19 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma ünvanına da sahiptir.

Müzenin Paris’te bulunması ve birçok insanın Paris’i ölmeden görmek istemeleri gibi sebeplerde mevcuttur. Bununla birlikte Da Vinci’nin Mona Lisa, Venus de Milo ve Michelangelo’nun Ölen Kölesi dahil olmak üzere insanlığın şimdiye kadar ürettiği en dikkat çekici sanat eserlerinden bazılarıyla doludur. Louvre Müzesi’nde her bir esere sadece 35 saniyenizi bile ayırsanız hepsini görmenizin 3 aydan fazla süreceği söyleniyor.

Fransa’nın ilk kralı Philippe Augustus tarafından inşa edilen 12. yüzyıldan kalma bir kale olan günümüz yapısı, 16. yüzyılda, askeri kayıplardan sarsılan Kral I. Francis’in daha iyi kontrol etmek için şehre daha yakın olması gerektiğine karar vermesiyle ortaya çıkmıştır. Kral I. Francis kalenin büyük bir kısmını ykarak, 1546’da kendisi için bir saray inşa etti.O zamandan beri, Louvre krallar için bir konut (ve hapishane), işgalciler tarafından işgal edilen terk edilmiş, çürümüş bir mülk, çalıntı mallar için bir depo ve tabii ki bir müzedir.

Dört yüzyıldır ayakta duran bu yapının tarihi hiçde sıradan değildir. En enteresan olanları sizler için derledik.

Sanatçı Sığınağı

Kral Henry IV

Henry IV (1589) tahta çıktığında paris dinsel bir savaştan çıkmış ve bütün parlaklığını yitirmişti. Pratik bir kral olan Henry IV tahtı sahiplenmek ve çatışmalara son vermek için Katolikliğe dönüş yapmıştı. Hedefi Paris’i eski ihtişamına geri döndürmekti.

Kral Paris’i bedava güzelleştirmek adına sanatçılara Louvre’de bedava konuklama sundu. O dönem Paris’te sanatçıların iyi kazanması söz konusu bile değildi. Paris’i güzelleştirmek karşılığında ücretsiz kalacak yer sahibi olmak oldukça iyi bir anlaşmaydı.

Bu o kadar iyi çalıştı ki, halk arasında Güneş Kral olarak bilinen Henry’nin torunu Louis XIV, uygulamaya devam etti.

Louvre Bir Kraliyet Hapishanesiydi

Kraliçe Marie Antoinette

Louis XIV sarayını Versailles’a taşıdıktan ve Louvre’u çürümeye terk ettikten sonra, hiçbir kral 100 yıldan fazla bir süre orada evini yapmadı. Louis XVI, 1791’de Louvre’a geri döndüğünde, Kral Louis tutuklandı.

Kral ve karısı Marie Antoinette kendilerini devrimin ortasında buldular. Kötü yönetimleri yüzünden halkla bağlantılarını kaybetmişlerdi.

Tuilleries Sarayı’nda (o zamanlar Louvre kompleksinin bir parçası) bir yıldan fazla bir süre kilit altında tutuldular.

Devrimci hükümet başlangıçta bir krala kaba davranmakta tereddüt etti, ancak Louis’in gücünü yeniden kazanmak için Avusturya’dan yardım almaya çalıştığı anlaşıldığında, ihanetten yargılandı, suçlu bulundu ve Ocak 1793’te başı kesildi.

Naziler Louvre’u Çalıntı Eşya Deposu Olarak Kullandılar

Naziler Louvre’u Çalıntı Eşya Deposu Olarak Kullandılar

Fransa neredeyse 2 gecede almanlar tarafından fethedildi. Kukla bir hükümetle birlikte savaşı işgal altında geçirdi.

Her şey olabildiğince yanlış bir şekilde ilerlerken Fransızlar bir şeyi gerçekten doğru yaptılar. Bir Alman istilası açıkça yaklaştığında Louvre’u temizlediler ve paha biçilmez sanat koleksiyonunu sakladılar. 25 Ağustos 1939’da Louvre onarım için üç günlüğüne kapatıldı, ancak hiçbir onarım yapılmadı. Bunun yerine, yüzlerce kendini işine adamış personel ve gönüllü, müzedeki hemen hemen her önemli sanat eserini ve heykeli toplamak ve onları saklanmak için ülkenin dört bir yanındaki uzak kalelere götüren 200’den fazla araçtan oluşan bir filoya yerleştirmek için günün her saati çalıştı.

Naziler Louvre geldiklerinde geride pek bir şey kalmamıştı. Onlarda, Başta Yahudi aileler olmak üzere zengin Fransız ailelerinden çalınan sanatı geçici olarak saklamak için kullandılar. Birkaç yıl boyunca Louvre, esasen, çoğu Almanya’daki seçkin Nazi evlerine giden çalıntı mallar için bir depoydu. Neyse ki, bir casus neyin nereye gönderildiğini takip etmeyi başardı ve sanat eserlerinin çoğu sonunda hak sahiplerine iade edildi.

Tarihteki En Garip Sanat Soygunu Louvre’da Gerçekleşti

Mona Lisa

Sanat soygunu denildiğinde hepimizin aklına filmlerdeki gibi çok profesyonel hırsızlar geliyor. Aylarca çalınacak eser için tatbikat yapan hırsızlar. Ama buradaki hırsızlık olayı bu kadar şaşalı değil yine de hırsızımız Mona Lisa’yı 2 yıl elinde tutabilmiş. Evet yanlış okumadınız ünlü Mona Lisa tablosu çalınmış müzeden.

1911’de gerçekleşen olayda müzenin eski bir çalışanı olan Vincenzo Peruggia, müzeye gelip biraz gezindikten sonra bir dolaba saklanıp sabahta bir şey olmamış gibi müze üniformasını giymiştir. O zamanlar tablo duvarda asılı durmaktaymış. Bir merdiven boşluğunda tabloyu çerçevesinden çıkarmış, hatta merdiven altındaki kapıyı açamadığı için çalışanlardan biri kendisine yardım bile etmiştir.

Mona Lisa’nın bir günden fazla kayıp olduğunu kimse fark etmedi. Ve iki yıl boyunca, Peruggia tabloyu dairesinde tutarken akşamlarını ona bakarak geçirirken, yapılan soruşturmalar sonuç vermedi.

1913’te Mona Lisa’nın satışını düzenlemeye çalışırken nihayet yakalandı. Peruggia hırsızlıktan suçlu bulundu ve anavatanı İtalya’da bir tür kahraman olarak görüldüğü için sadece yedi ay hapis yattı.

Bir Mezarın Tamamı Louvre Müzesine Taşındı

Philippe Pot Anıtı Kaynak: Wikipedia

1899’da Philippe Pot’un inanılmaz derecede ürkütücü mezarı müzeye kuruldu. Philippe Pot, Burgundy Düküdür. Bir kireçtaşı levha üzerinde şövalye miğferi, tuniği ve kaskı ile yatmaktadır. Vücudunu taşıyan 8 yas tutan gerçek boyutlarıyla yapılmışlardır.

Anıt Burundi tarzının son mezarı olmasına rağmen en azından şimdiye kadar bilinen son mezar, sonraki mezar yapılarını da etkilemiştir.

Mezar Fransız Devrimi sırasında satılmıştır. Louvre müzesi daha sonra anıtı tekrar satın alma yoluyla koleksiyonuna eklemiştir.

Fransa Savaşla Birlikte Rosetta Taşını da Kaybetti

Rosetta Taşı, Londra British Museum’da sergileniyor.

Louvre kuşkusuz bugüne kadar üretilmiş en güzel sanat eserlerini sergiliyor. Bu eserlerin bir çoğunu da Napolyon komutanlığında Fransız ordusunun yağmalaması sonucu elde etmişti. Napolyon iktidardan düştüğü zaman bu eserlerin bir kısmı gerçek sahiplerine iade edildi.

Tarihin neredeyse en önemli parçası olan Rosetta Taşı, Louvre mirasının da bir parçasıydı. Rosetta taşı sayesinde mısır Hiyerogliflerini anlamak mümkün oldu. 1799 yılında Napolyon güçleri tarafından Mısır’da keşfedilen Rosetta taşı 3 dilde yazılmıştı. Bu yazılar Demotik, Hiyeroglif ve antik Yunanca’dır.1822 yılında, Jean Francois champollion tarafından çözümlenmiştir.

Fransızlar 1801’de İngilizler tarafından mağlup edildiğinde, antlaşma Fransız ordusunun Mısır’da elde ettiği tüm ganimetlerin İngilizlere devredilmesi gerektiğini ve buna ünlü Rosetta Taşı’nın da dahil olacağını belirtiyordu. Fransızlar hile yapmaya çalıştı: Taşı Kahire’den İskenderiye’ye taşıdılar ve çeşitli argümanlar ortaya atarken geciktirmeye çalıştılar. Ancak İngilizler kararlıydı ve taş teslim edildi. Londra British Museum’da sergilenmeye devam ediyor.

Banner
Benzer Yazılar

Gürcistan’da 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’in yaklaşık 100 km güneybatısında Orozamni köyü yakınlarında 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu. Gürcü arkeologlar tarafından bulunan...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek...

Novgorod’da huş ağacı kabuğu mektubu bulundu

27 Aralık 2021

27 Aralık 2021

Günümüzde kullandığımız kağıttan önce yazı yazmak için huş ağacının kabuğunun iç tabakası kullanılıyordu. Araştırmacılara, huş ağacı kabuğu mektupları o devirler...

İsveç’te Viking Dönemi Hristiyan Mezarlar Bulundu

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Sigtuna’da Viking dönemi yedi Hristiyan mezarı bulundu. Arkeologlara göre, Viking dönemi mezarlar şehrin en eski zamanlarına, 10. yüzyılın sonlarına tarihleniyor....

Arkeologlar, 7000 yıllık pamuk kalıntılarına ulaştılar

18 Aralık 2022

18 Aralık 2022

İnsan için giyinme, yeme, içme, barınma kadar önemli bir ihtiyaçtır. Yerleşik düzene geçen insan, giyim ihtiyacını karşılamak için hayvanların deri...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Kuzey Fransa’da 3.000 Yıllık Devasa Yerleşim Yeri Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

Arkeologlar Kuzey Fransa’nın Hauts-de-France bölgesinde yaklaşık 3000 yıl öncesine Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’na tarihlenen önemli bir yerleşim...

İngiliz kaşif James Cook’un ünlü gemisi Endeavour’un enkazı bulunmuş olabilir

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Avustralya Ulusal Denizcilik Müzesi (ANMM) Perşembe günü yaptığı açıklamada, Kaptan James Cook’un ünlü gemisi Endeavour’un enkazının ABD’nin Rhode Island eyaleti...

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Fatih Sultan Mehmet madalyonu yeniden İstanbul’un oluyor

25 Ocak 2023

25 Ocak 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1481 yılında Costanza de Ferrara tarafından yapılan Fatih Sultan Mehmet madalyonunu satın aldı. Sultan Mehmet yaşarken Ferrara’nın...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]