19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi.

Neolitik dönem ile birlikte başta koyun, keçi, domuz gibi küçükbaş hayvanlar yetiştirilmekte etinden, sütünden, yün ve derisinden yararlanılmaktadır.

Erken ve orta Holosen sırasında (yaklaşık 9,0–3,5 bin yıl önce) süt ürünleri Avrupa, Afrika ve Asya’da insan gıda sistemlerinin gelişiminde hayati bir rol oynadı.

Süt, protein, yağ, şeker (laktoz), vitaminler ve kalsiyum gibi mineraller açısından zengin güçlü bir hayvansal gıdadır. Bunun yanında, çok çabuk bozulmasından dolayı da saklanması zordur. Ancak, mikrobiyal fermantasyon ve diğer manipülasyon biçimleri yoluyla yoğurt, süzme peynir, peynir ve tereyağı gibi ürünlere dönüştürülerek daha uzun yararlanabilmektedir.

Anadolu’da yaklaşık 7 bin yıl önce koyun, domuz, keçi ve sığır yetiştirildiği bilinmektedir. Hayvanlar, eti, sütü dışında taşınma ve saban kullanmı için de yetiştirilmekteydi. M. Ö. 6. binyılın sonları ile yetiştiricilik hem Avrupa’ya hem de Afrika’ya yayıldı.

Kafkas topluluklarında küçükbaş yetiştiriciliği ve mandıracılık

Anadolu merkezli yayılım gösteren küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve mandıracılık, Kafkasya bölgesine ne zaman geçtiğine dair bir bilgi netleşmiş değildir.

Eski Çağ'da Kafkasya hayvan dağılımı

Mezolitik Çağ’dan Eneolitik Çağ’a kadar, güney Rusya ovasında ve Kafkasya bölgesinde yaşayan insanlar yaban öküzü, saiga antilopu, kızıl geyik, tarpan avladılar.

Evcilleştirilmiş koyun, keçi, sığır ve domuz hayvancılığı Anadolu’dan Kuzey Kafkasya bozkırlarına M. Ö. beşinci binyılda ya Pontus çevresi yoluyla ya da başka yollarla yayıldığı düşünülüyor. M. Ö. beşinci binyılın ortalarında, Ukrayna’daki Cucuteni-Trypillia kültürünün ilk çiftçileri, Karadeniz’in kuzeyindeki bozkır popülasyonlarıyla düzenli olarak etkileşime giriyorlardı. Güney Kafkasya ve Anadolu tarım pastoralist gruplarıyla genetik olarak ilişkili Eneolitik popülasyonlar, Kuzey Kafkasya piedmont bozkırlarında yerleşik hale geldi.

Koyun yünü M. Ö. üçüncü binyılın başlarında Kuzey Kafkasya’da görülüyor. Bununla birlikte, Pontik-Hazar bozkırında erken sütçülük için mevcut kanıtlar, şimdiye kadar sadece doğu kesimlerinde izlenmiştir. Bundan önce yapılan izotopik çalışmalar ile süt ürünleri tüketiminin net göstergeleri ortaya konulmamıştı.

Kuzey Kafkasya piedmont bozkırındaki en eski agropastoralist toplulukların mandıracılıkla uğraştığı düşünülmemiştir. Güney Kafkasya’daki Neolitik agropastoralist topluluklar arasında süt üretimi için ise hayvan yönetimine ilişkin çok az gösterge vardır. Kafkasya’daki Geç Tunç Çağı yerleşimlerinde yapılan zooarkeolojik çalışmaların, koyunların süt üretimi için kasıtlı olarak tutulduğuna dair açık kanıtlar bulması ancak M. Ö. ikinci binyıl tarihindedir. Sığır yetiştiriciliği ise, M. Ö. 2 bin Tunç Çağı dönemi ile görülür.

DAI’nin Avrasya Departmanı ve Leipzig’deki Max Plank Evrimsel Antropoloji Enstitüsü uzmanları biyomoleküler yöntem ile diş tartarları üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmayla Kafkasya bölgesinde süt ürünlerinin tüketilme tarihi noktasında ilk güvenilir bilgiyi sundular.

Kafkasya bölgesinde sütçülüğün ortaya çıkışı

Kuzey Kafkasya’daki (n=27) ve Güney Kafkasya’nın komşu bölgelerindeki (n=9), Oka-Volga-Don (n=7) ve Ostural’daki (n=2) 29 yerleşim yerinden 45 kişinin tartarı örneklenebildi. ve analiz edildi. Süt proteinleri, tüm zaman dilimlerinde analiz edilen 45 kişiden 34’ünde tanımlandı. 31 bireyde protein verimi, başlıca geviş getirenlerin, yani koyun, keçi ve ineklerin sütünü tanımlamak için yeterliyken, üç bireyin süt proteinleri spesifik olmayan peptitler ile temsil edildi.

Proteom analiz uzmanları Christina Warinner ve Ashley Scott, Kuzey Kafkasya’da süt tüketiminin tüm dönemlerde ve incelenen ekozonlarda yaygın olduğunu tespit etti. İncelenen 27 kişiden 26’sında süt proteinleri tespit edildi. Süt ürünleri Kuzey Kafkasya’da M. Ö. 5. binyılın sonlarından beri kullanılmaktadır. Ancak kanıtlar hala niceliksel olarak düşük. M. Ö. 4. binyılın erken Tunç Çağı Maykop kültürü ve erken Yamnaya kültüründe hemen hemen yalnızca koyunlardan elde edilen süt proteinleri bulunmuştur, bu nedenle neredeyse yalnızca koyun sütünden yapılan ürünlerin tüketimi söz konusudur. Sadece geç Yamnaya kültürü, Kuzey Kafkas kültürü ve yeraltı mezarlığı kültürü türlerin yelpazesini genişletti.

Erken Tunç Çağı bireylerinde süt proteinlerinin saptanması, M. Ö. 4. binyılda Kuzey Kafkasya’da olduğu iddiası/gerçekleşmesi için sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Emergence and intensification of dairying in the Caucasus and Eurasian steppes (Kafkasya ve Avrasya bozkırlarında sütçülüğün ortaya çıkışı ve yoğunlaşması) makale nature.com da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Bilecik’teki Aya Yorgi Kilisesi Restore Edilmeyi Bekliyor

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Bilecik’teki 200 yıllık Aya Yorgi Kilisesi harabe durumda… Acilen kilisenin restore edilmesi gerekiyor. Bilecik‘in Osmaneli ilçesinde yer alan 1800’lü yılların...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Beçin Antik Kentinde Bulunan Tarihi Bey Hamamı, Restorasyonun Ardından Misafir Kabulüne Başlayacak

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Beçin kalesi Türk İslam dönemi yerleşmelerinin önemli merkezlerinden biridir. Antik şehrin tarihi M.Ö 2000’lere kadar gitmesine rağmen, burayı kendilerine başkent...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

İtalya’da imparator Augustus’a ait olduğu düşünülen bir villanın kalıntılarına rastlandı

20 Nisan 2024

20 Nisan 2024

Güney İtalya’nın volkanik kül kaplı bir bölgesinde yapılan kazılar, 2.000 yıllık bir binanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Kazı ekibi, yapının imparator...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Laodikya’da Ortaya Çıkarılan Gizli Kiliseli Ev

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Denizli sınırları içerisinde yer alan antik kent Laodikya’da kazı çalışmaları sırasında içerisinde bir kilisede  bulunan 20 odalı bir peristilyum ortaya...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]