3 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi.

Neolitik dönem ile birlikte başta koyun, keçi, domuz gibi küçükbaş hayvanlar yetiştirilmekte etinden, sütünden, yün ve derisinden yararlanılmaktadır.

Erken ve orta Holosen sırasında (yaklaşık 9,0–3,5 bin yıl önce) süt ürünleri Avrupa, Afrika ve Asya’da insan gıda sistemlerinin gelişiminde hayati bir rol oynadı.

Süt, protein, yağ, şeker (laktoz), vitaminler ve kalsiyum gibi mineraller açısından zengin güçlü bir hayvansal gıdadır. Bunun yanında, çok çabuk bozulmasından dolayı da saklanması zordur. Ancak, mikrobiyal fermantasyon ve diğer manipülasyon biçimleri yoluyla yoğurt, süzme peynir, peynir ve tereyağı gibi ürünlere dönüştürülerek daha uzun yararlanabilmektedir.

Anadolu’da yaklaşık 7 bin yıl önce koyun, domuz, keçi ve sığır yetiştirildiği bilinmektedir. Hayvanlar, eti, sütü dışında taşınma ve saban kullanmı için de yetiştirilmekteydi. M. Ö. 6. binyılın sonları ile yetiştiricilik hem Avrupa’ya hem de Afrika’ya yayıldı.

Kafkas topluluklarında küçükbaş yetiştiriciliği ve mandıracılık

Anadolu merkezli yayılım gösteren küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve mandıracılık, Kafkasya bölgesine ne zaman geçtiğine dair bir bilgi netleşmiş değildir.

Eski Çağ'da Kafkasya hayvan dağılımı

Mezolitik Çağ’dan Eneolitik Çağ’a kadar, güney Rusya ovasında ve Kafkasya bölgesinde yaşayan insanlar yaban öküzü, saiga antilopu, kızıl geyik, tarpan avladılar.

Evcilleştirilmiş koyun, keçi, sığır ve domuz hayvancılığı Anadolu’dan Kuzey Kafkasya bozkırlarına M. Ö. beşinci binyılda ya Pontus çevresi yoluyla ya da başka yollarla yayıldığı düşünülüyor. M. Ö. beşinci binyılın ortalarında, Ukrayna’daki Cucuteni-Trypillia kültürünün ilk çiftçileri, Karadeniz’in kuzeyindeki bozkır popülasyonlarıyla düzenli olarak etkileşime giriyorlardı. Güney Kafkasya ve Anadolu tarım pastoralist gruplarıyla genetik olarak ilişkili Eneolitik popülasyonlar, Kuzey Kafkasya piedmont bozkırlarında yerleşik hale geldi.

Koyun yünü M. Ö. üçüncü binyılın başlarında Kuzey Kafkasya’da görülüyor. Bununla birlikte, Pontik-Hazar bozkırında erken sütçülük için mevcut kanıtlar, şimdiye kadar sadece doğu kesimlerinde izlenmiştir. Bundan önce yapılan izotopik çalışmalar ile süt ürünleri tüketiminin net göstergeleri ortaya konulmamıştı.

Kuzey Kafkasya piedmont bozkırındaki en eski agropastoralist toplulukların mandıracılıkla uğraştığı düşünülmemiştir. Güney Kafkasya’daki Neolitik agropastoralist topluluklar arasında süt üretimi için ise hayvan yönetimine ilişkin çok az gösterge vardır. Kafkasya’daki Geç Tunç Çağı yerleşimlerinde yapılan zooarkeolojik çalışmaların, koyunların süt üretimi için kasıtlı olarak tutulduğuna dair açık kanıtlar bulması ancak M. Ö. ikinci binyıl tarihindedir. Sığır yetiştiriciliği ise, M. Ö. 2 bin Tunç Çağı dönemi ile görülür.

DAI’nin Avrasya Departmanı ve Leipzig’deki Max Plank Evrimsel Antropoloji Enstitüsü uzmanları biyomoleküler yöntem ile diş tartarları üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmayla Kafkasya bölgesinde süt ürünlerinin tüketilme tarihi noktasında ilk güvenilir bilgiyi sundular.

Kafkasya bölgesinde sütçülüğün ortaya çıkışı

Kuzey Kafkasya’daki (n=27) ve Güney Kafkasya’nın komşu bölgelerindeki (n=9), Oka-Volga-Don (n=7) ve Ostural’daki (n=2) 29 yerleşim yerinden 45 kişinin tartarı örneklenebildi. ve analiz edildi. Süt proteinleri, tüm zaman dilimlerinde analiz edilen 45 kişiden 34’ünde tanımlandı. 31 bireyde protein verimi, başlıca geviş getirenlerin, yani koyun, keçi ve ineklerin sütünü tanımlamak için yeterliyken, üç bireyin süt proteinleri spesifik olmayan peptitler ile temsil edildi.

Proteom analiz uzmanları Christina Warinner ve Ashley Scott, Kuzey Kafkasya’da süt tüketiminin tüm dönemlerde ve incelenen ekozonlarda yaygın olduğunu tespit etti. İncelenen 27 kişiden 26’sında süt proteinleri tespit edildi. Süt ürünleri Kuzey Kafkasya’da M. Ö. 5. binyılın sonlarından beri kullanılmaktadır. Ancak kanıtlar hala niceliksel olarak düşük. M. Ö. 4. binyılın erken Tunç Çağı Maykop kültürü ve erken Yamnaya kültüründe hemen hemen yalnızca koyunlardan elde edilen süt proteinleri bulunmuştur, bu nedenle neredeyse yalnızca koyun sütünden yapılan ürünlerin tüketimi söz konusudur. Sadece geç Yamnaya kültürü, Kuzey Kafkas kültürü ve yeraltı mezarlığı kültürü türlerin yelpazesini genişletti.

Erken Tunç Çağı bireylerinde süt proteinlerinin saptanması, M. Ö. 4. binyılda Kuzey Kafkasya’da olduğu iddiası/gerçekleşmesi için sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Emergence and intensification of dairying in the Caucasus and Eurasian steppes (Kafkasya ve Avrasya bozkırlarında sütçülüğün ortaya çıkışı ve yoğunlaşması) makale nature.com da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Almanya’da Osmanlı Dönemine Ait Eserlerinde Bulunduğu 1000 Yıllık Kilise Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben’de keşfedilen Helfta Kraliyet Sarayı’nın büyük kilisesinin temel duvarları arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarıldı. Kilise bu ayın...

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde “İnanç ve Sanat” Sergisi Ziyaretçileri Bekliyor

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Türk ve İslam Eserleri Müzesi 16 Nisan 2021 tarihinde başlayıp Temmuz ayına kadar sürecek “İnanç ve Sanat” sergisine ev sahipliği...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Slavların İlk Yazı Sistemi Glakolitik Değil Alman Runeleri Çıktı

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Şimdiye kadar, Orta Avrupa’da yaşayan Slav halkının kullandıkları en eski yazı, 9. yüzyılda Bizanslı misyonerler Constantine ve Methodius tarafından Moravya’ya...

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Antik Dünya’nın en büyük lahdi Sidamara yıllar sonra Eros’una kavuştu

1 Temmuz 2022

1 Temmuz 2022

Karaman’ın Ambar Köyü’nde 140 yıl önce ortaya çıkartılan Antik Dünya’nın en büyük lahdi olarak kabul edilen Sidamara lahdinin eksik parçası...

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

İnsan Boyunda ki 500 yıllık Paralar Bitcoinle Benzeştirildi “Rai Taşları”

5 Haziran 2021

5 Haziran 2021

Dünyada çok az para sistemi, küçük Batı Mikronezya adası Yap’ta kullanılan rai taş halkalarından daha benzersiz ve ilgi çekicidir. Kireçtaşı levhalardan...

Vikingler, Kıyameti Önlemek İçin Volkanik Mağaraya Devasa Bir Tekne Oydular

26 Nisan 2021

26 Nisan 2021

Arkeologlar, Vikinglerin Ragnarök ile yani tanrıların öldürüldüğü ve dünyanın alevler içinde kaldığı hikaye ile ilişkilendirilen İzlanda da bir mağarada da...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]