23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir şekilde restore edilecek özel bir proje kapsamına alındı.

Mersin’in Silifke ilçesine 30 km kuzeyinde yer alan Uzuncaburç Helenistik dönemde Diokaisareia adıyla bilinmektedir.

Kent Seleukos İmparatorluğu döneminde Olba’nın tapınak merkezi olarak kullanım görmekteydi. Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Vespainous döneminde şehir statüsüne getirilmiştir. Şehre para basma hakkıda verilmişti. Roma İmparatorluğunun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra şehirdeki bir çok tapınak kiliseye dönüştürülmüştür.

Şehirde antik tiyatronun yanısıra, Zeus tapınağı, Şans (Tyche) tapınağı, Helenistik kule, bir krala ait olduğu düşünülen anıt bir mezar ve nekropol alanı bulunmaktadır.

Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra şehrin sembolü olan yüksekteki burç nedeniyle “Uzuncaburç” adı verilmiştir.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, Arkeolojik çalışmaları Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip tarafından antik kent için hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca da kabul edilerek 2021 yatırım programına alınan restorasyon ve rölöve çalışmalarının bu yıl başlaması planlanıyor.

Uzuncaburç’taki tarihi tiyatroyu merkeze alan çalışmalarda antik kentin özgün halinin korunarak turizme kazandırılması hedefleniyor.

Uzuncaburç anfi tiyatro

Mersin Valisi Ali İhsan Su, anti kentteki incelemelerinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uzuncaburç’un kentin en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu söyledi.

Restorasyon çalışmalarının arkeolojik eserlerin projelendirilmesiyle başladığını belirten Su, “Antik tiyatro, Temenos Duvarı ve Helenistik Kule’nin projeleri hazırlandı. Çalışmalar bu yıl antik tiyatronun restorasyonuyla başlayacak. Bölgede 11 ev var, bu evlerin kamulaştırılması da yapıldı. Restorasyon çalışmalarının ardından evleri turizme kazandıracağız. Bunlar, misafirlerin ihtiyaçlarına göre butik otel, kafe, sergi evi gibi amaçlarla projelendirilecek.” dedi.

Su, bölgedeki kazılarda yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda Roma yolunun ortaya çıkarıldığını da vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Uzuncaburç için çok özel bir destinasyon projesi yapıyoruz. Buraya gelenler hem antik kenti ziyaret edecek hem bungalov evlerden yararlanacak. Aynı zamanda Roma yolunda trekking yapıp, Narlıkuyu’ya inebilecekler. Proje bittiği zaman buranın turizm cazibesini inşallah çok daha iyi bir noktaya getirmiş olacağız. Çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çevre düzenlemesi dahil tüm çalışmaları en kısa sürede tamamlayıp, misafirlerimizin hizmetine sunacağız.”

“Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz”

Kazı başkanı Aydınoğlu ise Uzuncaburç’un, Helenistik dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu vurguladı.

Antik kentin, dönemi için kutsal alanları barındırdığını aktaran Aydınoğlu, “Antik kentteki Zeus Tapınağı, Zeus olarak adlandırılan tanrıya atfedilen ve tüm bölgenin dini merkezi olarak işlem gören çok büyük bir yapı. Temenos diye adlandırılan etrafındaki duvarı, tapınağı, anıtsal giriş kapısıyla birlikte belki de Helenistik dönemin antik dünyadaki en büyük yapılarından biri. Bu nedenle Uzuncaburç’u bir dini merkez ve bölgeni başkenti olarak tanımlayabiliriz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, Uzuncaburç’un çevresiyle güçlü bir etkileşiminin olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Uzuncaburç, çevresine çok hakim bir antik kent. Başkent olmasından kaynaklı olarak tüm çevreyle, Erdemli ve Silifke ilçeleriyle iletişimi var. Sahil yollarının tamamının buraya bağlandığı görülebilir. Birçok yolla buraya ulaşabilirsiniz ki bu durum, antik kent döneminde de günümüzde de böyledir. Çevresinde kırsal yerleşimler, kaleler, kuleler var. Bu, başkenti korumak ve kollamak içindir. Tarımsal alanda da baktığımızda bölgedeki antik çiftliklerin tamamı antik kent etrafına yayılmıştır.”

Tarihi yerin ev sahipliği yaptığı antik tiyatroya da değinen Aydınoğlu, “Uzuncaburç’taki antik tiyatro, bizler için çok önemli. Son yıllarda burada arkeolojik kazılar yaptık. 3 bin kişilik kapasiteye sahip, çok iyi korunmuş bir antik tiyatro. Sahne binası iki katlı bir yapı. Deprem nedeniyle üst yapısı çökmüş ancak toprak altından olduğu gibi çıkardık. Burasının restorasyonuyla ilgili proje başlatıldı, kuruldan geçti. Hem restorasyon hem güçlendirme çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bu yıl içerisinde başlamayı planlıyoruz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, bölgede milattan önce 3. ve 2. yüzyıla tarihlenen yapılar olduğuna dikkati çekerek, “Özetle 2 bin 300 yıl öncesine uzanan bir mimari yapılanma söz konusu.” dedi.

“Uzuncaburç’un yapılaşma anlamında Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz.” diyen Aydınoğlu, bölgedeki kültürel yapıyla ilgili araştırmaların sürdüğünü ifade etti.

Antik kenti çevreleyen duvarlarda bugüne kadar ulaşmış önemli bir yazıtın da olduğunu vurgulayan Aydınoğlu, “Antik kenti çevreleyen duvardaki yazıtta, Büyük İskender’in generallerinden 1. Seleukos Nikator’un buraya geldiği ve Zeus Tapınağı’nın çatısını onarttığı yazıyor. Bu yazı bize buranın en azından milattan önce 3. yüzyılda kutsal olduğunu kanıtlıyor. Bu olay bizim için çok önemli.” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Mersin’in “Gizemli Evi” Google Tarafından İşaretlendi

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Bir yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden hakkında onlarca komplo teorileri üretilen Mersin’in “Gizemli Evi” Google harita uygulamasına işaretlendi. MİT...

2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi

27 Ocak 2023

27 Ocak 2023

İngiltere Sulfolk nükleer santral bölgesinin ağaçlandırma çalışması öncesi gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi. Muhtemelen...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Arkeologlar Tunus kıyılarında biri 2.000 yıllık üç gemi enkazı keşfettiler

12 Haziran 2023

12 Haziran 2023

Akdeniz’e kıyısı olan Tunus, Hırvatistan, Mısır, Fransa, İtalya, Fas, İspanya ve Cezayir olmak üzere sekiz ülkenin arkeologlarından oluşan bir ekip,...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

“Hititler” Sergisi Güney Kore’de

8 Mart 2025

8 Mart 2025

Türkiye’den götürülen 212 eserin yer aldığı “Hititler” sergisi, Güney Kore’nin başkenti Seul’deki Baekje Müzesi’nde açıldı. Sergide, Hitit medeniyetine ait önemli...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

Afrika Timsahları Altı Milyon Yıl Önce İspanya’da Yaşadı mı?

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

Milyonlarca yıl önce, farklı cins ve özelliklere sahip birkaç timsah türü Avrupa’da yaşadı ve hatta bazen bir arada yaşadı. Ancak...

Almanya’da Batavi savaşçılarına ait nadir bir süvari maskesi keşfedildi

23 Temmuz 2022

23 Temmuz 2022

4 yıl önce Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentindeki bir savaş alanında bulunan paslı aşınmış bir plakanın, 1. yüzyıla kadar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]