18 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir şekilde restore edilecek özel bir proje kapsamına alındı.

Mersin’in Silifke ilçesine 30 km kuzeyinde yer alan Uzuncaburç Helenistik dönemde Diokaisareia adıyla bilinmektedir.

Kent Seleukos İmparatorluğu döneminde Olba’nın tapınak merkezi olarak kullanım görmekteydi. Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Vespainous döneminde şehir statüsüne getirilmiştir. Şehre para basma hakkıda verilmişti. Roma İmparatorluğunun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra şehirdeki bir çok tapınak kiliseye dönüştürülmüştür.

Şehirde antik tiyatronun yanısıra, Zeus tapınağı, Şans (Tyche) tapınağı, Helenistik kule, bir krala ait olduğu düşünülen anıt bir mezar ve nekropol alanı bulunmaktadır.

Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra şehrin sembolü olan yüksekteki burç nedeniyle “Uzuncaburç” adı verilmiştir.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, Arkeolojik çalışmaları Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip tarafından antik kent için hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca da kabul edilerek 2021 yatırım programına alınan restorasyon ve rölöve çalışmalarının bu yıl başlaması planlanıyor.

Uzuncaburç’taki tarihi tiyatroyu merkeze alan çalışmalarda antik kentin özgün halinin korunarak turizme kazandırılması hedefleniyor.

Uzuncaburç anfi tiyatro

Mersin Valisi Ali İhsan Su, anti kentteki incelemelerinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uzuncaburç’un kentin en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu söyledi.

Restorasyon çalışmalarının arkeolojik eserlerin projelendirilmesiyle başladığını belirten Su, “Antik tiyatro, Temenos Duvarı ve Helenistik Kule’nin projeleri hazırlandı. Çalışmalar bu yıl antik tiyatronun restorasyonuyla başlayacak. Bölgede 11 ev var, bu evlerin kamulaştırılması da yapıldı. Restorasyon çalışmalarının ardından evleri turizme kazandıracağız. Bunlar, misafirlerin ihtiyaçlarına göre butik otel, kafe, sergi evi gibi amaçlarla projelendirilecek.” dedi.

Su, bölgedeki kazılarda yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda Roma yolunun ortaya çıkarıldığını da vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Uzuncaburç için çok özel bir destinasyon projesi yapıyoruz. Buraya gelenler hem antik kenti ziyaret edecek hem bungalov evlerden yararlanacak. Aynı zamanda Roma yolunda trekking yapıp, Narlıkuyu’ya inebilecekler. Proje bittiği zaman buranın turizm cazibesini inşallah çok daha iyi bir noktaya getirmiş olacağız. Çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çevre düzenlemesi dahil tüm çalışmaları en kısa sürede tamamlayıp, misafirlerimizin hizmetine sunacağız.”

“Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz”

Kazı başkanı Aydınoğlu ise Uzuncaburç’un, Helenistik dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu vurguladı.

Antik kentin, dönemi için kutsal alanları barındırdığını aktaran Aydınoğlu, “Antik kentteki Zeus Tapınağı, Zeus olarak adlandırılan tanrıya atfedilen ve tüm bölgenin dini merkezi olarak işlem gören çok büyük bir yapı. Temenos diye adlandırılan etrafındaki duvarı, tapınağı, anıtsal giriş kapısıyla birlikte belki de Helenistik dönemin antik dünyadaki en büyük yapılarından biri. Bu nedenle Uzuncaburç’u bir dini merkez ve bölgeni başkenti olarak tanımlayabiliriz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, Uzuncaburç’un çevresiyle güçlü bir etkileşiminin olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Uzuncaburç, çevresine çok hakim bir antik kent. Başkent olmasından kaynaklı olarak tüm çevreyle, Erdemli ve Silifke ilçeleriyle iletişimi var. Sahil yollarının tamamının buraya bağlandığı görülebilir. Birçok yolla buraya ulaşabilirsiniz ki bu durum, antik kent döneminde de günümüzde de böyledir. Çevresinde kırsal yerleşimler, kaleler, kuleler var. Bu, başkenti korumak ve kollamak içindir. Tarımsal alanda da baktığımızda bölgedeki antik çiftliklerin tamamı antik kent etrafına yayılmıştır.”

Tarihi yerin ev sahipliği yaptığı antik tiyatroya da değinen Aydınoğlu, “Uzuncaburç’taki antik tiyatro, bizler için çok önemli. Son yıllarda burada arkeolojik kazılar yaptık. 3 bin kişilik kapasiteye sahip, çok iyi korunmuş bir antik tiyatro. Sahne binası iki katlı bir yapı. Deprem nedeniyle üst yapısı çökmüş ancak toprak altından olduğu gibi çıkardık. Burasının restorasyonuyla ilgili proje başlatıldı, kuruldan geçti. Hem restorasyon hem güçlendirme çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bu yıl içerisinde başlamayı planlıyoruz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, bölgede milattan önce 3. ve 2. yüzyıla tarihlenen yapılar olduğuna dikkati çekerek, “Özetle 2 bin 300 yıl öncesine uzanan bir mimari yapılanma söz konusu.” dedi.

“Uzuncaburç’un yapılaşma anlamında Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz.” diyen Aydınoğlu, bölgedeki kültürel yapıyla ilgili araştırmaların sürdüğünü ifade etti.

Antik kenti çevreleyen duvarlarda bugüne kadar ulaşmış önemli bir yazıtın da olduğunu vurgulayan Aydınoğlu, “Antik kenti çevreleyen duvardaki yazıtta, Büyük İskender’in generallerinden 1. Seleukos Nikator’un buraya geldiği ve Zeus Tapınağı’nın çatısını onarttığı yazıyor. Bu yazı bize buranın en azından milattan önce 3. yüzyılda kutsal olduğunu kanıtlıyor. Bu olay bizim için çok önemli.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor.

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Çin’in dağlık Yunnan eyaletindeki...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Mersin’in “Gizemli Evi” Google Tarafından İşaretlendi

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Bir yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden hakkında onlarca komplo teorileri üretilen Mersin’in “Gizemli Evi” Google harita uygulamasına işaretlendi. MİT...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Arkeologlar, Gloucestershire’daki bir kazıda yedi mezarda yedi çift Anglo-Sakson broş buldular

5 Nisan 2022

5 Nisan 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin güneybatısındaki Gloucestershire’da yapılan bir kazıda ortaya çıkarılan yedi mezarın her birinde birer çift olmak üzere yedi çift Anglo-Sakson...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Taliban Ünlü Baktriya Hazinesini Arıyor

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, ülkenin en önemli kültürel varlığı paha biçilemeyen Baktriya hazinesini arıyor. Yunan-Rus arkeolog Viktor Sarianidi liderliğindeki...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

13-14. Yüzyıllara tarihlenen Kurşun Tablet Eski Bir Litvanya Yazısı İle Yazılmış Olabilir mi?

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Büyük Dükler Sarayı Müzesi’nde, 20 yıl önce keşfedilmesine rağmen hala deşifre edilmemiş bir yazıya sahip, 13-14 yüzyıllara...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]