1 December 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma ünvanına da sahiptir.

Müzenin Paris’te bulunması ve birçok insanın Paris’i ölmeden görmek istemeleri gibi sebeplerde mevcuttur. Bununla birlikte Da Vinci’nin Mona Lisa, Venus de Milo ve Michelangelo’nun Ölen Kölesi dahil olmak üzere insanlığın şimdiye kadar ürettiği en dikkat çekici sanat eserlerinden bazılarıyla doludur. Louvre Müzesi’nde her bir esere sadece 35 saniyenizi bile ayırsanız hepsini görmenizin 3 aydan fazla süreceği söyleniyor.

Fransa’nın ilk kralı Philippe Augustus tarafından inşa edilen 12. yüzyıldan kalma bir kale olan günümüz yapısı, 16. yüzyılda, askeri kayıplardan sarsılan Kral I. Francis’in daha iyi kontrol etmek için şehre daha yakın olması gerektiğine karar vermesiyle ortaya çıkmıştır. Kral I. Francis kalenin büyük bir kısmını ykarak, 1546’da kendisi için bir saray inşa etti.O zamandan beri, Louvre krallar için bir konut (ve hapishane), işgalciler tarafından işgal edilen terk edilmiş, çürümüş bir mülk, çalıntı mallar için bir depo ve tabii ki bir müzedir.

Dört yüzyıldır ayakta duran bu yapının tarihi hiçde sıradan değildir. En enteresan olanları sizler için derledik.

Sanatçı Sığınağı

Kral Henry IV

Henry IV (1589) tahta çıktığında paris dinsel bir savaştan çıkmış ve bütün parlaklığını yitirmişti. Pratik bir kral olan Henry IV tahtı sahiplenmek ve çatışmalara son vermek için Katolikliğe dönüş yapmıştı. Hedefi Paris’i eski ihtişamına geri döndürmekti.

Kral Paris’i bedava güzelleştirmek adına sanatçılara Louvre’de bedava konuklama sundu. O dönem Paris’te sanatçıların iyi kazanması söz konusu bile değildi. Paris’i güzelleştirmek karşılığında ücretsiz kalacak yer sahibi olmak oldukça iyi bir anlaşmaydı.

Bu o kadar iyi çalıştı ki, halk arasında Güneş Kral olarak bilinen Henry’nin torunu Louis XIV, uygulamaya devam etti.

Louvre Bir Kraliyet Hapishanesiydi

Kraliçe Marie Antoinette

Louis XIV sarayını Versailles’a taşıdıktan ve Louvre’u çürümeye terk ettikten sonra, hiçbir kral 100 yıldan fazla bir süre orada evini yapmadı. Louis XVI, 1791’de Louvre’a geri döndüğünde, Kral Louis tutuklandı.

Kral ve karısı Marie Antoinette kendilerini devrimin ortasında buldular. Kötü yönetimleri yüzünden halkla bağlantılarını kaybetmişlerdi.

Tuilleries Sarayı’nda (o zamanlar Louvre kompleksinin bir parçası) bir yıldan fazla bir süre kilit altında tutuldular.

Devrimci hükümet başlangıçta bir krala kaba davranmakta tereddüt etti, ancak Louis’in gücünü yeniden kazanmak için Avusturya’dan yardım almaya çalıştığı anlaşıldığında, ihanetten yargılandı, suçlu bulundu ve Ocak 1793’te başı kesildi.

Naziler Louvre’u Çalıntı Eşya Deposu Olarak Kullandılar

Naziler Louvre’u Çalıntı Eşya Deposu Olarak Kullandılar

Fransa neredeyse 2 gecede almanlar tarafından fethedildi. Kukla bir hükümetle birlikte savaşı işgal altında geçirdi.

Her şey olabildiğince yanlış bir şekilde ilerlerken Fransızlar bir şeyi gerçekten doğru yaptılar. Bir Alman istilası açıkça yaklaştığında Louvre’u temizlediler ve paha biçilmez sanat koleksiyonunu sakladılar. 25 Ağustos 1939’da Louvre onarım için üç günlüğüne kapatıldı, ancak hiçbir onarım yapılmadı. Bunun yerine, yüzlerce kendini işine adamış personel ve gönüllü, müzedeki hemen hemen her önemli sanat eserini ve heykeli toplamak ve onları saklanmak için ülkenin dört bir yanındaki uzak kalelere götüren 200’den fazla araçtan oluşan bir filoya yerleştirmek için günün her saati çalıştı.

Naziler Louvre geldiklerinde geride pek bir şey kalmamıştı. Onlarda, Başta Yahudi aileler olmak üzere zengin Fransız ailelerinden çalınan sanatı geçici olarak saklamak için kullandılar. Birkaç yıl boyunca Louvre, esasen, çoğu Almanya’daki seçkin Nazi evlerine giden çalıntı mallar için bir depoydu. Neyse ki, bir casus neyin nereye gönderildiğini takip etmeyi başardı ve sanat eserlerinin çoğu sonunda hak sahiplerine iade edildi.

Tarihteki En Garip Sanat Soygunu Louvre’da Gerçekleşti

Mona Lisa

Sanat soygunu denildiğinde hepimizin aklına filmlerdeki gibi çok profesyonel hırsızlar geliyor. Aylarca çalınacak eser için tatbikat yapan hırsızlar. Ama buradaki hırsızlık olayı bu kadar şaşalı değil yine de hırsızımız Mona Lisa’yı 2 yıl elinde tutabilmiş. Evet yanlış okumadınız ünlü Mona Lisa tablosu çalınmış müzeden.

1911’de gerçekleşen olayda müzenin eski bir çalışanı olan Vincenzo Peruggia, müzeye gelip biraz gezindikten sonra bir dolaba saklanıp sabahta bir şey olmamış gibi müze üniformasını giymiştir. O zamanlar tablo duvarda asılı durmaktaymış. Bir merdiven boşluğunda tabloyu çerçevesinden çıkarmış, hatta merdiven altındaki kapıyı açamadığı için çalışanlardan biri kendisine yardım bile etmiştir.

Mona Lisa’nın bir günden fazla kayıp olduğunu kimse fark etmedi. Ve iki yıl boyunca, Peruggia tabloyu dairesinde tutarken akşamlarını ona bakarak geçirirken, yapılan soruşturmalar sonuç vermedi.

1913’te Mona Lisa’nın satışını düzenlemeye çalışırken nihayet yakalandı. Peruggia hırsızlıktan suçlu bulundu ve anavatanı İtalya’da bir tür kahraman olarak görüldüğü için sadece yedi ay hapis yattı.

Bir Mezarın Tamamı Louvre Müzesine Taşındı

Philippe Pot Anıtı Kaynak: Wikipedia

1899’da Philippe Pot’un inanılmaz derecede ürkütücü mezarı müzeye kuruldu. Philippe Pot, Burgundy Düküdür. Bir kireçtaşı levha üzerinde şövalye miğferi, tuniği ve kaskı ile yatmaktadır. Vücudunu taşıyan 8 yas tutan gerçek boyutlarıyla yapılmışlardır.

Anıt Burundi tarzının son mezarı olmasına rağmen en azından şimdiye kadar bilinen son mezar, sonraki mezar yapılarını da etkilemiştir.

Mezar Fransız Devrimi sırasında satılmıştır. Louvre müzesi daha sonra anıtı tekrar satın alma yoluyla koleksiyonuna eklemiştir.

Fransa Savaşla Birlikte Rosetta Taşını da Kaybetti

Rosetta Taşı, Londra British Museum’da sergileniyor.

Louvre kuşkusuz bugüne kadar üretilmiş en güzel sanat eserlerini sergiliyor. Bu eserlerin bir çoğunu da Napolyon komutanlığında Fransız ordusunun yağmalaması sonucu elde etmişti. Napolyon iktidardan düştüğü zaman bu eserlerin bir kısmı gerçek sahiplerine iade edildi.

Tarihin neredeyse en önemli parçası olan Rosetta Taşı, Louvre mirasının da bir parçasıydı. Rosetta taşı sayesinde mısır Hiyerogliflerini anlamak mümkün oldu. 1799 yılında Napolyon güçleri tarafından Mısır’da keşfedilen Rosetta taşı 3 dilde yazılmıştı. Bu yazılar Demotik, Hiyeroglif ve antik Yunanca’dır.1822 yılında, Jean Francois champollion tarafından çözümlenmiştir.

Fransızlar 1801’de İngilizler tarafından mağlup edildiğinde, antlaşma Fransız ordusunun Mısır’da elde ettiği tüm ganimetlerin İngilizlere devredilmesi gerektiğini ve buna ünlü Rosetta Taşı’nın da dahil olacağını belirtiyordu. Fransızlar hile yapmaya çalıştı: Taşı Kahire’den İskenderiye’ye taşıdılar ve çeşitli argümanlar ortaya atarken geciktirmeye çalıştılar. Ancak İngilizler kararlıydı ve taş teslim edildi. Londra British Museum’da sergilenmeye devam ediyor.

Banner
Benzer Yazılar

Kayıp Olduğu Bilinmeyen Da Vinci Kopyası Bulundu

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Leonardo da Vinci’nin ünlü “Salvator Mundi” tablosunun önemli bir kopyasının, geçen yıl kaybolduğu ve bugüne kadar da kimsenin haberinin olmadığı...

Çorakyerler, Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Çankırı’nın Fatih Mahallesi Yapraklı kara yolu çevresindeki Çorakyerler kazı alanı Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor. Ankara...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Stonehenge Tüneli Alanında Bronz Çağı Mezarlar ve İşlikler Ortaya Çıkarıldı

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

İngiltere’de yaklaşık 5 bin yıllık olduğu tahmin edilen Stonehenge Anıtı geçtiğimiz günlerde altından geçmesi planlanan tünel ile gündeme gelmişti. Tünelin...

İsveç’te Viking Dönemi Hristiyan Mezarlar Bulundu

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Sigtuna’da Viking dönemi yedi Hristiyan mezarı bulundu. Arkeologlara göre, Viking dönemi mezarlar şehrin en eski zamanlarına, 10. yüzyılın sonlarına tarihleniyor....

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

Assos Antik Kenti 500 Gün Boyunca Ziyarete Kapalı

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Assos Antik Kenti, 500 gün boyunca ziyaretçilere kapalı olacak. Assos’un uzun bir süre kapalı olmasına antik...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

Romalılara Ait 1500 Yıllık Dana Burger Tarifi

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Günümüzde yaptığımız bir çok yemeğin kökeni geçmişe dayanmaktadır. Her evde mutlaka babaanne yada anneanneden kalma bir yemek tarifi vardır. Kuşkusuz...

Kuzeydoğu Fransa’da keşfedilen Geç Antik Çağ nekropolü

5 Kasım 2022

5 Kasım 2022

Inrap arkeologları, kuzeydoğu Fransa’daki Sainte-Marie-aux-Chênes’te MS 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen Geç Antik Çağ nekropolü ortaya çıkardılar. Antik bir yol üzerinde...

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]