Ain Samiya Kupası üzerinde betimlenen sahnelerin düzleştirilmiş çizimsel gösterimi.
Görsel: Public Domain – Wikimedia Commons

İkinci sahnede ise tablo değişiyor. İki insan figürü, içinde parlak bir güneş diski bulunan hilal biçimli bir nesneyi yukarı kaldırıyor. Alt bölümde daha önce dik ve etkin görünen yılan bu kez yatay ve bastırılmış hâlde tasvir ediliyor. Bu sahne, gök cisimlerinin belirli bir düzene kavuştuğu bir evreye işaret ediyor.

Anadolu bağlantısı dikkat çekiyor

Çalışmada, kupanın Judea Tepeleri’nde bulunmasına rağmen sembolik dünyasının çok daha geniş bir coğrafyaya uzandığı vurgulanıyor. Mezopotamya ve Mısır’la birlikte Anadolu da bu ağın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Araştırmacılar, Türkiye’deki Lidar Höyük’te bulunan ve benzer göksel motifler taşıyan bir taş prizmaya dikkat çekti. Daha kaba işçilikli olsa da bu nesne, kozmik sembollerin Anadolu’da da erken dönemlerden itibaren bilindiğini gösterdi.

Bilim dünyasında temkinli yaklaşım

Her ne kadar yorumlar ilgi çekici olsa da, bazı uzmanlar kesin yargılardan kaçınılması gerektiğini savunuyor. Kupaya dair restorasyon süreci ve eksik bölümler, anlatının tamamını net biçimde çözmeyi zorlaştırıyor. Ayrıca tek bir nesne üzerinden kapsamlı bir kozmoloji okuması yapılmasının riskli olabileceği de dile getiriliyor.

Küçük bir kap, büyük bir fikir

Tüm tartışmalara rağmen ʿAin Samiya Kupası, insanlığın evrendeki yerini anlamaya yönelik en erken görsel denemelerden biri olarak kabul ediliyor. Evrenin doğuşu, düzenin kurulması ya da ölüm sonrası yeniden doğuş fikri… Hangi yoruma daha yakın olursa olsun, bu küçük gümüş kap Tunç Çağı insanının zihinsel dünyasına açılan nadir bir pencere sunuyor.

Zangger, E., Sarlo, D., & Haas Dantes, F. (2025). The earliest cosmological depictions: Reconsidering the imagery on the ʿAin Samiya goblet. Journal of the Ancient Near Eastern Society “Ex Oriente Lux”, 49–66.

Kapak Fotoğrafı: Public Domain – Wikipedia Commons

Banner
Related Articles

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Birbirinden İlginç 7 Muhteşem Tarihi Keşif

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Arkeologlar, son 20 yılda gerçekleştirdikleri çalışmalarla birbirinden ilginç ve bir o kadar muhteşem keşiflere imza attılar. Gelin şimdi birbirinden ilginç...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

17 Mart 2023

17 Mart 2023

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in...

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

Meksika’da Çiftçiler Nadir Bulunan Bir Kadın Heykeli Buldu

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Meksikalı çiftçiler narenciye bahçesini kazarken nadir bulunan bir heykel keşfettiler. Meksika’nın Veracruz eyaletinde, Hidalgo Amajac’ta bulunan bu kadın figürü yetkililerde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]