14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki katlı evin temelinde ortaya çıkarıldı.

Kireçtaşı ana kayaya oyulmuş ve evin altında 30 metre uzunluğunda yer alan kaya resminin bulunduğu bölümün daha fazla tahribata uğramaması için 2018 yılında kurtarma kazıları başlatıldı.

Yapılan ilk incelemelerde eserin M. Ö. 9. yüzyılda Mezopotamya’da başlayan ve o zamanın en büyük süper gücü haline gelen Neo-Asur İmparatorluğu dönemine ait olduğu belirlendi.

Kurtarma kazılarının ilk sonuçlarını antiquity dergisinde yayınlayan kazı ekibi üyesi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı, “Asur İmparatorluğu Güneydoğu Anadolu’da siyasi güç kullandığında, Asurlu valiler güçlerini Asur saray tarzında sanat yoluyla ifade ettiler” dedi.

Çalışmada, bu tarzın bir örneğinin oyulmuş anıtsal kaya kabartmaları olduğu, ancak Neo-Asur örneklerinin nadir olduğu belirtildi.

Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf  C. Uludağ
Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf C. Uludağ

Kaya resmi Asur ve Arami kültürlerinin sentezini gösteriyor

Sanat eseri, doğrudan fetih yerine kültürlerin entegrasyonunu yansıtıyor. Tanrıların isimleri yerel Aramice dilinde yazılmıştır. Görüntüler, Suriye ve Anadolu’dan dini temaları tasvir ediyor ve Asur tarzında yaratıldı.

Adalı, “Bu, bölgenin Neo-Asur kontrolünün erken evresinde, bir bölgede Asurlular ve Aramilerin yerel bir birlikte yaşama ve simbiyozunun nasıl olduğunu gösteriyor. Başbük paneli, imparatorlukların doğasını inceleyen akademisyenlere, anıtsal sanat yoluyla ifade edilen emperyal gücün uygulanmasında bölgesel geleneklerin nasıl sesli ve canlı kalabileceğinin çarpıcı bir örneğini veriyor” dedi.

Resim, hepsi bitmemiş sekiz tanrıyı gösteriyor. En büyüğü 3,6 fit (1,1 metre) yüksekliğindedir. Eserdeki yerel tanrılar arasında ay tanrısı Sîn, fırtına tanrısı Hadad ve tanrıça Atargatis yer alıyor. Arkalarında, araştırmacılar bir güneş tanrısı ve diğer tanrıları tanımlayabilirler.

Adalı, tasvirlerin Suriye-Anadolu dini öneme sahip sembolleri Asur temsilinin unsurlarıyla birleştirdiğini söyledi.

Adalı, “Suriye-Anadolu dini temalarının dahil edilmesi, Yeni Assur unsurlarının daha önceki buluntulardan beklenmeyen şekillerde uyarlandığını göstermektedir. Yerel unsurların daha fazla vurgulandığı bölgedeki Asur varlığının daha erken bir aşamasını yansıtıyorlar” diye konuştu.

Harran Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü olan çalışma yazarı Mehmet Önal, bu eseri keşfettikten sonra, “Lambanın loş ışığı tanrıları ortaya çıkarırken, fırtına tanrısı Hadad’ın görkemli yüzü ve çok etkileyici gözlerle karşı karşıya olduğumu fark ettiğimde korkudan titredim” diye heyecanını paylaştı.

Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye'nin başlıca tanrıçası Atargatis'i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal
Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye’nin başlıca tanrıçası Atargatis’i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal

Aramice tanrı isimleri okunuyor

Kaya resimlerinin fotoğraflarını inceleyen ekibin epigrafisi Adalı, 2019 yılında Aramice yazıtları okuyup çevirdi.

Adalı, “Bu tür sanat eserlerinde Aramice yazıtları görünce şok oldum ve tanrıların isimlerini okurken büyük bir heyecan duydum” dedi.

Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı
Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı Fotoğraf M. Önal, C. Uludağ, Y. Koyuncu

“Panel, Yeni Asur sanatını taşra bağlamında uyarlayan Asur makamlarına hizmet eden yerel sanatçılar tarafından yapıldı. Bölüm, yerel yöneticiler tarafından denetlenen ritüelleri gerçekleştirmek için kullanılıyordu. Yerel yöneticilerin ve uygulamalarının değişmesi veya ortaya çıkan bir siyasi-asker çatışması nedeniyle terk edilmiş olabilir”

M. Ö. 783 ile 811 yılları arasında III. Adad-nirari döneminde görev yapan Yeni Asurlu bir memur olan Mukīn-abūa’nın adını gösterebilecek bir yazıt tespit etti. Arkeologlar, o sırada bu bölgeye atandığından ve kompleksi yerel halkın cazibesini kazanmanın bir yolu olarak kullandığından şüpheleniyorlar.

Kaynak CNN

Banner
Benzer Yazılar

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi. Kehribarın 99...

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

İspanya’da keşfedilen 1.800 Yıllık Mithras Tapınağı

8 Şubat 2023

8 Şubat 2023

İspanya’nın Cabra kentindeki Villa del Mitra’da kazı yapan arkeologlar, ritüel ziyafetlerin kalıntılarıyla birlikte Tanrı Mithras için adanmış bir kutsal alanı...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Kazılar, Samikon’daki Poseidon Tapınağı’nın daha önce tahmin edilenden daha anıtsal olduğunu gösteriyor – Yeni Keşifler

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Avusturya Bilimler Akademisi ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’ndan arkeologların Batı Mora’daki Kleidi-Samikon’da yürüttüğü yeni kazılar, 2022 yılında keşfedilen tapınağın daha önce...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Vindolanda, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümünü bir sunak keşfiyle kutluyor

9 Şubat 2022

9 Şubat 2022

Vindolanda Roma Kalesi kazı ekibi, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümü şaşırtıcı bir arkeolojik keşif sonucunda elde edilen bir taş sunakla kutlanmaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]