12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor.

Ürdün’ün Murayghat bölgesinde yürütülen arkeolojik kazılar, Erken Tunç Çağı’na tarihlenen gizemli bir törensel alanı ortaya çıkardı. Mezarlardan dev dikilitaşlara, geniş kamusal mimariden anıtsal çanaklara kadar uzanan kalıntılar, 5.000 yıl önce yaşanan büyük bir toplumsal krizin ardından şekillenen yeni bir inanç ve aidiyet sistemine ışık tutuyor.

Kazılar, Kopenhag Üniversitesi’nden Doç. Dr. Susanne Kerner liderliğindeki bir ekip tarafından yürütülüyor. Araştırmalar, bölgenin yalnızca ölü gömme alanı olmadığını, aynı zamanda kolektif hafızanın ve törensel pratiklerin merkezine dönüşen bir kutsal alan olduğunu öne sürüyor.

Hadjar al-Mansub, tek başına duran en büyük taş. Görsel Kaynak: Murayghat Projesi’nin Ritüel Manzaraları / Susanne Kerner

Toplumsal Çöküşten Törensel Dirilişe

Murayghat, M.Ö. 3600–3300 yılları arasına tarihlenen bir döneme ait: Tunç Çağı’nın ilk evreleri ve Kalkolitik kültürün çöküşü. İklim değişiklikleri, elit sembollerin kaybı ve merkezî otoritenin çökmesiyle şekillenen bu geçiş dönemi, halkın aidiyetini yeniden inşa etmek için ritüellere ve anıt yapılar inşa etmeye yöneldiği bir evreydi.

“Tapınaklar yıkıldığında bile insanlar birbirine tutunmanın yollarını arar. Murayghat bu arayışın taşa kazınmış hâli olabilir,” diyor Kerner.

At nalı şeklindeki dik taşlar ve hendekleri gösteren 1. Alanın (merkez tepecik) planı. Diğer çizgiler, yüzeydeki diğer taş yapıları göstermektedir. Görsel Kaynak: Murayghat Projesi’nin Ritüel Manzaraları / Susanne Kerner

Dikilitaşlar, Dolmenler ve Dev Çanaklar: Bir Ritüel Manzarası

Murayghat’ın en dikkat çekici unsurlarından biri, manzaraya bilinçli bir şekilde yerleştirilmiş dolmenler—dev taşlardan yapılmış mezar odaları. Bu mezarların çoğu, merkeze konumlandırılmış kutsal bir yükseltiye doğru yönlendirilmiş. Alan, ayrıca “Hadjar al-Mansub” olarak bilinen 2,4 metrelik dev bir dikilitaşa da ev sahipliği yapıyor. Bu taşın yönü, tören alaylarının izlediği bir aksı işaret ediyor olabilir.

Kazı alanında ortaya çıkarılan büyük seramik çanaklar ise (bazıları 27 litre hacminde), atalara adanan kurbanlar ya da kolektif yemek ritüelleri için kullanılmış olabilir. Bu tür objeler, sadece bir gömü geleneği değil, aynı zamanda aidiyet ve hatırlama pratiklerine dair ipuçları sunuyor.


Köy Değil, Kutsal Buluşma Noktası

Murayghat’ta günlük yaşam izlerine rastlanmaması—ocaklar, ev kalıntıları, depolar gibi unsurların eksikliği—buranın bir yerleşim değil, özel amaçlı törensel alan olduğunu destekliyor.

“Burası bir köy değil, bir araya gelme mekânı,” diyor Kerner. “Muhtemelen bölgesel bir tür mabet ya da ritüel platformu işlevi gördü.”


Tunç Çağı’nı Yeniden Yazmak

Murayghat, dolmen alanlarının göçebe ya da kabile mezarlıklarından ibaret olduğu yönündeki klasik varsayımları sarsıyor. Buluntular, kriz sonrası toplumların inançlarını, sosyal organizasyonlarını ve aidiyetlerini nasıl yeniden şekillendirdiğini anlamak için güçlü bir pencere açıyor.

Trench 9, arka planda L.9000 duvarının bulunduğu Oda 1’i göstermektedir. Kaya kesiminin solunda ve sağında, küçük dikdörtgen çukurlarla birlikte çukur izleri bulunmaktadır. Sağ alt kısımda büyük bir çukur görülmektedir. Görsel Kaynak: Murayghat Projesi’nin Ritüel Manzaraları / Susanne Kerner

Yerel kalker taşlarından elde işlenmiş anıtlar, bu toplumların hâlâ “anımsamak”, “bağ kurmak” ve “bir yere ait olmak” gibi temel insani dürtüler etrafında şekillenen yeni ritüeller geliştirdiğini gösteriyor.


Taşlara Kazınmış Bir Toplumsal Yeniden Doğuş

Bugünün iklim krizleri ve toplumsal dönüşümleriyle yankı uyandıran Murayghat, insanlığın her çağda adaptasyon, kolektif hafıza ve yeniden örgütlenme ihtiyacına sahip olduğunu kanıtlıyor. Üstelik bunu kelimelerle değil, taşlarla anlatıyor.

Kazılar hâlâ sürüyor. Ama Murayghat’ın hikâyesi çoktan yazılmaya başlandı—ve bu hikâye, eski çağlara değil, belki de bugüne ayna tutuyor.

Kapak Fotoğrafı: Kuzeyden merkezi tepenin (Alan 1) görünümü, dikilmiş taşların çoklu dizilimlerini vurgulamaktadır. Kaynak: Murayghat Projesi’nin Ritüel Manzaraları / Susanne Kerner

Kerner, S. (2025). Dolmens, standing stones and ritual in Murayghat. Levant, 1–16. https://doi.org/10.1080/00758914.2025.2513829

Banner
Benzer Yazılar

Doğu Çin’de 1500 kilo bronz sikke bulundu

19 Aralık 2022

19 Aralık 2022

Doğu Çin’in Jiangsu Eyaleti’nde Tang (618-907) ve Song (960-1279) hanedanlarına ait 1500 kilo bronz sikke keşfedildi. Sikkeler saman ipleriyle birbirine...

Norveçli çift bahçelerinde bir Viking Çağı mezarı ve kılıcı buldu

4 Temmuz 2023

4 Temmuz 2023

Evlerini genişletmeye çalışırken, Norveçli bir çift bahçelerinde bir Viking Çağı mezarı ve kılıcı buldu. Dikkate değer bir arkeolojik bulgu elde...

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor.

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Çin’in dağlık Yunnan eyaletindeki...

1100 yıl önce Konstantinopolis’i kuşatan Bulgar askerlerine ait amulet bulundu

1 Nisan 2023

1 Nisan 2023

Bulgaristan’da Büyük Çar Simeon zamanından kalma Kiril dilinde bir yazıt taşıyan kurşun plakalı bir amulet keşfedildi. Amulet, Bulgaristan’ın güneyindeki Ivaylovgrad...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

6 Ekim 2021

6 Ekim 2021

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]