10 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi.

Golan Tepeleri’nde yapılan bir arkeolojik kazı, “Nafah” adının bölgeye 1.700 yıl kadar erken bir tarihte verildiğini ilk kez ortaya çıkardı.

Sınır taşı, Mekorot Su Şirketi Nafah’ta bir su boru hattı kurmak üzereyken İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yürütülen bir arkeolojik kazı sırasında keşfedildi.

Mekorot Su Şirketinin yaptığı bu çalışma ile Nafah-Kedmat Zvi su boru hattı, Golan Tepeleri ve Katzrin kasabasındaki IDF üslerine su temin sisteminde ana su hattı olarak hizmet verecek.

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan Dina Avshalom-Gorni ve Yardenna Alexandre tarafından yönetilen kazı alanında, Maayan Baruch ve Kela Alon’dan askeri öncesi akademi (mechinot) öğrencilerinin yanı sıra topluluktan gönüllülerin katılımıyla, Yunanca yazıtlı sınır taşı beklenmedik bir şekilde ortaya çıkarıldı.

Taş, bir mezarı örtmek için ikincil kullanımda ortaya çıkarıldı.

İsrail Eski Eserler Kurumu Dr. Danny Syon’un Kinneret Akademi Koleji’nden Prof. Haim Ben-David ile birlikte “yazıtın deşifre edilmesi büyük heyecan uyandırdı. (Nafah köyü) bir sınır taşına yazılmıştır. ” dedi.

“Roma İmparatoru Diocletian’ın (MS 300 civarı) hükümdarlığı döneminde, bu taşlar vergi toplamak amacıyla köylerin sınırları olarak yerleştirildi. Bu, Golan Tepeleri’nin ortasındaki ilk sınır taşıdır. Bu güne kadar korunan bir yerin adı; Nafah, 1967’deki Altı Gün Savaşı’na kadar burada var olan Suriye köyünün adıydı ve şimdi de bu bölgede bulunan askeri üssün adı da Nafah!” diye sözlerine ekledi.

Nefahatzilom’daki kazı yeri: Assaf Peretz, İsrail Eski Eserler Kurumu

Araştırmacılar, “Genellikle antik isimleri nesilden nesile koruyan yerleşim sürekliliğinin bir sonucu olarak korunduğunu ekliyorlar. Ancak Nafah’taki antik kalıntılar böyle bir yerleşim sürekliliğini göstermeyen bir yer ve Bizans döneminden beri – yaklaşık 1500 yıl önce – ve modern zamanlara kadar burada yerleşim yerleri kısaca Memluk dönemi (MS 13.-15. yy) dışında bilinmemektedir. Bu nedenle adın korunması ilgi çekici ve şaşırtıcıdır. adının bu güne kadar korunmuş olması, ender bir olaydır. ”

Yerleşim sürekliliğinin gerçekleşmediği yerlerde antik yerleşim adlarının birçok nesil boyunca korunma olasılığını güçleştiriyor.

İsrail Eski Eserler İdaresi’nden Yardenna Alexandre ve Dina Avshalom-Gorni’ye göre: “Nafah’taki büyüleyici kazı, Memluk döneminden bir karayolu istasyonu olarak hizmet veren bir kamu binasını ortaya çıkardı.”

Bu, Golan Tepeleri’nde kazılan Memluk döneminden ilk kamu idare binası. Yol istasyonu Celile’yi Şam’a bağlayan ana yol üzerine inşa edildi ve muhtemelen Safed’den seyahat eden tüccarlar ve hükümet yetkilileri için bir mola ve dinlenme yeri olarak hizmet etti. Burada yemek yiyip uyudular, yolculuk için ekipmanlarını yeniden düzenlediler ve atlara baktılar.
Binanın avlusunda bir fırın kalıntıları ve biraz demir cürufu bulundu, bu da bir demircinin burada çalışmış ve mola sırasında at nalı tamir etmiş olabileceğini gösteriyor. ”

http://www.israelnationalnews.com/News/News.aspx/289942 sitesinden çeviri yapılmıştır.

Memlük Devleti

Memlûk Devleti, Eyyûbîlerin çöküşü ile Osmanlıların Mısır’ı ele geçirmesi arasında geçen üç yüzyıla yakın zaman diliminde Mısır ve Suriye’de hüküm sürmüş olan devlet.

Memlûk Devleti’ni 1250 ve 1382 yılları arasında kurucu aile Bahrî Memlûkler idare etmiş, 1517’ye dek ise Burcî Memlûkler yönetimi ele almıştır. Tarih yazınında devlet bu iki hâne başlıkları altında incelenmiş olup Bahrî Memlûklerin Türk kökenli olması dolayısıyla bu devirde yöneticiler daha çok Türklerden oluşurken daha sonraki dönemde Çerkezler asıl unsur olmuşlardır.

Tarihçiler arasında; Memlûk devletinin Türk sultanlar döneminde askeri ve siyasi olarak doruğa ulaştığı, ardından ise Çerkezler döneminde uzun süreli bir gerileme dönemine girdiğine dair evrensel bir fikir birliği vardır.

Memlûk Devleti en parlak devrini I. Muhammed’in sultan olduğu yıllarda yaşamış. Haritada sultanlığın genişleyen sınırları gösterilmekte.

Yönetici sınıfın Türk, halkın ise çoğunlukla Araplardan müteşekkil olduğu bir yapısı bulunan Memlûk Devleti en parlak devrini I. Muhammed’in sultan olduğu yıllarda yaşamış, Çerkez kökenli Burcî Memlûkler idaresindeyse çöküş dönemine girmiştir.

İdareci unsur olan memlûklerin kökeni Kuman-Kıpçak, Çerkez, Abhaz, Oğuz ve Gürcü soylu asker kölelerdi. Bu köleler askerî amaçlarla satın alındıklarından sıradan kölelerden daha yüksek statüdeydiler ve silah taşıma izinleri vardı. Zamanla güçlenerek Memlûk Devleti’ni kuran bir sosyal sınıf hâline gelen bu köleler Mısır vatandaşlarının da üzerinde bir sosyal statüye erişmişlerdir.

Sultanlık, zamanla güçten düşmesine karşın Orta Çağ Mısır ve Suriyesi’nde gerek siyasi gerek ekonomik ve gerekse de kültürel olarak İslam’ın Altın Çağını temsil eden bir güç olarak görülmektedir.

Kaynak: Kızıltoprak, Süleyman (2004). “Memlük”. İslâm Ansiklopedisi. 29. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. ss. 87-90.

Banner
Related Articles

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Bilim insanları, tarih öncesi ve tarihi bireylerin akrabalarını altıncı dereceye kadar tanımlamalarını sağlayan yeni bir araç geliştirdiler

24 Aralık 2023

24 Aralık 2023

Yeni bir genetik analiz yöntemi, tarih öncesi ve tarihi bireylerin aile ilişkilerini altıncı dereceye kadar belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Şimdiye kadar...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Arkeologlar, 7000 yıllık pamuk kalıntılarına ulaştılar

18 Aralık 2022

18 Aralık 2022

İnsan için giyinme, yeme, içme, barınma kadar önemli bir ihtiyaçtır. Yerleşik düzene geçen insan, giyim ihtiyacını karşılamak için hayvanların deri...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Panama’da Coclé lorduna ait olduğu düşünülen altın eserlerle dolu büyük bir mezar keşfedildi

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Panama’nın Coclé eyaleti, Natá bölgesinde bulunan El Caño Arkeoloji Parkı’ndaki bir arkeolojik buluntuda, İspanyol öncesi zamanların sofistike Coclé toplumuna ışık...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

2 Bin 700 Yıllık Dikilitaş Assur Kralı Sanherip’in Zafer Anıtı mı?

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 2 bin 700 yıllık dikilitaş hakkında belirsizlik hala sürüyor. Portakal bahçesi içerisinde kalan 9 metre yüksekliğindeki anıtın...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]