17 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir şekilde restore edilecek özel bir proje kapsamına alındı.

Mersin’in Silifke ilçesine 30 km kuzeyinde yer alan Uzuncaburç Helenistik dönemde Diokaisareia adıyla bilinmektedir.

Kent Seleukos İmparatorluğu döneminde Olba’nın tapınak merkezi olarak kullanım görmekteydi. Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Vespainous döneminde şehir statüsüne getirilmiştir. Şehre para basma hakkıda verilmişti. Roma İmparatorluğunun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra şehirdeki bir çok tapınak kiliseye dönüştürülmüştür.

Şehirde antik tiyatronun yanısıra, Zeus tapınağı, Şans (Tyche) tapınağı, Helenistik kule, bir krala ait olduğu düşünülen anıt bir mezar ve nekropol alanı bulunmaktadır.

Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra şehrin sembolü olan yüksekteki burç nedeniyle “Uzuncaburç” adı verilmiştir.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, Arkeolojik çalışmaları Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip tarafından antik kent için hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca da kabul edilerek 2021 yatırım programına alınan restorasyon ve rölöve çalışmalarının bu yıl başlaması planlanıyor.

Uzuncaburç’taki tarihi tiyatroyu merkeze alan çalışmalarda antik kentin özgün halinin korunarak turizme kazandırılması hedefleniyor.

Uzuncaburç anfi tiyatro

Mersin Valisi Ali İhsan Su, anti kentteki incelemelerinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uzuncaburç’un kentin en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu söyledi.

Restorasyon çalışmalarının arkeolojik eserlerin projelendirilmesiyle başladığını belirten Su, “Antik tiyatro, Temenos Duvarı ve Helenistik Kule’nin projeleri hazırlandı. Çalışmalar bu yıl antik tiyatronun restorasyonuyla başlayacak. Bölgede 11 ev var, bu evlerin kamulaştırılması da yapıldı. Restorasyon çalışmalarının ardından evleri turizme kazandıracağız. Bunlar, misafirlerin ihtiyaçlarına göre butik otel, kafe, sergi evi gibi amaçlarla projelendirilecek.” dedi.

Su, bölgedeki kazılarda yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda Roma yolunun ortaya çıkarıldığını da vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Uzuncaburç için çok özel bir destinasyon projesi yapıyoruz. Buraya gelenler hem antik kenti ziyaret edecek hem bungalov evlerden yararlanacak. Aynı zamanda Roma yolunda trekking yapıp, Narlıkuyu’ya inebilecekler. Proje bittiği zaman buranın turizm cazibesini inşallah çok daha iyi bir noktaya getirmiş olacağız. Çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çevre düzenlemesi dahil tüm çalışmaları en kısa sürede tamamlayıp, misafirlerimizin hizmetine sunacağız.”

“Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz”

Kazı başkanı Aydınoğlu ise Uzuncaburç’un, Helenistik dönemin en önemli kentlerinden biri olduğunu vurguladı.

Antik kentin, dönemi için kutsal alanları barındırdığını aktaran Aydınoğlu, “Antik kentteki Zeus Tapınağı, Zeus olarak adlandırılan tanrıya atfedilen ve tüm bölgenin dini merkezi olarak işlem gören çok büyük bir yapı. Temenos diye adlandırılan etrafındaki duvarı, tapınağı, anıtsal giriş kapısıyla birlikte belki de Helenistik dönemin antik dünyadaki en büyük yapılarından biri. Bu nedenle Uzuncaburç’u bir dini merkez ve bölgeni başkenti olarak tanımlayabiliriz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, Uzuncaburç’un çevresiyle güçlü bir etkileşiminin olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Uzuncaburç, çevresine çok hakim bir antik kent. Başkent olmasından kaynaklı olarak tüm çevreyle, Erdemli ve Silifke ilçeleriyle iletişimi var. Sahil yollarının tamamının buraya bağlandığı görülebilir. Birçok yolla buraya ulaşabilirsiniz ki bu durum, antik kent döneminde de günümüzde de böyledir. Çevresinde kırsal yerleşimler, kaleler, kuleler var. Bu, başkenti korumak ve kollamak içindir. Tarımsal alanda da baktığımızda bölgedeki antik çiftliklerin tamamı antik kent etrafına yayılmıştır.”

Tarihi yerin ev sahipliği yaptığı antik tiyatroya da değinen Aydınoğlu, “Uzuncaburç’taki antik tiyatro, bizler için çok önemli. Son yıllarda burada arkeolojik kazılar yaptık. 3 bin kişilik kapasiteye sahip, çok iyi korunmuş bir antik tiyatro. Sahne binası iki katlı bir yapı. Deprem nedeniyle üst yapısı çökmüş ancak toprak altından olduğu gibi çıkardık. Burasının restorasyonuyla ilgili proje başlatıldı, kuruldan geçti. Hem restorasyon hem güçlendirme çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bu yıl içerisinde başlamayı planlıyoruz.” ifadesini kullandı.

Aydınoğlu, bölgede milattan önce 3. ve 2. yüzyıla tarihlenen yapılar olduğuna dikkati çekerek, “Özetle 2 bin 300 yıl öncesine uzanan bir mimari yapılanma söz konusu.” dedi.

“Uzuncaburç’un yapılaşma anlamında Anadolu’nun yerel halklarından itibaren yerleşim gördüğünü düşünüyoruz.” diyen Aydınoğlu, bölgedeki kültürel yapıyla ilgili araştırmaların sürdüğünü ifade etti.

Antik kenti çevreleyen duvarlarda bugüne kadar ulaşmış önemli bir yazıtın da olduğunu vurgulayan Aydınoğlu, “Antik kenti çevreleyen duvardaki yazıtta, Büyük İskender’in generallerinden 1. Seleukos Nikator’un buraya geldiği ve Zeus Tapınağı’nın çatısını onarttığı yazıyor. Bu yazı bize buranın en azından milattan önce 3. yüzyılda kutsal olduğunu kanıtlıyor. Bu olay bizim için çok önemli.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Rusya’da Antik Dönem Tanrıçaları Demeter ve Persephone Heykelcikleri Bulundu

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Rusya‘nın Karadeniz kıyısında bulunan tatil beldesi Anapa’da bir inşaat çalışması sırasında Tanrıça Demeter ve kızı Persephone heykelcikleri bulundu. Antik çağda...

Neolitik İnsanı 6000 Yıl Önce Tuz Üretiyordu

31 Mart 2021

31 Mart 2021

M. Ö. 10 bin yılından sonra insan yerleşik düzene geçmiştir. Neolitik insanı, Anadolu’da Hacılar, Boncuklu Höyük, Kuruçay, Çayönü ve Çatalhöyük’de...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Kayıp Çocuk Çemberi: Uşaklı Höyük’teki Gizemli Hitit Ritüel Yapısında Yedi Bebek Kalıntısı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2025

8 Ağustos 2025

Arkeologlar, Uşaklı Höyük’ün kalbinde, yedi bebeğin kalıntılarının üç bin yıldan uzun süredir saklı kaldığı gizemli bir Hitit dönemi ritüel yapısı olan “Kayıp...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Çeşme Kalesi’nin görüntüsünü bozan büfeler tepki topluyor

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Osmanlı padişahı II. Bayezid döneminde 1508 yılında inşa edilen Çeşme Kalesi’nin önünde inşası devam eden betonarme 4 büfe ilçe halkının...

Schachner, “Hitit Mahallesi tamamen çıkarılmaya çalışılacak”

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Anadolu tunç çağı döneminin ilk merkezi devleti olan Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’da kazı çalışmaları devam ediyor. Hitit Mahallesi, bu yıl...

Kırk Yıldır Devam Eden Zominthos Minos Sarayı Kazısı Tamamlanmak Üzere

1 Ocak 2022

1 Ocak 2022

Girit adasının Kaz Dağı eteklerinde yer alan bölgenin ilk ve tek Minos sarayının yaklaşık 40 yıl süren kazıları tamamlanma aşamasına...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Orta Don’da benzersiz bir keşif: Gümüş bir plakada İskit tanrıları

20 Kasım 2021

20 Kasım 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Voronej bölgesinin Ostrogozhsky Bölgesi’ndeki Devitsa V mezarlığındaki kazıları sırasında, griffinlerle çevrili kanatlı İskit tanrıları...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]