5 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir şekilde restore edilecek özel bir proje kapsamına alındı.

Mersin’in Silifke ilçesine 30 km kuzeyinde yer alan Uzuncaburç Helenistik dönemde Diokaisareia adıyla bilinmektedir.

Kent Seleukos İmparatorluğu döneminde Olba’nın tapınak merkezi olarak kullanım görmekteydi. Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Vespainous döneminde şehir statüsüne getirilmiştir. Şehre para basma hakkıda verilmişti. Roma İmparatorluğunun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra şehirdeki bir çok tapınak kiliseye dönüştürülmüştür.

Şehirde antik tiyatronun yanısıra, Zeus tapınağı, Şans (Tyche) tapınağı, Helenistik kule, bir krala ait olduğu düşünülen anıt bir mezar ve nekropol alanı bulunmaktadır.

Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra şehrin sembolü olan yüksekteki burç nedeniyle “Uzuncaburç” adı verilmiştir.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, Arkeolojik çalışmaları Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip tarafından antik kent için hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca da kabul edilerek 2021 yatırım programına alınan restorasyon ve rölöve çalışmalarının bu yıl başlaması planlanıyor.

Uzuncaburç’taki tarihi tiyatroyu merkeze alan çalışmalarda antik kentin özgün halinin korunarak turizme kazandırılması hedefleniyor.

Uzuncaburç anfi tiyatro

Mersin Valisi Ali İhsan Su, anti kentteki incelemelerinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uzuncaburç’un kentin en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu söyledi.

Restorasyon çalışmalarının arkeolojik eserlerin projelendirilmesiyle başladığını belirten Su, “Antik tiyatro, Temenos Duvarı ve Helenistik Kule’nin projeleri hazırlandı. Çalışmalar bu yıl antik tiyatronun restorasyonuyla başlayacak. Bölgede 11 ev var, bu evlerin kamulaştırılması da yapıldı. Restorasyon çalışmalarının ardından evleri turizme kazandıracağız. Bunlar, misafirlerin ihtiyaçlarına göre butik otel, kafe, sergi evi gibi amaçlarla projelendirilecek.” dedi.

Su, bölgedeki kazılarda yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda Roma yolunun ortaya çıkarıldığını da vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Uzuncaburç için çok özel bir destinasyon projesi yapıyoruz. Buraya gelenler hem antik kenti ziyaret edecek hem bungalov evlerden yararlanacak. Aynı zamanda Roma yolunda trekking yapıp, Narlıkuyu’ya inebilecekler. Proje bittiği zaman buranın turizm cazibesini inşallah çok daha iyi bir noktaya getirmiş olacağız. Çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çevre düzenlemesi dahil tüm çalışmaları en kısa sürede tamamlayıp, misafirlerimizin hizmetine sunacağız.”

“Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz”

Kazı başkanı Aydınoğlu ise Uzuncaburç’un, Helenistik dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu vurguladı.

Antik kentin, dönemi için kutsal alanları barındırdığını aktaran Aydınoğlu, “Antik kentteki Zeus Tapınağı, Zeus olarak adlandırılan tanrıya atfedilen ve tüm bölgenin dini merkezi olarak işlem gören çok büyük bir yapı. Temenos diye adlandırılan etrafındaki duvarı, tapınağı, anıtsal giriş kapısıyla birlikte belki de Helenistik dönemin antik dünyadaki en büyük yapılarından biri. Bu nedenle Uzuncaburç’u bir dini merkez ve bölgeni başkenti olarak tanımlayabiliriz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, Uzuncaburç’un çevresiyle güçlü bir etkileşiminin olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Uzuncaburç, çevresine çok hakim bir antik kent. Başkent olmasından kaynaklı olarak tüm çevreyle, Erdemli ve Silifke ilçeleriyle iletişimi var. Sahil yollarının tamamının buraya bağlandığı görülebilir. Birçok yolla buraya ulaşabilirsiniz ki bu durum, antik kent döneminde de günümüzde de böyledir. Çevresinde kırsal yerleşimler, kaleler, kuleler var. Bu, başkenti korumak ve kollamak içindir. Tarımsal alanda da baktığımızda bölgedeki antik çiftliklerin tamamı antik kent etrafına yayılmıştır.”

Tarihi yerin ev sahipliği yaptığı antik tiyatroya da değinen Aydınoğlu, “Uzuncaburç’taki antik tiyatro, bizler için çok önemli. Son yıllarda burada arkeolojik kazılar yaptık. 3 bin kişilik kapasiteye sahip, çok iyi korunmuş bir antik tiyatro. Sahne binası iki katlı bir yapı. Deprem nedeniyle üst yapısı çökmüş ancak toprak altından olduğu gibi çıkardık. Burasının restorasyonuyla ilgili proje başlatıldı, kuruldan geçti. Hem restorasyon hem güçlendirme çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bu yıl içerisinde başlamayı planlıyoruz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, bölgede milattan önce 3. ve 2. yüzyıla tarihlenen yapılar olduğuna dikkati çekerek, “Özetle 2 bin 300 yıl öncesine uzanan bir mimari yapılanma söz konusu.” dedi.

“Uzuncaburç’un yapılaşma anlamında Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz.” diyen Aydınoğlu, bölgedeki kültürel yapıyla ilgili araştırmaların sürdüğünü ifade etti.

Antik kenti çevreleyen duvarlarda bugüne kadar ulaşmış önemli bir yazıtın da olduğunu vurgulayan Aydınoğlu, “Antik kenti çevreleyen duvardaki yazıtta, Büyük İskender’in generallerinden 1. Seleukos Nikator’un buraya geldiği ve Zeus Tapınağı’nın çatısını onarttığı yazıyor. Bu yazı bize buranın en azından milattan önce 3. yüzyılda kutsal olduğunu kanıtlıyor. Bu olay bizim için çok önemli.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Mavi Kuran’ın bir sayfasındaki karmaşık altın yaprak süslemelerinin altında gizli metin ortaya çıktı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Zayed Ulusal Müzesi’nden araştırmacılar, dünyanın en ünlü Kur’an yazmalarından biri olan Mavi Kur’an’ın bir sayfasındaki karmaşık bir altın yaprak tabakasının...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Peru’da 1200 yıllık Wari tapınak alanı keşfedildi

24 Şubat 2023

24 Şubat 2023

llinois Chicago Üniversitesi’nden arkeologlar, 1.200 yıl önce Wari İmparatorluğu tarafından güney Peru’daki Pakaytambo bölgesinde (MS 600-1000) inşa edilen bir tapınak...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Vindolanda, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümünü bir sunak keşfiyle kutluyor

9 Şubat 2022

9 Şubat 2022

Vindolanda Roma Kalesi kazı ekibi, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümü şaşırtıcı bir arkeolojik keşif sonucunda elde edilen bir taş sunakla kutlanmaya...

Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar’a ait ilk arkeolojik kanıtlar keşfedildi

16 Ocak 2025

16 Ocak 2025

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hint-Avrupalı Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar tarih sahnesinde gizemli bir topluluk olarak kaldı. Karadeniz bölgesinde yaşayan...

Arkeologlar, Çin Seddi’nde 59 adet antik taş el bombası buldu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Çinli arkeologlar, Beijing’de UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Badaling Çin Seddi’nin batı kısmındaki bir binanın kalıntılarından, 59 antik taş el...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Lüksemburg’da Dokuz Roma İmparatoruna Ait 141 Roma Altın Sikkesi Ortaya Çıkarıldı

14 Ocak 2025

14 Ocak 2025

Arkeologlar, Lüksemburg’un kuzeyinde yer alan Holzthum yakınlarında, MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen 141 Roma altın sikkesinden oluşan bir Roma...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifresini sağlayan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifre edilmesinin yolunu açan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor. Taş, Reşit Taşı olarak da...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]